BAKARSAN BİR ŞEY GÖRÜRSÜN,GÖRMEK İÇİN BAKARSAN ÇOK ŞEY GÖRÜRSÜN
  BAK,GÖR,İNCELE.
irfgzr2 - ETİK EĞİTİMİ

  SLAYT SHOW(Türkiye)
  => irfgzr
  => Tarih İLE İLGİLİ
  => KONUŞMA
  => YAZMAK
  => İLETİŞİM
  => BEDEN DİLİ
  => COŞKU
  => DOSTLUK
  => MUTLU OLMAK
  => VİDEOLAR
  => AKILLI TAHTA(SMART BOART)
  => 18 MART (ÇANAKKALE ZAFERİ)
  => 23 NİSAN
  => 19 MAYIS
  => Osm Dev (Ders Notları)
  => HARİTALAR
  => OSMANLI TARİH(soru-cevap)
  => OSMANLIDA İLKLER
  => Tarih Çağları(genel özellikleri)
  => İNK.T.DERS NOTLARI
  => TEST-T. İNK.T.ve ATA
  => İNK T(soru-cevap)
  => 24 KASIM(Atatürk'ün Öğretmen Yönü)
  => CUMHURİYET BAYRAMI
  => Albert Einstein’in Atatürk’e yazdığı mektup
  => AB DESTEKLİ BÖLGESEL KALKINMA PROGRAMLARI
  => AB EĞİTİM VE GENÇLİK PROGRAMI
  => Atatürk'ün Kimlik No'su
  => Atatürk'ü Koruma Kanunu
  => Atatürk'ten AnılarYeni sayfanın başlığı
  => Atatürk Oratoryosu
  => Atatürk'ün Vasiyeti
  => ATATÜRK'ÜN SOY AĞACI
  => Dokuz Taş(Dokuz Kumalak)
  => Tarih Terimleri(sözlük)
  => TEST-LİSE 9.sın.
  => Tarh Öğrtm Ana Kaynak
  => SİYASİ PARTİLER
  => KOCA YUSUF
  => GÜZEL VE ÖZLÜ SÖZLER
  => PİRİ REİS VE HARİTASI
  => Aile Soy Ağacı
  => TÜRKİYE VE AVRUPA
  => EYC(Avrupa Gençlik Mrk)
  => ETİK EĞİTİMİ
  => EYF (Avrupa Gençlik Vakfı)
  => GENÇLİK HİZMETLERİ DAİRE BŞK
  => TEST(LİSE 10)
  => İlk Kadın Öğretmen(Refet Angın )
  => SINAV STRESİ
  => RİSK YÖNETİMİ
  => Tarih Programları
  => Türklerin ilginç icatları
  => SÖZLÜK(ulslararası ilşkl
  => Büy.sanayi.devr
  => EDİRNE
  => ÇAĞ.T.VE.DÜN.T
  => ÇTDT(2.dönem çalışma soruları)
  => çiçeklerin anlamı
  => 10 ALTIN ÖĞÜT VE ÜÇ ŞEY
  => Uluslararası İlişkiler(ders notları)
  => Biyografi
  => ULİLŞ(çalıma soruları)
  => II.DÜNYA SAVAŞI (ÇALIŞMA SORULARI)
  => BÂCİYÂN-I RUM
  => Türk Kadını(Milli Mücadelede)
  => Etik hikayeler
  => GÜNLÜK GAZETE HABERLERİ
  => FOTOĞRAFLARLA ATATÜRK
  => TÜRKİYE
  => Resimler(Osm)
  => Osman Bey-Şeyh Edebali
  => OĞUZLAR
  => Osm.dev.yerine kurulanlar
  => Osm.dev.yklş
  => Osm-ALBÜM
  => TARİH (Lise 10-Günlük Plan)
  => Osmanlı'dan ABD'ye Deve Yardımı
  => TARİHÇİLER(Osmanlı)
  => Tarihte OsmXRus Savaşları
  => Kıssadan Hisse
  => Hürrem
  => İnsan
  => ULİLİŞ(2.DÖN.ÇALŞ.SOR)
  => MECLİS(İç Tüzük)
  => DEVLET BAŞKANLARI
  => Kur.sav.karş.sorunlar
  => 6 Şapkalı Düşünme Tekniği
  => KARİKATÜR
  => Etik Sözler
  => ANILAR
  => ANNELER GÜNÜ
  => Arkadaşlık
  => ATATÜRK
  => ATATÜRK İLKELERİ
  => ATATÜRK-İLETİŞİM
  => Atatürk'ün Bursa Gezileri
  => Atatürk'ten Alacağımız Feyizler
  => Atatürk ve Doğa
  => Atatürk'ün çıkardığı gazeteler
  => ATATÜRK'ÜN SON RÜYASI
  => Atatürk'ün Laikliğe Bakışı
  => ATATÜRKÇÜLÜK
  => Atatürk'e suikast
  => ATATÜRK'TEN ANILAR
  => ATATÜRK(Yakın Arkadaşları)
  => Bilim Adamları ve Buluşları
  => Atatürk'ün Türk Tanımı
  => ATATÜRK'ÜN YAZDIĞI KİTAPLAR
  => Atatürk Madame Tussauds Müzesinde
  => ABD'ye ilk Atatürk heykeli dikiliyor
  => Atatürk'ün Çift Alfabeli İmzası
  => Atatürk Devrimleri
  => Atatürk'e Ait Eşyalar
  => Atatürk Takvimi
  => AMERİKANIN VERGİ ÖDEDİĞİ TEK DEVLET
  => Aklın Yolu Birdr.
  => BECERİ
  => DÜNYADA GAZETENİN TARİHÇESİ
  => DÜNYANIN ''EN'' LERİ
  => OFKE VE ÖFKE KONTROLÜ
  => ULUSLARARASI İLİŞKİLER(2.Dön.çalışm.soru)
  => GİYİM VE KUŞAM(Osm dev. kadın
  => Pusula,Barut,Kağıt ve Matbaa
  => ALINTILAR
  => 2.DÜNYA SAVAŞI
  => LİSE-9(Ders Notları)
  => İLGİNÇ BİLGİLER
  => İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ
  => PROTOKOL
  => TARİH ÖĞRETİM YÖNTEMİ
  => METE HAN(Oğuz Kağan)
  => TARİH ŞERİDİ
  => ERMENİLER
  => MY MOTHER
  => MEVLANA
  => 1.Meclis
  => Mehmet Akif Ersoy
  => Mimar Sinan
  => SÖZLÜK(Dini kelime ve deyimlerin anlamları)
  => HAYALİ CİHANA DEĞER
  => LİDER
  => Wikileaks Nedir?
  => 1 Nisan şakası
  => ATATÜRK VE TARİH
  => ATATÜRK’ÜN KARLSBAD’A GİDİŞİ
  => ATATÜRK'ÜN HUKUKA BAKIŞI
  => ATATÜRK'ÜN EĞİTİME BAKIŞI
  => ATATÜRK VE AHLAK
  => ATATÜRK'ÇÜ DÜŞÜNCE
  => SOYKIRIMLAR TARİHİ
  => ATATÜRK VE MİLLİYETÇİLİK
  => ATATÜRK’ÜN GENÇLİĞE BAKIŞI
  => ATATÜR VE DEVLETÇİLİK
  => ATATÜRK VE ÇAĞDAŞLAŞMA
  => ATATÜRK VE CUMHURiYET
  => ATATÜRK VE İNSANLIK SEVGİSİ
  => ATATÜRK VE LAİKLİK
  => Atatürk'ün Araştırma Yöntemi
  => ATATÜRK VE İNKILAP
  => ATATÜRK VE HALKÇILIK
  => ATATÜRK VE BAĞIMSIZLIK
  => Atatürk'ün sevdiği şarkılar
  => AFFETME
  => BİR ERGENDEN MEKTUP
  => BİR ŞEY
  => BURSA'DA İLKLER
  => HAYAT
  => Telafisi olmayan
  => Teknoloji(Videolar)
  => TARİH (TARİH ŞERİDİ)
  => HOŞGÖRÜ
  => Araştırma Yöntemi
  => TAKVİMLER
  => TÜBİTAK
  => TİMSAH YÜRÜYÜŞÜ
  => Mnzr
  => MARŞLAR
  => MESLEKLER(Tarih ile ilgili)
  => NUTUK
  => RESİMLER(OSM.MED.)
  => SARI ZEYBEK
  => MÜZİK
  => ÖLÇÜ BİRİMLERİ
  => ÖNYARGI
  => 1.DÜNYA SAVAŞI
  => 10 KASIM(Tören Konuşması)
  => İSTANBUL RESİMLERİ
  => 100 TEMEL ESER
  => TARİH(soru-cev)
  => İŞGALLER(İllere Göre)
  => YAZMA ESERLER
  => VİDEO 2
  => DEVŞİRME(OSM)
  => 100 Türk Edebiyatçısı
  => ÜNLÜ TARİHÇİLER
  => 14 ŞUBAT
  => Sürgündeki Hânedan
  => OSMANLI KÜLTÜR VE UYGARLIĞI
  => TARİHİ YAPILAR
  => ANDIMIZ
  => İlginç Şeyler
  => Üç çeşit insan
  => BİLİYOR MUSUNUZ?
  => SLAYT> 1.dünya sav
  => TAVLA
  => KONUŞAN HEYKELLER
  => İstanbul İsimleri
  => Arkadaş
  => Dünya'nın Enleri
  => Yapılandırma Sistemi
  => BULUŞ YOLUYLA ÖĞRENME
  => ALO
  => PROJE NEDİR,NASIL HAZIRLANIR?
  => Performans
  => LİSE 9(DERS NOTLARI)
  => TARİH KAYNAKLARI
  => Kur.sav.Kahraman,yapıt
  => Tarih Dersine Nasıl
  => LİSE 10(17-18 YY)
  => TARİHTE İLK
  => EYLÜL AYI MESLEKİ ÇALIŞMA RAPORU
  => YGS
  => YGS-LYS Tüm sorular
  => LYS
  => YGS-İNK TARİHİ SORULARI
  => ÖSYM-LYS
  => TEST(Karma)
  => ÇTDT
  => SEVGİ VE SAYGI
  => 9.SIN KİTAP CEVAP
  => MİLADİ VE HİCRİ YILI BİRBİRİNE ÇEVİRME
  => İlk Milletler Arası Dili Bir Türk İcat Etmiş
  => ANKA KUŞU
  => OSMANLICA
  => ÇTDT(Test)
  => ADAKALE
  => BİLİMSEL ARAŞTIRMA
  => “Tarihe Geçen Hazırcevaplar”
  => FIKRALAR
  => ARMA(Osm)
  => TARİH HARİTALARI
  => GİZLİ KAHRAMANı
  => MAKALELER
  => MESAJ (ŞŞAL MEZUNLARINA)
  => Makale(Halil İnalcık)
  => KAYNAKÇA
  => BAŞARILI HİKAYELER
  => Savaş ve Barış
  => PROJE HAZIRLAMA
  => İcatlar ve Keşifler
  => YÜRÜYEN KÖŞK
  => RAPORLAR
  => KUT-ÜL AMARE ZAFERİ
  => TÜRK BÜYÜKLERİ(ALFABETİK SIRA)
  => TÜRK BÜYÜKLERİ SERİSİ
  => Sınavlara Hazırlık
  => PROJE
  => TÜRK BÜYÜĞÜ(257)
  => BİLİM KADINLARIı
  => TÜRK BÜYÜKLERİ
  => TARİH ÇEVİRME KLAVUZU
  => GÜVENME
  => ATATÜRK ALBÜMÜ
  => EN GÜZEL GEZİLECEK YERLER
  => LİSE 3(Seç.T) DEVLET TEŞKİLATI
  => LİS-3(seçT)DEV.YÖN
  => TARİHTE BUGÜNı
  => Lis 3-seç.T.(Hukuk)
  => TOPLUM GELİŞİM
  => LİSE 3 (EKONOMİ)
  => LİSE 3(EĞİTİM-ÖĞRETİM)
  => soru-cevap(osm .dev.)
  => osm.Tarh(soru-cevap)
  => Kavram Haritaları
  => DERS ÇALIŞMA
  => DİNLEME
  => ANTLAŞMALAR(Osm)
  => KİTAP KAMPANYASI
  => LİSE 3(SANAT)
  => lise 3(seç.T-sorular)
  => ATATÜRK (ANILAR)
  => irfgzr2
  => HİÇ HAYALLERİNİZDEN SIFIR ALDINIZ MI?
  => ZÜMRE(İLÇE-2017-2017-SENE BAŞI
  MÜZE
  İLK DERS
  TARIH ARAŞTIRMA SITESI
 







 irfgzr2 ile ilgili görsel sonucu
İRFAN GEZER

 


 


 

                          ETİK

 
“İyi olmak zorundayız çünkü iyilik iyidir”.
Değerli Arkadaşlar;
      Sözlerime başlamadan önce hepinizi saygı ile selamlıyorum.
        Öğretmenlerin görevlilerini etik ilke ve kurallar doğrultusunda eşitlik,tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak yapmaları için gerekli olan etik kültürünü kazandırmak amacıyla ülkemizde ‘’etik eğitimi’’ adı altında seminerler düzenlenmektedir.Ben de Bursa’da Müdür Bey ile ‘’etik eğitimi’’ adı altında düzenlenen seminere katıldım.Bu seminerde elde ettiğim kazanımları sizlerle paylaşmak için bu konferans düzenledik.Hepinize hoş geldin der ve sizleri Atatürk ve Türk şehitleri adına bir dakika saygı duruşuna ve devamında İstiklal Marşımızı okumaya davet ediyorum.
 
      Günümüz çağdaş ülkeleri, bireyin gelişimi ve özgürlüğünü en üst düzeye yükseltmeye çalışılırken,onu etik değerlerle donatmak ve etik sorumluluk kazandırmak gereğini duymuşlardır.Bunun nedeni ekonomik, teknolojik, sosyal ve küresel nitelikli değişimler ile, kurumsal etik değerlerin paralel geliştirilmemesidir.Sonuçta etik anlayışta zayıflamalar,kırılmalar ve yozlaşmalar ortaya çıkmıştır.
 
     Ülkemizde de bu olumsuz durumla karşı karşıya gelinilmiştir.Kimi gözlemciler ülkemizde 1980’li yılların başını, kamu etiğinde bir kırılma ve zayıflama döneminin başlangıcı olarak değerlendirirler.Bazıları bu kırılma ve zayıflamayı, dönemin siyasal yönetimlerine fatura etme eğilimde olurlar. Bazıları da bu yozlaşmanın temelinde, ekonomik, teknolojik, sosyal ve küresel nitelikli yapısal değişim sürecinin olduğunu kurumsal etik değerlerin paralel geliştirilmemesinden kaynaklanan bir etik yozlaşma olgusuyla karşı karşıya bulunmaktayız. Bu durum hem toplum etiğinde ve hem de kamu etiğinde birbirleriyle iç içe girmiş ciddi sorunlar yaratmış ve toplumda bıtkınlık derecesine varan birçok olumsuzluklara, kirlenmelere sebep omuştur.Yaratılan bu bıkkınlık karşısında “belirtirler ve bu yapısal dönüşümün geleneksel değerleri zayıflattığını vurgularlar.
 
    Nereden bakarsak bakalım, ekonomik, teknolojik, sosyal ve küresel nitelikli değişim ile, temiz toplum” talebi, bugün toplumun bütün katmanlarında bir özlem olarak dile getirilmektedir. Böylesi bir ortam ve ruh hali içinde de, etik, etik eğitimi ve meslek etiği   gibi kavramlar temiz toplumun kapısını açacak sihirli birer anahtar gibi görülmeye başlanmıştır.
Şimdi bu anahtar değerleri tanımaya çalışalım.
 
ETİK
        Etik,nelerin iyi ya da kötü olduğunu belirlemeye çalışan, iyilere ulaşmak için ne yapılması gerektiğine ilişkin öneriler sunan, ahlaki olanın özünü ve temellerini araştıran,insani değerlere vurgu yapan bir felsefe etkinliğidir. Etik genel anlamıyla iyi/kötü ve doğru/yanlış ile ilgili değerlerdir. Basit bir anlatımla etik doğru yanlış ölçütleridir.
 
      Etik, TDK sözlüğünde Fransızca kökenli bir sözcük (éthique) olarak belirtilmiş, Arapça kökenli ahlak sözcüğü ile aynı anlamda kullanılmıştır.
 
       Bizim kültürümüzde daha çok ahlak merkezli bir etik alanı vardır. Aslında etik ve ahlak birbirinden farklı kavramlardır.Ancak pek çok kişi tarafından bu kavramların aynı anlamda kullanıldığını görmekteyiz.
 
      Ahlâk, kelimenin en dar anlamıyla, neyin doğru veya yanlış sayıldığı sayılması gerektiği ile ilgilenir ve iyi bir yaşamın temelini teşkil eden inançlar bütünüdür.
 
      Etik ve ahlakın özdeş olmamasının nedeni,etiğin ahlak felsefesi olması,ahlakın ise etiğin araştırma konusu olmasındandır.
 
    Ahlak geniş tabanlı ve nasıl davranılması gerektiğine ilişkin yazılı olmayan standartları belirler.Etik ise;kuralların açık ve belirli alana ilişkin yazılı kuralları içermesi beklenir.
Örnek;Sanat etiği,tıp etiği,çevre etiği,eğitim etiği gibi.
 
Etik akılla,ahlak imanla ilgilidir.
 
Etik,
   Ne yapılacak?
   Ne yapılmayacak?
   Ne istenecek?
   Ne istenmeyecek?
   Neye sahip olunacak ya da olunmayacağının bilinmesidir (Aydın, 2006, 18
    Etik alanı öylesine geniş bir konudur ki, bazen ne olduğu veya ne anlama geldiği konusunda sağlıklı bir bütünlük de sağlanamayabilir. Günümüzde farklı etik alanlar bulunmaktadır:  Biyoetik, İş etiği, Çevresel etik, İnsan hakları, Gazetecilik etiği, Tıbbi etik, Teknolojik etik, Faydacı etik, Faydacı biyoetik, vb.
 
     Bunların yanında, farklı açılardan ele alınan etik başlıkları da söz konusudur: meta etik, normatif etik ve uygulamalı etik (yukarıda sayılanlar uygulamalı etik’in alt başlıklarıdırlar. Erdem etiği denilen alan daha çok Müslüman dünyasında ilgi görmüş ve geliştirilmiştir.
 
     Bizim kültürümüze kavram ve çerçeve olarak farklı olan bu terim son yıllarda ülkemizde de önem kazanmış bulunmaktadır. Yanlışı doğrudan ayırt edebilmek amacıyla ahlâk kavramının doğasını anlamaya çalışmaktadır. Bu yönüyle, kendine ait kuralları olsa da, halen de tartışılarak gelişen bir daldır.
ETİK BİR VARLIK OLAN İnsanoğlu, var oluşuyla birlikte, "ahlâkilik kaygısını" içinde taşımıştır. Kendisini "iyi" ve "kötü" olana dair sorgulamalara tabi tutarak, bunların "ne" olduğu sorusunun cevabını aramıştır. 
"Doğru" ve "iyi"nin "ne" olması gerektiğine dair bilgiler insanlığın ilk kültürel bulgularına kadar götürülebilir. Çeşitli kabartma resimler, destanlar, yazılı taşlar ve yazılı eserlerde buna dair motifler vardır. "İyi"nin "ne" olduğu üzerinde durarak diğer insanlara öncülük eden en önemli kişiler hiç kuşkusuz filozoflar ve peygamberlerdir.
 
Filozoflar, felsefenin tabiatı gereği "iyi"nin "ne" olduğunu tartışmakla beraber somut davranış biçimleri vermekten kaçınmışlardır; peygamberler ise, iyinin ne olduğu üzerinde durarak, insanlara "model davranış biçimleri" sunmuşlardır. Peygamberler bu misyonlarını vahiy ve vahyi açıklayıcı sözler yoluyla yerine getirmişlerdir. Son peygamber Hz. Muhammed (asm) "Ben güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim." diyerek hayatın bütün alanlarını kuşatan bir değerler sistemi sunmuştur.
 
Aynı problem bugün de insanlığı meşgul etmektedir. Teknolojinin gelişmesi ve sosyo-ekonomik hareketliliğe bağlı olarak daha karmaşık hale gelen gündelik hayatlar, "iyi"nin "ne" olduğu sorusunu cevaplamayı daha da zorlaştırmıştır. İnsanlık, hayatın değişik alanlarında, bu soruya doğru cevaplar bulabilmek için "etik kodlar"a ihtiyaç duymuştur. Bilim adamları, mühendisler, siyasetçiler, hukukçular, tüccarlar, doktorlar, iş adamları ve meslek odaları yaşadıkları problemleri çözebilmek için bir değer yargıları sistemine dayalı teamüller oluşturmuşlardır. Bilgisayar alanında, internet kullanımında, enformasyon teknolojisinde, şirketlerin rekabet alanında ahlâka uygun olanla olmayan bilinmek istenmiştir.
 
ETİK  EĞİTİM      
 
      Eğitim insan ilişkileri üzerine kuruludur. İnsan ilişkilerinin en önemli yönü etik ilişkiler temelinde olmasıdır.
    Eğitimde etik, çocuğun dünyayı algıladığında başlar. Üniversite aşamasına gelindiğinde, gencin kişiliği ve bu kişiliğe uygun ahlak anlayışı büyük oranda yerine oturmuş olmaktadır
ETİK EĞİTİMDE AMAÇ:Yaşamın her alanında insani değerlere saygılı, onları koruyup geliştirmeyi yaşam felsefesi kabul eden, ahlaki olgunluğa erişmiş, iradesine sahip, toplumsal, kurumsal ilişkilerde içinde bulunduğu ortamın değerlerini sorgulamadan çekinmeyecek özerk kişilikte insanlar yetiştirmektir.
 
    Buradan hareketle eğitim,yaşam boyuca süren’’etik bir kendini tanıma sürecidir’’
 
         Etik eğitiminden beklenen sonucun alınabilmesi için öncelikle öğrenci – öğretmen arasında sağlıklı bir etik ilişkinin kurulması gerekmektedir.
       Etik eğitiminde bireyin, ya da öğrencinin yönlendirilmesi yerine, onun kişiliğinin, özerkliğinin, özgürce geliştirmesine, kültürce zenginleşmesine olanak verecek programlar ön plana alınmalıdır.
         Etik dersi, bir dönem okutulacak kredili ders niteliğinde görülmemeli, somut örneklendirmelere dayalı olarak öğrenim dönemine yaymanın yöntemleri bulunmaya çalışılmalıdır. Aynı şekilde, konunun kavranma ölçütü sınavla belirlenmemelidir. Başka bir deyişle etik, diploma alabilmek için birkaç puan gerektiren zorunlu bir ders düzeyine indirgenmemelidir.   
 
     Etik eğitiminin verildiği en önemli alan bireyin içinde yaşadığı sosyal kültürel ortam olmaktadır. Etik ilişkilerin temelinde, insanın sosyalleşme veya toplumsallaşma sürecinde oluşan kişiliğinin özellikleri yatmaktadır. Ayrıca, insanın tutum ve davranışları üzerinde, içinde yaşadığı, toplumun değerleri ve kültürel yapısı, ekonomik ve siyasal etkenler belirleyici rol oynamaktadır.   
     Bu nedenle, içinde yaşadığımız, bizi kuşatan, yaşam ortamımız olan toplumumuzun sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel yapısı, etik değerler ve ilkeler üzerinde belirleyici rol oynamaktadır. 
     Bundan dolayı okullar,öğrencilerin mutlu,sağlıklı ve özgür biçimde yaşayarak kendilerini gerçekleştirdiği yerler olmalıdır.Ancak okullarımız çocukların azarlandığı ve notun tehdit unsuru olduğu yerler olmamalıdır.Bu durumda okullar;bireylere doğru davranışların kazandırıldığı gerçek öğrenme ve gelişme merkezleri olmalıdır.
 
    Yine okullar ,demokrasi,insan hakları,özgürlük,sevgi,saygı ve hoşgörü gibi değerleri kazandıran ve kavramlara ilişkin tutumları pekiştiren kurumlar olması gerekmektedir.Ancak körü körüne itaat ve disiplinin olduğu kurumlar olmamalıdır.
İşte bu noktada eğitim programının içeriği ve beklenen sonuçları eğitim etiği açısından çok önemlidir.
 
    ETİK KARAR VERME AŞAMALARI(JIE,2002):
*Dur ve Düşün, (Yorgun, kızgın,acelemiz varken ve bir şeyi çok istediğimizde, ya da baskı altında olduğumuzda verdiğimiz kararlar yanlış sonuçlar doğurabilir)
*Amaçları Tanımla,
*Gerçekleri Bil,
*Karar Ver, (“Sana davranılmasını istediğin gibi davran” kuralı etik karar vermede  
 altın kuraldır)
*Verdiğin Kararı Gözden Geçir 
   Ya da…..
Verilen karar mevzuata uygun mu?
Değerlerimize uygun mu?
Kararınızın sonunda kendinizi kötü hissedecek misiniz?
Gazetelerde bunu görürsen ne olacak?
Yanlış olduğunu biliyorsan yapma
Emin değilsen sor
Bir cevap alana kadar araştır.
 
DAVRANIŞIN ETİĞE UYGUNLUĞU
Boston’da bir iş etiği merkezi, davranışların etik ilkelere uygun olup olmadığını sorgulayan bir test geliştirmiş, buna göre belirli bir konuda karar vermeden önce şu sorulara cevap verilmesi gerektiği belirtilmiştir:
       -Bu doğru mu?
       -Adil mi?
       -Eğer birisi zarar görecekse bu kim?
       -Verdiğiniz karar gazetenin ilk sayfasında yer alırsa ne hissedersiniz?
       -Aileniz, çocuğunuz ya da akrabalarınız öğrenirse ne hissedersiniz?
       -Kararınızın sonuçları nelere yol açabilir?
ETİK DAVRANIŞ İLKELERİ
      Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri ile Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik ile 5176 sayılı Kanunun 3’üncü maddesinden kaynaklanan yetkiye istinaden kamu görevlilerinin görevlerini yürütürken uymaları gereken “etik davranış ilkeleri” belirlenmiştir. Bu ilkeler aşağıda kısa tanımları ile birlikte sıralanmıştır.
1)* Görevin yerine getirilmesinde kamu hizmeti bilinci: Kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde, sürekli gelişim, katılımcılık, saydamlık, tarafsızlık, dürüstlük, kamu yararını gözetmek, hesap verebilirlik, öngörülebilirlik, hizmette yerindenlik ve beyana güvenin esas alınması.
2)*Halka hizmet bilinci: Kamu hizmetlerinde, halkın günlük yaşamının kolaylaştırılması, ihtiyaçların en etkin, hızlı ve verimli biçimde karşılanması, hizmet kalitesinin yükseltilmesi, halkın memnuniyetinin artırılması, hizmetlerin ihtiyaç ve sonuç odaklı olması.
3)*Hizmet standartlarına uyma: Kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri ve diğer personelin, kamu hizmetlerini belirlenen standartlara ve süreçlere uygun şekilde yürütmesi, hizmetten yararlananların iş ve işlemlerle ilgili olarak aydınlatılması.
4)*Amaç ve misyona bağlılık: Kamu görevlilerinin, çalıştıkları kurum veya kuruluşun amaç ve misyonuna uygun davranması, ülke çıkarları, toplum refahı ve kurumlarının hizmet idealleri doğrultusunda hareket etmesi.
5)*Dürüstlük ve tarafsızlık: Kamu görevlilerinin, tüm eylem ve işlemlerinde yasallık, adalet, eşitlik ve dürüstlük ilkeleri doğrultusunda, görevlerini yerine getirirken dil, din, felsefi inanç, siyasi düşünce, ırk, cinsiyet gibi sebeplerle ayrım yapmaması, temel hak ve özgürlüklere aykırı veya kısıtlayıcı muamelede ve fırsat eşitliğini engelleyici davranış ve uygulamalarda bulunulmaması.
6)* Saygınlık ve güven: Kamu yönetimine güveni sağlayacak şekilde davranılması ve görevin gerektirdiği itibar ve güvene layık olunduğunun davranışlarıyla gösterilmesi, halkın kamu hizmetine güven duygusunu zedeleyen, şüphe yaratan ve adalet ilkesine zarar veren davranışlarda bulunmaktan kaçınılması.
7)* Nezaket ve saygı: Kamu görevlilerinin, üstleri, meslektaşları, astları, diğer personel ile hizmetten yararlananlara karşı nazik ve saygılı davranması ve gereken ilgiyi göstermesi, konu yetkilerinin dışındaysa ilgili birime veya yetkiliye yönlendirmesi.
8)* Yetkili makamlara bildirim: Etik davranış ilkeleriyle bağdaşmayan veya yasadışı iş ve eylemlerde bulunulmasının talep edilmesi halinde veya hizmetler yürütülürken bu tür bir eylem veya işlemden haberdar olunduğunda ya da görüldüğünde durumun yetkili makamlara bildirilmesi.
9)* Çıkar çatışmasından kaçınma: Kamu görevlilerinin, görevlerini tarafsız ve objektif şekilde icra etmelerini etkileyen ya da etkiliyormuş gibi gözüken ve kendilerine, yakınlarına, arkadaşlarına ya da ilişkide bulunduğu kişi ya da kuruluşlara sağlanan her türlü menfaat ve onlarla ilgili mali ya da diğer yükümlülükler ve benzeri şahsi çıkarlar konusunda dikkatli davranması, çıkar çatışmasından kaçınmak için gerekli tedbirleri alması.
10)*Görev ve yetkilerin menfaat sağlamak amacıyla kullanılmaması: Kamu görevlilerinin, görev, unvan ve yetkilerini kullanarak kendileri, yakınları veya üçüncü kişiler lehine menfaat sağlamaması ve aracılıkta bulunmaması, akraba, eş, dost ve hemşehri kayırmacılığı, siyasal kayırmacılık veya herhangi bir nedenle ayrımcılık veya kayırmacılık yapmaması.
11)* Hediye alma ve menfaat sağlama yasağı: Kamu görevlisinin tarafsızlığını, performansını, kararını veya görevini yapmasını etkileyen veya etkileme ihtimali bulunan, ekonomik değeri olan ya da olmayan, doğrudan ya da dolaylı olarak her türlü eşya ve menfaat kabul etmemesi, yani hediye almaması, kamu görevlisine hediye verilmemesi ve görev sebebiyle çıkar sağlanmaması.
12)* Kamu malları ve kaynaklarının kullanımı: Kamu bina ve taşıtları ile diğer kamu malları ve kaynaklarının kamusal amaçlar ve hizmet gerekleri dışında kullanılmaması ve kullandırılmaması, bunların korunması ve her an hizmete hazır halde bulundurulması için gerekli tedbirlerin alınması.
13)*Savurganlıktan kaçınma: Kamu bina ve taşıtları ile diğer kamu malları ve kaynaklarının kullanımında israf ve savurganlıktan kaçınılması, mesai süresi, kamu malları, kaynakları, işgücü ve imkanları kullanırken etkin, verimli ve tutumlu davranılması.
14)*Bağlayıcı açıklamalar ve gerçek dışı beyan: Kamu görevlilerinin, görevlerini yerine getirirken yetkilerini aşarak çalıştıkları kurumları bağlayıcı açıklama, taahhüt, vaat veya girişimlerde bulunamaması, aldatıcı ve gerçek dışı beyanat vermemesi.
15)*Bilgi verme, saydamlık ve katılımcılık: Halkın bilgi edinme hakkını kullanmasına yardımcı olunması, istenen bilgi veya belgelerin Bilgi Edinme Hakkı Kanunu uyarınca usulüne uygun olarak verilmesi, üst yöneticilerin, ilgili kanunların izin verdiği çerçevede, kurumlarının ihale süreçlerini, faaliyet ve denetim raporlarını kamuoyunun bilgisine sunması, kamu hizmetleri ile ilgili temel kararların alınması ve uygulanmasında, yasal engel yoksa, doğrudan ya da dolaylı olarak etkilenecek olanların katkıda bulunmasının sağlanması.
16)*Yöneticilerin hesap verme sorumluluğu: Kamu görevlilerinin, kamu hizmetlerinin yerine getirilmesi sırasında sorumlulukları ve yükümlülükleri konusunda hesap verebilir ve kamusal değerlendirme ve denetime açık ve hazır olması, yöneticilerin kurumlarının amaç ve politikalarına uygun olmayan işlem veya eylemleri ile yolsuzluğu engellemek için gereken önlemleri zamanında alması, personelini etik davranış ilkeleri konusunda eğitmesi, bu ilkelere uyulup uyulmadığını gözetlemesi ve etik davranış konusunda rehberlik etmesi.
17)* Eski kamu görevlileriyle ilişkiler: Eski kamu görevlilerinin, kamu hizmetlerinden ayrıcalıklı bir şekilde faydalandırılmaması, ayrıcalıklı muamelede bulunulmaması, kamu görevlerinden ayrılan kişilere, ilgili kanunlardaki hükümler ve süreler saklı kalmak kaydıyla, daha önce görev yaptıkları kurum veya kuruluştan, doğrudan veya dolaylı olarak herhangi bir yüklenicilik, komisyonculuk, temsilcilik, bilirkişilik, aracılık veya benzeri görev ve iş verilmemesi.
18)*Mal bildiriminde bulunma: Kamu görevlilerinin, kendileriyle eşlerine ve velayeti altındaki çocuklarına ait taşınır ve taşınmazları, alacak ve borçları hakkında, 3628 sayılı Kanun uyarınca, yetkili makama mal bildiriminde bulunması.
      Kamu Etik Kurulu tarafından Yönetmelikle belirlenen bu ilkeler incelendiğinde de görüleceği üzere, belirlenen ilkelerin büyük bir kısmı halen yürürlükte olan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda hükme bağlanan devlet memurlarının ödev ve sorumlulukları ile paralellik arz etmektedir.
 
Ülkemizde,
     Kamu görevlilerinin uymaları gereken saydamlık, tarafsızlık, dürüstlük, hesap verebilirlik, kamu yararını gözetme gibi etik davranış ilkelerini belirlemek ve etik ilkelerle ilgili uygulamaları gözetmek amacıyla hazırlanan 5176 Sayılı Kamu Görevlileri Etik Kurulu Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun 08.06.2004 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
     Sözkonusu Kanun uyarınca, Başbakanlık bünyesinde 11 kişiden oluşan Kamu Görevlileri Etik Kurulu oluşturulmuştur.
      Kamu Görevlileri Etik Kurulu öncelikli olarak, 13.4.2005 tarih ve 25785 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri ile Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliği yürürlüğe koymuştur.
       Yönetmeliğin 23’üncü maddesinde; Kamu görevlilerinin, görevlerini yürütürken bu Yönetmelikte belirtilen etik davranış ilkelerine uymakla yükümlü oldukları, bu ilkelerin, kamu görevlilerinin istihdamını düzenleyen mevzuat hükümlerinin bir parçasını oluşturduğu, 5176 sayılı Kanun kapsamındaki kamu görevlilerinin bir ay içinde etik sözleşmesini imzalamakla yükümlü bulundukları, bu belgenin personelin özlük dosyasında muhafaza edileceği, kurum ve kuruluşların yetkili sicil amirlerinin, personelin sicil ve performansını, etik davranış ilkelerine uygunluk açısından da değerlendirecekleri hükme bağlanmıştır. Yönetmelik ekinde yer alan Kamu Görevlileri Etik Sözleşmesi metnine aşağıda yer verilmiştir.
 
KAMU GÖREVLİLERİ ETİK SÖZLEŞMESİ
Kamu hizmetinin her türlü özel çıkarın üzerinde olduğu ve kamu görevlisinin halkın hizmetinde bulunduğu bilinç ve anlayışıyla;
— Halkın günlük yaşamını kolaylaştırmak, ihtiyaçlarını en etkin, hızlı ve verimli biçimde karşılamak, hizmet kalitesini yükseltmek ve toplumun memnuniyetini artırmak için çalışmayı,
— Görevimi insan haklarına saygı, saydamlık, katılımcılık, dürüstlük, hesap verebilirlik,
kamu yararını gözetme ve hukukun üstünlüğü ilkeleri doğrultusunda yerine getirmeyi,
— Dil, din, felsefi inanç, siyasi düşünce, ırk, yaş, bedensel engelli ve cinsiyet ayrımı, yapmadan, fırsat eşitliğini engelleyici davranış ve uygulamalara meydan vermeden tarafsızlık içerisinde hizmet gereklerine uygun davranmayı,
— Görevimi, görevle ilişkisi bulunan hiçbir gerçek veya tüzel kişiden hediye almadan,
maddi ve manevi fayda veya bu nitelikte herhangi bir çıkar sağlamadan, herhangi bir özel menfaat beklentisi içinde olmadan yerine getirmeyi,
— Kamu malları ve kaynaklarını kamusal amaçlar ve hizmet gerekleri dışında kullanmamayı ve kullandırmamayı, bu mal ve kaynakları israf etmemeyi,
— Kişilerin dilekçe, bilgi edinme, şikayet ve dava açma haklarına saygılı davranmayı, hizmetten yararlananlara, çalışma arkadaşlarıma ve diğer muhataplarıma karşı ilgili, nazik ölçülü ve saygılı hareket etmeyi,
— Kamu Görevlileri Etik Kurulunca hazırlanan yönetmeliklerle belirlenen etik davranış ilke ve değerlerine bağlı olarak görev yapmayı ve hizmet sunmayı
Taahhüt ederim
 
MESLEK ETİĞİ;
      Özellikle insanla ilgili mesleklerde uyulması gereken davranış kuralları olarak tanımlanabilir.
      Meslek etiğinin temelinde insanlarla ilişkiler vardır Aynı meslekten bireylerin birbirleri ile ilişkilerinde belli davranış kalıplarına uymaları meslek etiğinin gereğidir.
 
   Aynı meslekten bireylerin birbirleri ile ilişkilerinde belli davranış kalıplarına uymaları meslek etiğinin gereğidir
(Atabek 2003:6-9).
  
Mesleki etik ilkelerinin işlevinde yetersiz ve ilkesiz üyeler belirlenecek ve bunlar ya eğitilecek ya da uzaklaştırılacaktır.Meslek içi rekabet düzenlenecek.Hizmet idealleri korunacaktır.
 
“Mesleki Etik” bütün ilişkilerde dürüstlük,sözünde durmak, doğaya ve insanlara saygılı olmak, hakça davranmak ve haksızlıklara karşı çıkmayı gerektirir(Mc Hugh,1996, 11-12)
 
MESLEK ETİĞİ KODLARI
“ETİK KOT”:Çalışanların hangi davranışlarının kabul edilebilir bulunduğuna ilişkin olarak yol gösteren, meslek ya da örgüt tarafından belirlenen resmi ifadelerdir.
 
Mesleki Etik Kodları , bireylerin etik açıdan doğru davranmalarına yardımcı olmak için kullanılabilir, ancak mutlaka etik davranışlar göstermelerini garanti etmez.
Dünyada tüm meslekler için üyelerinin davranışlarını belirleyen etik ilkeler oluşturularak, meslek üyelerinin bilgisizlikten ya da kişisel eğilimlerinden kaynaklanan etik dışı davranışlara yönelmeleri engellenmeye çalışılmaktadır
Amerika ve Avrupa ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de bazı meslek alanlarında etik kodlar geliştirilmeye başlanmıştır.
Bir Mesleğin etik kodlarının belirlenmesinin amaçları nelerdir?
•         Örgütte kabul edilmiş ya da kabul edilebilir bulunan davranışları tanımlamak,
•         Uygulamalarda standartları yükseltmek,
•         Doğru ya da yanlışlığın belirsiz olduğu durumlarda rehberlik ederek bireyleri doğru davranışlara yönlendirmektir.
Mesleki etik kodlarının bilinen en eski örneği “Hipokrat Yemini” dir.Aday öğretmenlerin yemini de örnek verilebilir
 
ÖĞRETMEN MESLEK ETİĞİ
     Öğretmenlik ve etik birbirine çok yakın kavramlardır.Bunlar birbirinden ayrı düşünülemezler.İdeal bir öğretmen,yalnız kusursuz öğretme yetenekleri ile değil,aynı zamanda yaşama biçimi ile de örnek alınacak ahlaki bir model olmalıdır.Yani bu anlamda öğretmen öğrettiklerini örnek olarak yaşayan ideal biridir.
      Meslek etiği ilkelerinin evrensel değerler üzerine kurulu olduğu gerçeğinden hareket edildiğinde branşı ne olursa olsun,hangi düzeyde öğretim etkinliğinde bulunursa bulunsun,bir öğretmenin etik ilkeler doğrultusunda davranmasını beklemek yanlış olmayacaktır.
      Öğretmenlik yalnız birtakım bilgilerin aktarılmasını kapsayan bir meslek olmanın ötesinde genç nesillere değerler kazandırılması hedefini de içeren bir meslektir.
 
ÖĞRETMEN ETİK KURALLARI
*Öğretmen kendi öğrencisine özel ders vermemeli.
*Öğrencisiyle duygusal ilişkiye girmemeli
*Öğrencisinden hediye kabul etmemeli
*Öğretmen kibar olmalı kabalık yapmamalı,küfür etmemeli,dayak atmamalı,hırsını sinirini çocuklarda çıkarmamalı,dersini laklakayla geçirmemeli,idealist öğretmenim havalarına girmemeli,fakir öğrencilerin olduğu okulda görev yapıyorsa onları küçük görmemeli,örnek olmalı.
*Herşeyi ben bilirim havasında olmamalı böbürlenmemeli.
*Öğretmen tüm davranışlarıyla doğru bir model olmalı!
* Öğrencilerinin yanında sigara içmemeli
*Din,dil,ırk ayrımı yapmamalı
*Cinsiyetçi olmamalı
*Derslere hazırlıklı girmeli
*Kendini alanında geliştirmeli
*Öğrencilerine ait özel bilgileri ilgisiz kişilerle paylaşmamalı(öğretmenler odasında da)
*Öğrencilerle ilgili her türlü yaklaşımında kendi çocuğunu o öğrencilerin yerine koymalı
*Bir öğrenci sizi ağır biçimde eleştirdiği zaman hatta hakarette edebilir,o zaman ne yaparsınız.veya başka bir örnek Teknik direktörsünüz çok önemli bir maça çıkacaksınız maçtan bir gün önce oyuncunuz ağır stresin altından kalkamıyor size küfür ediyor. Ne yapardınız?
*Öğrencinin en çabuk tepki verdiği yada öğrendiği duygu sevgidir.Sizin işinizi nasıl yaptığınızı en iyi, çabuk ve doğru anlayan öğrencidir.
*Öğretmen Yeminini hatırlayıp davranmak kişinin kendi Etik Kurallarını koymasına yeter diye düşünüyorum
*Küfür, dedikodu, yalancılık ,yardakçılık bu meslekte yer bulmamalı.
*Toprağa 5 kg buğday ekerseniz 100 kg buğdayı geri alırsınız, öğrenciye bir verirseniz alacağınız değeri saymaya ömrünüz yetmeyebilir.Kazanmak gerçekten inanılmaz bir duygudur.İşi doğru yaparsanız etik değerleri de korumuş olursunuz..
EĞİTİMDE ETİĞİN ÖNEMİ
Etik, insanın “ne yapmalıyım,nasıl yaşamalıyım? “ sorularına vermeye çalıştığı
   cevap olarak düşünüldüğünde, eğitimde etiğin önemi kendiliğinden ortaya çıkmaktadır.
Çünkü “eğitim” bireyin yaşantıları yoluyla istenilen davranışları kazandırma sürecidir.Bu nedenle eğitimde etik,eğitimin hedefleri, değerleri ve süreçleri açısından öncelikle ele alınması gereken öneme haizdir.
 Ancak çoğu zaman öğretmenler ve yöneticiler tarafından eğitim ve öğretimin etik boyutunun göz ardı edildiği görülmektedir (Aydın,2006,49);
•         Her türlü eğitsel faaliyetlerde öğrencilerin yararının düşünülmesi,
•         Eğitim Materyallerinin eğitsel ve etik açıdan uygun olması,
•         Sınıf yönetimi ve disiplin uygulamalarında etik bir anlayışın hakim olması
•         Adil ve eşit davranılması önemlidir.
•         Dünyadaki uygulamalara bakıldığında öğretmenlerin etik ilkeler çerçevesinde yetiştirilmesi, hizmet öncesi eğitim süreçlerinde başlar.Bu ilkeleri benimsetmek ve sürekli hatırlatmak için öğretmen andları hazırlanmıştır.
•       
  Bizdeki Öğretmen Andı,
 
ÖĞRETMENLİK MESLEK ETİĞİ
•         ÖĞRETMEN ANDI
•            "TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASINA, ATATÜRK İNKILÂP VE İLKELERİNE,

ANAYASADA İFADESİNİ BULAN TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNE SADAKATLE BAĞLI KALACAĞIMA;

TÜRKİYE CUMHURİYETİ KANUNLARINI TARAFSIZ VE EŞİTLİK İLKELERİNE BAĞLI KALARAK UYGULAYACAĞIMA;

TÜRK MİLLETİNİN MİLLÎ, AHLÂKÎ, İNSANÎ, MANEVÎ VE KÜLTÜREL DEĞERLERİNİ BENİMSEYİP,

KORUYUP, BUNLARI GELİŞTİRMEK İÇİN ÇALIŞACAĞIMA;

İNSAN HAKLARINA VE ANAYASANIN TEMEL İLKELERİNE DAYANAN MİLLÎ, DEMOKRATİK,

LÂİK BİR HUKUK DEVLETİ OLAN TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NE KARŞI GÖREV VE SORUMLULUKLARIMI

BİLEREK, BUNLARI DAVRANIŞ HALİNDE GÖSTERECEĞİME NAMUSUM VE ŞEREFİM ÜZERİNE YEMİN EDERİM."
 
FARKLI BİR ÖĞRETMEN ANDI
 (İnternational Teacher Certification)
 
•         Hiçbir öğrencime zarar vermeyeceğim
•         İnsanlığın ve insanın yücelmesi için eğitim öğretim yapacağım.
•         Gözetimimdeki öğrencileri koruyacağım
•         Öğrencilerimin ihtiyaçlarına öncelik vereceğim
•         Öğrencilerin iyi eğitilmesi için gereken yatırımın azaltılması çabalarına direneceğim.
•         En iyi öğrenme kaynaklarından yararlanmalarını sağlayacağım
 
•         Öğrencilerimin tümünün güvenli ve sağlıklı ortamda bulunması ve ihtiyaçlarının karşılanması için elimden geleni yapacağım
•         Çevremdeki iyi insanları öğretmen olmaya teşvik edeceğim
•         Eğer öğretme aşkımı kaybedersem ,meslekten ayrılacağım
 
ÖĞRETMENLİK MESLEK ETİĞİ İLKELERİ
•         Profesyonellik
•         Hizmette sorumluluk
•         Adalet
•         Eşitlik
•         Sağlıklı ve güvenli bir ortamın sağlanması
•         Yolsuzluk yapmamak
•         Dürüstlük,doğruluk ve güven
•         Tarafsızlık
•         Mesleki bağlılık ve sürekli gelişme
•         Saygı
•         Kaynakların etkili kullanımı(Aydın,2006,60-72)
1.Profesyonellik ilkesi: Öğretmenlik meslek etiğinden bahsedebilmek için öncelikle ,öğretmenin işinde profesyonel olması gerekir.Öğretmenlik mesleğinin gerektirdiği görevleri belirtilen standartlar içinde yapabilecek yeterlilikte olmayan bir öğretmenin meslek etiği ilkelerinden söz etmek imkansızdır. Bu nedenle öğretmenlik mesleğinin birinci etik ilkesi profesyonelliktir.
Peki şimdi öğretmenin profesyonel davranışları nasıl olmalıdır. Örnek verelim;
1.   Görevle ilgili bilgi,beceri ve tutumları eksiksiz kazanmış olmak
      Hizmeti zamanında ve kusursuz sunmak
      Mesleği daha iyi yapabilmek için sürekli olarak özeleştiri ve değerlendirme yapmak
      Hizmette kaliteyi sağlamak
      Mesleğinin yöntem ve tekniklerini sürekli olarak geliştirme
li.
2.Hizmette Sorumluluk:En genel anlamda sorumluluk,belirli bir görevin istenilen nitelik ve nicelikte yerine getirilmesidir.Bu anlamda öğretmen bir kamu hizmeti olarak eğitimde üzerine düşen büyük sorumluluğun bilinci içinde olmalıdır.Bunun da ötesinde öğretmenler davranışlarından ve bunların topluma maliyetinden kendileri ve toplum adına sorumluluk duymalıdır.Şu unutulmamalıdır ki öğretmenler kamu görevlileri olarak eylem ve kararlarının doğuracağı sonuçlar konusunda topluma hesap
 
3.Adalet: Öğretmen her türlü eyleminde adil olmak ve öğrenciler arasındaki ilişkilerde de adaleti sağlamak sorumluluğuna sahiptir.Öğrencilere söz hakkının adil olarak paylaştırılmasından başlayıp,sınıf içi ve dışı etkinliklere katılıma kadar uzayan her türlü etkinlikte adaletin sağlanması son derece önemlidir.
Öğretmenin adaletine hangi noktalarda gereksinim vardır?İnceleyelim
     Öncelikle öğretmen sınıf içindeki öğrenme fırsat ve olanaklarından öğrencilere adil yararlanma hakkı tanımalıdır.
     Öğretmen değerlendiren ve öğrenci performansı hakkında yargılarda bulunan biri olarak, değerlendirmede adaleti sağlamalıdır.
     Öğrencilerin en çok adaletsizliğe uğrayabildikleri konulardan biri de öğretmenin ilgi ve desteğini kazanmak konusudur. Bazı öğrencilerle daha fazla ilgilenirken bazılarına daha aza zaman ve kaynak ayıran bir öğretmen ne derece adil davranmış olacaktır?
 
4-Eşitlik :eşitlik yararların, sıkıntıların, hizmetlerin dağıtılmasında sınırların belirlenmesini içerir
a)      Temel Bireysel Eşitlik: bir okula kaydolan bütün öğrenciler eşittir. Öğretmen sınıfındaki bütün öğrencilerine eşit davranmalıdır.
b)      Kısmi Eşitlik: Farklı guruplara eşitlik sağlanması için farklı davranılmasını içerir. Buna göre sınıftaki bütün öğrenciler eşittir ancak sınıfta bir engelli öğrenci varsa ona farklı davranılarak onu diğer öğrencilerle eşit hale getirebilirsiniz
c)      c) Blokların Eşitliği: Toplumda doğal olarak ortaya çıkmış bloklar vardır. Örneğin; Kadın-erkek, yaşlı-genç
    Günlük uygulamalara bakıldığında öğrencilerin pek çok eşitsizliğe maruz kaldığı görülebilir.
Örnek: Bazı öğretmenlerin başarılı öğrencilerle daha çok ilgilenip, onlara daha çok zaman ayırdıkları, oysa başarısı düşük öğrencilerin bu durumda daha da başarısız oldukları bir gerçektir.
 
Öğrencilerin velilerinin meslekleri de bir başka eşitsiz davranış nedenidir. Üst sosyo- ekonomik düzeyden ve öğretmenlere katkı sağlayacak (doktor, avukat, esnaf, politikacı) mesleklere sahip velilerin öğrencilerine, bazı öğretmenlerin daha yakın ve ilgili davranabildikleri görülmektedir (Aydın, 2003, 64).
 
5) Sağlıklı ve güvenli ortamın sağlanması: öğretmenlerin en temel etik sorumluluklarından biri de sınıf ortamında düzen ve disiplini sağlayarak, öğrenci sağlığını ve güvenliğini tehdit edecek her türlü unsurun ortadan kaldırılmasını sağlamaktır.
 
6) Yolsuzluk yapmamak: En genel anlamıyla yolsuzluk bir çıkar karşılığında kamu yetkilerinin yasa dışı kullanımı olarak tanımlanabilir. Burada sağlanması amaçlanan maddi kazançlar olabileceği gibi parasal olmayan özel amaçlar da olabilir.
    Öğretmenin mesleğini kullanarak kişisel çıkar sağlamasına örnekler verecek olursak; Kendi kitabını yada ders materyallerini üstü kapalı ve zorlamayla satması. Bunun yanında öğrenci velilerinden pahalı hediyeler kabul etmesi beklenebilir.
 
7) Dürüstlük, Doğruluk ve Güven: Etik davranış başkalarıyla ilişkilerde dürüst olmayı gerektirir. İçten ve dürüst davranmayan öğretmenler ilişkilerde kendi sonlarını hazırlarlar ve güven ortamı ortadan kalkar. Oysa güven ilişkilerin temel unsurudur.
•             öğretmenlerin mesleki etkinlikleri yerine getirirken öncelikle kendilerine güvenmeleri gerekir. Bu özgüven onların toplumun güvenine ve saygısına layık olmalarını da sağlayacaktır.
•             Öğretmenlerde bu güven ve saygıyı sürdürecek saygın davranışlar sergilemelidirler ve sözlerinde ve eylemlerinde güven kırıcı yaklaşımlardan kaçınmalıdırlar. Öğretmenlerin güvenirliliklerinde dış görünümleri de büyük önem taşımaktadır.
 
8) Tarafsızlık: Nesnel olabilmek kişinin duygularını değil, aklını kullanmasını gerektirir. Bireylerin nesnel olabilmeleri, karşılarındaki birey yada olaylar hakkında kendi ilgi, gereksinim ve korkularını işe karıştırmadan, bu görüntüleri çarpıtmadan aradaki farklılığın görülmesini gerektirir (Fromm, 1981, 113-114).
            Öğretmenin tarafsızlığı mesleki ve etik açısından son derece önemlidir.
9) Mesleki Bağımlılık ve Sürekli Gelişme: Öğretmenler bir lider olarak hem kendi mesleki bağlılık ve gelişmesin hem de öğrencilerin mesleki bağlılık ve gelişmesini sağlamaya çalışmalıdır.
            Mesleki bağlılığın bir gereği olarak sürekli gelişmeyi sağlamak için öğretmenlerin;
     Meslekleri ile ilgili yeniliklere açık olması,
      Mesleki performanslarını artırabilmek için kendilerine sağlanan eğitim olanaklarından en iyi şekilde yararlanması,
 
     Mesleki yayınları ve teknolojik gelişmeleri sürekli izlemesi,
     Yeni gelen meslektaşlarının işe ve çevreye uyumlarına yardımcı olması gerekir,
 
10) Saygı: insan her şeyden önce insan olduğu için değerlidir. İnsanın değeri ve onuru, insan ilişkilerinde köşe taşı niteliği taşır. İnsan canlı varlıklar içinde en gelişmiş olan, düşünen, akıl yürüten, iletişim kuran, gelecek için planlar yapan bir varlıktır ve bu yönleriyle saygıdeğerdir (Aydın, 1993, 73).
            bu açılardan değerlendirildiğinde öğretmenin her şeyden önce insanın değerine ve bütünlüğüne saygı göstermesi gerekir. Bu anlamda öncelikle öğrencinin varlığına ve bütünlüğüne saygı gösterilmesi gerekmektedir.
 
    Öğrencilerin dayak, şiddet, hakaret, isim takma, belli özelliklerinden dolayı aşağılanma gibi öğretmen davranışlarına maruz kalması etik açıdan son derece yanlıştır.
    Öğrenci saygı gösterilerek, saygı duymayı öğrenecektir ve bunu yapacak olan kişide öğretmendir.
    Öğretmenin kendisinin bu tür davranışları, öğrencinin varlığı ve bütünlüğünde giderilmesi olanaksız yaralar açmaktadır.
    Yine öğrencilere ait gizli ve mahrem bilgileri diğer öğrenciler yada öğretmenlerle paylaşmak, öğrencinin yada ailesinin özel yaşamına karşı saygı göstermemek de etik dışı bir davranış olarak değerlendirilmelidir.
Öğretmenlik etiğinde bir başka unsurda velilere karşı gösterilmesi gereken saygıdır.
     Öğretmenlerin etik bir yükümlülük içinde saygı göstermeleri gereken bir diğer grupta meslektaşlarıdır. Öğretmenlerin birbirlerinin yeterlilik ve kişiliklerine saygı göstermeleri beklenmektedir.
      Bunun bir gereği olarak birbirleri hakkında sınıf içinde yada dışında, öğrenci yada velilerin yanında olumsuz yorumlar ve dedikodu yapmaktan kaçınmalıdırlar.
      Bu doğrultuda özetlenecek olursa öğretmenler:
1.      Herkesin değerine ve varlığına saygı göstermelidir
2.      Herkesin özel yaşamına saygı göstermelidir
3.      Herkesin özerkliğine ve kararlarına saygı göstermelidir
4.      İnsanlar arasındaki farklılıklara saygı göstermelidirler
 
11) Kaynakların Etkili Kullanımı: Kurumsal ve kamusal kaynakların etkili kullanımı öğretmenlerden beklenen bir başka önemli etik davranıştır.
            En kıt ve değerli kaynak zamandır. Bu açıdan öğretim ve eğitim zamanının etkili kullanımı öğrencilerin yararını en üst düzeye çıkaracaktır.
 
ÖĞRETMENLİK MESLEĞİ ETİK KODLARI
 
Öğretmenlik mesleğinin temel etik kodları ABD ‘de Eyalet Eğitim Bakanlıkları,öğretmen dernekleri ve sendikaları tarafından yazılı olarak belirlenmiştir.
1996 yılında hazırlanan Minnoseta Öğretmenlik Mesleği Etik kodları örneğine bakabiliriz
 
MİNNOSETA ÖĞRETMENLİK MESLEĞİ ETİK KODLARI
•         Öğretmen hizmetlerinde ayırım yapmaz
•         Bütün öğrencilerinin sağlık ve güvenlikleri için elinden geleni yapar
•         Başkalarına ait gizli bilgileri açıklamaz
•         Öğrenmeyi gerçekleştirmek için etkili bir sınıf ortamı oluşturur
•         Özel çıkarlar sağlamaz
•         Öğrencileri ya da iş arkadaşları hakkında kötü açıklamalarda bulunamaz
•          
 
İNSANLAR HER ZAMAN,HER YERDE ACIKMIŞLARDIR;AMA HER ZAMAN HER YERDE ERDEMLİ OLAMAMIŞLARDIR.
                                                                                  SOKRATES
 
 
EĞİTİM YÖNETİCİLERİ VE ETİK
 
Yönetimde etik değerler konusu ABD de çok önemli bir konu olarak kabul edilmiş ve etik davranış ilkeleri geliştirilmiştir.
Eğitim Yöneticisinin yasalara uygun davranması etik ilkelere uygun davranması için yeterli değildir.
Okul yöneticisinin eylemleri, demokratik bir toplumun değerleri ile bütünleşmeli ve evrensel etik ilkelere uygun olmalıdır.
Etik İlkeler:
•         Toplumun bütün üyelerine saygılı olmayı,
•         Farklı kültürlere ve düşüncelere karşı hoşgörüyü,
•         Kişilerin eşitliğinin kabul edilmesini,
•         Kaynakların adil olarak dağıtılmasını içerir.
Okul Müdürü Nasıl Etik Davranır ve Başkalarının Güvenini Kazanır?
•         Uygun bir vizyon geliştirir
•         Güçlü bir liderlik örneği sergiler
•         Ayırımcılığı ortadan kaldırır
•         Etkili öğretimi bir ödev olarak görür
•         Toplumla ilişkilerini geliştirir
•         Bütün grupların hakları arasında denge kurar
•         Herkes tarafından istenen kararın her zaman doğru karar olmadığını bilir
•         Etik konularda cesaret gösterir
•         Doğru ve ahlaki davranmanın etik davranış olduğunu bilir.
 
OKUL MÜDÜRLERİNİN ETİK KODLARI
Okul Müdürlerinin davranış kalitesini arttırmak için ABD deki mesleki örgütler tarafından yapılan çalışmalar ve Türkiyedeki durum (Örneklerle açıklanacak)
 
Eğitim-Öğretimde “Etik” konusunda Yapılan Araştırmalar
Yapılan araştırma sonuçlarının paylaşılması
 
Eğitim Sisteminin Diğer Alanlarında Etik
•         Eğitim Müfettişleri ve Etik
•         Denetimde Öğretmen Hakları
•         Öğrencilerin Etik Hak ve Sorumlulukları
•         Velilerin Etik Hak ve Sorumlulukları
•         Okullarda Etik Eğitimi
 
 
 
 
ATATÜRK VE AHLAK
Alnı açık, dimağı açık, kalp ve vicdanı açık insanlar tarafından idare olunabilen toplumlar ancak bu manada hareketlerin izleyicisi olabilirler…”
                          27 Haziran 1926
                          M. Kemal ATATÜRK
 
Özel yaşamında olduğu gibi devlet yönetiminde de ahlaki değerlerden taviz vermeden vicdanı ile hareket etmiştir.
Ahlaki değerlerden asla taviz verilmemesi gerektiğine inanan Atatürk, kendisi gibi çevresindeki insanların da dürüst olmasını ister, dürüst olmayan insanları tasvip etmezdi. Son derece hoşgörülü olmasına rağmen asla sevmediği ve affedemeyeceği iki şey vardı. Bir yakınına sevmediği bu iki konu sorulmuş, karşılığında şu cevap alınmıştır:

"Yalan ve emrivaki, bu iki hatadan başka affedemeyeceği kabahat yoktu"
Atatürk'ün başarısının ardındaki sır, özel hayatında olduğu gibi devlet yönetiminde de dürüst davranmasıdır. İleri görüşlülüğü ile kimi hangi göreve yerleştiriciğini iyi bilen Atatürk, devlet yönetiminde ehil olanlara sorumluluk vererek Allah'ın emrettiği gibi "emaneti ehline" teslim etmiştir. Söz konusu kişiler, yakın arkadaşları da olsa devletin güvenliğini düşünerek asla iltimas geçmemiştir.
* “Bir millet, zenginliğiyle değil, ahlâk değeriyle ölçülür…
 
Türk halkını da dürüstlüğe ve işlerinde ehil olmaya teşvik etmiştir. Atatürk'ün bu konudaki bir sözü şöyledir:

"Arkadaşlar benden iltimas beklememelidir. Hepiniz benim gözümde değerli, önemli kardeşlerimsiniz. Ama hepinize gösterdiğim hedef yüce kutsal bir hedeftir. Hanginiz daha güzel yöntemle, başarıyla oraya ulaşırsanız, onu ellerim çatlayıncaya kadar çırparak alkışlayacak, takdir edeceğim. Benden iltimas ve taraf tutma beklemeyiniz arkadaşlar, adam olanlar, insan olanlar, yüksek ideali olanlar değerlerini göstersinler. Benim size kardeşçe söyleyeceğim budur, tüm arkadaşlarımıza söylemek zorundayım ki ben o milli hedefe tüm millet kitlesini yürütmek için, doğal olarak ahlaki bir durum, bunu isterim."
 
ÖĞRETMENLERİN ÖĞRENCİLERE KARŞI AHLAKİ SORUMLULUKLARI
      Öğretmenlerin en önemli görevi öğrencilerin güvenliğini, sağlığını,beslenmelerini ve onlar için duyarlı ortamı sağlamaktır. Feeney ve Freeman (1999), öğretmenlerin ahlaki sorumluluklarını şöyle sıralar;
1. Çocuklara zarar vermemek (Duygu (Hissiyat)sal, fiziksel, hakaret vb.)                                  2. Ayrımcılık yapmamak (ırk,ulus, din, cinsiyet, kökenn, yetenek, statü davranış yada ailenin inancı vb.)
3. Çocuğu ilgilendiren kararları bu konuyla ilgili tüm bilgilere dayanarak almak.
4. Öğrencilerin bireysel farklılıklarını, ilgi ve ihtiyaçlarını, çevreyi
göz önünde bulundurarak düzenlemeler yapmak.
5. Öğrencileri objektif olarak değerlendirmek.
6. Ailelerle işbirliği yapmak.
7. İhtiyaç duyulduğunda başka uzmanlardan yardım alarak her çocuğun eğitiminden eşit şekilde yararlanmasını sağlamak.
8. Öğrencilerin istismar (fiziksel, cinsel, sözlü ve Duygu (Hissiyat)sal istismar) ve ihmale karşı koruyan devlet yasarı ve toplum prosedürlerini bilerek takip etmek ve böyle bir durumla karşılaşıldığında gerekeni yapmak.
 
 
Öğretmenlerin ailelere karşı ahlaki sorumlulukları
Feeney ve Freeman (1999) öğretmenlerin ailelere karşı ahlaki sorumluluklarını şöyle ifade etmektedirler:
1. Ailelere uygulanan proGRı anlatarak proGRın başarıya ulaşabilmesi için uygulanacak aile katılım proGRları hakkkında bilgi vermek.
2. Aile katılım proGRlarını uygulamak.
3- Çocukları etkileyecek önemli kararların alınmasında ailelerin katılımını sağlamak
4- Çocuklarda görülen hastalık (Duygu (Hissiyat)sal stresten kaynaklanan hastalıklar ve enfeksiyondan kaynaklanan bulaşıcı hastalık) durumlarını ailelerine bildirmek
5- Ailelere, çocukların yer aldığı proje çalışmaları hakkkında bilgi vererek onların herhangi bir yaptırım olmaksızın çocuklarının projelerinde yer almalarına / almamalarına fırsat vermek
6- Ailelerle ilişkileri kişisel çıkarlar için kullanmamak
7- Çocuklara ait kayıtların açıklanmasının ve gizliliğin korunması için yazılı politikalar geliştirmek (dokümanların tüm proGR personeli ve danışmanlar dışındaki kişilere açıklamasında aile izni zorunluluğu getirilmesi gibi)
8- Aile hayatına izinsiz karışmaktan ve gizli bilgilerin açıklanmasından kaçınmak
9- Çocuğun risk altında bulunduğu durumlarda gizli bilgileri bu olaya müdahale edebilecek kurum ve bireylerle paylaşmaya izin vermek
10- Aile üyelerinin uyuşmazlığında, çocukla ilgili bilgileri paylaşarak, kurumların daha bilinçli kararlar almasına yardım etmek
 
ÖĞRETMENLERİN MESLEKTAŞLARINA KARŞI AHLAKİ SORUMLULUKLARI
Feeney ve Freeman (1999), öğretmenlerin Meslektaşlarına karşı ahlâki sorumluluklarını şöyle ifade ederler:
1-  İş arkadaş (dost)ımızın profesyonel davranışı ile ilgili bir endişe duyduğumuzda, kendi düşüncelerimizi ifade ederek eğer mümkünse sorunu birlikte çözmeye çalışmak
2- Meslektaşlarımız kişisel nitelikleri ve Mesleki davranışlarıyla ilgili görüşlerini ifade ettiklerinde bunları önemsediğimizi belirtmek
3- Mesleki bilgileri paylaşmak
4- Takım çalışması yapmak
5- Açık iletişim kurmak
6- Çalıştığımız kurumla ilgili konuşurken ve kişisel kanaatlerimizi açıklarken dikkatli olmak ve yetkili olmadığımız konularda konuşmamak
7- Çocukları korumak için oluşturulan kural ve düzenlemelere özenle uymak ve uymayan Meslektaşlarımızı uygun şekilde  uyarmak
8- Çocuklarla ilgili alınan kararlarda ve proğramları uygularken bilgi ve deneyimlerimizi en iyi şekilde kullanmak
9- Program standartlarını karşılamayan çalışanları ilgili bölüme bildirmek ve mümkünse performanslarını geliştirmelerine yardımcı olmak
10- Çocukları objektif olarak değerlendirmek
11- İşe almayı ve terfiyi sadece kişinin başarısını ve pozisyonunun gerektirdiği sorumlulukları yerine getirmesine bakarak yapmak
 
ÖĞRETMENLERİN TOPLUMA KARŞI AHLAKİ SORUMLULUKLARI
Feeney ve Freeman (1999), öğretmenlerin topluma karşı ahlâki sorumluluklarını şöyle ifade etmektedirler:
Program uygulamalarının dayandırıldığı bilgilerde eksiksiz olmak
Kurumda çalışan Meslektaşlar ve diğer uzmanlarla ekip çalışması yapmak
Çalıştığınız kuruma eleman alımlarında, görüşünüze  başvurulduğunda yetenekleri, nitelikleri ya da karakter (nitelik)i istenen pozisyon için uygun değilse o kişinin işe alınması için referans vermemek
Meslektaşlarımızın ahlak dışı veya yetersiz davranışını gayri resmi çözümleriniz etkisiz kaldığında amirinize bildirmek
Çocukları koruyan yasa ve düzenlemeleri bilmek
Çocukları koruyan yasa ve düzenlemeleri çiğneyen uygulamalarda yer almamak
Genel Öğretmen Özellikleri
Öğretmenlik en temel mesleklerden biridir. Bu meslek elemanlarının, yani öğretmenlerin, hangi kademede öğretmenlik yaparlarsa yapsınlar sahip olmaları gereken bazı özellikler vardır. Bunları şöyle özetleyebiliriz:
- Geniş bir dünya görüşü ve genel kültür bilgisine sahip olmak
- Güler yüzlü, iyi huylu, uyumlu, anlayışlı, sabırlı, bilgili olmak
-  Liderlik yapabilmek
-  Ahlâklı, güvenilir ve dürüst karakter (nitelik)li olmak
-  Mesleki yönden yeterli bilgi sahibi olmak
-  Özgüven sahibi olmak
- İşini sevmek ve işine bağlı olmak
- İşbirliğine açık olmak
- Objektif olmak
-  Peşin hükümsüz ve adil olmak
-  Yeniliklere açık, esnek, aktif ve araştırmacı olmak
-  Anlaşılır, akıcı ve güzel konuşabilmek
-  Düzenli, temiz, giyimi ve görünümüyle güzel, tavırları hoş olmak.
 
 
Öğretmen Yeterlikleri
Günümüz öğretmenlerinden bu genel özelliklerin yanı sıra bazı yeterliklere sahip olmaları da beklenmektedir. Bu yeterlikler çeşitli çalışmalarda farklı biçimlerde sınıflandırılmaktadır. Ancak bu çalışmalardaki ortak ana yeterlikler aşağıdaki şekilde gruplandırılabilir:
- Konu alanı ve alan eğitimine ilişkin yeterlikler
Konu Alanı Bilgisi
Alan Eğitim Bilgisi
- Öğretme-öğrenme Sürecine ilişkin yeterlikler
Planlama
Öğretim Süreci
Sınıf Yönetimi
İletişim
- Öğrencilerin öğrenmelerini izleme, değerlendirme ve kayıt tutma yeterlikleri
- Tamamlayıcı Meslekî yeterlikler

TOPLUMDA AHLAK BOZULMASI
Toplumda ahlak birden bozulmaz.
 Önce bireyler bozulur.
Bozulan bireylerde sepetin içindeki çürük elma gibi hızla çevresini bozmaya başlar.
İşte bu bozulma toplumun çöküşünü getirir.
Çünkü böyle bir toplumda hiç kimse işini doğru ve dürüst yapmaz.
 
Ahlâk kuralları içinde en önde geleni de iş ahlâkıdır.Neden mi?
Neden olacak, iş ahlâkı olmayan kimseler işlerini adam gibi yapmazlar.Kendileri yapmadıkları gibi başkalarına da kötü örnek olurlar.Yani kanser hücresi gibidirler, yaptıkları kötülük toplumda hızla yayılır.
Halen Etik değerlerin çiğnenmesi durumunda – çoğunlukla bu değerler çiğnenmektedirler- öngörülen vicdani cezalar son derece yetersizdir. Hukuki cezalar ise son derece edilgen, karmaşık ve her zaman kamu vicdanını tam tamir edici değildir.
ETİK SORUNLAR
Okul Eğitiminde Etik Davranışlar
Eğer tecrübeli öğretmenseniz,tecrübeli problem çözücüsünüzdür. Yüz yüze geldiğiniz problemleri büyük ihtimalle sağduyunuz ve iyi yargınızla,çok boyutlu proplemleri ise iyi ve dürüst yaklaşımınız ve adaletli davranışınızla kolayca çözersiniz.
 
Kamu yönetiminde etik dışı davranışlar ise; Öyle ki, bazı
kamu görevlilerinin yolsuzluklara bulaştıkları, rüşvet aldıkları, zimmete para
geçirdikleri, hizmet sundukları vatandaşlara zorbalık yaptıkları, kayırmacılık
yaptıkları ve yalan söyleyip dedikodu yaptıkları hemen hemen herkesin kabul ettiği
sapma davranışlardır.
ÇÖZÜM
Sapma davranışları "Kanunlarla, cezai müeyyidelerle kontrol tam anlamıyla mümkün değildir. Onun için insanların bir iç muhasebesi olmalıdır. İş ahlakı, insanın kendi kendine, 'Yaptığım işin hakkını verebiliyor muyum?' diye sormasıdır. Yaptığı işin sonucundan kendisini sorumlu tutmayan insan egoist ve vurdumduymazdır. İşini yapan insan, karşısındaki insan yerine kendisini koymalı ve kendisi nasıl hizmet bekliyorsa, öyle hizmet etmelidir"
Bir iş ehli insan, kendisinin ne kadar başarıya ulaştığını kerameti kendinden menkul sübjektif değerlendirmelerle değil, sorumluluğu altındaki insanların kendisine bakışı ve onların mutluluğuyla ölçmelidir.
Öğretmenler  kendisinin ne kadar başarıya ulaştığını sübjektif değerlendirmelerle değil, sorumluluğu altındaki insanların kendisine bakışı ve onların mutluluğuyla ölçmelidir.
Ben mükemmelim, ben olmasam işler yürümez" diyenlerin çok büyük bir yanılgı içinde oldukları ve insanların kendilerini işe değil, işi kendilerine nimet bilmelidir.
.
Türkiye'de sıkça görülen işin yürümemesi, "Bugün git, yarın gel" denmesi, iş ehli insanların karşısındakini küçümsemesi ve ilgilenmemesi durumunun tamamıyla iş ahlakıyla ilgilidir. "İş ahlakı, bugün tamamen ortadan kalkmış, insanlar kendilerini işe nimet bilmeye başlamıştır"Bu durum dikkat çeken bir yanlıştır.

 "İnsanın kendisini işe nimet bilmesi felaketlerin başıdır. İnsana, yaptığı işi kendisinden başka yapacak pek çok kişinin bulunduğu, kendisinin sadece onlardan biri olduğu, işlerin baki, kulların fani olduğu inancı mutlaka verilmelidir. Bütün büyük insanların işlerinin ehli olduğu, işinin hakkını vermek için ölümüne çırpındığı ve bu halleriyle insanlığa örnek teşkil ettiği hatırlanmalıdırTökel'in, bir model insan tavrı olarak gündeme getirdiği iş ahlakı konusunda, tarihi örneklerden de yararlanarak sıraladığı bilgiler şöyle:
"- İnsanlar, işlerinin kendilerine rızklarını kazanmak için bir nimet olarak verildiğini bilmeli. Kendilerini asla işe nimet bilmemeli. Bir başkasının da o işi yapacağını bilmek insanı alçakgönüllü olmaya sevk eder. Hiçbir şey alternatifsiz değildir. İşi kendisine nimet bilen insan, işiyle hava atmayı bırakıp işinin hakkını verir. Mezarlıklar, "Yerimiz doldurulamaz" diyen insanlarla doludur. Her şeyi bildiğini zannedene lisans diploması verirler. Başkalarının da pek çok şeyi bildiğini görene yüksek lisans diploması verirler. Hiç kimsenin hiçbir şeyi bilmediğini bilene de doktora diploması verirler.
 
- Mutluluğumuzu kendimiz hayrına elde ettiğimiz birikimlerle değil, aksine yaptığımız iş ve harcadığımız çaba sonucu mutlu ettiğimiz insanların sayısıyla ölçmeliyiz.
Gerçek mutluluk aldıklarımızla değil, verdiklerimizle ölçülür. Bir insan için övünç kaynağı, kendi kendine tatmin değil, sorumluluğu altındaki insanların, o işi yapana karşı olumlu yöndeki şehadeti olmalıdır. Her insan zaman zaman insanların şehadetine başvurmalıdır.
 
- Bir iş ehli insan, kendisinin ne kadar başarıya ulaştığını, sorumluluğu altındaki insanların kendisine bakışı ve onların mutluluğuyla ölçmelidir. Yine bu manada herkes sorumluluğu altındaki insanları sevmeli ve hor görmemelidir. Bir Polis suçluyu, doktor hastasını, öğretmen öğrencisini, Avukat davalıyı sevmelidir. Zira muhatabı olmayan hatibin hiçbir şeye yaramayacağı bilinmelidir. Suçlular olmasa avukatın, polisin geçim kaynağı ne olacaktı? Hastası olmayan doktor ne işe yarar? Evinin önü bir çöpçü tarafından süpürülmeyen bir doktor ve bir başka iş sahibi kendi işini yapabilir mi?
 
İnsanları, yaptığı işe göre sınıflara ayıranların, beğenmedikleri fırın çıraklarının  pişirdikleri ekmeklere ihtiyacı vardır. Yaptığı işten dolayı saygı gören bir insan daha çok çalışır.
Hepimizin verilmesi hiç de zor olmayan teşekkürlere ve saygılara ihtiyacı vardır. Esirgediğimiz bu şeyler zaman gelmekte, toplumların felaketini hazırlamaktadır. Başkasının işini de en az kendi işi kadar mukaddes ve saygın bilen, insan toplumuna en büyük iyiliği yapacaktır. Zira bu bir sacayağına benzer. Üç ayak şarttır ve hiç kimse kendisinin üçüncü ayak olduğunu iddia edemez.
ELEŞTİRENE DEĞİL ÖVENE DİKKAT
- Kendi işinin hakkını vermeyen insan, başkalarından işlerinin hakkını vermesini beklememelidir. Bir insanın kendi işinin hakkını vermesi ise o işe muhatap olanın o kişiden rızası ve memnuniyeti i ile ölçülür. Her insan kendisini ölçmelidir.
 
- Dinimizde de çok önemli bir kavram olan "Kul hakkına riayet etmek" ilkesi, iş sahibi bir insanın ana ilkesi olmalıdır. Her insan kendi iş kolunda, muhatabı olan insanın hakkına riayet ettiğine ve onu mutlu ettiğine kani olmalıdır. Sorumluluğunu taşıdığı meslek kolunda insanları mutlu etmeyen ve onların hakkını gözetmeyen bir iş anlayışı ancak anarşi ve kargaşayı doğurur. Zira insanlar, gücün kaybı halinde iş ehlinden muhakkak intikamını almaktadır.
- İş ahlakının en önemli ayrıntılarından biri, eleştirene değil övene dikkat etmenin gerekliliğidir. İşine gösterdiği titizlikten dolayı başkaları tarafından övülen ve bir kibir halesi içine sürüklenen insan, her zaman dikkatli olmalıdır. Zira alkışla gelen felaket, eleştiriyle gelen sondan her zaman daha kahredicidir. Asıl olan eleştirel bakışın sevilmesidir. Hz. Ömer'in "Yanlış yaparsam ne yaparsınız?" sorusuna karşın bir sahabenin çıkıp kılıcını kaldırarak "Seni bununla doğrulturuz" demesi belki de bu ahlaki yüceliğin en mükemmel örneğini oluşturmaktadır. Hz. Ömer bırakın o sahabeye kızmayı, bu söz karşısında Allah'a şükretmiştir.
- Herkes sorumluluk dairesindeki insanı yüceltmekle, rahatlatmakla görevlidir. Kendi iş alanında emri veya yönetimi altında çalışan insanlardan ve onların gelişmesinden, mutluluğundan, huzur ve refahından sorumlu olduğunu bilen ve o şuurla insana davranma biçimi geliştiren bir insanın iş ahlakının en temelinde insanı ve onun mutluluğunu kutsal bilme anlayışı yatacaktır.
- Her insan, karşısındakinin de en az kendisi kadar mutlu olmaya, huzur ve bolluk içinde yaşamaya, az zamanda çok iş başarıp daha müreffeh bir hayata kavuşmaya hakkı olduğunu bilmelidir. Hiç kimse, mutluluk bakımından bir başkasından daha önceliğe konulamaz. Her iş sahibi insan, muhatabının işini kendisi ne bekliyorsa öyle çözme yolunu tutsa, aslında pek çok problem hallolmuş demektir. Kişiler, ‘’kendisine nasıl davranılmasını istiyorsa, karşısındakilere öyle davranmalıdır."
Kamu yönetiminde etik dediğimiz şey, kararların nasıl alınması ve işlerin nasıl yapılması gerektiğini belirlemede kamu görevlilerine yol gösteren değerler, ilkeler ve standartlardır.
 
Kişi olarak, çeşitli durumlara karşı tepki verdiğimiz ve onları yorumladığımız bir deruni dünyamız bulunmaktadır. Bu deruni dünyamız, çocukluk döneminden başlayarak aile, okul, ait olunan inanç sistemi, çalışma hayatı ve toplum tarafından şekillenmektedir.
Farklı etik geleneklerden beslenmeleri nedeniyle bireyler arasında olduğu kadar, bireylerle kurumlar arasında da, kurumların kendi içinde de etik anlayış ve tutum farklılıkları söz konusu olabilmektedir.
 
Toplum kesimleri olarak farklı etik geleneklerden ve anlayışlardan beslenmekteyiz. Kamu yönetimi etiği, siyaset etiği ve yargı etiği gibi kamunun bu üç temel alanında ortak etik standart ve anlayışı geliştirmemiz gerekmektedir.Henüz siyaset etiği ve yargı etiği alanında bir düzenleme yapılmamıştır. Bu alanlarda çalışmaların olduğunu bilmekteyiz. Ümidimiz ve temennimiz bu çalışmaların kısa zamanda sonuçlandırılmasıdır.
      Kamu yönetimi alanında da Üniversiteler ve Türk Silahlı Kuvvetleri, Kurulun kapsamı dışında tutulmuştur. Kamu etiği kavramına, kapsam içindeki kurumlar ile belirtilen bu istisnaların yanında, yasama ve yargı erkleri de dâhil olmaktadır.
 
Bütün dünyanın gündeminde olan yolsuzluk ve yozlaşma dediğimiz hukuk dışılık ve etik dışılıkla etkin mücadele edebilmek, tüm kamu sektöründe etik kültürün geliştirilmesi sağlamak ve dolayısıyla halkımızın kamuya güvenini artırmak için bu alanların hepsinde etik düzenlemelerin yapılması, gerekli mekanizmaların kurulması ve etik bilincin geliştirilmesi kaçınılmazdır.
 
Kamu yönetimi etiği alanında 2005 yılından itibaren yeni bir yapılanma sürecine girmiş bulunmaktayız. Herkesin bu sürece karınca kaderince katkı yapması beklenilmektedir.
Sevgili Arkadaşlar,
Toplum ve devlet hayatında ilke ve anlayışlar,zamanla yozlaşarak saflığını veya fonksiyonunu kaybeder ya da yetersiz kalırlar.Bu nedenle yeniden inşa edilerek arzulanan standartlara uydurulması ihtiyacı ortaya çıkmaktadır.Bu nedenle etik davranışların geliştirilmesi için, ortak politikalara ve toplumsal aktörlerin yakın işbirliğine ve duyarlılığına her zaman ihtiyaç duyulur.
 
Etik davranış ilkelerine bağlı bir kurumdan söz edebilmek için şu üç unsurun varlığının önemli olduğunu vurgulamak isterim.
 
Bunlar;
   Kurumdaki kararların etik ilkelerine uygun olarak alınması,
Üst düzeyde kurumsal etik sorumluluk ve dürüstlük içinde faaliyetlerin yürütülmesi ve gözetilmesi, yani etik liderlik,
Halkın güvenini kazanmış etik uygulamaların mevcudiyetidir.
 
Sevgili Arkadaşlar,
    Günümüzde bireyin her bakımdan özgürlüğünü en üst düzeye yükseltmek için çalışırken, onun etik sorumluluğunu ve varlık temelini oluşturan toplum sistemlerini de etik açıdan geliştirmek zorundayız.
     Kimi gözlemciler ülkemizde 1980’li yılların başını, kamu etiğinde bir kırılma ve zayıflama döneminin başlangıcı olarak değerlendirirler. Bu değerlendirme kısmen doğrudur. Bazıları bu kırılma ve zayıflamayı, dönemin siyasal yönetimlerine fatura etme eğilimdedirler. Bazıları da bu yozlaşmanın temelinde, ekonomik, teknolojik, sosyal ve küresel nitelikli yapısal değişim sürecinin olduğunu belirtirler ve bu yapısal dönüşümün geleneksel değerleri zayıflattığını vurgularlar.
Nereden bakarsak bakalım, ekonomik, teknolojik, sosyal ve küresel nitelikli değişim ile, kurumsal etik değerlerin paralel geliştirilmemesinden kaynaklanan bir etik yozlaşma olgusuyla karşı karşıya bulunduğumuzu kabul etmemiz gerekmektedir. Bu nedenle hem toplum etiğinde ve hem de kamu etiğinde birbirleriyle iç içe girmiş ciddi sorunlarımız bulunmaktadır.
 
     Ülkemizin kamu yönetimi etiği alanındaki sorunlarına ve bunlara ilişkin çözümlere, geniş bir açıdan bakarak çalışmalarımızı yürütmek durumundayız. Hepinizin bildiği gibi, 2007 yılının Kasım ayından itibaren iki yıl süreli, Avrupa Konseyi ile “Yolsuzlukla Mücadele İçin Etik” adıyla bir proje yürütüyoruz. Bu projede öngörülen çalışmaları, ilgili kurum ve kuruluşları sürece dâhil ederek, yönetişim anlayışı içinde gerçekleştirmeye çalışmaktayız.
     Bu çalışmaların önemli bileşenlerinden biri eğitimdir. Bu çerçevede etik konusunda bilgilenme ve bilinç oluşturmak için bir dizi eğitim çalışmaları yürütülmektedir. Ülkemizde “Kol kırılır yen içinde kalır” felsefesiyle kapalı bir sistem anlayışı içinde hareket edilmektedir.Kamu kurumlarında az veya çok bir etik sorun bulunmaktadır.Fakat bunu yüksek sesle dile getirilmemektedir.İlk adım başkalarından beklenilmekte ve sorunun çözümünü yukarılara havale edilmektedir.

Değerli Arkadaşlar,
     Etik sorunlara ve bunların çözümüne ilişkin yaklaşımımızı yeniden gözden geçirmek durumundayız. Şöyle ki,
Etik sorunlara yaklaşımımızda önce sorunun az veya çok kendi içimizde de olduğunu kabul etmemiz gerekiyor. Eğer sorunun tamamen kendi dışımızda olduğunu düşünüyorsak, sorun, o düşüncenin bizzat kendisidir.
İkinci olarak, mevcut etik sorunları onları meydana getirdiğimiz zamanki düşünce ve yöntemlerle çözemeyiz. Çünkü yaptığımızı aynen sürdürürsek aldığımız sonuçlar hep aynı kalacaktır.
Üçüncü olarak, etik dışılığa neden olan sistem sorunlarını iyi analiz edip bütüncül ve kararlı bir politika çerçevesinde çözüm girişimine bir yerden başlamamız gerekiyor. Çünkü etik değerlerin geliştirilmesinde fedakârlık ve cesaretin de önemli bir yeri vardır. Ve nihayet kurumlarımızdaki insan kaynaklarını geliştirmek için hizmet içi eğitime daha fazla ağırlık verilmelidir. Burada şu soruyu sormamızın gerektiğini düşünüyorum: Acaba insan kaynaklarına yeterince yatırım yapıyor muyuz? Bilmeliyiz ki, kullanılmayan fiziki kaynaklar yok sayılmazlar, ama kullanılmayan veya geliştirilmeyen insan kaynakları yok hükmündedir.
Nihayet, etik duyarlılığın geliştirilmesi için özel sektör, sivil toplum ve kamu sektörünün kararlı işbirliğini sağlamak zorundayız. Özel sektör ve sivil toplumun bu alanda daha fazla duyarlılık göstermesi önemlidir.
 
Değerli katılımcılar,
Hepinizin bildiği gibi bu devlet kolay kurulmadı. Büyük güçlükler ve mücadelelerle kurulan devletimizi ve onun kurumlarını, ekonomik yönden olduğu kadar, etik değerler itibarıyla da güçlendirmek zorundayız. Bugün ülkemiz ekonomik büyüklükte dünyada 17. sırada yer almaktadır. Bu örgütün 2008 yılı için yayınladığı yolsuzluk algılama endeksinde Türkiye, 180 ülke içinde 58. sırada yer almıştır. Her ne kadar ülkemizin notu, 2002’de 3.2’den; 2007’de 4.1’e ; ve 2008’de 4.6’ya yükselmiş ise de, bu gelişme dünyadaki ekonomik sıralama düzeyimizin bir hayli altındadır.
 
Değerli Arkadaşlar,
25-31 Mayıs tarihleri, ülkemizde etik haftası olarak geçen yıldan beri çeşitli etkinliklerle değerlendirilmektedir. Gerek bugün gerçekleştirdiğimiz seminerin ve gerekse etik haftasındaki diğer etkinliklerin başarılı sonuçlar üretmesini ve ülkemizin etik iklimine pozitif değerler katmasını diliyorum.
 
 
Sözlerime burada son verirken,
Katılımınızdan dolayı ve sabırla dinlediğinizden dolayı bir kez daha teşekkür eder, hepinize saygılar sunarım.
 
 İRFAN GEZER
ANADOLU ÖĞRETMEN LİSESİ
TARİH ÖĞRETMENİ
 
Kaynakça
[2] Pieper A., Etiğe Giriş, Mart Matbaacılık, 1999, İstanbul, s 19
[3] Billington R, Felsefeyi Yaşamak, Ahlak Düşüncesine Giriş, çev. Yıldırım A., Ayrıntı Yayınları, 1997, İstanbul, 396, 385, 308-309
[4] Elektrik Mühendisleri Odası Etik Komisyonu , Etik Ahlak ve Mesleki Davranış İlkeleri Tartışma Metni, TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Yayınları, Haziran 2003, Ankara, s. 49-62
 
 


=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=