BAKARSAN BİR ŞEY GÖRÜRSÜN,GÖRMEK İÇİN BAKARSAN ÇOK ŞEY GÖRÜRSÜN
  BAK,GÖR,İNCELE.
irfgzr2 - ÖNYARGI

  SLAYT SHOW(Türkiye)
  => irfgzr
  => Tarih İLE İLGİLİ
  => KONUŞMA
  => YAZMAK
  => İLETİŞİM
  => BEDEN DİLİ
  => COŞKU
  => DOSTLUK
  => MUTLU OLMAK
  => VİDEOLAR
  => AKILLI TAHTA(SMART BOART)
  => 18 MART (ÇANAKKALE ZAFERİ)
  => 23 NİSAN
  => 19 MAYIS
  => Osm Dev (Ders Notları)
  => HARİTALAR
  => OSMANLI TARİH(soru-cevap)
  => OSMANLIDA İLKLER
  => Tarih Çağları(genel özellikleri)
  => İNK.T.DERS NOTLARI
  => TEST-T. İNK.T.ve ATA
  => İNK T(soru-cevap)
  => 24 KASIM(Atatürk'ün Öğretmen Yönü)
  => CUMHURİYET BAYRAMI
  => Albert Einstein’in Atatürk’e yazdığı mektup
  => AB DESTEKLİ BÖLGESEL KALKINMA PROGRAMLARI
  => AB EĞİTİM VE GENÇLİK PROGRAMI
  => Atatürk'ün Kimlik No'su
  => Atatürk'ü Koruma Kanunu
  => Atatürk'ten AnılarYeni sayfanın başlığı
  => Atatürk Oratoryosu
  => Atatürk'ün Vasiyeti
  => ATATÜRK'ÜN SOY AĞACI
  => Dokuz Taş(Dokuz Kumalak)
  => Tarih Terimleri(sözlük)
  => TEST-LİSE 9.sın.
  => Tarh Öğrtm Ana Kaynak
  => SİYASİ PARTİLER
  => KOCA YUSUF
  => GÜZEL VE ÖZLÜ SÖZLER
  => PİRİ REİS VE HARİTASI
  => Aile Soy Ağacı
  => TÜRKİYE VE AVRUPA
  => EYC(Avrupa Gençlik Mrk)
  => ETİK EĞİTİMİ
  => EYF (Avrupa Gençlik Vakfı)
  => GENÇLİK HİZMETLERİ DAİRE BŞK
  => TEST(LİSE 10)
  => İlk Kadın Öğretmen(Refet Angın )
  => SINAV STRESİ
  => RİSK YÖNETİMİ
  => Tarih Programları
  => Türklerin ilginç icatları
  => SÖZLÜK(ulslararası ilşkl
  => Büy.sanayi.devr
  => EDİRNE
  => ÇAĞ.T.VE.DÜN.T
  => ÇTDT(2.dönem çalışma soruları)
  => çiçeklerin anlamı
  => 10 ALTIN ÖĞÜT VE ÜÇ ŞEY
  => Uluslararası İlişkiler(ders notları)
  => Biyografi
  => ULİLŞ(çalıma soruları)
  => II.DÜNYA SAVAŞI (ÇALIŞMA SORULARI)
  => BÂCİYÂN-I RUM
  => Türk Kadını(Milli Mücadelede)
  => Etik hikayeler
  => GÜNLÜK GAZETE HABERLERİ
  => FOTOĞRAFLARLA ATATÜRK
  => TÜRKİYE
  => Resimler(Osm)
  => Osman Bey-Şeyh Edebali
  => OĞUZLAR
  => Osm.dev.yerine kurulanlar
  => Osm.dev.yklş
  => Osm-ALBÜM
  => TARİH (Lise 10-Günlük Plan)
  => Osmanlı'dan ABD'ye Deve Yardımı
  => TARİHÇİLER(Osmanlı)
  => Tarihte OsmXRus Savaşları
  => Kıssadan Hisse
  => Hürrem
  => İnsan
  => ULİLİŞ(2.DÖN.ÇALŞ.SOR)
  => MECLİS(İç Tüzük)
  => DEVLET BAŞKANLARI
  => Kur.sav.karş.sorunlar
  => 6 Şapkalı Düşünme Tekniği
  => KARİKATÜR
  => Etik Sözler
  => ANILAR
  => ANNELER GÜNÜ
  => Arkadaşlık
  => ATATÜRK
  => ATATÜRK İLKELERİ
  => ATATÜRK-İLETİŞİM
  => Atatürk'ün Bursa Gezileri
  => Atatürk'ten Alacağımız Feyizler
  => Atatürk ve Doğa
  => Atatürk'ün çıkardığı gazeteler
  => ATATÜRK'ÜN SON RÜYASI
  => Atatürk'ün Laikliğe Bakışı
  => ATATÜRKÇÜLÜK
  => Atatürk'e suikast
  => ATATÜRK'TEN ANILAR
  => ATATÜRK(Yakın Arkadaşları)
  => Bilim Adamları ve Buluşları
  => Atatürk'ün Türk Tanımı
  => ATATÜRK'ÜN YAZDIĞI KİTAPLAR
  => Atatürk Madame Tussauds Müzesinde
  => ABD'ye ilk Atatürk heykeli dikiliyor
  => Atatürk'ün Çift Alfabeli İmzası
  => Atatürk Devrimleri
  => Atatürk'e Ait Eşyalar
  => Atatürk Takvimi
  => AMERİKANIN VERGİ ÖDEDİĞİ TEK DEVLET
  => Aklın Yolu Birdr.
  => BECERİ
  => DÜNYADA GAZETENİN TARİHÇESİ
  => DÜNYANIN ''EN'' LERİ
  => OFKE VE ÖFKE KONTROLÜ
  => ULUSLARARASI İLİŞKİLER(2.Dön.çalışm.soru)
  => GİYİM VE KUŞAM(Osm dev. kadın
  => Pusula,Barut,Kağıt ve Matbaa
  => ALINTILAR
  => 2.DÜNYA SAVAŞI
  => LİSE-9(Ders Notları)
  => İLGİNÇ BİLGİLER
  => İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ
  => PROTOKOL
  => TARİH ÖĞRETİM YÖNTEMİ
  => METE HAN(Oğuz Kağan)
  => TARİH ŞERİDİ
  => ERMENİLER
  => MY MOTHER
  => MEVLANA
  => 1.Meclis
  => Mehmet Akif Ersoy
  => Mimar Sinan
  => SÖZLÜK(Dini kelime ve deyimlerin anlamları)
  => HAYALİ CİHANA DEĞER
  => LİDER
  => Wikileaks Nedir?
  => 1 Nisan şakası
  => ATATÜRK VE TARİH
  => ATATÜRK’ÜN KARLSBAD’A GİDİŞİ
  => ATATÜRK'ÜN HUKUKA BAKIŞI
  => ATATÜRK'ÜN EĞİTİME BAKIŞI
  => ATATÜRK VE AHLAK
  => ATATÜRK'ÇÜ DÜŞÜNCE
  => SOYKIRIMLAR TARİHİ
  => ATATÜRK VE MİLLİYETÇİLİK
  => ATATÜRK’ÜN GENÇLİĞE BAKIŞI
  => ATATÜR VE DEVLETÇİLİK
  => ATATÜRK VE ÇAĞDAŞLAŞMA
  => ATATÜRK VE CUMHURiYET
  => ATATÜRK VE İNSANLIK SEVGİSİ
  => ATATÜRK VE LAİKLİK
  => Atatürk'ün Araştırma Yöntemi
  => ATATÜRK VE İNKILAP
  => ATATÜRK VE HALKÇILIK
  => ATATÜRK VE BAĞIMSIZLIK
  => Atatürk'ün sevdiği şarkılar
  => AFFETME
  => BİR ERGENDEN MEKTUP
  => BİR ŞEY
  => BURSA'DA İLKLER
  => HAYAT
  => Telafisi olmayan
  => Teknoloji(Videolar)
  => TARİH (TARİH ŞERİDİ)
  => HOŞGÖRÜ
  => Araştırma Yöntemi
  => TAKVİMLER
  => TÜBİTAK
  => TİMSAH YÜRÜYÜŞÜ
  => Mnzr
  => MARŞLAR
  => MESLEKLER(Tarih ile ilgili)
  => NUTUK
  => RESİMLER(OSM.MED.)
  => SARI ZEYBEK
  => MÜZİK
  => ÖLÇÜ BİRİMLERİ
  => ÖNYARGI
  => 1.DÜNYA SAVAŞI
  => 10 KASIM(Tören Konuşması)
  => İSTANBUL RESİMLERİ
  => 100 TEMEL ESER
  => TARİH(soru-cev)
  => İŞGALLER(İllere Göre)
  => YAZMA ESERLER
  => VİDEO 2
  => DEVŞİRME(OSM)
  => 100 Türk Edebiyatçısı
  => ÜNLÜ TARİHÇİLER
  => 14 ŞUBAT
  => Sürgündeki Hânedan
  => OSMANLI KÜLTÜR VE UYGARLIĞI
  => TARİHİ YAPILAR
  => ANDIMIZ
  => İlginç Şeyler
  => Üç çeşit insan
  => BİLİYOR MUSUNUZ?
  => SLAYT> 1.dünya sav
  => TAVLA
  => KONUŞAN HEYKELLER
  => İstanbul İsimleri
  => Arkadaş
  => Dünya'nın Enleri
  => Yapılandırma Sistemi
  => BULUŞ YOLUYLA ÖĞRENME
  => ALO
  => PROJE NEDİR,NASIL HAZIRLANIR?
  => Performans
  => LİSE 9(DERS NOTLARI)
  => TARİH KAYNAKLARI
  => Kur.sav.Kahraman,yapıt
  => Tarih Dersine Nasıl
  => LİSE 10(17-18 YY)
  => TARİHTE İLK
  => EYLÜL AYI MESLEKİ ÇALIŞMA RAPORU
  => YGS
  => YGS-LYS Tüm sorular
  => LYS
  => YGS-İNK TARİHİ SORULARI
  => ÖSYM-LYS
  => TEST(Karma)
  => ÇTDT
  => SEVGİ VE SAYGI
  => 9.SIN KİTAP CEVAP
  => MİLADİ VE HİCRİ YILI BİRBİRİNE ÇEVİRME
  => İlk Milletler Arası Dili Bir Türk İcat Etmiş
  => ANKA KUŞU
  => OSMANLICA
  => ÇTDT(Test)
  => ADAKALE
  => BİLİMSEL ARAŞTIRMA
  => “Tarihe Geçen Hazırcevaplar”
  => FIKRALAR
  => ARMA(Osm)
  => TARİH HARİTALARI
  => GİZLİ KAHRAMANı
  => MAKALELER
  => MESAJ (ŞŞAL MEZUNLARINA)
  => Makale(Halil İnalcık)
  => KAYNAKÇA
  => BAŞARILI HİKAYELER
  => Savaş ve Barış
  => PROJE HAZIRLAMA
  => İcatlar ve Keşifler
  => YÜRÜYEN KÖŞK
  => RAPORLAR
  => KUT-ÜL AMARE ZAFERİ
  => TÜRK BÜYÜKLERİ(ALFABETİK SIRA)
  => TÜRK BÜYÜKLERİ SERİSİ
  => Sınavlara Hazırlık
  => PROJE
  => TÜRK BÜYÜĞÜ(257)
  => BİLİM KADINLARIı
  => TÜRK BÜYÜKLERİ
  => TARİH ÇEVİRME KLAVUZU
  => GÜVENME
  => ATATÜRK ALBÜMÜ
  => EN GÜZEL GEZİLECEK YERLER
  => LİSE 3(Seç.T) DEVLET TEŞKİLATI
  => LİS-3(seçT)DEV.YÖN
  => TARİHTE BUGÜNı
  => Lis 3-seç.T.(Hukuk)
  => TOPLUM GELİŞİM
  => LİSE 3 (EKONOMİ)
  => LİSE 3(EĞİTİM-ÖĞRETİM)
  => soru-cevap(osm .dev.)
  => osm.Tarh(soru-cevap)
  => Kavram Haritaları
  => DERS ÇALIŞMA
  => DİNLEME
  => ANTLAŞMALAR(Osm)
  => KİTAP KAMPANYASI
  => LİSE 3(SANAT)
  => lise 3(seç.T-sorular)
  => ATATÜRK (ANILAR)
  => irfgzr2
  => HİÇ HAYALLERİNİZDEN SIFIR ALDINIZ MI?
  => ZÜMRE(İLÇE-2017-2017-SENE BAŞI
  MÜZE
  İLK DERS
  TARIH ARAŞTIRMA SITESI







turkey


 
İRFAN GEZER

ÖNYARGI / KALIPYARGI

ÖNYARGI NEDİR?
    

    Önyargı, bir kişi ya da olaya ilişkin yeterli bir bilgi edinmeden, önceden, peşin bir karara varmış olma durumudur. Toplumun küçüklükten itibaren kulağımıza fısıldadığı her kelime ve sunduğu her resim, önyargımızın temel taşlarıdır. Önyargı, insanların düşüncesizliğine bir kılıftır. Su, izanın pusulasıdır. En adaletsiz yargı önyargıdır.

    Ön yargı bir tutumdur.Bir grup insana ilişkin adil olmayan, hoşgörüsüz ya da aleyhte bir görüştür.
Diğer tutumlar gibi 3 bileşeni vardır.İnançlar duygular ve davranışsal eğilimler.
 
   Önyargıya dayalı tutumlar genellikle hoşnutsuzluk, korku, kin veya nefret gibi katı duygularla yüklüdür.
     Ön yargı genel ve özel kullanınımlarında bir taraf tutma biçimidir. Bir idealojik fikri veya bakış açısını koşulsuz desteklemek anlamında kullanılır. Ön yargı, halk arasında genellikle bir kişinin kararlarının ağırlıklı bir şekilde tek taraflı olarak ortaya çıkmasında kullanılmaktadır. Gene halk arasında ön yargı, bir kişinin kararlarının nesnel olmayıp öznel olduğunu ifade etmek için kullanılmaktadır.
    "Ön yargı" bir kişinin kararlarını alırkan nesnel değerleri kullanmadığını iddia etmez. Kısaca kişinin yargılarını oluşturan değerler bütünlüğüne karşı bir söylem getirmektedir. Ön yargılı kişinin kullanığı (sayısından bağımsız) olguların diğer olgularla (kişinin kullanmadığı veya kabul etmediği) karşılaştırıldığında kişi tarafından atanan değerlerin doğru (kapsamı, içeriği anlamında) olmaması sonucunda ortaya çıkmaktadır. Einstein'ın ön yargıya ilişkin bir sözü bulunmaktadır: "İnsanların ön yargılarını parçalamak, bir atomu parçalamaktan daha zordur."
    "Ön" ve "yargı" sözcüklerinin birleşmesiyle oluşan "önyargı" sözcüğü kendi tanımını da içinde taşır. Böylece, önyargı ya da başka bir deyişle peşin hüküm, bir kişi ya da olaya ilişkin yeterli ve nesnel bilgi edinmeden, önceden bir karara varmış olmaktır. Önyargı bireylere, düşüncelere, belirli bir insan topluluğuna ya da nesnelere ilişkin olabilir. Önyargı, "bir şeye karşı olmak" ya da "bir şeyin yanında olmak" biçiminde ortaya çıkabilir, ama genellikle olumsuz, yani "bir şeye karşı olmak" biçimi ağır basar.
    Birçok insan bazı konularda önyargılıdır. Bu önyargı çoğunlukla çocukluk çağında oluşur; eğitim, yetişme koşulları, aile gelenekleri ve kültürel inançlar gibi etkenlere bağlıdır. Önyargı kişinin nesnel bir yargıya varmasını engelleyebildiği gibi kişisel, toplumsal, hatta uluslararası düzeydeki ilişkilere de zarar verebilir.
     Genelde rastlanan başlıca önyargılar arasında ırk, din, cinsiyet ile ilgili olanlar sayılabilir. Irkçı önyargı, bazı ırkların biyolojik olarak aşağı olduğu inancına dayanır {bak. Irk, IRKÇILIK). Bir insanın, kendi dininden başka dinlerin haklı ve geçerli olmadığına inanması da dinsel önyargıdır.        Cinsiyetçi önyargı ya da cinsiyetçilik, bir cinsin, genellikle erkeklerin öbür cinsten yani kadınlardan üstün olduğu ve bu nedenle onları yönlendirme hakkı olduğu görüşüdür.
    Önyargılı insanların, belirli kişiler ya da insan topluluklarına ilişkin değişmeyen görüşleri vardır ve genellikle gösterilen her türlü kanıta karşın, bu saplantılı görüşü değiştirmek olanaksızdır.
Sonuçta, önyargının yöneldiği nesneye bağlı kesin ve değişmez davranış biçimleri oluşunca ayrımcılık başlar. Belirli bir önyargının birçok insan tarafından paylaşılması ayrımcılığın yaygınlaşmasına ve toplumun bir kesimi üzerinde baskı uygulanmasına yol açabilir. Örneğin, ABD'de Siyahlar'ın beyazlardan aşağı bir ırk olduğuna inanan beyazların kurdukları Ku Klux Klan Örgütü, günümüzde hâlâ ülkenin bazı yörelerinde Siyahlar'ın yaşamasına engel olabilmektedir.
önyargilarilardan en cok karsilasilani "kendinde önyargi bulunmadigi zanni"dir.
 
1-bir kimse veya bir şeyle ilgili olarak belirli şart, olay veya görüntülere dayanarak önceden edinilmiş olumlu veya olumsuz yargı , peşin yargı , peşin hüküm.(tdk türkçe sözlük , 1988 , 2.cilt k-z)

2-insanların bir araya toplanması ile oluşan yargıların tümü.
önyargı sakız gibidir.bir kez bulaştımı uzar gider,yapışır kalır,çok şişerse suratınıza patlar. çıkartmak için gereken sabır bulunsa bile, çoğu kez işe yaramaz. yapışmıştır bir kere.
Karşısındaki hakkında bir yargıda bulunup onun doğru veya yanlışlığı  hakkında bilgi edinmeden kendi yargısının doğruluğuna inanmak,saplanmak,yalnızlığa götürür insanı.
Ön yargılara sahip insanlarla ortak bir zeminde buluşmak zordur.’’Ön yargılarımız görünmeyen duvarlarımızdır’’
Dr. Paul Ruskin, öğrencilerine yaşlanmanın psikolojik belirtilerini öğretirken bir olay okuyor :
- Hasta ne konuşuyor, ne de söylenenleri anlıyor.
- Bazen saatlerce anlaşılmaz şeyler geveliyor.
- Zaman, yer ya da kişi kavramı yok.
- Yalnız, nasıl oluyorsa, kendi adı söylendiğinde tepki veriyor.
- Son altı aydır onun yanındayım, ne görünüşü için bir çaba sarfediyor ne de bakım yapılırken yardımcı oluyor.
- Onu hep başkaları besliyor, yıkıyor ve giydiriyor.
- Dişleri yok, yiyeceklerin püre halinde verilmesi gerekiyor.
- Gömleği salyalarından dolayı sürekli leke içinde.
- Yürümüyor.
- Uykusu sürekli düzensiz.
- Gece yarısı uyanıp çığlıklarıyla herkesi uyandırıyor.
- Çoğu zaman mutlu ve sevecen, fakat bazen ortada bir sebep yokken sinirleniyor. Biri gelip onu yatıştırana kadar da feryat figan bağırıyor.
Bu olayı okuduktan sonra, Ruskin öğrencilerine böyle bir hastanın bakımını üstlenmek isteyip istemediklerini sorar. Öğrenciler bunu yapmayacaklarını söylerler. Ruskin, kendisinin bunu büyük bir zevkle yaptığını ve onların da yapması gerektiğini söyleyince öğrenciler şaşırırlar.
Daha sonra Ruskin hastanın fotoğrafını dolaştırmaya başlar.
Fotoğraftaki hasta doktorun altı aylık kızıdır.
Önyargı:günlük ve toplumsal hayatımızda iletişimzorluğu çekmemize neden olan bir düşünce tarzıdır.Düşüncelerinize engelkoymayın,eylemleriniz sevgi ve saygı çerçevesinde olsun… Maslow´un önyargı ile ilgili sözü önyargıyı çok iyi anlatan tek sözdür.
´´Sahip olduğunuz tek araç bir çekiçse herşeyi çivi olarak görmeye başlarsınız´´ (Maslow )

      Yaşlı bir marangozun emeklilik çağı gelmişti. işveren müteahhidine, çalıştığı konut yapım işimden ayrılmak ve eşi, büyüyen ailesi ile birlikte daha özgür bir yasam sürmek tasarısından söz etti. Çekle aldığı ücretini elbette özleyecekti. Emekli olmak ihtiyacındaydı, ne var ki. Müteahhit iyi isçisinin ayrılmasına üzüldü. Ve ondan, kendine bir iyilik olarak, son bir ev daha yapmasını rica etti. Marangoz kabul etti ve ise girişti, ne var ki gönlünün yaptığı iste olmadığını görmek pek kolaydı. Bastan savma bir işçilik yaptı ve kalitesiz malzeme kullandı. Kendini adamış olduğu mesleğine böyle son vermek ne talihsizlikti!..işini bitirdiğinde, işveren, evi gözden geçirmek için geldi. Dış kapının anahtarını marangoza uzattı. "Bu ev senin" dedi, "sana benden hediye". Marangoz şoka girdi. Ne kadar utanmıştı!
Keşke yaptığı evin kendi evi olduğunu bilseydi! O zaman onu böyle yapar miydi! Bizim için de bu böyledir. Gün be gün kendi hayatimizi kurarız. Çoğu zamanda, yaptığımız ise elimizden gelenden daha azını koyarız. Sonra da, soka girerek, kendi kurduğumuz evde yasayacağımızı anlarız. Eğer tekrar yapabilsek, çok daha farklı yaparız. Ne var ki, geriye dönemeyiz.

Marangoz sizsiniz. Her gün bir çivi çakar, bir tahta koyar ya da bir duvar dikersiniz. "Hayat bir kendin yap tasarımıdır" demiştir biri. Bugün yaptığınız davranış ve secimler, yarin yasayacağınız evi kurar. Öyle ise onu akıllıca kurun.,

Hepimizin kendimize özgü kusurları vardır. Hepimiz aslında çatlak kovalarız. Büyük planda hiçbir şey ziyan edilmez. Kusurlarınızdan korkmayın. Onları sahiplenin. Kusurlarınızda gerçek gücünüzü bulduğunuzu bilirseniz eğer, siz de güzelliklere sebep olabilirsiniz. "İnsanlarla birlikte büyüseler bile, kurdun eniği yine kurt olur."
Sadi-i Şirazi
 
     Hava alanında aktarma yapmak isteyen yaslı bir hanim, uçağının 2 saat gecikmeli olduğunu öğrenince, dergiler ve bir kutu kurabiye alarak bekleme salonuna geçmiş. Yanında ki sehpaya da dergileri ve kurabiye kutusunu bırakarak, okumaya dalmış. Bir ara bakmış ki, yanındaki koltuğu oturan bir adam, sehpadaki kurabiye paketini açıyor ve de yemeye başlıyor. Kurabiyelerin kendisine ait olduğunu hissettirmek isteyen kadın, adama dik dik bakmış. Hatta cani o an istemediği halde, kutudan bir kurabiyeyi ağzına atmış. Her halde kurabiyelerin sahibinin kim olduğunu artik anlamıştır diye düşünürken, adam bir tane daha ağzı na atmaz mi. Hemen kadın da bir tane daha atmış ve bir yarışma başlamış, adam bir tane, kadın bir tane. Sonuçta kutuda tek kurabiye kalmış, adam onu hızlıca kaparak ortadan bölmüş ve gülerek kadına ikram etmiş. O sırada, kadının uçağının alana indiği anonsu duyulmuş ve işlemler için kadın bankoya gitmiş. Pasaportunu çıkartmak için çantasını açtığında, ne görsün ;
KENDI KURABIYE PAKETI, HIÇ AÇILMAMIS OLARAK ÇANTASINDA DURMUYOR MU ! MEGER, ADAMIN KURABIYESINI YIYORMUS.
 
 
        Başkalarının düşünce ve davranışları hakkında hüküm verirken, elimizdeki veriler çoğu zaman yeterli olmuyor. Davranışların nedenini bilmeden çok yanlış yargılara varabiliyoruz. Covey bu örnekleri ; ayni enformasyona farklı bakış, bizim davranışlarımızı belirler, diye özetliyor. Buradan yola çıkarak çözemediğimiz sorunlar için, paradigma (zihin haritasi) değiştirmenin gereğini vurguluyor.
Einstein‘ in bir sözünü anımsatıyor :
 Karşılaştığınız sorunları, o sorunları yarattığınız düşünce düzleminde kalarak çözemezsiniz.
 
     Eskiden “peşin hüküm” denirdi. Bir tür kişinin kendi, eski düşüncelerinin, fikirlerinin esiri olması. Sözlük, “Bir kimse veya bir şeyle ilgili olarak belirli şart, olay ve görüntülere dayanarak önceden edinilmiş olumlu veya olumsuz yargı, peşin yargı, peşin fikir” olarak tanımlıyor.
Biz Türkler, sebzeyi genellikle bir güzel pişirir yeriz. Batılı ise hafifçe pişirir. Eğer ön yargılıysanız, kendiniz gibi pişirmeyeni hor görürsünüz. Paradoksal gibi görünse de bu bir anlamda özgüven eksikliğidir. Kendinize yeterince güvenseniz, içinizden bir acaba geçer, acaba ben de az pişirsem daha mı iyi olur?
     Özgüven yetmez. Yaşamı kavrayacak bilgimizin, bilgi birikimimizin iyi olması gerekir. Hayatta tek doğru, sizin bildiğiniz doğru olmayabilir, en emin olduğunuz konuda bile yanılıyor olabilirsiniz. Eski bir filozof, çok çok öğrendikten sonra, sorulunca, bildiği tek şeyin, bilmediğini bilmek olduğunu söylemiş. “Belki bir bildikleri vardır, bir bakayım” derseniz ve sebzeyi az pişirmeyi denerseniz, bilgisel olgunluğunuz yerinde demektir.
     Özgüveniniz yerinde, bilginiz yeterli ama gene de yetmez. Esneklik gerekir. Esnekliğin yaşam için ne kadar önemli olduğunu doğada kolaylıkla görebiliriz. Nasılsa kuruyan bir dal esnekliğini kaybeder, bir rüzgârda, bir çarpmada kolayca kırılır, yok olur gider. Esnekse hayatta kalır. İnsan, teknolojisiyle, uygarlığıyla, sanatıyla bugünkü noktaya gelebildiyse, uyum yeteneği sayesinde gelebilmiştir. Uyum zekâdır, uyum esnekliktir.
    Sonuçta hepimiz, bir oranda, ön yargılıyızdır. En iyimiz de, en az ön yargılı olanımızdır. Sebzeyi iyice pişirip yemek en iyisidir. Bilgimize güveniyorsak, bu uygulamamızın en iyisi olamayabileceğini kabul ederiz. Az pişirmek, belki vitamin, besin değeri hatta belki lezzet olarak daha iyi olabilir. Eğer yeterli esnekliğe de sahipsek bu defa taze fasulyeyi az pişirerek yeriz. Bundan sonrası kolay.
Yaşam keşke sebze pişirmek kadar kolay olsaydı, hatanın bedeli, sadece sebzenin az pişmişi-çok pişmişi farkı kadar az olsaydı. Oysa yaşam hatalarla doludur ve hataların bedeli büyükyür; üstelik birimizin hatasını başkamız, bazen büyük toplumlar çeker. Gelişmemiş toplumlar, birçok durumda, bilgisi kıt, dünyaya at gözlüğü ile bakan, özgüveni yetersiz, esnek düşünüp davranamayan ve sonuçta ön yargılarının esiri olan ve ona göre davranan kişilerce yönetildiği için gelişmemiştir.
       Sonuçta ön yargılıysanız, kimliğiniz, kişiliğiniz gelişmeye kapalı demektir, daha iyiye ulaşma şansınız yoktur. Dahası her zaman çevreniz için kırıcı olursunuz, sevimsiz olursunuz.
Herkes bir oranda toplumu etkiler. Önder durumunda ise daha çok etkiler. Etkili kişilerdeki önyargı toplumun gelişmesini de önler.
     Toplamı ön yargılı kişilerden oluşan toplum, bir tür esir kampıdır, yüz yıl önce ne ise bugün de öyledir, yüz yıl sonra da aynı olacaktır.
 
      Engellenme ve saldırganlık kuramına göre,önyargılar sosyal statüsü düşük olan grupların yaşadığı engellemelerden kaynaklanır.Bu kişiler öfke ve düşmanlık duygularını başkalarına hatta kendilerinden daha düşük statüde kişilere karşı önyargılı tutumlar şeklinde gösterirler.
      Bir başka kurama göre ise, önyargının temel kaynağı bazı kişilik özellikleridir.Bağnaz ya da yetkeci yani körü körüne, tartışmadan sorgulamadan gelenek ve kurallara uymayı yeğleyen bunlara uymayanlara da düşmanlık besleyen aşırı tutucu kişiler de önyargı daha baskındır.
 
Önyargı onların yaşama kuşkucu ve güvensiz yaklaşımlarının bir ifadesidir.
Önyargının içerikleri değişik olabilir.
Örneğin cinsiyete ilişkin önyargılar daha çok iş, güç ve duygusal boyuttaki sözcükleri içerirken Kayserili veya Yahudi önyargısı ticari zekaya ilişkin sözcüklerden , entelektüel önyargısı da bir takım ilgi, merak ve faaliyetleri çağrıştıran sözcüklerden oluşabilir.
“Kadınlar sosyal zekaları yüksek çabuk heyecanlanan, ev işi yapan insanlardır”
“Kayserililer ticari alanda başarılıdırlar”
“Entellektüeller bir çok alana ilgi duyan marjinal tiplerdir.”
 
Önyargılara ilişkin alt kategoriler de bulunur.
Kadın kategorisinin altında ev kadını –anne-iş kadını-sekreter gibi alt kategoriler söz konusudur.
Şefkatli,zayıf, edilgen özelliklerden oluşan kadın ön yargısına sahip biri, bir grup kadının evini barkını bırakıp başka bir yere savaşmaya gittiğini duyarsa “amazon “alt kategorisini geliştirir.(amazon=savaşçı kadın)
 
    İnsanlar kendilerine benzeyen kişilerden hoşlanma eğilimindedirler buna dayanarak kendilerinin reddettikleri gruplara ne kadar benzedikleri hatırlatılarak önyargı azaltılabilir.
Gruplar arası gerilimi azaltmak için gruplar bir araya getirilmelidir.
Bireyler diğer grup üyeleriyle birebir ilişki kurmalıdırlar.
Gruplar yarışmak için değil işbirliği için bir araya gelmelidir.
Sosyal normlar temas kurmayı özendirmelidir.
Dört mevsim ve ön yargı
     Bir zamanlar dört oğlu olan bir bilge kişi varmış. Çocuklarına acele ve erken karar vermemelerini ve önyargılı olmamalarını öğretmek için onları eğitmek istemiş. Her birini sırayla uzak bir yerde bulunan ağacın yanına gidip ona bakmak için göndermiş . İlk oğlan Kışın gitmiş, ikincisi İlkbaha rda, üçüncüsü Yazın, sonuncusu Sonbaharda gitmiş.
 
Sonra birgün hepsini bir araya toplamış ve ne gördüklerini sormuş.
İlk oğlan ağacın çirkin, yaşlı ve kupkuru olduğunu söylemiş.
İkinci oğlan, “Hayır yeşillikle doluydu ve canlıydı,” demiş.
     Üçüncü oğlan başka fikirdeymiş, “Çiçekleri vardı ve kokusuyla görüntüsüyle o kadar muhteşemdi ki, daha önce hiç böyle bir güzellik görmemiştim,” demiş.
Sonuncu oğlan, hepsinin de haksız olduğunu ve ağacın meyvelerle dolu, canlı ve hayat taşıyor olduğunu bildirmiş.
   Yaşlı adam oğullarına hepsinin haklı olduğunu söylemiş, çünkü hepsi farklı mevsimlerde bu ağacı görmeye gitmişlermiş.
Onlara; “bir ağacı veya bir insanı, kısa bir süre veya bir mevsim tanıdıktan sonra yargılayamayacaklarını,” anlatmış. Ya”da neye sahip olup olmadıklarını…
“Gerçekleri ancak sonunda, dört mevsimi de yaşadıktan sonra görürsünüz.
Eğer Kışın vazgeçerseniz İlkbaharın nimetinden olursunuz;
Yazın güzelliğinden ve Sonbaharın bereket ve bütünlüğünden de.
Bir mevsimin acısının, diğer güzel mevsimleri silmesine izin vermeyin.
Hayatınızı bir mevsimi yüzünden yargılamayın. Unutmayın ki, ilerde şu anki zamanı arayabilirsiniz
veya daha güzel günleri yaşamayı kaçırabilirsiniz..

     Kocası, çocuğu doğmadan önce ölmüş, tek başına yaşayan hamile bir kadın.. Kendisine arkadaş olması açısından, dağda yaralı olarak bulduğu bir gelinciği evinde beslemeye başlar. Gelincik, kadının yanından bir an bile ayrılmaz olur. Her ne kadar evcil bir hayvan olmasa da, oldukça uysallaşmıştır.
Birkaç ay sonra kadının çocuğu doğar. Tek başına bütün zorluklara göğüs germek ve yavrusuna bakmak zorundadır.
    Günler geçer ve kadın bir gün birkaç dakikalığına da olsa evden ayrılmak zorunda kalır. Gelincikle bebek evde yalnız kalmışlardır.
       Aradan biraz zaman geçer ve anne eve döner. Kapıda gelinciğin kanlı ağzını görünce; "Korktuğum başıma geldi." diye düşünür. Çıldırmışcasına gelinciğe saldırır ve oracıkta öldürür hayvancağızı. Tam o sırada içerdeki odadan bebek sesi duyulur. Anne odaya yönelir. Ve odada beşiği, beşiğin içindeki bebeği ve bebeğin yanında duran parçalanmış yılanı görür... (Gelincik yılanı parçalamış ve bebeği yılanın tehlikesinden korumuştur.)

Einstein'in söylediği rivayet edilen bir söz vardır:

"İnsanlardaki önyargıyı parçalamak, benim atomu parçalamamdan çok daha zor."


=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=