BAKARSAN BİR ŞEY GÖRÜRSÜN,GÖRMEK İÇİN BAKARSAN ÇOK ŞEY GÖRÜRSÜN
  BAK,GÖR,İNCELE.
irfgzr2 - Osm Dev (Ders Notları)

  SLAYT SHOW(Türkiye)
  => irfgzr
  => Tarih İLE İLGİLİ
  => KONUŞMA
  => YAZMAK
  => İLETİŞİM
  => BEDEN DİLİ
  => COŞKU
  => DOSTLUK
  => MUTLU OLMAK
  => VİDEOLAR
  => AKILLI TAHTA(SMART BOART)
  => 18 MART (ÇANAKKALE ZAFERİ)
  => 23 NİSAN
  => 19 MAYIS
  => Osm Dev (Ders Notları)
  => HARİTALAR
  => OSMANLI TARİH(soru-cevap)
  => OSMANLIDA İLKLER
  => Tarih Çağları(genel özellikleri)
  => İNK.T.DERS NOTLARI
  => TEST-T. İNK.T.ve ATA
  => İNK T(soru-cevap)
  => 24 KASIM(Atatürk'ün Öğretmen Yönü)
  => CUMHURİYET BAYRAMI
  => Albert Einstein’in Atatürk’e yazdığı mektup
  => AB DESTEKLİ BÖLGESEL KALKINMA PROGRAMLARI
  => AB EĞİTİM VE GENÇLİK PROGRAMI
  => Atatürk'ün Kimlik No'su
  => Atatürk'ü Koruma Kanunu
  => Atatürk'ten AnılarYeni sayfanın başlığı
  => Atatürk Oratoryosu
  => Atatürk'ün Vasiyeti
  => ATATÜRK'ÜN SOY AĞACI
  => Dokuz Taş(Dokuz Kumalak)
  => Tarih Terimleri(sözlük)
  => TEST-LİSE 9.sın.
  => Tarh Öğrtm Ana Kaynak
  => SİYASİ PARTİLER
  => KOCA YUSUF
  => GÜZEL VE ÖZLÜ SÖZLER
  => PİRİ REİS VE HARİTASI
  => Aile Soy Ağacı
  => TÜRKİYE VE AVRUPA
  => EYC(Avrupa Gençlik Mrk)
  => ETİK EĞİTİMİ
  => EYF (Avrupa Gençlik Vakfı)
  => GENÇLİK HİZMETLERİ DAİRE BŞK
  => TEST(LİSE 10)
  => İlk Kadın Öğretmen(Refet Angın )
  => SINAV STRESİ
  => RİSK YÖNETİMİ
  => Tarih Programları
  => Türklerin ilginç icatları
  => SÖZLÜK(ulslararası ilşkl
  => Büy.sanayi.devr
  => EDİRNE
  => ÇAĞ.T.VE.DÜN.T
  => ÇTDT(2.dönem çalışma soruları)
  => çiçeklerin anlamı
  => 10 ALTIN ÖĞÜT VE ÜÇ ŞEY
  => Uluslararası İlişkiler(ders notları)
  => Biyografi
  => ULİLŞ(çalıma soruları)
  => II.DÜNYA SAVAŞI (ÇALIŞMA SORULARI)
  => BÂCİYÂN-I RUM
  => Türk Kadını(Milli Mücadelede)
  => Etik hikayeler
  => GÜNLÜK GAZETE HABERLERİ
  => FOTOĞRAFLARLA ATATÜRK
  => TÜRKİYE
  => Resimler(Osm)
  => Osman Bey-Şeyh Edebali
  => OĞUZLAR
  => Osm.dev.yerine kurulanlar
  => Osm.dev.yklş
  => Osm-ALBÜM
  => TARİH (Lise 10-Günlük Plan)
  => Osmanlı'dan ABD'ye Deve Yardımı
  => TARİHÇİLER(Osmanlı)
  => Tarihte OsmXRus Savaşları
  => Kıssadan Hisse
  => Hürrem
  => İnsan
  => ULİLİŞ(2.DÖN.ÇALŞ.SOR)
  => MECLİS(İç Tüzük)
  => DEVLET BAŞKANLARI
  => Kur.sav.karş.sorunlar
  => 6 Şapkalı Düşünme Tekniği
  => KARİKATÜR
  => Etik Sözler
  => ANILAR
  => ANNELER GÜNÜ
  => Arkadaşlık
  => ATATÜRK
  => ATATÜRK İLKELERİ
  => ATATÜRK-İLETİŞİM
  => Atatürk'ün Bursa Gezileri
  => Atatürk'ten Alacağımız Feyizler
  => Atatürk ve Doğa
  => Atatürk'ün çıkardığı gazeteler
  => ATATÜRK'ÜN SON RÜYASI
  => Atatürk'ün Laikliğe Bakışı
  => ATATÜRKÇÜLÜK
  => Atatürk'e suikast
  => ATATÜRK'TEN ANILAR
  => ATATÜRK(Yakın Arkadaşları)
  => Bilim Adamları ve Buluşları
  => Atatürk'ün Türk Tanımı
  => ATATÜRK'ÜN YAZDIĞI KİTAPLAR
  => Atatürk Madame Tussauds Müzesinde
  => ABD'ye ilk Atatürk heykeli dikiliyor
  => Atatürk'ün Çift Alfabeli İmzası
  => Atatürk Devrimleri
  => Atatürk'e Ait Eşyalar
  => Atatürk Takvimi
  => AMERİKANIN VERGİ ÖDEDİĞİ TEK DEVLET
  => Aklın Yolu Birdr.
  => BECERİ
  => DÜNYADA GAZETENİN TARİHÇESİ
  => DÜNYANIN ''EN'' LERİ
  => OFKE VE ÖFKE KONTROLÜ
  => ULUSLARARASI İLİŞKİLER(2.Dön.çalışm.soru)
  => GİYİM VE KUŞAM(Osm dev. kadın
  => Pusula,Barut,Kağıt ve Matbaa
  => ALINTILAR
  => 2.DÜNYA SAVAŞI
  => LİSE-9(Ders Notları)
  => İLGİNÇ BİLGİLER
  => İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ
  => PROTOKOL
  => TARİH ÖĞRETİM YÖNTEMİ
  => METE HAN(Oğuz Kağan)
  => TARİH ŞERİDİ
  => ERMENİLER
  => MY MOTHER
  => MEVLANA
  => 1.Meclis
  => Mehmet Akif Ersoy
  => Mimar Sinan
  => SÖZLÜK(Dini kelime ve deyimlerin anlamları)
  => HAYALİ CİHANA DEĞER
  => LİDER
  => Wikileaks Nedir?
  => 1 Nisan şakası
  => ATATÜRK VE TARİH
  => ATATÜRK’ÜN KARLSBAD’A GİDİŞİ
  => ATATÜRK'ÜN HUKUKA BAKIŞI
  => ATATÜRK'ÜN EĞİTİME BAKIŞI
  => ATATÜRK VE AHLAK
  => ATATÜRK'ÇÜ DÜŞÜNCE
  => SOYKIRIMLAR TARİHİ
  => ATATÜRK VE MİLLİYETÇİLİK
  => ATATÜRK’ÜN GENÇLİĞE BAKIŞI
  => ATATÜR VE DEVLETÇİLİK
  => ATATÜRK VE ÇAĞDAŞLAŞMA
  => ATATÜRK VE CUMHURiYET
  => ATATÜRK VE İNSANLIK SEVGİSİ
  => ATATÜRK VE LAİKLİK
  => Atatürk'ün Araştırma Yöntemi
  => ATATÜRK VE İNKILAP
  => ATATÜRK VE HALKÇILIK
  => ATATÜRK VE BAĞIMSIZLIK
  => Atatürk'ün sevdiği şarkılar
  => AFFETME
  => BİR ERGENDEN MEKTUP
  => BİR ŞEY
  => BURSA'DA İLKLER
  => HAYAT
  => Telafisi olmayan
  => Teknoloji(Videolar)
  => TARİH (TARİH ŞERİDİ)
  => HOŞGÖRÜ
  => Araştırma Yöntemi
  => TAKVİMLER
  => TÜBİTAK
  => TİMSAH YÜRÜYÜŞÜ
  => Mnzr
  => MARŞLAR
  => MESLEKLER(Tarih ile ilgili)
  => NUTUK
  => RESİMLER(OSM.MED.)
  => SARI ZEYBEK
  => MÜZİK
  => ÖLÇÜ BİRİMLERİ
  => ÖNYARGI
  => 1.DÜNYA SAVAŞI
  => 10 KASIM(Tören Konuşması)
  => İSTANBUL RESİMLERİ
  => 100 TEMEL ESER
  => TARİH(soru-cev)
  => İŞGALLER(İllere Göre)
  => YAZMA ESERLER
  => VİDEO 2
  => DEVŞİRME(OSM)
  => 100 Türk Edebiyatçısı
  => ÜNLÜ TARİHÇİLER
  => 14 ŞUBAT
  => Sürgündeki Hânedan
  => OSMANLI KÜLTÜR VE UYGARLIĞI
  => TARİHİ YAPILAR
  => ANDIMIZ
  => İlginç Şeyler
  => Üç çeşit insan
  => BİLİYOR MUSUNUZ?
  => SLAYT> 1.dünya sav
  => TAVLA
  => KONUŞAN HEYKELLER
  => İstanbul İsimleri
  => Arkadaş
  => Dünya'nın Enleri
  => Yapılandırma Sistemi
  => BULUŞ YOLUYLA ÖĞRENME
  => ALO
  => PROJE NEDİR,NASIL HAZIRLANIR?
  => Performans
  => LİSE 9(DERS NOTLARI)
  => TARİH KAYNAKLARI
  => Kur.sav.Kahraman,yapıt
  => Tarih Dersine Nasıl
  => LİSE 10(17-18 YY)
  => TARİHTE İLK
  => EYLÜL AYI MESLEKİ ÇALIŞMA RAPORU
  => YGS
  => YGS-LYS Tüm sorular
  => LYS
  => YGS-İNK TARİHİ SORULARI
  => ÖSYM-LYS
  => TEST(Karma)
  => ÇTDT
  => SEVGİ VE SAYGI
  => 9.SIN KİTAP CEVAP
  => MİLADİ VE HİCRİ YILI BİRBİRİNE ÇEVİRME
  => İlk Milletler Arası Dili Bir Türk İcat Etmiş
  => ANKA KUŞU
  => OSMANLICA
  => ÇTDT(Test)
  => ADAKALE
  => BİLİMSEL ARAŞTIRMA
  => “Tarihe Geçen Hazırcevaplar”
  => FIKRALAR
  => ARMA(Osm)
  => TARİH HARİTALARI
  => GİZLİ KAHRAMANı
  => MAKALELER
  => MESAJ (ŞŞAL MEZUNLARINA)
  => Makale(Halil İnalcık)
  => KAYNAKÇA
  => BAŞARILI HİKAYELER
  => Savaş ve Barış
  => PROJE HAZIRLAMA
  => İcatlar ve Keşifler
  => YÜRÜYEN KÖŞK
  => RAPORLAR
  => KUT-ÜL AMARE ZAFERİ
  => TÜRK BÜYÜKLERİ(ALFABETİK SIRA)
  => TÜRK BÜYÜKLERİ SERİSİ
  => Sınavlara Hazırlık
  => PROJE
  => TÜRK BÜYÜĞÜ(257)
  => BİLİM KADINLARIı
  => TÜRK BÜYÜKLERİ
  => TARİH ÇEVİRME KLAVUZU
  => GÜVENME
  => ATATÜRK ALBÜMÜ
  => EN GÜZEL GEZİLECEK YERLER
  => LİSE 3(Seç.T) DEVLET TEŞKİLATI
  => LİS-3(seçT)DEV.YÖN
  => TARİHTE BUGÜNı
  => Lis 3-seç.T.(Hukuk)
  => TOPLUM GELİŞİM
  => LİSE 3 (EKONOMİ)
  => LİSE 3(EĞİTİM-ÖĞRETİM)
  => soru-cevap(osm .dev.)
  => osm.Tarh(soru-cevap)
  => Kavram Haritaları
  => DERS ÇALIŞMA
  => DİNLEME
  => ANTLAŞMALAR(Osm)
  => KİTAP KAMPANYASI
  => LİSE 3(SANAT)
  => lise 3(seç.T-sorular)
  => ATATÜRK (ANILAR)
  => irfgzr2
  => HİÇ HAYALLERİNİZDEN SIFIR ALDINIZ MI?
  => ZÜMRE(İLÇE-2017-2017-SENE BAŞI
  MÜZE
  İLK DERS
  TARIH ARAŞTIRMA SITESI

 

Türkiye
irfgzr2 ile ilgili görsel sonucu
İRFAN GEZER
 



        
 DERS NOTLARI     (Osm.Dev)    
*S-Osmanlı devletini hangi Türk topluluğu kurmuştur
 *C-Oğuz Türklerinin bozok koluna bağlı kayı boyu kurmuştur(Karakeçili aşiretine mensupturlar).
*S-Kayılar Anadolu’ya ne zaman ve nasıl gelip, nerelere yerleşmişlerdir?
*C-İki grup farklı zamanda gelmiştir.İlk grup Malazgirt savaşı sırasında gelmiştir.Savaşta bulunmuşlardır.Savaş sonrası Güneydoğu Anadoluya yerleşmişlerdir.2.grup 13.yüzyılda Moğolların batıya doğru yaptıkları seferler sırasında gelmiştir.O sırada Anadoluda 1.Alaaddin Keykubat hükümdardı.Harzemşah’larla savaş halindeydi.Savaşta 1.Alaaddinin yanında yer aldılar.1.Alaaddin Keykubat savaş sonrası onları ödüllendirdi.Ankara’nın batısındaki Karacadağ yöresine yerleştirdi.Daha sonra buradan söğüt ve Domaniç yörelerine yerleştirildiler.(3.Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından).Kastamonu'daki  Çobanoğulları Beyliğine bağlandılar

Ertuğrulgazi 1281 yılında ölünce yerine oğlu Osman(Kara Osman) boy'un başına geçerek Bey oldu(O dönemde 4.800 km2 toprağa hakim idiler).Bu sırada Anadolu Selçuklu Sultanı olan Gıyasettin Mesud,Anadoludaki İlhanlı baskısının sona ermesinden  sonra Bizans’ın harekete geçeceğini  düşünerek,sınırlarını güçlendirmek istemiş,Osman Bey'e gönderdiği bir fermanla ona ''Osman Şah''diye hitap ederek ,söğüt ve çevresini mülk olarak bağışlamış ve böylece Osman Gazi ,uç beyi olmuştur(1284).

* S.Çobanoğulları Beyliğinin özellikleri nelerdir?*C.Anadolu’nun fetih hareketlerinde önemli rol oynayan ve Bizanslara karşı daimi mücadelede bulunan Türkmenlerin idarecisi durumundaki Çoban ailesine Selçuklu Sultanları tarafından Kastamonu ve yöresi ikta olarak verilmiştir.Neticede bu bölgede Türk-Selçuk siyasi ve idari ,örf ve ananelerini devam ettiren Çobanoğulları beyliği bu aile tarafından teşekkül ettirilmiştir.Çobanoğulları beyliğinin varlığı XII.y.yılın sonlarına kadar indirilir.Yazıcızade Ali ,Selçuknamesinde bu ailenin Oğuzların ''Kayı ''boyundan geldiğini yazmaktadır.Ayrıca Kastamonu-Ankara bölgesinde büyük bir kayı topluluğunun mevcudiyetinin bilinmesi bu bilgiyi kuvvetlendirmektedir.
  Selçukluların 1243 yılında Kösedağ savaşında Moğollar karşısında ağır bir yenilgiye uğraması sonucu devlet Moğollara tabii bir il durumuna düşmüştü.Selçuklulara yarı bağlı bir beylik durumunda bulunan Çobanoğullarının da Anadolu’nun yeni hakimlerine itirazsız boyun eğdikleri görülmektedir.
   Çobanoğullarının son beyi Mahmut Bey'in emirliği zamanında Bizanslılarla Çobanoğulları arasında şiddetli mücadeleleler cerayan etmiştir.Çobanoğullarının Bizans'a karşı yapılan akınlarını,Mahmut Bey'in kardeşi Ali Bey idare etmiş,Yaptığı başarılı seferler sonunda Sakarya nehrinin karşı tarafına kadar olan toprakları fethetmeğe muvaffak olmuştur.Bu devirde Osman Bey'in bu beyliğe tabii olduğu görülmektedir.Osmanlılar'ın Uç'da liderliği ele alması ancak Çobanoğulları Beyliğinin sukutundan sonra olmuştur.
 
*S-Osmanlı devletinin Özelliği nedir?
*C-Türkiye tarihinin dördüncü dönemini kapsar.
-Türk,hatta dünya tarihinin en büyük,en şerefli   ve en devamlı devletidir(Prof.Mehmet Altay Köymen)
-Türk tarihinin en uzun süre yaşayan devletidir.
-Türk tarihinin en geniş sınırlara ulaşan devletidir.
-Türk tarihinin kültür ve uygarlıkta en fazla gelişmeyi sağlayan devletidir.
-Türk tarihinin 15 ve 16 yüzyıllarda dünyanın en güçlü imparatorluğu  haline gelen devletidir.
 
S.-Osmanlı devletinin yapısal özelliği ve Felsefesi.
C.-  Osmanlı devleti ,Türk örf ve adetleri ile  İslam dininin kurallarıa göre oluşturulduAdalete ve hoşgörüye dayanan bir yönetim kuruldu.Yönetim altına giren topluluklara dil,din ve mezhep özgürlüğü tanındı. ve milliyet farkı gözetilmedi.Sömürgeci bir anlayış yoktu.Ülkenin her yanına imkanlar nispetinde hizmet götürdüler.
    Osmanlı  da yaşamın yasası değişme değil,düzen(Nizam) dır.İdeal değişme ,ilerleme değil  ;devleti oluşturan kurumlar ve örgütler arasında dengedir.Bunlara aykırı olan her şey ''İhtilal'' yani anarşidir.Dengesi bozulan siyasal toplumlara kurtuluş yoktur.Mali gücün kaynağı toplumlardır,bu nedenle devletin başlıca ödevi düzeni sağlamak,toplumu olduğu gibi tutmaktır.Çünkü evrim ,devrim,ilerleme kavramları yoktur.Toplum tarihsel gelişim doğrultusunu izleyemeyecek biçimde sınırlandırılmıştır.
   Devletin  yargı,askerlik ve sivil rejimi Selçuklu devletinin benzeri,ama daha geliştirilmişidir.Zaten doğuda despotik devlet rejimi hep aynı türdedir.Osmanlılar onu kendileri için en yararlı ve başarılı  düzeye ulaştırmışlardır.
   Doğu geleneğinin siyasi mirasçısı ve temsilcisi olan Osmanlı rejimi ,batı geleneğinden olan biçimin tam karşıtıdır.Ama batıile olan sürekli ve sıkı ilişkileri nedeniyle  o doğu türünün ''batı geleneğine en yaklaşmış ,hatta onun alanına kadar giren bir çeşidir''
  Batıda toplum,devleti belirler.Orada mülkiyet ve sınıflar vardır.Mülkiyete sahip olanlar ,siyasal güce ,yani devlete de egemendir.Devlet sınıflara dayanır.Toplumdaki sürekli değişme ve gelişmeler devlet yapısına da yansıyarak  onu etkileyip değiştirir.Osmanlı sisteminde,devlet güç sahibi olanların elindedir.Devlet taksim edilemez mukaddes bir varlık olarak kabul edilmiştir.Osmanlıda mülkiyet yoktur.Toprak mülkiyeti devletindir.Bu nedenle toplum devlete biçim vereceğine devlet topluma biçim verir.Devlet sınıflara dayanmaz,sınıflar devlete dayanır.Düzen Tanrı tarafından olduğu gibi konmuştur.Olduğu gibi tutulursa ,sonsuz ömürlü  olacağına inanılırdı.
  
S.-X1Vy.yılın Başında Yakın Doğuda bulunan Devletler
C.
 
-İlhanlılar:İran,ırak,Anadolu ve Kafkasyaya egemendir.
   -Altınorda Devleti:Karadeniz ve Hazar denizinin kuzeyine egemendir.
   -Memlüklüler:Mısır,Suriye bölgelerine egemendir.
   -Bizans İmparatorluğu:İstanbul,marmara denizi çevresine egemendir.
 
*S-Osmanlı devletinin kurulduğu sırada Anadolunun siyasi ve sosyal durumu nasıldı?
 
 
*C-a)Siyasi durum:
-Anadolu siyasi yönden parçalanmış durumdadır.
-Anadoluda bağımsızlığını ilan eden 20 ye yakın beylik bulunuyor.
 
(Başlıcaları:Karamanoğulları:Konya ve Karaman
-Germiyanoğulları.:Kütahya  ve civarı
-Karesioğullar:Balıkesir,Çanakkale
-Hamitoğulları:İsparta ve Antalya
-Aydınoğulları:İzmir,Aydın,Efes.
-Menteşeoğulları:Muğla ve çevresi
-Saruhanoğulları:Manisa ve çevresi
-Candaroğulları:Kastamonu ve Sinop
-Osmanoğulları:Söğüt ve Domaniç
-Eratna Beyliği:Sivas ve çevresi
-Ramazanoğulları:Adana ve çevresi
-Dulkadiroğulları:Maraş'ta kurulmuştur.)
-Anadolu Moğolların egemenliği altında
 
-Doğu karadenizde Trabzon Rum devleti bulunuyor.
-Güneydoğu Anadolu Memlüklerin etkisi altında
-Bizans Anadoludaki etkinliğini yitirmiş durumda.
b)Sosyal durum:
Moğol istilası ve Türk göçleri sonucu Anadoluda Türk nufusu büyük oranda arttı.
-Türk nüfusunun artmasıyla azınlık durumuna düşen hiristiyanlar adalara ve şehirlere göçtüler.
-Türklerin bir kısmı şehirlerde sanat ve ticaretle uğraşıyordu.
-Türklerin göçebe olanları Anadolu’nun güneyi,ne yerleşmiş bulunuyordu.
-Tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar köylerde yaşıyorlardı.
-14.y.yılın başında Marmara ,Ege ve Doğu Karadeniz bölgesinde rumlar, Kayseri,Sivas gibi askeri bölgelerde Moğollar,Çukurova ve doğu Anadolu’da Ermeniler yaşıyordu.
-14. yüz yılda Anadolu’da nüfusun büyük bir çoğunluğunu Türkler oluşturuyordu.
 
*S-Osmanlı devletinin kurulduğu sırada Bizans ‘ın durumu nasıldı?
 
*C-Devlet iyice zayıflamış durumdadır.
-Merkezi otoritenin zayıflaması nedeniyle din,mezhep kavgaları oluyor.
-Tekfur adı verilen valiler Bizans halkını eziyor,ağır vergiler alıyorlar.Halk bunlardan memnun değil kendilerini kurtaracak bir kurtarıcı arayışı içindeler.
-Komutanlar ,valiler  imparatorluk kavgalarına  karışmış durumda.
 
*S-Osmanlı devleti kurulduğu sırada Balkanlarda siyasi ve sosyal durum nasıldır?
*C-
a)Siyasi Durum:
-Siyasi bir birlik yoktur.
-Din ve mezhep kavgaları vardır.
-Birbirleriyle savaşan kralliklar bulunuyor.
Bunlar;
-Bulgar Krallığı
-Sırp krallığı(Ortodoks.Karada askeri yönden en güçlü)
-Eflak ve Boğdan beyliği
-Bosna beyliği
-Hersek beyliği
-Arnavut beyliği
-Macar krallığı(Katolik,karada en güçlü)
-Venedik krallığı(Katolik.Denizde en güçlü)
 
 
b)Sosyal Durum:
-Balkanların büyük bir çoğunluğunu slav kökenli ,Ortodoks mezhebine mensup olanlar oluşturuyor.
-Macar ve Venedikler Katolik diğerleri ortodokstur.
-Venedik ve Macarlar Balkanlarda yayılma siyaseti uygulamaları çatışmaları,düzensizlikleri,karışıklıkları artırmıştır.
-Balkanlardaki halk baskı ve zulüm altındadır. Durumundan kurtulma çareleri içindedir.
 
*S.Osmanlı Beyliğinin Güçlenme nedenleri nelerdir?
*C-Coğrafi konumunun elverişli olması
-Zayıf Bizans sınırlarına yakın kurulması.
-Devlet yöneticilerinin üstün niteliklere sahip olması.
-Ele geçirilen bölgelerin halklarına adil davranmaları.
-Doğudan gelen Türklerin Osmanlı beyliğini tercih etmeleri ve siyasi ve askeri yönden güç kazan-
dırmaları.
-Alınan topraklara iskan siyaseti uygulayarak Türk egemenliğini kalıcı kılmaları.
-Cihat düşüncesini ön planda tutmalari nedeniyle dini çevrelerin destegini saglamalari.
-Adalete ve höşgörüye ve  dayalı adil ve akılcı  bir idare kurmaları.
-Kişi egemenligine dayali merkezi bir otorite oluşturmaları
 
BİR BAŞKA İFADEYLE;
1.ANADOLU’nun DURUMU:
Kösedağ Savaşından sonra Anadolu Türk birliği bozulmuş, çok sayıda beylik kurulmuştur. XIII.yy sonlarına doğru İlhanlıların Anadolu’daki baskısı azalmıştır. Beylikler arasında mücadeleler vardır.
2.BİZANS’ın DURUMU: Sık sık taht kavgaları olmakta. Tekfurlar merkezi dinlememekte ve kendi aralarında mücadele etmektedir. Güçsüz olan ordusunu da Balkanlardan gelebilecek Sırp ve Bulgar saldırıları için kullanmaktadır. 
 
3.BALKANLAR’ın DURUMU: Merkezi otorite bulunmamakta. En güçlüleri SIRP ve BULGAR krallıkları olmak üzere, Eflak, Boğdan, Bosna-Hersek gibi küçük prenslikler vardır. Ayrıca Katolik MACAR saldırılarına uğruyorlardı.
4.Osmanlının kurulduğu coğrafi konum.
5.Bizans sınırında bulunması.
6.Tekfurlar arası mücadelelerden istifade etmeleri.
7.Beylikler arası mücadelelere girmemeleri.
8.Sürekli cihat ve gaza ile uğraşmaları.
9.Türkmenlerin sempatisini kazanmaları ve sürekli göçlerle beslenmeleri.
10.Ahilerin, Şeyhlerin, Erenlerin desteğini almaları.
11.Takip ettikleri mükemmel siyaset (Hoşgörü).
12.Padişahların çok yetenekli olması.
13.Kayı boyundan olmaları.
14.Merkeziyetçiliğin sağlanması.
15.Avrupalıların yüzyıl savaşları ile uğraşmaları.
 
NOT: Yüzyıl Savaşları (1337-1453),
İngiltere X Fransa = Fransa galip gelmiştir.
1346 Kresi Savaşında TOP ilk kez kullanıldı (İng)
 
*S-Osmanlı devletinin kuruluş dönemi hangi tarihler arasıdır?
*C-1299-1453
 
*S.)OSMANLI POLİTİKALARI NELERDİR?
C.)
*İSKAN POLİTİKASI
*FETİH POLİTİKASI
*HOŞGÖRÜ POLİTİKASI
*DEVŞİRME SİSTEMİ
 
*S-Osmanlı devletinin kuruluş dönemi padişahları kimlerdir?
   C.)*Osman Gazi       : 1281 – 1326
   *Orhan Gazi             : 1326 – 1362
  *I.Murat                    : 1362 – 1389
  *Yıldırım Bayezit     : 1389 – 1402
  *Fetret Devri           : 1402 – 1413
  *Çelebi Mehmet       : 1413 – 1421
  *II.Murat                  : 1421 – 1451
  *II.Mehmet               : 1451 – 1481
 
 
S.Osm dev. Kuruluş Dönemi İlkler nelerdir?
C.)
*İlk Para – Osman Bey döneminde basıldı.
*İlk Osmanlı - Bizans (Tekfurlar ile) savaşı Koyunhisarı savaşıdır (1302).
*İlk defa Osmanlıya katılan beylik Karesioğulları’dır.
*İlk Osmanlı yenilgisi – Ploşnik Bozgunu (1388).
*İlk Haçlı ittifakı –Sırpsındığı savaşıdır (1364)
*İlk Osmanlı Topu – I.Kosova sav. kullanıldı.
*İlk ve tek savaş alanında öldürülen padişah – I.Murat (I.Kosova savaşı).
 
S.)Osmanlı dev.Kuruluş Dönemi savaşları nelerdir?
C.)*1302 Koyunhisar (Bafeon) Savaşı
*1329 Maltepe (Palekanon) Savaşı
*1363 Sazlıdere Savaşı
*1364 Sırpsındığı Savaşı
*1371 Çirmen Savaşı
*1388 Ploşnik Bozgunu
*1389 I. Kosova Savaşı
*1396 Niğbolu Savaşı
*1402 Ankara Savaşı
*1444 Varna Savaşı
*1448 II. Kosova Savaşı
 
 
OSMAN BEY DÖNEMİ
*S.-Osman Bey’in Kimliği
C.)
          -Babası:Ertuğrul Gazi
-Annesi:Hayme Ana(diğer bir adıyle Hürmüz)dır.
 -Doğum:9/5/1258
 -Doğum Yeri:Söğüt
-Kardeşleri:Sarubalı Savcı,Gündoğdu,
-Karısı:Mal Hatun(Aşiretin ileri gelenlerinden Ömer Beyi’in kızı- Orhan Bey’in annesi)
-Karısı:Bala Hatun(Şeyh Edebali’nin kızı-Alaaddin Bey’in annesi)
-: Erkek çocukları: Pazarlı Bey, Çoban Bey, Hamid Bey, Orhan Bey, Alaeddin Ali Bey, Melik Bey, Savcı Bey
Kız çocukları: Fatma Hatun
-Mensup olduğu aşiret(Boy):Oğuzların Bozok koluna bağlı Kayı boyu(Karakeçililer aşireti).
-Esas adı:Osman(Odman)
-Lakabı:Kara Osman
-Unvanı:Fahreddin
-Babası Ertuğrulgaziden devraldığında toprakların yüzölçümü 4800km2’dir.
-Oluşturduğu hanedanlığına:Al-i Osman denmiştir.
-Öümü:Nikris hastalığından (bacak ağrısı) ölmüştür.
Öldüğünde devletin yüzölçümü:16.000 km2’dir.
- Vefat ettiğinde geriye bıraktığı mal varlığı şunlardı: Bir at zırhı, bir çift çizme, birkaç tane sancak, bir kılıç, bir mızrak, bir tirkeş, birkaç at, üç sürü koyun, tuzluk ve kaşıklık.
 
S.- ÇOCUKLUĞU  VE GENÇLİĞİ
C.-1258 yılının dokuz mayısında Söğütte dünyaya geldi.Babası Ertuğrulgazi,Annesi Hayme Ana(diğer bir adıyla  Hürmüz) idi.Ahi şeyhlerinden birinin kucağına verdiler.Şeyh Efendi bebeğin sağ kulağına ezan ,sol kulağına kaamet okudu.Adının Osman olduğunu fısıldadı.Bir hayli de dua okudu.Böylece Odman adını aldı.Kendisine ''Kara Osman'' da denmiştir.Unvanı ise ''Fahreddin'' olmuştur.Osmanlı sülalesinde devam edecek olan Osman'lar içerisinde''Osman 1.''adını alacaktır.
  Babası ,dünyaya gelen oğlunun  şerefine Toy kurdu,şenlikler düzenledi.Osmancık Söğü'te büyüdü,gelişti,serpildi.Uzun boylu ,geniş göğüslü,uzun kollu,yuvarlakve tunç yüzlü ,çatık kaşlı,ela gözlü ve koç burunlu ,cesur ve yiğit bir delikanlı oldu.Düzenli bir eğitim göremiyordu.Büyüklerin sohbetlerini kaçırmıyor,kendi yaşıtlarıyla oynamaktan ziyade Şeyhlerin,dervişlerin sohbetlerini dinlerdi.Hele Eskişehir yakınlarındaki İtburnu mevkiinde dergahı bulunan Ahi şeyhlerinden Edebali'ye çok sıkı giderdi.Onun feyzinden feyiz alır,ilminden faydalanırdı.
   Osman Bey'in yakın arkadaşları;Samsa Çavuş,Hasan Ali,Turgut Ali,Akçakoca,Konuralp,Saltuk Alp,Kara Balaban,Sarıyatu Aydoğdu cengaverlerdi.Osman Bey yıllarca bu yiğit arkadaşlarıyla meydanlarda at sürdüler,kılıç kuşandılar.Osmanlı beyliğinin temellerini beraber attılar.
 
OSMAN BEY’İN RÜYASI
   Osman Gazi, Ahi Şeyhlerinden Edebali'nin görüşlerine değer verir ve ona saygı duyardı. Sık sık Şeyh Edebali'nin Eskişehir Sultanönü'ndeki Dergahına gider ve misafir kalırdı.

   Osman Gazi bir gece Şeyh Edebali'nin dergahında misafirken, bir rüya gördü. Sabah olunca hemen Şeyh Edebali'ye koşup, ona şöyle dedi:
"Şeyhim, rüyama girdiniz. Göğsünüzden bir ay çıktı. Yükseldi, yükseldi, sonra benim koynuma girdi. Göbeğimden bir ağaç büyümeye başladı. Büyüdü, yeşillendi. Dal, budak saldı. Dallarının gölgesi bütün dünyayı tuttu. Rüyam ne manaya gelir

Şeyh, bir süre sustuktan sonra ona şöyle dedi:
   "Müjdeler olsun ey Osman! Hak Teala, sana ve senin evladına saltanat verdi. Bütün dünya, evladının himayesinde olacak, kızımda sana eş olacak."

Bu olaydan sonra Şeyh, kızı Bala Hatun'u Osman Bey'e verdi. Bu evlilikten de Alaeddin doğdu.
 
*YÖNETİCİLİĞİ VE TEŞKİLATÇILIĞI
  Osmanoğullarına bizzat Osman Bey kumanda etti.Ama tek hakim değildi.Daima   alimlerden ve silah arkadaşlarından meydana gelen bir heyetle ,iştişarede bulunuyordu.Yanında bunlardan kimseyi bulamadığı zamanlar sıradan bir kaç yiğitle konuşup kararını ondan sonra verirdi.''Beş insan bir insandan daha iyi düşünür''derdi.
 
   Allah ve İman ile teşkilatını kurup ufkunda güneş batmayacak olan bir imparatorluğa doğru yöneldi.Emin ve hızlı adımlarla yürünüyor,ahlak,fazilet,inanç,adalet,adil kuvvet ve Kur'ana bağlılık sayesinde çıkılan bütün seferler kazanılıyordu.
  Osman Bey ilk hükümet merkezi olarak Karacahisar'ı temin etti.Hükümdarlığını ilan ettiği sırada şu yerler egemenliği altındaydı;
Karacadağ,Domaniç,Söğüt,Karacahisar,Eskişehir,Bilecik,İnegöl,Yarhisar,çakırpınar,Taraklı,Yenicesi,İnönü,Köprühisar,Bozüyük.
    Osman Bey Hükümdarlığının üçüncü yılında Yenişehir ve Yurthisarı aldı.Bu defa hükümet merkezini Yenişehir'e naklettirdi.Fethedilen yerleri silah arkadaşlarına dirlik olarak veriyordu.Kardeşi Gündüz Bey'e Eskişehir'i,Oğlu Orhan Bey'e Sultanönünü(Karacahisar),Hasan Alp'e Yarhisar'ı,Aykut Alp'e İnönü'yü ,Turgut Alp'e İnegöl mıntıkalarını verdi.Bilecik taraflarının öşür ve resmi'ni de kayın babası Şeyh Edebali ile zevcesine terk etmiştir.
 
*S-Osman Bey dönemi gelişmeleri nelerdir?
*C)
-Söğüt ve Domaniç merkezli olmak üzere beylik kuruldu.
-Bizans tekfurlarıyla savaşıldı .
-Osman Gazi, siyasi ve askeri faaliyetlerine Bizans toprakları üzerinde başladı. 1281 yılında Kayı Boyu'nun Beyi olduğunda, ilk iş olarak birçok Türkmen boyunu etrafında topladı. Osmanlı tarihinin ilk savaşı, Bursa'nın İnegöl kazasına 10 km uzaklıkta bulunan Hamzabey köyünde gerçekleşen Ermeni-Beli savaşıdır (1284). Bu savaşta Osman Gazi'nin yeğeni Baykoca şehit düştü. Osmanlı tarihindeki ilk kale fethi olan Kulaca Hisar'ın fethi ise 1285 yılında gerçekleşti.
       Bu sıralarda Selçuklu Sultanı Üçüncü Alaüddin Keykubad, Eskişehir ve İnönü taraflarını Osman Gazi'ye verdi. Osman Gazi 1291 yılında İnegöl Tekfuru ile savaşıp Karacahisar'ı aldı. Sakarya taraflarına akınlar düzenledi. Amcası Dündar Bey Bizans Tekfurları ile ilişki kurduğu için 1298 yılında öldürüldü. Osman Gazi'nin yoğun siyasi ve sosyal faaliyetlerinin devam ettiği bu yıllarda, İlhanlılar Anadolu Selçuklu Sultanı Üçüncü Alaüddin Keykubat'ı sürgüne göndermişler ve Selçuklu Devleti tahtsız kalmıştı. Osmanlı başkentinin Bilecik'e taşındığı, Selçuklu tahtının boş kaldığı 1299 yılında Osmanlı Devleti'nin kurulduğu kabul edilmektedir. (Bazı kaynaklarda Osmanlı Devleti'nin kuruluş tarihi 27 Temmuz 1301 olarak geçmektedir. Bu tarihte Osmanlı kuvvetleri Bizans ordusunu Bafeus Savaşı'nda yenilgiye uğratmış ve bağımsızlığını kazanmıştır). 1300'de fethedilen Yenişehir kalesi, bir yıl sonra Osmanlı Devleti'nin başkenti yapılacaktır.
-Karacahisar alındı,Bilecik,Yarhisar,İnegöl alındı,Yundhisar, Harmankaya,Lefke,Akhisar,Geyve,Mudanya,Göynük,Hendek,Koyunhisar,Eskişehir, alındı.
-Yarhisar tekfurunun kızı Nilüfer’i esir alıp oğlu Orhan ile evlendirdi.
          -Bilecik alınıca merkez yapıldı.
-Bizans ordu ve tekfurların kuvvetlerinden oluşan kuvvetleri 1302 de Koyunhisar(Bafeon)da yendi(Bizans ile ilk savaş).
-Koyunhisar(Bafeon) savaşı Osmanlıların Bizans ile ilk karşılaşmadır.
-Bursa kuşatıldı(1315)
-İlk Osmanlı parası basıldı.
 

    Osman Gazi, eski Türk geleneklerine bağlı kalarak, elde edilmiş olan yerleri kardeşine, oğluna ve silah arkadaşlarına dirlik olarak bölüştürdü. Kardeşi Gündüz Bey'e Eskişehir'i, oğlu Orhan Gazi'ye Karacahisar'ı, Hasan Alp'e Yarhisar'ı, Turgut Alp'e İnegöl bölgesini verdi. Buralar Osmanlı'nın uç bölgeleriydi. Böylece sınırların genişletilmesi düşünüldü. Osman Gazi'in silah arkadaşlarından Abdurrahman Gazi, Akçakoca, Samsa Çavuş, Konuralp, Aykutalp gibi komutanların yeni yerlerin fethedilmesinde çok büyük hizmetleri oldu.
     1302'de Bizans İmparatorluğu Ordusu'na karşı Koyunhisar'da yapılan savaştan Osmanlılar galip çıktı. 1303'de İznik kuşatıldı, Marmaracık kalesi fethedildi. Osmanlıların irili ufaklı fetihleri devam ediyordu. 1306'da yapılan Dinboz Savaşı sonunda Kestel, Kete ve Ulubad kaleleri fethedildi ve Osmanlı Tarihi'nin ilk askeri antlaşması imzalandı. 1308 yılında ise Karahisar fethedilip, bölgenin önemli ticari ve sosyal merkezlerinden olan İznik sıkıştırılmaya başlandı. Osman Gazi'nin siyasi dehasını gösteren önemli bir olay da, Bizans'ın ticari yollarına hakim olarak, Bizans'ı zor durumda bırakmasıydı. Zaman zaman Bizans halkından ve tekfurlarından müslüman  olanlar vardı. Harmankaya tekfuru Köse Mihal de bunlardan biriydi. Müslüman olup, kalesiyle Osmanlılara katıldı. Lefke, Mekece ve Akhisar dolayları onun gayretleriyle ele geçirildi. Osman Gazi padişahlığı döneminde Bursa'yı da kuşattı (1315), Karatekin, Ebesuyu, Tuzpazarı, Kapucuk ve Keresteci kalelerini fethettip, Akçakoca ve Kocaeli diyarını Osmanlı topraklarına kattı (1317).
      Osman Gazi yaşlanıp hastalandığı için 1320 yılından sonraki faaliyetlere katılmadı. Yerine vekil olarak bıraktığı oğlu Orhan Gazi; 1321'de Mudanya ve Gemlik, 1323'de Akyazı ve Ayanköy, 1324'de Karamürsel ve Karacabey, 1325'de de Orhaneli'yi Osmanlı topraklarına dahil etti. Osman Gazi babası Ertuğrul Gazi'den 4800 km.kare olarak devraldığı toprakları oğluna 16000 km.kare olarak devretti.
      Osman Gazi fetihlerle meşgul olmaya devam ettiği sıralarda, fethedilen yerlerin idareleri ve İslamlaştırılmaları için gerekli teşkilatları da kuruyordu. Osman Gazi ihtiyaçlara göre kanun mahiyetinde birtakım emirler veriyor, bu konuda Selçuklu kanunlarından da yararlanıyordu. İlk vergi Osman Gazi zamanında alındı. Pazara getirilen, toptan kabul edilen "yük" cinsinden mallar "Bac" denilen vergiye tabi tutulmuştu. Köylünün satmaya getirdiği bir iki tavuk, uç beş kilo yağ gibi mallardan Bac alınmazdı. Selçuklular zamanında geçerli olan tımar usulü Osman Gazi zamanından itibaren sürdürüldü. Kendisine Tımar verilen sipahi, bulunduğu köyün vergisini toplar, buna mukabil de savaş zamanı atı, zırhı ve yardımcısı ile birlikte sefere giderdi.
 
 
S.Osman Bey’in yakın arkadaşları kimlerdir?
C.*Abdurrahman Gazi
*Akça Koca
*Samsa Çavuş
* Konuralp
*Aykutalp
*Hasan Ali
*Turgut Ali
*Saltuk Alp
*Kara Balaban
Sarıyatu Aydoğdu
 
*S-Osman Bey’in belirlediği genişleme politikası nasıldı?
*C-Bizans’a yönelik idi.Sürekli batıya genişlemeyi hedefliyordu.
 
OSMAN GAZİ'NİN, OĞLU ORHAN GAZİ'YE NASİHATİ (VASİYETİ)
    Ey oğul! Her işten önce din işlerine dikkat et. Zira farizaya (farzlara) dikkat, din ve devletin güçlenmesine sebeptir. Din işlerini; dikkatli olmayan, itikadı bozuk ve doğru yoldan ayrılmaya yönelen, büyük günahlardan kaçınmayan, helala-harama dikkat etmeyen sefihlere ve ayrıca tecrübesiz kişilere bırakma, devlet idaresinde bu gibi kişilere iş verme!.. Zira yaratandan korkmayan, yaratılandan hiç korkmaz. Büyük günah işleyen ve bunu devam ettiren kimsede sadakat olmaz.
     Böyle kişilerin sadakati olsa ümmeti olduğu Peygamber-i Zişan'ın sadık tebligatı üzere hareket eder de şer'i şerifin dışına çıkmazdı. Zulümden, bid'atten sakın. Zulme ve bid'ate teşvik edenleri devletinden uzaklaştır. Çünkü böyleleri seni zevale uğratmış olurlar. Daima cihad ile devletini genişletmeye çalış. Çünkü uzun zaman sefer olunmazsa askerin secaatine; reislerin ve kumandanların bilgi, tedbir ve malumatına ağırlık ve noksanlık gelir. Böyle sefer işlerini bilenler ölür gider de yerine tecrübesiz kimseler gelir, bu yüzden de bir çok hatalar meydana gelir ki, bundan da devlet büyük zararlar görür.
   Beytü'l-mali koru! Devletin servetini çoğaltmaya çalış!.. Şer'i şerifin ölçüsüne göre sana ait olana kanaatle, ihtiyaçlarından ve gerekli olanlardan başka lüzumsuz yere telef etme, israftan kaçın. Askerinle, malınla gururlanma. Zira onlar Allah yolunda cihad için milletin işlerinin yerli yerinde görülmesi ve cihana adalet ve fazileti yayman için vasıtadırlar.
Sadakatle Allah rızası için çalışan devlet erkanını koru!..
    Vefatlarından sonra böyle kimselerin çoluk-çocuğuna bak, ihtiyaçlarını karşıla.!..Halkından hiç kimsenin malına tecavüz etme!.. Hak edenlere yardım ile iltifat elini uzat, böylelerinin yakınlarını sıkıntıdan kurtar.
Askeri erkanı iyi koru!..
     Alimler, fazıllar, sanatkarlar, edipler; devletin bedeninin gücüdür. Bunlara iltifat ve ikramda bulun.
    Bir kemal sahibi işitince onunla yakınlık kur, dirlikler ver ve ihsan eyle!.. Hükümetinde ulema, fazıl kimseler, erbab-ı maarif çoğalsın, siyaset ve din işleri nizam bulsun!.. Benden ibret al ki, bu diyarlara zayıf bir bey olarak gelip haketmediğim halde bunca inayet-i celile-i Rabbaniye'ye mazhar oldum. Sen de benim yolumdan git ve bu Din-i Muhammedi'yi ve ashabını, başka sana tabi olanları koru.
    Allah'ın (c.c.) hakkını ve kulların hukukunu gözet!.. Ve senden sonrakilere böyle nasihat etmekten geri durma. Ve adalet ve insafa riayet ile zulmü kaldırmaya devam ile her bir işe teşebbüs de Allah'ın yardımına güven. Halkını düşman istilasından ve zulme uğratılmaktan koru!..
Haksız yere hiç bir ferde layık olmayan muamelede bulunma!..
Halkı taltif et, hepsinin rızasını kazan".
 
 
 
ORHAN BEY DÖNEMİ (1326 – 1359)
 
Kimliği:
Babası:Osman Gazi
Annesi : Mal Hatun
Doğumu : 1281
Ölümü : 1360
Saltanatı : 1326 - 1359
Devlet Sınırları : 95.000 km2
 
 
*S-Orhan Bey döneminin gelişmeleri nelerdir?
*C-
 
1-Alınan Yerler:
-Bursa,Balıkesir,Orhaneli,Çimpe,İznik,İzmit,Maltepe,Malkara,
 Tekirdağ,Çorlu,Lüleburgaz,Bolu,Ankara,Düzce,Akçakoca.
2-Yapılan savaşlar.
-Maltepe(Pelekanon) savaşi:Bizans ordusuyla yapilan ilk meydan savaşidir.
-Tekfur ve beyliklerle yapılan savaşlar.
3-Diğer gelişmeler:
-Bursa başkent yapıldı.
    -İlk olarak Anadolu beyliklerinden Karesioğulları ortadan kaldırıldı(Böylece   
    Osmanlı Devleti’nin Rumeli’ye geçişi kolaylaştı.Karesi beyliğinin önemli  
     komutanları Osmanlı hizmetine girdi.Karesi Donanması Osmanlı’nın  
     çekirdeğini oluşturdi.Anadolu Siyasi (Türk) birliğinin kurulmasında ilk adım  
     atılmış oldu.).
 
   -Rumeliye ilk askeri yerleşim sağlandı(Bizans imparatoru Kantakuzen,    
    İstanbul’daki taht kavgalarından dolayı Osmanlıdan yardım istemiştir.
    Yardımlara karşılık Gelibolu’daki Çimpe kalesi Osmanlıya verilmiştir.    
    (1353-Türklerin Rumeli’ye ilk geçişleri ve askeri yerleşmeleri sağlandı)  
 
-Orhan Bey ilk devlet teşkilatını oluşturdu.
-Divanı kurdu,
-İznikte ilk medrese açıldı(Orhaniye).
-İlk düzenli orduyu oluşturdu(Yay ve müsellem birlikleri).
-İlk vezirlik teşkilatını oluşturdu.
-İlk kadılık teşkilatını kurdu.
-Balkanlarda ilk İskan siyaseti uygulandı.
-Beyliği devlet haline getirildi
*Orhan Gazi devlet teşkilatı içinde üç önemli nokta üzerinde duruyordu; para, ordu ve kıyafet. Fethettiği yerlere adli ve idari işler için kadılar, askeri işler için subaşılar tayin etti.
 
1.MURAT (Hüdavendigar)DÖNEMİ (1362-1389)
 
 Balkan devletleri arasındaki birlik ve bütünlüğün olmamasından(siyasal ve mezhep bölünmüşlük)yararlanmak istedi.Lala Şahin Paşa’yi Rumeli’nin fethi için görevlendirdi.
 
Yapılan Savaşlar.
-Sazlıdere Savaşı(1362):Bu savaş sonunda Edirne alındı.
-Sırpsındığı Savaşı(1364):Balkan devletlerinden oluşan haçlı ordusuyla ilk karşılaşmadır.Bu savaştan sonra Edirne başkent yapıldı
-Çirmen Savaşı(1372)
-Ploşnik Bozgunu(1388)
-1.Kosova Savaşı(1389)
-Karamanoğulları ile Konya’da(1387)
 
ALINAN YERLER:
(Alınan yerlere Türkler yerleştirildi)
-Ankara(Ahilerden geri alındı.Ahi beyliğine son verdi.(1362).Ahi beyliğine son verilmesi ile 1487 yılına kadar sürecek olan Osmanlı-Karaman rekabeti başladı).
-Çorlu(geri aldı)
-Edirne alındı (Bizans Balkanlardan kuşatıldı.Türklere Balkan fetihlerinin yolunu açıldı.Balkanlarda ilerleyişe hız kazandırdı.Bizans’ın Balkan ve Avrupa devletleri ile olan karayolu bağlantısı kesildi.)
-Lüleburgaz(geri aldı)
-Malkara(geri aldı)
-İpsala
-Kavala
-Drama
-Makedonya
-Dedeağaç
-Trakyanın tamamı(1367)
-Dimetoka
-Gümülcine
-Filibe alındı.(Edirneden sonra Filibenin alınmasıMakedonyada bulunan Sırplarla ,Bulgar ve
Bizansların bağlantısı kesilmiştir.Ayrıca batıya doğru Balkanların fetih yolu açıldı).
-Manastır alındı(1367)
-Niş alindi(1367
-Sofya(1372)
-Hamitoğullarından 80 bin altın karşılığında Beyşehir,Seydişehir,Yalvaç,...satın alındı(Karamanoğullarının üstünlüğünü kırmak için).
-1376'da Bulgaristan  fethedildi.
-Germiyanoğullarından çeyiz olarak Kütahya,Emet, Tavşanlı,Simav alındı.
 
                            
SAZLIDERE  SAVAŞI:
-Tarihi:1362
-Yer:Sazlıdere
-Osmanlı… X..Bizans
 Nedenleri:
   -Osmanlıların Edirne’yi kuşatmaları
-Bizans'ın Avrupa’dan yardım istemesi. 
 -OsmanlıXBulgar +Bizans kuvvetleri arasında yapıldı.
 Sonuçları:
-Osmanlılar kazandı
-Osmanlılar Edirne,Filibe alındı.
-Edirne ve Filibe’nin alındı. Böylece Makedonya’da bulunan Sırplar ile Bulgar’ların Bizans ile olan bağlantısı kesildi.
-Balkanların fetih yolu açıldı.
-Bizans ve Papalık telaşa düştü.
-Bizans,Papa’dan yardım istedi.Papa’lığın kışkırtmaları sonucu Haçlı birlikleri oluşmaya başladı.Böylece Osmanlıları Balkanlardan atmak için Haçlı seferleri başladı.
Önemi:
-Trakya’nın büyük bir bölümü ve Edirne alındı.
-İstanbul'un Balkan ülkeleriyle karadan bağlantısı kesildi.
 
SIRPSINDIĞI SAVAŞI:
 
Tarih:1364
Yer :Sıpsındığı
Devletler:Osmanlı X Haçlı ordusu(Balkan ülkelerinden;Sırp,Macar,Bulgar,Bosna,Eflak. devletlerinin oluşturduğu )arasında oldu.        
 
Nedenleri:
-Osmanlı’ların Edirne’yi almaları,burayı üs yapmaları ve Balkan içlerine doğru ilerlemeleri.
-Türklerin ilerleyişi Bizans ve Balkan ülkelerinde korku yaratmasi.
-Türk tehdidini önlemek için Balkan ülkelerinin Filibe ve Edirne’yi geri almak istemeleri
-Osmanlıları Balkanlardan atmak.
 
Gelişim:
Sırp kralının öncülüğünde başladı.
Düşman Tarafi:
-Macar
-Bulgar                  
-Eflak
kuvvetleri birleşti.Papa’nin (V.Urban) teşfikiyle büyük bir haçli ordusu
oluşturuldu.Ordunun başina Macar krali 1.Layoş(Ludvig) getirildi.Edirne’ye dogru yürüdüler.
 
Türk Tarafı:
Lala Şahin Paşa Haci Ilbey’i haçlilarin durumunu ögrenmek için keşif amaciyla düşmanin geldigi yöne gönderdi.Anadolu’da bulunan 1. Murat’a da durumu bildirerek yardim istedi.
 Hacı İlbey Meriç nehri vadisi boyunca ilerleyen düşmana gece rastladı.Sabahı beklemeden,düşman kuvvetlerinin sarhoş ve eğlenir halinden yararlanıp çok az bir kuvvetle baskın yapıp yendi(1364).
 
Sonuçları:
  -Haçlı ordusu keşif amacında bulunan Hacı İlbey kuvvetleri tarafından bir gece baskınıyla yenilgiye uğratıldı.
  -Bulgar kralı Yuvaş Osmanlı egemenliğini kabullendi.
  -Macar üstünlükleri kırıldı.
  -Osmanlılar fetih alanlarına yakın olduğu için Edirneyi başkent yaptı.
NOT: Sık sık başkent değiştirme nedeni, savaş alanlarına yakın olma isteğidir.
         -Balkanlarda Türk ilerleyişi hizlandi.
 
Önemi:
-Osmanlıların Balkan ülkelerinden oluşan haçlı ordusuyla yaptıkları ilk savaştır.
 
ÇİRMEN SAVAŞI:
 
Tarih:1372
Yer:Çirmen(Meriç nehri kıyısı)
Devletler:OsmanlıXSırp kralı Vukaşin başkanlığında Haçlı ordusu
Nedenleri:
-Osmanlıları Balkanlardan atmak.
Gelişimi:
-Sırp kralı Vukaşin başkanlığında bir haçlı ordusu hazırlandı.
-İki ordu Meriç nehri boyunda Çirmen’de karşılandı.
Sonuçları:
-Osmanlılar kazandı.
-Selanik ,Köstendil alındı
-Sırplar Osmanlı egemenliğini kabul etti.
-Serez,Manastır,Niş Sofya alındı.
-Balkanlarda Osmanlıların ilerleyişi devam etti.
-1376'da Bulgaristan fethedildi.
-Bu zaferden sonra 1.Murat Anadolu’ya yönelmiştir.
 
Önemi:
-Bu zafer Makedonya’nın kazanılmasını sağladı.
-Sırplar Osmanlı egemenliğini kabul ettiler.
 
PLOŞNIK BOZGUNU:
Tarih:1388
Yer:Ploşnik
 Devletler:Osmanlı XSırp+Bosna
Gelişimi:
 1.Murat Karamanoğullarının desteklediği Bosna krallığı üzerine kuvvet gönderir.Fakat birlik Ploşnikte yenilir.
Nedenleri:
-Bosna devletinin Anadolu beyliklerinden Karamanoğullarına destek sağlamaları.
 
Sonuçları:
-Şahin Bey komutasindaki Osmanli kuvvetleri tuzaga düşürülüp bozguna ugratildi.
-1.Kosova savaşina neden olmuştur.
 
Önemi:
-Osmanlıların Rumeli’de aldıkları ilk yenilgidir.
 
1.KOSOVA SAVAŞI:
 
Tarih:1389
Yer:Kosova(Sirbistanda)
Devletler:Osmanlı X Sırp+Macar+Bosna+Arnavutluk+
Nedenleri:
-Osmanlıların Ploşnikte yenilmeleri Balkan ülkelerini ni umutlandırmaları,onları Balkanlardan atma umutları oluşması.
-Sırp kralı Lazer ‘in Balkan ülkelerine çağrıda bulunarak,Türkleri Balkanlardan atmak için birleşmeye çağırması.
 
Gelişimi:
Sırp-----------------------
Bosna,Arnavutluk,
Macar                                kuvvetleri birleşerek bir haçli ordusu oluşturdu.
Eflak                                  Sırp kralı Lazer haçlı ordusunun başına geçti.                              
Hırvat                                (Anadolu beyliklerinden Karamanoğulları beyliği de bu haçlı
Leh                                     birliğine katılmıştır.)
Çek-------------------------
 
Sonuçları:
-Osmanlılar kazandılar.
-Osmanlı egemenliği Balkanlarda kabul görmeye başladı.
-Macar kralı Lazer esir alındı.
-1.Murat savaş meydanini gezerken Miloş isimli bir sirp askeri tarafindan hançerlenerek şehit edilir.
-Sırp’ların Rumeli’deki askeri üstünlüğü ve siyasi liderliği çökertildi.
 
Önemi:
-Balkan ülkelerinin oluşturdugu birleşik hacli ordusuyla yapilan ilk meydan savaşidir.
-Osmanlıların Balkanlardaki egemenliğinin en önemli kilometre taşlarından ve en sağlamıdır.
-Bu zaferle Balkanlarda Türk egemenliği kurulmaya başladı ve süreklilik kazandı.
 
DİĞER OLAYLAR:
-1.Murat kızını Karamanoğlu Ali Bey ‘e vererek akrabalık oluşturdu.Fakat Osmanlıların büyümesini kabullenemeyen Ali Bey ,1. Murat Rumeli’de iken bunu fırsat bilerek Osmanlı topraklarına saldırır.Bunun üzerine 1.Murat Anadolu’ya geçti.Konya üzerine yürüdü.Yapılan savaşta Karamanoğulları yenildi.(İlk Osmanlı -Karaman savaşı) af isteyen Ali bey bağışlandı.(1387)
-1.Murat oğlu Yıldırım Bayezid'e Germiyanoğlu beyinin kızını aldı.Germiyanoğlu beyi Yakup Beyde kızının çeyizi olarak Kütahya,Emet,Tavşanlı,Simav Dolaylarını verdi.
-1.Murat Hamitoğullarında 80 bin altın karşılığında toprak(Beyşehir,Seydişehir,Yalvaç... satın aldı. 
 
KÜLTÜR OLAYLARI:
-Osmanlıların ilk eyaleti olan Rumeli eyaletini(Beylerbeyliği) Manastırda oluşturdu. 
-Acemi oğlanlar ocağını kurdu.
-Yeniçeri ocağını kurdu.
-Tımar sistemi uygulanmaya başladı.
-İlk olarak topçu ocağı kuruldu.
-İlk olarak Veziriazamlık oluşturuldu.(Çandarlı Halil oldu.)
-İlk olarak pencik sistemi uygulanarak esirlerin beşte biri acemi oğlanlar ocağına alındı.
-İlk mali teşkilat kuruldu.
NOT: I.Murat “ülke, hanedan üyelerinin ortak malıdır” anlayışının yerine “ülke, padişah ve oğullarının malıdır” anlayışına getirmiştir. Taht kavgaları önlemek amaçlandı. (Merkeziyetçilik amaçlandı)
 
***************************************************
1.BAYEZİD(Yıldırm,1389-1402) DÖNEMİ:
 
 
 
Anadolu güvenliği ve birliği sağlamak için ilk kez Türk Siyasi Birliği Siyasetini uyguladı.Anadolu’da Osmanlı sınırlarını Orta Fırat’a kadar genişletti.Anadolu’da geniş oranda ilk kez Türk birliğini sağladı.
Yapılan Savaşlar:
a)Beyliklerle Yapılan Savaşlar:
-Saruhanoğulları:Yapılan savaşı 1. Murat kazandı. Bu beyliğe son verdi.
-Aydınoğulları:Yapılan savaşı Osmanlılar kazandı.Beyliğe son vrildi(1390)
-Menteşeogullari:1391’de son verildi.
-Karamanoğulları(1397’de karamanoğlu Alaaddin Ali Bey öldürüldü.)
-Hamitoğulları
-Germiyanoğulları(Germiyanoğlu Yakup Bey çeyiz olarak verdiği Kütahya’yı Yıldırımdan geri istedi.İsteği kabul edilmeyince,Osmanlıya karşı ;Karaman,Saruhan,Aydın,Menteşe ittifakına katıldı.Yapılan
savaşı Osmanlilar kazandı.Yildırım Bayezid beyliğe son verdi(1391)
-Candaroğulları
-Kadı Burhaneddin:
b)Diğer Savaşlar:
-İstanbul’un Fethi hazırlıkları için Güzelcehisar’ı (Anadolu hisarını) yaptırdıktan sonra İstanbul’un kuşatılması(1391):Niğbolu savaşının başlaması nedeniyle kaldırıldı.
    -İstanbul’un ikinci kez kuşatılması(1395):Timur’un doğudan tehdit    
     oluşturması nedeniyle kaldırıldı.
    -Niğbolu Savaşı:Avrupa’nın Büyük devletlerinin katılımıyla oluşan haçlı     
      ordusuyla yapılan savaş.
-Ankara Savaşı:Osmanlı Timur arasında yapıldı.
 
Alınan Yerler:
-Sivas:Kadı Burhaneddin den alındı.
-Tokat
-Kayseri
-Aksaray
-Elbistan :1399 da Memluklulardan alındı.
-Malatya: //         //                
-Darende:   //                    //
-Divriği :     //               //                                          
-Saruhan ülkesi
-Candar ülkesi
-Gemiyan ülkesi
-Hamit ülkesi
-Karaman ülkesi:Konya,Karaman,Niğde ,Develi-karahisar
-Menteş ülkesi
-Aydın ülkesi
-Niğbolu
-Mora yöresinden bir çok kaleler
-Bosna’nın bir kısmı
-Selanik
-Bulgaristan’ın tamamı(Vidin Bulgar toprakları)
-Arnavutluğun büyük bir bölümü
-Eflak(Güney Romanya) Osmanlılara bağlandı.
-Macaristan sınırına kadar olan yerler.
-Tuna nehrine kadar olan yerler.
-Alaşehir(Bizans’in Anadolu’daki son topragi(Yildim Bayezid rehin olarak tuttugu Bizans hükümdarinin oglu Manuel’e burasini aldirmiştir.
 
NİĞBOLU SAVAŞI:
Tarih:1396
Yer:Niğbolu
Kimler arasında:Osmanlı ordusu ile Almanya+Fransa+İngiltere(Bütün Avrupa ülkeleri)
OsmXHaçlı
Nedenleri:
-Türkleri Balkanlardan atmak.
-Türklerin Balkanlarda ilerleyişleri
-Türklerin İstanbul’u kuşatmaları
 
Gelişimi:
İlk kez Macarların öncülük ettiği ve tüm Avrupa devletlerinin katıldığı haçlı ordusu
 
Sonuçları:
-Türkler kazandı
-Bulgar Vidin krallığı kaldırılarak,Bulgaristan’ın tamamı alındı
 -Osmanlılara Orta Avrupa’nın kapıları açıldı.
-Bizans Avrupa desteğinden uzak kaldı.
-Avrupalıların Osmanlıyı Balkanlardan atma ümidini kıran ilk savaştır.
Özelliği:
Avrupa’nın büyük devletlerinin katılımıyla oluşturulan haçlı ordusuyla yapılan ilk savaştır.
 
S.)Yıldırım Bayezid’in Anadolu Faaliyetlerinin Sonuçları:
C.)
* Anadolu Türk birliği büyük ölçüde sağlandı.
* Batı ve Orta Anadolu Osmanlı egemenliğine girmiş, Timur ile Osmanlı devleti karşı karşıya geldi.
* Sahillerdeki beyliklerin Osmanlılara katılması Osmanlı denizciliğinin güçlenmesini sağlamıştır.
 
        ANKARA SAVAŞI:
Tarih:1402
Yer:Ankara yakınlarında çubuk ovası
Kimler Arasında yapıldı:OsmanlıXTimur
 
Nedenleri:
*Timur’un batıya doğru yaptığı seferler sonucunda İran ve Irak ele geçirilmiş, Altınorda Devleti zayıflamış ve yıkılmıştır.
 
*Timur,yendiği Karakoyunlu hükümdarı kara Yusf ile Celayirliler devleti hükümdarı Ahmet -Celayir’in Osmanlılara sığınması ve bunları istemesi.
*Anadoluda yıkılan beyliklerin yerinden kurulmasına izin vermesi.
*Timur’un Yıldırımdan kendisi adına para bastırmasını istemesi
*Timur’un Kemah’ı istemesi.
  Gelişimi:
İki ordu Ankara çubuk ovasında karşılaştı.Osmanlı ordusunda Bulunan Kara Tatarlar ile Tımarlı sipahiler Timur tarafına geçti.Osmanlı Ordusu dağıldı.
 
Sonuçları:
-Osmanlı ordusu yenildi
-Osmanlı egemenliğini kaybetti
-Anadoluda Türk birliği bozuldu.
-Anadoluda daha önce kaldırılan beylikler yeniden kuruldu(Karesioğulları beyliği hariç).
-İstanbul’ul fethi yarım yüzyıl gecikti.
-Timur kendi egemenliklerini kabul etmek şartıyla ülkeyi Yildirim’in ogullarina bıraktı.Taht kavgaları başladı.
-Yıldırım’ın oğullarından Musa ve Mustafa çelebiyi yanına rehin alıp Semerkant’a döndü.
-Anadolu’da fetret dönemi başladı(Osmanlı sağlam devlet örgütü sayesinde kısa zamanda toparlandı)..
-Balkanlarda Türk ilerleyişi durdu.
-Osmanlı dağılma tehlikesi geçirdi. 
***************************************************
FETRET DÖNEMİ(1402-1413)
-Ankara savaşından sonra Yıldırım Bayezid’in ogulları arasinda süren (11 yil) taht mücadelesi dönemine fetret dönemi denir.
    Ankara Savaşı sonrası Yıldırım’ın oğulları arasında başlayan taht kavgaları  
     ve padişahsız geçen 11 yıl Fetret Devridir.
     Devlet yıkılma tehlikesi geçirmiştir.
     Devletin ikinci kurucusu I.Mehmet (Çelebi) dir. 
         -Yıldırımın oğullarından;
Süleymen Çelebi Edirne’de,
İsa Çelebi Bursa’da ,
Musa Çelebi Manisa’da,
Mehmet Çelebi Amasya’da hükümdarlıklarını ilan ettiler.
Mustafa ve Kasım Çelebi Timur tarafından rehin alınarak Türkistan’a götürüldü.
-Kardeşler arasında olan taht mücadelesini Çelebi Mehmet kazandı.
***********************************************
 
 
ÇELEBİ MEHMET DÖNEMİ(1413-1421)
 
KİMLİĞİ:
BABASI:Yıldırım Bayezid
ANNESİ:Devlet Hatun(Germiyanoğullarından)
DOĞUMU:1379
VEFATI:26 Mayıs 1421
SALTANATI:1413-1421
 
ÖZELLİĞİ:
*Osm.dev.ikinci kurucusudur.
*Osmanlı padişahlarının 5.cisidir.
*Komşu ülkelerin hayır dualarını almak için onlara hediyeler gönderme adetini başlatmıştır.Bu hediyeler SÜRRE ALAYI adı verilen bir heyetle gönderilirdi.
Devrindeki Gelişmeler.
-Kardeşleriyle olan savaşı kazanıp egemenliğini sağladı.
-Saruhanoğulları beyliğini ortadan kaldırdı.
-Menteşe beyligini egemenlik altına aldı.
-Aydınoğullaroından bazı topraklar aldı(İzmir’i,Kayacık ve Nif’i aldı. ).
-Karamanoğullarını egemenlik altına aldı.Onlardan Beypazarı,Sivrihisar,Akşehir,Yalvaç ve Beyşehir,Seydişehir’i aldı.
-Candaroğulları Osmanlı egemenliğini tanıdılar.Onlardan Tosya,Çankırı ve Kalecik alındı.Samsun ve Canik toprakları Osmanlılara katıldı.
-Eflak’ı egemenlik altına aldı.
-Çorum(İskilip) bölgesinde bulunan Tatarlar ,Filibe (Bulgaristan)’ye ve Arnavutluğa yerleştirildi.
-Şeyh Bedreddin ayaklanması oldu(1419).Bastırıldı.
-Kardeşi Mustafa (Düzmece Mustafa) ayaklanması oldu.Bastırıldı.
-Venediklerle ilk deniz savaşı(1416) yapıldı.Kaybedildi.
 
ŞEYH BEDREDDİN AYAKLANMASI(1419)            
Özelliği:
Siyasi,sosyal ve dini nitelikli ilk ayaklanmadır.
 
Nedeni:
Musa Çelebinin Kazaskeri olan Şeyh Bedreddin ünlü bir bilgindir.Mısırda öğrenim görmüştür..İslamı yorumlayarak kendine özgü fikirler ileri sürer(Mülkiyetin ortak olduğu görüşü).Ülkenin içinde bulunduğu kargaşalıktan yararlanıp ayaklanmıştır.
Gelişimi:
   Kendisi Eflak beyinin desteğini alıp Rumeli’ye geçti.Halifelerinden Börlüce Mustafa Urla’da,Torlak Kemal de  Manisa’da ayaklandılar.
 
Sonuç:
Yakalanıp bilim kurulunca yagılandılar.Şeyh Bedreddin suçunu kabullendi.Serez’de idam edildi(1420)
 
Mustafa Çelebi (Düzmece Mustafa )Ayaklanması:
 
Nedeni:
Timur’un yanında rehin götürülen Mustafa Çelebinin geri dönüp Bizans’tan da yardım alıp hükümdar olmak istemesi.
 Gelişimi:Geniş taraftar buldu.
 
Sonuç:
Osmanlı kuvvetleriyle ayaklanma bastırıldı.Düzmece Mustafa Bizas’a sığındı.
 
 
*********************************************
II.MURAT DÖNEMİ(1421-1451)
Kimliği:
Babası:Çelebi Mehmet
Annesi:Emine Hatun
Doğumu:1404(Amasya)
Vefatı:3 Şubat 1451
Saltanatı:1421-1451
6. padişahtır.
 
Devrindeki Gelişmeler:
-Amcası Düzmece Mustafa ayaklanması oldu.Bastırıldı.
-İstanbul kuşatıldı.
-Kardeşi Mustafa ayaklanması oldu.
-Germiyanoğulları,Ramazanoğulları,Menteşeoğulları ayaklandılar.2.Murat’ın kardeşi Şehzade Mustafayı tahta geçirmek için destek sağladılar.2.Murat İstanbul kuşatmasını kaldırıp isyanı bastırdı.Kardeşini idam ettirdi.
-Anadolu beyliklerini itaat altına aldı.
-Menteşe beyliğine son verdi(1425).
-Karamanoğullarında toprak aldı(Hamid’I aldı)..
-Yakup Bey ölünce vasiyet yoluyla Germiyanoğulları Osmanlılara katıldı(1428).
-Venediklerden Selanik alındı(29 mart 1430)
-Birleşen Sırp ve Macarlar Eflak’lada anlaşıp Osmanlıya vergilerini ödemezler.II.Murat onları bertaraf eder.Makedonya ,Yanya,Teselya’yı alır.
-Arnavutluk Osmanlıya bağlanır.
-Bu gelişmeler sonucunda Osmanlıya karşı ittifak oluşur.Erdel beyi Yanoş Macaristana saldıran Türk birliklerini yener.Macar ve Sırp’lar birlrşrek saldırıya geçerler.Sofya ve Niş’i Osmanlıdan alırlar.Bu sırada Karamanoğulları isyan eder.II.Murat bu isyan nedeniyle barış ister.Edirne Segedin Antlaşması yapılır(1444).
         -II.. Murat tahtı Oğluna II.. Mehmet’e bıraktı.
-Haçlı tehlikesi nedeniyle yeniden tahta geçti.
-Varna savaşı(1444)Macar kralının başkanlığındaki haçlı ordusuyla yapıldı.Kazanıldı.Bu zafer ile Balkanlarda Türk egemenliği daha da pekiştirilmiştir.
-2.Kosova savaşı(1448):Haçlı ordusuyla yapıldı.Kazanıldı.Bu zaferle Türkler Balkanlara kesin olarak egemen oldular.
 
 
 
OSMANLI DEVLETİNİN YÜKSELİŞ                  
                DÖNEMİ
 
Bu dönemin Padişahlari:
-2. Mehmet (1451-1481)
-2.Bayezit(1481-1512).
-1.Selim(1512-1520)
-1.Süleyman(Kanuni Sultan Süleyman),(1520-1566)
-2. Selim(1566-1574)
-3. Murat’ın ilk yılları sadrazam sokulu başta bulunduğu için yükselme dönemine,son yılları ise duraklama dönemine girer.Sadrazam sokulu dönemi ise 1564-1579) yılları arasıdır.
 
*2.MEHMET DÖNEMİ GELİŞMELER:
-İstanbul alındı.Başkent yapıldı.
 -Osmanlı devleti bir imparatorluk haline geldi.
-Osmanlı topraklarında bütünlük sağlanmıştır.
-Türk tarihin çağ açan tek padişahdır.
-Osmanlı devleti batı kültürüne açılmıştır.
-Merkezi otoriteyi kuvvetlendirmek için Kardeş katli yasasi çikarilmiştir.
-Kanunname-i Al-i Osman adıyla Türk tarihinin ilk yazılı ve sistemli yasaları mıştır.hazırlanmıştır.
-Divan başkanligi Vezir-i Azam’a birakil-
-Devrin en gelişmiş olan Sahn-i Seman medreseleri kurulmuştur.
a)-Anadoluda ;
-Amasra(Cenevizlerden)alındı.
-Sinop(Candaroğullarından) alındı.
-Trabzon Rum devletine son verildi.
-Karamanoğulları yenilgiye uğratıldı.Etkisiz hale getirildi.2.Bayezid zamanında kesin olarak ortadan kaldırılmıştır)
-Akkoyunlularla Otlukbeli savaşi(1473) yapildi.Dogu Anadolunun güvenligi saglandi.
-Anadoluda tam olarak Türkleşme saglanmiş-tir.
b)-Balkanlarda;
-Sirbistan,
-Mora,
-Bosna ve Hersek,
-Eflak ve Boğdan alınmıştır.
-Arnavutluk alındı(1478)
c)-Denizlerde;
 
-Ege adaları:İmroz,Taşoz,Limni,Bozcaada,Se-madirek,Midilli,Eğriboz  alındı.
-Kefalonya,Zanta,Ayamavra adaları alındı.
-Kırım seferi sonucunda:Kırım hanlığı Osmanlılara bağlandı.
-Karadeniz bir Türk gölü haline geldi.
-İpek yolu ve Karadeniz ticaterinin denetimi Osmanlılara geçti.
-Asya Türkleriyle temas kuruldu.
-İtalya seferi düzenlendi,Otranto kalesi alındı.
 
-Venediklilerle savaşlar sonucunda Venedik-lilere ilk ayricaliklar verilmiştir.
 
-Rodos adası kuşatılmış fakat alınamamıştır.
-Fatih’in Hicaz su yollarını onarma isteği Memlüklülerin kabul etmemesi nedeniyle bozulmuştur.
 
 -2.BAYEZİT DÖNEMİ GELİŞMELERİ          
-Dış siyaset açısında sönük geçmiştir.
-Cem olayı(1481-1495).Hükümdarlık isteğiyle ayaklandı. Başarılı olamadı .
-Osmanlı Memluk ilişkileri:Fatih zamanında bozulan ilişkiler bu dönemde,cem’e yardım etmeleri nedeniyle  çatışmaya dönüşmüştür.İlk Osmanlı-Memluk savaşı Çukurovada başlamıştır.Anlaşma yapıldı.
-Şahkulu ayaklanmasi:Bastirildi.
-Yavuz’un babasıyla taht mücadelesi:Bu mücadeleyi Yavuz kaybetti fakat yeniçeri ordusu Yavuz’u destekleyince 2.Bayezid oğlu Yavuz’a tahtı bırakmak zorunda kaldı.
-Venediklilerle savaşildi.Morada kesin Osmanli egemenligi saglandi.
-Modon,koron,inebahtı,kefalonya adaları Venediklilerden alınıp barış yapıldı.
**************************************
YAVUZ SULTAN SELİM DÖNEMİ
 
Gelişmeler:
-Babası hayatta iken tahtı zorla ele geçiren ilk padişahtır.
-Doğuya ve güneye seferler düzenlenmiştir.
-Anadoluda Türk birliği kesin olarak sağlandı.
İlk kez Osmanlı hükümdarı Halife unvanını aldı
-Çaldıran savaşı:Safevi devleti yıkıldı.Doğu Anadolu alındı.
-Turnadağ savaşı(1515):Dulkadiroğulları ortadan kaldırıldı.Güneydoğu Anadolu alındı.Anadoluda Türk birliği sağlandı.
-Mısır Seferi düzenlendi.
-Mercidabık savaşı(1516):Memluk ordusu yenildi.Suriye alındı.
-Ridaniye savaşi(1517):Memluk ordusu ikinci kez yenilgiye ugratildi.
Bu savaş sonucunda;
-Mısır alındı.Memluk devletine son verildi.
-Halifelik Osmanlılara geçti.
-Baharat yollarının denetimi  Osmanlılara geçti.
-Hicaz emirliği Osmanlılara bağlandı.
-Osmanlı devlet hazinesi en  zengin duruma ulaştı
**********************************************
KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN DÖNEMİ
Gelişmeler:
-İç isyanlar:Canbert Gazali,Ahmet paşa,Baba zünnun,Kalender çelebi isyanları bastırılmıştır.
-Macaristan seferi:Belgrat alınmıştır.
-Mohaç meydan savaşi(1526):Macarlar yenilip
,Macaristan egemenlik altına alınmıştır.
-1. Viyana kuşatmasi:Başarili olunamamiştir.
-Almanya seferi(1533):Hiçbir güç Osmanlı kuvvetleri karşısına çıkamadı.Osmanlı dünyanın en süper gücü durumuna geldi.
-Avusturya ile ilk resmi antlaşma yapildi(1533)
-Budin Beylerbeyliği oluşturuldu.
 
-Fransızlara Kapitülasyon lar verildi.
-Preveze deniz savaşi(1538):Haçli donamasi yenildi.Bu zafer Osmanlilarin en büyük deniz zaferidir.Bu zaferle Akdenizde Türk egemenligi taninmiştir.
-Cezayir ve Trablus garp Osmanlıya bağlandı.
-Hint deniz seferleri düzenlendi.
-Irakeyn seferi(1534):Bağdat alındı.Basra ve Basra körfezinin batı kıyıları boyunca aşiretler egemelik altına alındı.
-Amasya Antlaşmasi(1555):Iranla imzalanan ilk resmi anlaşmadir.
-Zigetvar seferi(1566):Kanunini son seferidir.
***************************************
2.SELİM -3. MURAT DÖNEMLERİ
(SOKULU MEHMET PAŞA DÖNEMI)
             (1564-1579)
Gelişmeler:
-Yemen’in yeniden alınması
-Sakız adasının alınması
-Kıbrıs’ın fethi(1571)
-İnebahtı deniz savaşında  haçlı donanmasına yenilindi.Osmanlı donanması yok edildi.
-Lehistan Osmanlı egemenliğine alındı(1576):Osmanlı egemenliği manş denizine kadar uzandı.
-Tunus’un Portekizlerden yeniden ve kesin olarak alınması(1575)
-Fas’ın egemenlik altına alınması(1575):Portekizler Vad’s Seyl savaşıyla yenildi.Osmanlı egemenliği Atlas Okyanusuna ulaşmıştır
-Kafkasya fethedildi(1581)
-Kapitülasyonlar yaygınlaştırıldı.Avusturyaya,verildi.Fransaya verilenler genişletildi.,İngilizlere kapitülasyonlar ile ilgili izin verildi(1578).
-Orta Asya Türkleri ile bağlantı kurmak,Rusyanın güçlenmesini önlemek ,İran savaşlarında donanmadan yararlanmak amacıyla Don ve Volga nehirleri bir kanalla birleştirme giriminde bulunulmuş fakat başarısızlıkla sonuçlanmıştır.
-Baharat yolunu yeniden canlandırmak amacıyla süveyş kanalını açama çalışması yapılmış .Başarı ile sonuçlanmamıştır.
OSMANLI DEVLETİNİN DURAKLAMA DÖNEMİ…….
               (1579-1699)
*Duraklama Dönemi padişahları:
-3. Murat(1574-1595)
-3. Mehmet(1595-1603)
XVII.YÜZYILDA AVRUPA’DA DURUM
 
17.YÜZYIL GELİMELERİ.
-1.Ahmet(1603-1617)
-1.Mustafa(1617-1628 )-( ikinci defa 1622-1623)
-2. Osman(1618-1622)
-4.Murat(1623-1640)
-İbrahim(deli)1640-1648)
-4. Mehmet(1648-1687)
-2.Süleyman(1687-1691)
-2. Ahmet(16911695)
-2.Ahmet(1695-1703)
*DURAKLAMA NEDENLERİ
*İÇ NEDENLER;
-Merkezi utoritenin zayıflaması
-Eyalet yönetimlerin bozulması.
-Ordunun,maliyenin,tarımın,ilmiye örgütünün,tımar sisteminin, bozulması.
-Padişahlarin ve devlet adamlarinin iyi yetiştirilmemiş olmasi.
-Çok uluslu bir devlet olması.
*DIŞ NEDENLER;
-Osmanlının doğal sınırlarına ulaşması.
-Avrupadaki coğrafi keşifler.(Amerika kıtasının keşfiyle Avrupaya bol miktarda altın ve gümüş getirilmiştir.Osmanlı ülkesinede sokulmuştur.Osmanlı parası gümüş ve altından olduğunda enflasyona neden olmuştur.İkincisi Ümit burnunun keşfiyle ticaret yolları değişmiştir.İpek ve baharat yollarının önemi kalmamıştır.Bu durumda Osmanlı ekonomisini olumsuz etkilemiştir.
-Coğrafi gelişmeler,Rönesans,Reform hareketleri ,bilim ve teknik alanındaki gelişmeler Avrupa devletlerine güç kazandırmıştır.Osmanlı nın bu gelişmelere ilgisiz kalması.Kapitülasyonların olumsuz etkileri.
*DURAKLAMA DÖNEMİNDEKİ GELİŞMELER;
*İRAN İLE;
-Ferhat paşa (Istanbul)antlaşması yapıldı(1590).Bu antlaşmayla Osmanlılar             
 doğuda en geniş sınırlara ulaştılar.(III.Murat dönemi-1574-1595)
-Nasuh Paşa Antlaşması:
-Serav Antlaşması
-Kasr-ı şirin antlaşması(1639-Bu antlaşmayla bugünkü Türkiye -İran
  sınırı çizilmiştir).
 
*LEHİSTAN İLE;
-Lehistan seferi düzenlendi.
-Hotin Antlaşmasi(1621)
-Bucaş Antlaşması(1672-Osmanlı batıda en geniş sınırlara ulaştı.Osmanlının topraklarına toprak kattıgı(Podolya’yi aldi) son Antlaşmadır).
 
*VENEDİKLİLER İLE;
-Venediklilerden Kandiye antlaşmasiyla Girit adasi alindi(25 yil mücadele sonunda).Böylece Osmanlilar Venediklerin bati Akdenizdeki üstünlüklerine darbe indirmiştir. 
 
 
*AVURTURYA İLE;
-Zitvatorok Antlaşmasi yapildi(1606-Osmanli devletinin Avusturya karşisindaki üstünlügü son buldu)
-Uyvar kalesi alındı(‘’Uyvar karşısında bir Türk kadar güçlü’’sözü Avrupa’da söylenir oldu.
-Vasvar Anatlaşmasi yapildi(1664)
-2.Viyana bozgunu
-Kutsal Bağlaşma(2. Viyana bozkunu sonucu Osmanlıyı parçalamak amacıyla Avusturya,Lehistan,Malta,Venedik,Rusya arasında yapıldı).
-Karlofça Anatlaşmasi(1699-Osmanli bu antlaşmayla ilk kez
toprak kaybetti(Avusturyaya Macaristan,Lehistan’a podolya ve Ukrayna,Venediklilere mora yarımadası ve dalmaçya kıyıları verildi).Avrupa saldırı ,Osmanlı savunma durumuna geldi.Osmanlıda duraklama dönemi sona erdi.,gerileme dönemi başladı).
 
OSMANLI DEVLETİNDE GERİLEME  DÖNEMİ
          (1699-1774)
Gerileme dönemi padişahları:
-2.Ahmet(1695-1687)
 
18.YÜZYIL GELİŞMELERİ
-3.Ahmet(1703-1730)
-1.Mahmut(1730-1754)
-3. Osman(1754-1757)
-3. Mustafa(1757-1774) 
 
*GELİŞMELER;
 
-RUSYA İLE;
-İstanbul Antlaşması(1700-Osmanlı Azak kalesini kaybetti.Rusya’ya İstanbul’da sürekli bir elçi bulundurma izni verildi.)
-Prut    Antlaşmasi(1711-Osmanli kaybettigi Azak kalesini geri aldi.Rusya’nin Istanbul’da elçilik bulundurma izni kaldirildi.)
-İstanbul Antlaşması(1724)
Önemi:
İran’kuzey ve batı toprakları paylaşıldı.Bu anlaşma Osmanlını Rusya ile yaptığı ilk dostluk antlaşmasıdır.
-Belgrat Antlaşmasi(1739-Osmanlinin 17. yüz yilda imzaladigi son kazançli antlaşmadir).
-2.Kterina döneminde savaşlar savaşlar başladi.
-Rusya Lehistan iç işlerine karişmasi nedeniyle savaşalar hiz kazandi.Osmanli ordusu yenildi.
-Çeşme Olayi(1770-Rusya Osmanli donanmasini çeşmede yakti).
-Küçük Kaynarca Antlaşmasi(1774) yapildi.
Önemi:
-Osmanlılar ilk kez halkı Müslüman olan bir toprak parçasını(Kırım) kaybetti.
-Ruslara bu antlaşmayla ilk kez kapitülasyonlar verildi.
-Ruslar ,Osmanlıların egemenliğindeki Ortodoksları koruma hakkını kazanmakla,Osmanlıların egemenlik hakkını sınırlamış ve iç işlerine karışma olanağını elde etmiştir.
-Osmanlı devleti bu antlaşmayla dağılma sürecine girdi.
-Aynalıkavak Tenkihnamesi imzalandı(1779-Osmanlı Kırım’ın bağımsızlığını onayladı).
 
*AVUSTURYA İLE;
-Pasarofça Antlaşmasi yapildi(1718)
Önemi:
Osmanlı bu antlaşmayla birlikte barış siyaseti uygulamaya başladı.
Avrupa’dan geri kaldıklarını kabullendiler.Kurumlarda değişiklik yapma ihtiyacını duydular.
Osmanlılarda bu antlaşma ile lale dönemi başladı
*Belgrat Antlaşmasi(1739)
Önemi:
Osmanlı devletinin 18. yüzyılda imzaladığı son kazançlı antlaşmadır.
Rusya Osmanlıların karadenizdeki egemenliğini onayladı.
Antlaşmaya aracilik yapan Fransaya, yapilan antlaşmayla verilen kapitülasyonlar sürekli hale getirildi(1740)
 
İRAN İLE;
-Bu dönemde yapılan savaşlar 1746 yılına kadar sürdü.Kasr-ı şirin antlaşması esas alınarak antlaşma yapıldı.Bu tarihten sonra iranla savaşlar olmamıştır.
********************************************************
OSMANLI DEVLETİNİN DAĞILMA,ÇÖKÜŞ   DÖNEMİ
                (1774-1792),(1792-1922)
Padişahlar;
-1.Abdülhamit(1774-1789)
-3.Selim(1789-1807)
-4.Mustaf(1807-1808)
-2.Mahmut(1808-1839)
-Abdülmecit(1839-1861)
-Abdülaziz(1861-1876)
-5.Murat(1876-1876)
-2.Abdülhamit(1876-1909)
-5.Mehmet(Reşat-1909-1918)
-6.Mehmet(1918-1922)
-Küçük kaynarca antlaşmasiyla dagilma sürecine girilmiştir.
-1791 de Avusturya ile ziştovi antlaşmasi yapilmiştir.
-1792  de Rusya ile yaş antlaşmasi yapildi.Bu antlaşmayla Osmanli devleti çöküş dönemine girdi.
-Fransa mısır’ı işgal etti(1798)
-Osmanlı İngiliz ve Fransızlarla bağlaşma yaptılar.(ilk defa Avrupa devletine karşı,başka Avrupalı devletler,Osmanlılarla bağlaşmaya girdiler).
-Abukır deniz savaşıyla Fransa donanması İngiliz donanması tarafından yenilgiye uğratıldı.
-Akka ‘da Osmanlı kuvvetleleri Napolyonun ordusunu yendiler.
-1801 El-Ariş anlaşmasiyla Fransa Misir’i terk etti.
 
******************************************************
17. Yüzyılda Yapılan Islahat Hareketlerinin Sonuçları:

*Bu dönemdeki yeniliklerde Avrupa değil Kanuni dönemi örnek alınmıştır.
*Bu dönemde sorunların kökeni değil sadece dönemin sorunlarını zor ve şiddet kullanılarak bastırılma yoluna gidilmiştir.
*Bu yüzyıldaki yenilikler sadece yeniliği yapan kişinin hayatta olduğu sürece geçerli olmuş ölümünden sonra yenilikler sona ermiştir
*Bu yüzyıldaki yenilikler genelde başarılı olmamış sadece Osmanlı Devleti’nin ömrünü uzatmıştır.
XVIII.YÜZYIL İSLAHATLARI
I. MAHMUT (1730–1754)
* Topçu ve humbaracı ocakları ıslah edildi.
* Orduda; takım, tabur, bölük ve alay teşkilatı kuruldu.
* Orduya subay yetiştirmek için Kara Mühendishanesi (Mühendishane-i Berri Hümayun) açıldı (1731).
III. MUSTAFA (1757–1774)
* Tophane ıslah edildi, yeni toplar döktürüldü.
* Sürat Topçuları birliği kuruldu.
* Maliye alanında düzenlemeler yapıldı.
* Donanmaya subay yetiştirmek amacıyla Deniz Mühendishanesi (Mühendishane-i Bahri Hümayun) açıldı (1773).
I. ABDULHAMİT (1774–1789)
* İstihkâm Okulu açıldı.
* Sürat topçularının sayısı arttırıldı.
* Kara ve deniz kuvvetlerini ıslah etmek için Avrupa’dan subaylar ve uzmanlar getirildi.
* Maliye alanında düzenlemeler yapıldı.
III. SELİM (1789–1807)
* III. Selim döneminde yapılan ıslahatların tümüne “Nizam-ı Cedit” (Yeni Düzen) denir.
* Avrupa tarzında bir ordu kuruldu. Bu orduya “Nizam-ı Cedit Ordusu” denir (Nizamı-ı Cedit ordusunun eğitim ve öğretimi için Fransa ve İsveç’ten subaylar getirildi. Bu ordu Akka Kalesi önünde Napolyon’un ordusunu yenilgiye uğrattı).
* Nizam-ı Cedit ordusunun masraflarını karşılamak için “İrad-ı Cedit” hazinesi kuruldu.
* Kara ve Deniz Mühendishanesi yeniden düzenlenerek geliştirildi.
* Yerli malı kullanımı teşvik edildi.
* Avrupa’yı yakından takip edebilmek için Londra, Paris, Viyana ve Berlin’de sürekli elçilikler kuruldu.
* Okullarda yabancı dil uygulaması başlatılarak Fransızca zorunlu yabancı dil haline getirildi.
* III. Selim dönemi Kabakçı Mustafa İsyanı ile sona erdi. Nizam-ı Cedit Ocağı kaldırıldı.
 
18. YÜZYIL ISLAHATLARI
Lale Devri (1718 - 1730)
Pasarofça Antlaşması ile batının üstünlüğünü anlayan Osmanlı yöneticileri batıda bir barış dönemi başlattılar. Lale Devri denilen ve 1730'da Patrona Halil isyanına kadar süren bu dönem bir zevk ve eğlence dönemi olarak bilinmekle birlikte önemli yeniliklerin yapıldığı bir dönem oldu. Lale Devri’nde;
  • Avrupa başkentlerine geçici elçilik heyetleri gönderilerek batıdaki gelişmeler yakından takip edilmeye başlandı.
  • İstanbul'da ilk Türk matbaası kuruldu. Matbaanın kâğıt ihtiyacı için Yalova'da kâğıt fabrikası kuruldu.
  • İstanbul’da birçok saray, köşk, çeşme, yapıldı. Sivil mimari gelişti.
  • İstanbul ve Selanik'te kumaş (çuha), İstanbul, İznik ve Kütahya'da çini atölyeleri açılarak yerli malı kullanımına önem verildi.
  • İstanbul’da birçok kütüphane açıldı. Bir tercüme heyeti oluşturularak yabancı eserler Türkçe’ye çevrildi. Böylece toplumda kültür hayatı canlandırılmaya çalışıldı.
  • Yeniçerilerden bir itfaiye bölüğü kuruldu. İlk kez çiçek aşısı yapıldı.
Bütün bu gelişmelere karşılık lüks ve israf arttı. Yeni vergiler ve İran savaşlarındaki başarısızlıklar da tepkilere neden oldu. Bunun sonunda çıkan Patrona Halil isyanı ile Lale Devri sona erdi.

I. Mahmut Devri (1730 - 1754)
I. Mahmut aslen Fransız olan Humbaracı Ahmet Paşa’ya görev verdi. Bu dönemde;
  • Topçu ve Humbaracı ocakları Avrupa usulüne göre yeniden düzenlendi. Orduya subay yetiştirmek amacıyla Kara Mühendishanesi açıldı. (Batı tarzı ilk askeri okul)
  • Orduda bölük, tabur, alay sistemi uygulanmaya başladı.

 III. Mustafa Devri (1756 - 1774)
III. Mustafa ıslahatlar için Koca Ragıp Paşa ve Fransa'dan getirtilen Baron Dö Tot'a görev verdi. Bu dönemde;
  • Sürat Topçuları Ocağı kuruldu. Donanmaya subay yetiştirmek amacıyla Deniz Mühendishanesi açıldı.
  • Maliye alanında yenilikler yapıldı.

 I. Abdülhamit Devri (1774 - 1787)
I. Abdülhamit döneminde ıslahatlara devam edildi.
  • Sürat Topçuları Ocağı sayıları artırılarak yeniden düzenlendi. Kara ve deniz mühendishaneleri yenilendi. Yeni gemi ve silahlar yapıldı.
  • Orduya destek sağlayacak istihkam subayı yetiştirmek için İstihkam Okulu açıldı.

 III. Selim Devri (1787 - 11807)
III. Selim iyi yetişmiş bir devlet adamı idi. Islahatlara başlamadan önce ileri gelen devlet adamlarından bir heyet oluşturarak yapılacak ıslahatlar hakkında bir rapor aldı. Islahatları belli bir plan dahilinde yapmaya çalıştı. Bu dönemde;
  • Yeniçeri Ocağı belli bir düzene sokulmaya çalışıldı.
  • Nizam-ı Cedit adıyla Avrupa tarzında yeni bir ordu kuruldu. Kara ve deniz Mühendishaneleri ıslah edildi. Topçu ve Humbaracı ocakları yenilendi.
  • Nizam-ı Cedit ordusunun ihtiyaçları için İrad-ı Cedit adıyla yeni bir hazine oluşturuldu.
  • Avrupa başkentlerinde daimi elçilikler açıldı.
  • Devlet parasının değerini korumak için önlemler alındı. Yerli malı kullanımı teşvik edildi.
Ancak yapılan ıslahatlardan bazıları hoşlanmadı. Kabakçı Mustafa isyanı çıktı. İsyan sonucunda III. Selim tahttan indirildi. Yapılan ıslahatlar da ortadan kaldırıldı.

18. Yüzyıl Islahatlarının Genel Özellikleri
  • 17. yüzyıl ıslahatlarına göre köklü ve kalıcı olmuştur. 19. yüzyıl ıslahatları için bir basamak olmuştur.
  • Lale Devri dışındaki ıslahatlar genelde askeri alanda yapılmıştır. Bunda savaşlarda kazanılacak başarıların sorunları çözeceğine inanılması etkili olmuştur.
  • Islahlarda batıdaki gelişmelerden yararlanılmıştır.
  • Islahatların önündeki en önemli engel Yeniçerilerle ulema sınıfı olmuştur.

AVRUPA

 

İLKEL TOPLULUKLAR

SORU/İlkel toplumun özellikleri nelerdir?

CEVAP/İlkel toplulukların en önemli özelliği bireylerin temel fizyoloji ihtiyaçlarına yönelmeleridir. Yiyecek, barınma ve korunma ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik çabalar, insanın çevresine yavaş yavaş egemen olmasına yol açmıştır. Zamanla toprağın işlenmeye başlamasıyla ilkel hayat koşullarından o döneme göre çok daha gelişmiş tarım toplumu hayat koşullarına geçilmiştir.

TARIM TOPLUMU

SORU/Tarım toplumunun özellikleri nelerdir?

CEVAP/Tarım toplumu olarak bilinen toplumsal hayat biçimi insanların toprağı keşfetmeleri, tarımla uğraşmaları sonucu ulaşılan bir aşamadır. Bu dönemde toprak işlenmeye, çeşitli ürünler elde edilmeye başlanmıştır. Toprak mahsulleri, toprağın önemini arttırmış, göçebe hayatı sona erdirmiş

ve mal mübadelesi, madeni paraların ekonomik hayata girmesine yol açmıştır. Basit araç-gereçlerin kullanılmaya başlanması, küçük atölyeler bu dönemin üretim araçları olarak devreye girmiştir.

SANAYİ TOPLUMU

SORU/ Sanayi toplumunun özellikleri nelerdir?

CEVAP/Sanayi toplumu olarak bilinen toplumsal hayat biçimi tarımsal üretim artışı ve özellikle ürünlerin taşınma ihtiyacının bir sonucudur. Bu döneme geçişi sağlayan ana olay ise buharlı makinenin icadıdır ki bu Sanayi Devriminin başlangıcını oluşturmuştur. Buhar gücü ile çalışan gemilerin, üretilen mamulleri uluslararası düzeyde taşıyabilmesi, yine çeliğin bulunması ile döşenen raylar ve lokomotiflerle adeta yeni dünyalar keşfedilmiş ve o dönem itibariyle dünya birden küçülmüş, ulaşım ve iletişim birden hızlanmıştır. Sanayi Devrimi ile başlayan bu dönemde insan ile işin arasına üçüncü bir faktör olan makine girmiştir.

Büyük yerleşim yerleri bu dönemde kurulmaya başlanmış, şehir hayatına geçilmiş, işçi sınıfı doğmuştur. Bu dönemde temel sermaye makineler ve sanayi olmuş, insanların ilgisi topraktan sanayiye yönelmiş, yine bu dönemdeki savaşların en önemli nedenini sanayi makineleri veya sanayi ürünleri oluşturmuştur. Hızlı kentleşme, endüstriyel üretim araçları, ekonomik verilere dayalı yönetim, işçi sınıfının doğuşu, geniş atölyeler, fabrikalar, kâğıt para hâkimiyeti, hızlı okullaşma, zorunlu eğitim sanayi toplumunun beraberinde getirdiği başlıca kavramlar ve değişikliklerdir.

BİLGİ TOPLUMU

SORU/Bilgi toplumunun özellikleri nelerdir?

CEVAP/Bilgi toplumu, hızlı sanayileşme, yoğun teknolojinin üst noktaya çıktığı bir dönemde özellikle 1940’lı yılarda günlük hayata girmeye başlayan bilgisayarlar yoluyla gündeme gelmiştir. Özellikle bilgisayar teknolojisinin sağladığı hızlı iletişim olanakları bilginin çok kısa sürede ulaştırılabilmesini sağlamıştır. Bu durum berberinde baş döndürücü bir hızla sağlanan bilgi artışına yol açmıştır.Bilgi dalgası ile hemen her alanda hızla artan bilginin üretimi, pazarlanması, ulaştırılması, en uygun bilginin uygulamada kullanılması başlı başına bir iş alanı, bir sektör olarak öne çıkmış bulunuyor. Böylece günümüz insanının ilgisi sanayiden bilgiye yönelmiştir. Bilgi temel sermaye, ana güç halini almıştır.

ORTAÇAĞ AVRUPASINDA ÖNEMLİ GELİŞMELER

*Kavimler Göçü(376)

*Roma imparatorluğunu ikiye ayrılması(395)

*Batı Roma İmp. Yıkılması(476)

*Haçlı Seferleri(1096-1291)savaşları

*Manga Charta Liberteum(Büyük Şart-1215)

*Yüzyıl Savaşları(1337-1453)

SORU/Top’u Avrupa’da kullanan ilk Müslüman ülke hangisidir?

CEVAP/Endülüs Emevi Devleti

SORU/Top’u Avrupa’da ilk kullanan hiristiyan devlet hangisidir ve ne zaman kullanıldı?Sonuçları nelerdir?

CEVAP/İngiltere,yüzyıl savaşlarında kullandı.

Sonuçları:Derebeylik(Feodalite) yıkıldı.Merkezi yönetimler kuruldu.

SORU/Türkler Top’u ilk kez ne zaman kullandılar?

CEVAP/I.Kosava Savaşında

SORU/Ortaçağ'da Avrupa'da Katolik Kilisesi'nin siyasal alana egemen olmasını laiklik devlet anlayışının gelişimi açısında değerlendiriniz?

CEVAP/Dinin toplum üzerindeki etkisinin laik devlet anlayışının gelişmesini önlemiştir.

*SORU/Ortaçağ'da Katolik Kilisesi'nin aforoz yetkisini kullanması ve geniş toprakları elinde tutması, Kilise'nin hangi alanda etkili olduğunu kanıtlar.

CEVAP/siyasal ve ekonomik

*SORU/Ortaçağ'da Avrupa'da kralların Papa'nın elinden taç giymelerinin nedeni nedir?

CEVAP: Kralların, otoritelerini dine dayandırarak güç ve meşruiyet kazanmak istemeleridir.

*SORU/Haçlı seferlerinden sonra Avrupa'da siyasi, sosyal ve ekonomik yapının değişmesi, "Avrupalıların Ortaçağ karanlığından çıkmalarında hangi medeniyetin etkili olduğu" yargısı temel alınarak açıklanabilir.

CEVAP/İslam Medeniyetinin

*SORU/Haçlı Seferleri'nden sonra Avrupa'da toprak sahipliğinin önemini yitirmesi, bunun yerine ticaretin önem kazanması neyin değiştiğinin göstergesidir?

CEVAP/"zenginlik kaynağı ve anlayışının" değiştiğini gösterir.

*SORU/Ortaçağ'da Avrupa'nın bilim ve kültür yönünden İslam dünyasına göre geri kalmasında, Kilise'nin hangi yasaklaması doğrudan etkili olmuştur?

CEVAP/Özgür düşünceyi ve bilimsel gelişmeyi önlemesi doğrudan etkili olmuştur.

*SORU/Ortaçağın sonlarında Avrupa'da sosyal ve siyasal hayatta büyük değişme ve gelişmeler yaşanmasını dini yönden nasıl değerlendirilebilir?

CEVAP/Bu durum Katolik Kilisesi'nin ve skolastik düşüncenin etkisinin azaldığını gösterir.

SORU/Avrupa’da ilk olarak kralın yetkilerinin sınırlandırılmasına ortam hazırlayan gelişme nedir?

CEVAP/Manga Charta(Büyük Şart)

***********************************************

YENİÇAĞDA AVRUPA

SORU/Yeniçağ Avrupa’sının önemli olayları nelerdir?

Cevap/

*Yüzyıl Savaşlarının bitimi(1337-1453)

*İstanbul’un Fethi.(1453)

*Coğrafi keşifler.

*Rönesans.(İlk kez İtalya’da başladı)

*Reform.(İlk kez Almanya’da başladı)

*Otuz yıl savaşları(1618-1648)11

*Sanayi Devrim(1750’de başladı günümüzde devam ediyor)

*Yedi yıl savaşları(1756-1763)

*ABD’nin kuruluşu(1783-1787))

SORU/Batı uygarlığının oluşumuna yol açan en önemli gelişme nedir?

CEVAP/Pusula,matbaa,kağıt ve barutun Batı’ya geçmesidir.

SORU/Bugünkü Batı uygarlığına temel oluşturan gelişmeler nelerdir?

CEVAP/Coğrafi Keşifler,Rönesans,Reform

*SORU/Yeniçağ'da Papa ile krallar arasındaki mücadelenin kralların lehine sonuçlanması, kralların hangi alana da egemen olmaya başladıklarını gösterir.

CEVAP/Dini alana.

*SORU/Avrupa'da krallar merkezi örgütlenmeyi nasıl sağlamışlardır?

CEVAP/Feodalite rejimini yıkarak.

*SORU/Yeniçağ Avrupa insanının ‘’dünya görüşünün’’değiştiğini hangi gelişmelere dayandırılabilir?

CEVAP:a)Skolastik düşüncenin terk edilmesi.

b)Papalığa karşı çıkılarak dinde reform yapılması.

YÜZYIL SAVAŞLARI(1337-1453)

SORU/Yüzyıl Savaşlarının Nedeni Nedir?

CEVAP/ Yüz yıl savaşları İngiltere kralı III.Edward'ın Fransa tahtında hak iddia etmesidir.Yüz yıl savaşları İngiltere kralı III.Edward'ın Fransa tahtında hak iddia etmesiyle 1337'de başlayan ve ancak 116 yıl sonra 1453'te sona eren savaşlar dizisidir.

Genel olarak 1337'de başlayıp 1453'te bittiği kabul edilen Yüz Yıl Savaşları, görünürde feodalite ve hanedan savaşlarıydı. Feodal nitelikteydi, çünkü İngiltere kralı aynı zamanda Arquitaniadükü olduğundan, Arquitania'daki uyrukları dükle bir sorunları olduğunda onun süzerenine, yani Fransa kralına başvurabiliyorlardı. Hanedan çatışmalarının temelinde ise, Fransız baronlarının, Fransa kralı IV.Charles'ın ölümünden sonra yerine İngiltere kralı III.Edward'ı değil, VI.Philippe'i seçmeleri yatıyordu. Fransa'nın toprakları olan, ama ekonomilerinin temeli İngiliz yününe dayanan Arquitani ve Flandr'daki olaylar, sonunda 1294'ten itibaren iki ülke arasındaki gerginliği iyice arttırdı. Babası II.Edward'ın öldürülmesinden sonra kral ilan edilen III.Edward, annesi İsabella of France'ı sürgüne gönderdi ve sevgilisi olan Mortimer'ı idam ettirdi (1330). Daha sonra da, Fransa kralı IV.Philippe'in anne tarafından dedesi olmasına dayanarak Fransa tahtı üzerinde hak iddia etti; böylece Yüz Yıl Savaşları patlak verdi.

İlk saldırıyı başlatan İngiliz orduları Crécy'de Fransızları yendi (1346) ve Calais'yi ele geçirdi. Poitiers'de bir zafer daha kazanan (1356) İngilizler, Fransa Kralı II.Jean'ı esir aldılar. Çaresiz kalan Fransızlar 1360'taki Brétigny Antlaşması'yla çok büyük topraklar kaybettiler. V.Charles döneminde, krallık orduları komutanı Bertrand du Guesclin'in önerisiyle benimsedikleri yeni stratejiye göre, İngilizlerle çarpışmaktan kaçınarak ve sırayla kuşatma harekatı yürüterek, kaybettikleri toprakların hemen hepsini 1374'ten önce geri aldılar.

SORU/Yüzyıl savaşının Sonuçları nelerdir?

CEVAP/ * Prensle arasındaki mücadeleyi fırsat bilen İngiltere kralı V.Henry yeniden Fransa üzerine yürüdü ve Agincourt Savaşı'nı (1415) kazanarak Normandiya'yı aldı.

*VI.Charles'ın imzalamak zorunda kaldığı Troyes Antlaşması(1420) yapıldı.

*Antlaşmaya göre; Fransa tahtının varisi V.Henry'nin oğlu VI.Henry olacak.

FAKAT Lorraine'li genç bir kızın, Jeanne d'Arc'ın inancı ve coşkusuyla yeni bir güç kazanan Fransız orduları Orléans'ı kurtardı.

*Reims'de veliaht VII.Charles'a taç giydirildi.

*Jeanne d'Arc'ın İngilizler tarafından diri diri yakıldı(1431).

*Kral, İngiltere'nin müttefiki Bourgogne ile Arras Antlaşması'nı (1435) imzaladı.

*Kral orduda reform yaptı ve güçlü bir topçu sınıfı kurdu. Bu sayede Fransızlar sırasıyla Paris'i (1436), Normandiya'yı (1450) ve Arquitania'yı (1453) geri aldılar. Böylece, herhangi bir anlaşma imzalanmadan savaş fiilen sona erdi.

COĞRAFİ KEŞİFLER

SORU/Coğrafi Keşiflerin nedenleri nelerdir?

CEVAP/

1-)Zengin doğu ülkeleriyle ticaret yapmak için yeni yolların aranması :
Ortaçağ'da Avrupa'nın ihtiyacı olan baharat,altın,gümüş,e lmas,inci,pamuk ve
ipekli kumaşlar gibi değerli mallar Avrupa'ya 2 önemli yoldan ulaşıyordu:
Birincisi; Orta Asya üzerinden kara yolu ile Hazar Denizi'nin güney ve
kuzeyinden Trabzon ve Kırıma ulaşan İpek Yolu idi.Bu yol Türklerin elinde idi.
. İkincisi; Hindistan'dan başlayıp bir kolu Basra Körfezi'ne ulaşan,diğer kolu
ise Mısır ve Suriye limanlarında sona eren Baharat Yolu idi.
Türk ve Müslüman tüccarların bu yolları izleyerek Hindistan ve Çin'den
getirdiği bu mallar Venedik ve Cenevizliler tarafından Avrupa'ya ulaştırılıyordu.
Bu ticaret sayesinde doğu ülkeleri oldukça zenginleşmişti.Ancak bu mallar birkaç el
değiştirdiği için oldukça pahalıya satılıyordu.Bu da doğu ülkelerine karşı büyük
bir ilgi ve merak uyandı

2-) Ünlü İtalyan bilgini Marco Polo'nun doğuya yaptığı seyahetten sonra,bu
ülkelerin bitmek tükenmek bilmeyen servetlerinden söz etmesi,doğuya olan ilgiyi
artırdı.

3-) Avrupa'nın genellikle ilerlemiş toplumlarından İspanyollar ve
Portekizliler,doğu ülkeleriyle doğrudan ticaret yapmak ve daha ucuza mal etmek
amacıyla harekete geçtiler

4-) İstanbul'un fethinden sonra Türkler,Karadeniz ve Kırım'ı elde ederek
Cenevizlilerin kolonilerine yerleştiler.Bu gelişmelerde Avrupalıların,Çin ve
Hindistan'a gitmek için yeni yollar aramalarında etken oldu.

5-) Coğrafya bilgisinde ilerleme :
Orta Çağ'da Avrupalıların dünya ile ilgili bilgileri çok az ve
yanlıştı.
Avrupalılar Haçlı Seferleri sırasında Müslümanların coğrafya ile ilgili
bilgilerinden yararlandılar.Çünkü Araplar eski Yunan eserlerini kendi dillerine
çevirerek incelemişlerdi.
Dünyayı düz bir tepsi şeklinde düşünüyorlardı.Daha sonra Dünya'nın yuvarlak
olduğunu öğrendiler.Bunun sonucunda var olan haritaları geliştirip daha doğru
haritalar yaptılar.

6-)Haçlı seferlerinden itibaren pusulayı yakından tanıyan Avrupalıların bu
aygıt üzerinde son düzenlemeleri yaptıktan sonra açık denizlere inme cesareti
göstermeleri.
(Manyetik pusulanın icadı ve gemi yapım tekniğindeki ilerlemeler,coğrafi keşiflerin
en önemli nedenlerindendir.)

7-) xvııı.yy'da denizci saatleri ve kronometreler sayesinde boylamların kesin
tespiti de deniz yolculuğunu geliştirdi.

8-)İstanbul'un Türkler tarafından alınmasından sonra.Bizans bilginleri
İtalya'ya gittiler.Bunlar Ptolemaios Geograbhike'si dahil pek çok yunanca eseride
götürmüşlerdi.
Haritalardaki hatalar düzeltildi.Yeni haritaların yapılması,Hindistan'a başka
yollardan da gidileceği fikrini güçlendirdi.

9-)Bilim ve teknolojik alandaki ilerlemeler;
* Amerika'nın keşfi (1492)
* Ümit Burnu'nun bulunması(1486-1698)
* Dünya'nın dolaşılması (1519-1522)

10-)Ortaçağ seçkin topluluğunun parçalanması ve mutlakiyetçi hükumdarlık-
lardaki ilerleme,ilk keşif gezilerinin teşkilatlanmasını ve gerekli personeli sağladı.

11-)Efsane ve hurafelere inanmayan cesur gemicilerin yetişmesi:
Ortaçağ'da Atlas Okyanusu'nun içinde gemileri çeken mıknatısların olduğuna
inanılırdı.Ekvatora doğru inildiğinde gemicilerin kararıp zenci olacakları düşünülür ve
uzağa gidilemezdi.Coğrafya bilgisindeki ilerlemeler gemicileri yüreklendirdi.
Dünya'nın yuvarlak olduğuna inananlar,sürekli batıya gidilecek olursa doğunun
bulunacağını ileri sürdüler.

SORU/Coğrafi Keşiflerin Sonuçları Nelerdir?

CEVAP/

1-) Dünyanın büyük bir kısmı tanınmış sanıldığından daha büyük olduğu
anlaşılmıştır.
2-) İlk zamanlarda keşiflerden en çok İspanyollar ve Portekizliler
yararlandılar,büyük sömürge imparatorlukları kurdular.Fransızlar ve İngilizler
de Kuzey Amerika'nın Atlas Okyanusu kıyılarında,Kanada'da sömürgeler elde
ettiler.Avrupa devletleri arasında sömürge rekabeti başladı.
3-) Ticaret alanı genişledi.Ticaret ve sanatla uğraşan Burjuvalar zengin-
leşti.Asiller eski servet ve ayrıcalıklarını kaybetmeye başladılar.
4-) Keşifler ticaret yollarının değişmesine neden oldu.İpek ve Baharat yolları
kullanılmaz oldu.
5-) Akdeniz limanları eski önemini kaybetti.
6-) Atlas Okyanusu kıyısındaki limanlar önem kazandı.Bu durum Süveyş
Kanalı'nın açılmasına kadar sürdü.
7-) Yeni bulunan ülkelere özellikle Amerika'ya,Avrupa'dan göç başladı.
Bunların birçoğu Avrupa'daki huzursuzluklardan kaçıyorlardı.Birçoğu da ticaret
yapmak,servet sahibi olmak için göç ettiler.Bu durum esir ticaretinin de yeniden
canlanmasına etki etti.
8-) Keşifler dinsel inanışlar üzerinde de etkili oldu.İncil'de yeni bulunan
ülkelerden söz edilmemesi,Hristiyanların kiliseye olan bağlılıklarını sarstı.
9-) Yeni yolların bulunması en çok Orta Asyalı Türkleri ve İslam dünyasını
olumsuz yönde etkiledi.Keşiflerden sonra bu milletler ekonomik bakımdan yoksul-
laştılar.
10-) Yeni kıtalar ve okyanusların varlığının anlaşılması yeni ürünler,kültür-
ler ve insanların tanınmasını sağladı.
11-) Avrupa'nın giderek zenginleşmesine,bunun aksine doğu ülkelerinin fakir
düşmesine yol açtı.
12-) Servetin temeli olan toprak önem kaybetti.
13-) Hristiyanlık yayıldı.
14-) Doğu ticaret yolu Afrika'nın güneyine kaydı (1487-1498)
15-) Amerika kıtası bulundu.
16-) Amerika'daki altın ve gümüş Avrupa'ya taşındı,Avrupa ekonomik yönden
güçlendi. (Osmanlı Devleti'nde büyük ekonomik zorluklar yaşandı)
17-) Köle ticareti ortaya çıktı.
18-) Yeni bitkiler tanındı.
19-) Rönesans'ın başlamasına katkı sağladı.

SORU/Coğrafi Keşiflerin başlamasında Avrupa’da hangi iç ve dış gelişme etkili olmuştur?

CEVAP/İç gelişme:Ticaretin kısmen olsa da artması,altın ve gümüşe olan talebin de artmasına yol açmasıdır.

Dış gelişme:Pusulanın öğrenilip geliştirilmesidir.

SORU/Pusulanın ve dayanıklı gemilerin kullanılması keşiflere etkisi nasıl olmuştur?

CEVAP/Keşifleri kolaylaştırmıştır.

SORU/Haçlı Seferleri ve Coğrafi Keşiflerin ortak nedeni nedir?

CEVAP/Avrupalıların doğunun zenginliklerine ulaşmak ve hiristiyanlığı yaymak istemeleridir.

SORU/Yeniçağda sömürgeciliğin başlamasını sağlayan gelişme nedir?

CEVAP/Coğrafi Keşiflerdir.

SORU/Yeniçağda görülen hangi gelişme İspanya ve Portekiz’in gelir kaynaklarını artırmalarına ve sömürgeci bir devlet olmalarında etkili olmuştur?

CEVAP/Coğrafi Keşifler

SORU/Ticaret yollarıyla Avrupa’ya gelen malların çok el değiştirmesi ve pahalıya satılması Avrupalıları nasıl bir arayışa yöneltmiştir?

CEVAP/Asya ülkeleriyle doğrudan ticaret yapma yollarını aramaya.

SORU/İlkçağ ve Ortaçağ’da doğu-batı ticareti nasıl sağlanıyordu?

CEVAP/İpek ve Baharat yollarıyla.

SORU/Coğrafi Keşiflere başlayan ülkeler hangileridir?

CEVAP/Potekiz,İspanya

SORU/Coğrafi Keşiflerden en büyük ekonomik ve siyasi çıkar sağlayan ülke hangisidir?

CEVAP/İngiltere

SORU/Ümit burnunun bulunmasının sonuçları nelerdir?

CEVAP/*Baharat yolunun önemi azaldı.

*Akdeniz ticareti zayıfladı

*Osmanlı,Venedik ve Cenevizler zarar gördü.

SORU/Coğrafi Keşiflerde Amerika kıtasında birçok sömürge kuran ve yerli uygarlıkları yağmalayan devlet hangisidir?

CEVAP/İspanya

SORU/Avrupa’da yüzyıl savaşlarının (1337-1453) Osmanlıya etkileri nelerdir?

CEVAP/Osmanlıya faydası olmuştur.Osmanlının Avrupa’ya yönelik fetihlerini kolaylaştırmıştır.

SORU/Mağna Charta Liberteum’un (Büyük Şart’ın) önemi nedir?

CEVAP/Avrupa’da ilk demokratikleşme va anayasal harekettir.

SORU/Yeniçağ Avrupasında barutun ateşli silahlarda kullanılması ne gibi etkili sonuçlar yaratmıştır?

CEVAP/Krallar derebeylerin müstahkem mevkilerini ve kalelerini çökeltmişlerdir.

*SORU/Avrupalıların Coğrafi Keşifler'i başlalatarak dünyaya yayılmak istemelerinin temel nedeni nedir?

CEVAP/ Avrupalı insanın Uzakdoğu ile doğrudan ticaret yapma ve daha çok kazanmak istemesidir.

**************************************************************

RÖNESANS HAREKETLERİ

SORU/Rönesans Nedir?

CEVAP/
XV. ve XVI. yüzyıllarda önce İtalya'da başlayan ve tüm Avrupa'ya yayılan
bilim, sanat, edebiyat ve düşünce hayatında görülen gelişmelere Rönesans adı veri-
lir. Rönesans,''Yeniden Doğuş'' demektir.

SORU/Rönesans’ın Nedenleri nelerdir?

CEVAP/
1-) Avrupa'da halk önce Feodalite sonra Monarşi yönetimlerinin baskısı
altında kalmıştı. Skolastik görüş, sanatçıları tamamen yönlendiriyordu. Bu sırada
Bizans, antikite düşünce sistemini yaşıyordu. İstanbul'un fethi sonrasında daha
büyük bir ilgi odağı haline gelen Bizans düşüncesi taklit edildi. Böylece ortaya
çıkan antikite tarzı, Hümanizma hareketlerini doğurdu.
2-) Dini mimarinin ve buna bağlı sanat anlayışının gelişmesi, sonuçta
sanatın serbestleştirilmesi arzuları, yeni din dışı sanat anlayışının da oluşturulmaya
çalıştırılmasına neden oldu.
3-) Avrupa'nın coğrafi keşifler ile maddi olarak kalkınması,sanatçılar ı ve
düşünürleri koruyan ve onlara gerekli maddi desteği sağlayan Mesen adlı bir snıfın
ortaya çıkmasını sağladı.
4-) Matbaanın gelişmesi, kağıdın maliyetinin ucuzlamasında etkili oldu.

SORU/Rönesans’ın sonuçları nelerdir?

CEVAP/


1-) Avrupa'da özgür düşünce gelişti.
2-) Pozitif bilimler önem kazandı.
3-) Bilim ve sanat gelişti.
4-) Kiliseye olan bağlılık azaldı.
5-) Avrupa'da okuma-yazma oranı arttı.
6-) Birçok sanat eseri oluşturuldu.
7-) Reform hareketlerinin başlamasında etkili oldu.

SORU/Rönesans ilk olarak hangi ülkede ve hangi alanda başlamıştır?

CEVAP/İtalya’da edebiyat alanında başladı.

SORU/Rönesans’ın öncülüğünü İtalya’nın yapmasının önemli sebepleri nelerdir?

CEVAP/

Fatih Sultan Mehmed İstanbul’u fethettikten sonra, isteyen. bilim adamlarının İtalya’ya gidebileceklerini bildirmesi: İslâm medeniyeti ve ilmi hareketleri hakkında en fazla bilgiye sahip bulunan bu Bizanslı alimlerin bilim ve sanat alanında yaptıkları çevirmeler ve yazdıkları eserlerin yayınlanması sonunda İtalya’da yaşayan insanların bilgi ufukları genişledi ve derinleşti.

Doğu dünyası ile en çok İtalya gemicilerinin münasebette bulunmaları ve bunların İslam ülkelerindeki zenginlik, refah, nizam, intizam, adalet ve iman hürriyetini her vesileyle dile getirmeleri.

Ortaçağ Avrupa’sında en zengin memleketin İtalya olması: İtalya’da bulunan Cenova, Venedik, Piza ve Floransa şehirleri Haçlıları barındırmaktan ve baharat ticaretini ellerinde tutmaktan dolayı dünyanın en zengin şehirleri haline gelmişlerdi. Zamanla bu şehirlerde devlet idaresi tüccar prenslerin veya sadece tüccarların eline geçti. Bu zenginler de aynen İslâm ülkelerinde şahit oldukları uygulamalara benzer olarak şairleri, sanatkarları, fikir adamlarını himayeye ve teşvik etmeye başladılar.

Eski Yunan ve Roma kültürlerinin merkezinde bulunması

İtalya'da şehir devletlerin bulunmasından özgür bir ortamın bulunması bunun bir nedenidir.

SORU/Batıda Rönesans ile Osmanlıda Tanzimat Hareketini yorumlayıp değerlendiriniz?

CEVAP: • Rönesans hareketinde genel anlamda bir yenilik anlayışı vardır. Tanzimat'ta da yenilikler yapılmıştır.

• Rönesans hareketinde doğrudan halk muhatap alınmıştır, Tanzimat'ta ise sadrazam ve pa­dişah tarafından halk dolaylı bir şekilde muhatap kabul edilmiştir.
• Rönesans'ta yenilikler aydın kesimin yanı sıra sanatçıları koruyan varlıklı kişilerin çabalarıy­la başlamıştır, Tanzimat'ta ise "aydın kesim ve halk" etkili değil, sadrazam ve padişah etkili olmuştur.

• Rönesans'ta pozitif bilimler ve sanat akımlarının hazırladığı farklı bir dünya algısı oluşmuş­tur. Tanzimat'la da özgürlükler arttırılmış, eski dönemden farklı bir dünyaya kapı açılmıştır.

• Rönesans'la birlikte büyük krallıkların iktidarlarında bir zayıflama hissedilir, Tanzimat'la bir­likte de Padişah'ın yetkilerinde sınırlamaya gidilmiştir.

• Rönesans'la birlikte insan merkeze alınarak onun özgürlüğüne, eşitliğine sanat eserlerinde pek çok vurgular yapılmıştır. Tanzimat'la birlikte de Osmanlı Devletinde yaşayan bireylerin özgürlüğü ve eşitliğiyle ilgili kararlar uygulamaya konulmuştur.

*SORU/ Coğrafi Keşiflerin evrensel düzeyde etki bırakmasının göstergesi nelerdir?

CEVAP/Dünya’da sosyal, siyasal ve ekonomik değişimlerdir.

*SORU/Coğrafi Keşifler'den sonra sömürgeci imparatorlukların kurulması,hangi sorunlara yol açmıştır?

CEVAP/Ekonomik ve siyasal çatışmaların artmasına yol açmıştır.

*SORU/Rönesans'ın İtalya'da başlamasında İtalya’nın hangi özellikleri doğrudan etkili olmuştur?

CEVAP/İtalya'nın coğrafi konumu, kültürel birikimleri ve zenginliği doğrudan etkili olmuştur.

*SORU/Rönesans'tan sonra Osmanlı Devleti'nin Avrupa devletleriyle yaptığı savaşların çoğunu kaybetmiştir.Bunun Avrupa’daki gelişmelerle ilgisi varmı dır?

CEVAP/Vardır.Osmanlı Avrupa'daki teknolojik gelişmeleri yeterince takip etmemiştir.

*SORU/Rönesans'tan sonra Avrupa’da pozitif düşüncenin ve bilimsel bilginin önem kazanmasının temel nedeni nedir?

CEVAP/Rönesans'tan sonra Ortaçağ'ın skolastik düşünce kalıplarının terk edilmesidir.


REFORM HAREKETLERİ

SORU/Reform Nedir?

CEVAP/
XVI. yüzyılda Almanya'da başlayıp, buradan diğer Avrupa ülkelerine
yayılan, dini alanda yapılan yenilik hareketlerine denir.

SORU/Reform’un Nedenleri nelerdir?

CEVAP/
1-) Matbaanın kullanılması.
2-) Rönesans'ın etkisi.
3-) Katolik kilisesinim bozulması.
4-) Endülüjans sorunu.
5-) Ekonomik neden.
6-) Siyasal neden.
7-) Martin Luther'in faaliyetleri.
SORU/Reform’un Sonuçları Nelerdir?

CEVAP/
1-) Dine egemen güçlü devletler kuruldu.
2-) Avrupa'da mezhep birliği bozuldu.
3-) Din ile eğitim ayrıldı.Eğitimde laikleşme süreci başladı.
4-) Bilimsel gelişmeler hızlandı.
5-) Katolik Kilisesi kendi içinde düzenlemelere gitmek zorunda kaldı.
6-) Skolastik düşünce yıkıldı.

SORU/Protestanlık mezhebi ilk olarak hangi gelişmeyle resmiyet kazanmıştır?

CEVAP/1555 Ougsburg Antlaşmasıyla.

SORU /Refom hangi ülkede başlamıştır?

CEVAP/Almanya

SORU/Matbaanın icadı ve kullanımının yaygınlaşmasının sonuçları neler olmuştur?

CEVAP/Okuma yazma bilenlerin sayısı artmış.Haber ve düşünceler daha çabuk yayılmış.Rönesans’ın doğması ve gelişmesini, ve Reform hareketlerinin yaygınlaşmasını sağlamıştır.

SORU/Reform hareketlerinin Osmanlıya etkileri nelerdir?

CEVAP/Osmanlı egemenliğinde yaşayan Ortodokslar üzerinde etkili olmamıştır.

SORU/Avrupa’da genellikle Reform’a karşı işbirliği yapanlar kimler olmuştur?

CEVAP/Krallar ve Katolik Kilisesi.

SORU/Avrupa’da Reform’u destekleyen tek krallık hangisi olmuştur?

CEVAP/İngiltere Krallığı

SORU/Reform’un Almanya’da başlamasının nedenleri nedir?

CEVAP/Almanya'nın birleşmesinden önce birçok bağımsız devletin olmasından dolayı özgür bir ortamın bulunmasındandır.Matbaanın yaygın kullanılması. ve Almanya´daki prenslerin dinde yenilik isteyenleri desteklemesidir.

OTUZ YIL SAVAŞLARI(1618-1648)

SORU/ Otuz Yıl Savaşları nedir?

CEVAP/Avrupa’da mezhep birliğinin bozulmasından sonra başlayan en büyük din savaşlarıdır.1618 ile 1648 yılları arasında yapılan ve Avrupa devletlerinin çoğunun katıldığı savaşlar dizisidir.

Almanya+İspanyaXAlman prenslikleri+İsveç+Danimarka+Fransa arasında oldu.

SORU/Otuz yıl savaşlarının sonuçları nelerdir?

CEVAP/

*Almanya +İspanya yenildi.

*Vestfalya Antlaşması(1648)yapıldı.

*Alman prensleri dinsel özgürlüğüne kavuştu.Protestanlık Almanya’ya yerleşti.

*Avrupa’da güçler dengesi değişti.

*Prusya devleti kuruldu,böylece günümüz Almanya’nın temelleri atıldı.

*İsviçre ve Hollanda’nın bağımsızlıkları tanındı.

**************************************************

*SANAYİ DEVRİMİ(Endüstri İnkılabı)

*1750 ‘de İngiltere’de başladı)

SORU/Sanayi devrimi nedir?İlk hangi ülkede gerçekleştirilmiştir?

CEVAP/*Avrupa'da 18. ve 19. yüzyıllarda yeni buluşların üretime uygulanması ve buhar gücüyle çalışan makinaların makinalaşmış endüstriyi doğurması, bu gelişmelerin de Avrupa'daki sermaye birikimini arttırmasına denir.

*İlk olarak İngiltere’de gerçekleştirildi.

SORU/Sanayi devriminin düşünsel nedenleri nelerdir? CEVAP/Sanayi devrimini 16. ve 17. yüzyıldaki dinsel, siyasal, bilimsel ve felsefi düşünceler hazırlamıştır. Protestan Reformu "bugün çok çalışıp yarını düşünmeyin" önemli bir değer olarak yerleştirmiştir. 17. yüzyılda Aydınlanma Çağı filozofları bilimsel yöntemi ve rasyonel düşünme ilkelerini geliştirmişlerdir. Fransız DevrimiNapolyon aracılığıyla bu düşünceleri Avrupa’ya yaymıştır. 17. yüzyılın bilimsel buluşları, sanayi devriminin teknolojik gelişmelerine kaynak oluşturmuştur.

SORU/Sanayi devriminin sosyal-ekonomik nedenleri nelerdir? CEVAP/Düşünsel nedenlerin yanında, sanayi devrimini doğuran diğer nedenler şunlardır:

Hızlı nüfus artışı. 16. yüzyıldan başlayarak Avrupa'nın nüfusu hızla arttı.

Tarımdaki gelişmeler bu sektördeki nüfus ihtiyacını azaltarak bu nüfusun kentlere göç etmesine neden oldu. Böylece kent sanayine hazır işgücü oluştu.

Yaşam düzeyinin yükselişi. Eskiden lüks sayılan şeker, kahve, çay gibi mallar artık orta sınıf ve alt sınıflar için doğal bir gereksinme olmaya başlıyordu. Bu da dolaylı olarak tüketim malı talebini arttırdı.

Geniş çaplı yağmalar, sanayi devriminin en önemli finans kaynağı olmuştur. Gerek İspanyollar tarafından yağmalanan Orta Amerika altınları, gerekse de İspanyol gemilerini vuran, yağmacıları yağmalayan İngiliz gemileri, Avrupa'ya tonlarca altın taşımıştır. Bütün bunlar 16. ve 17. yüzyıllarda, sanayi devrimine götüren süreçleri desteklemiştir.

Hindistan'da 23 Haziran 1753 tarihinde, Fransız birliklerini savaş alanında yenen İngilizler (Plessey Savaşı), Hint-Moğol imparatorlarının devasa hazinesine el koymuşlardı. Bu hazinenin İngiltere'ye taşınmasıyla bu ülke ekonomisinde ortaya çıkan para ve finans olanaklarının, dokuma ve buhar makineleriyle ilgili tüm teknik buluşların 1758-1791 tarihleri arasında gerçekleşmesini açıklamada birincil argüman olduğu söylenebilir.

Sömürgecilik. Avrupa ülkeleri yeni koloniler oluşturarak buradan getirdikleri malları sanayide kullanmaya başladılar, işlediler ve tekrar sömürgelere sattılar.

Küçük burjuvazinin gelişmesi ve orta sınıfın zenginleşmeye başlaması bir itici kuvvet oldu.

Kapitalizm. Orta sınıfın zenginleşmesi sürecine paralel olarak kapital birikimi oluşmaya başladı. Böylece yeni yatırım alanları aranmaya başlandı.

Taşıma ve teknolojide meydana gelen gelişmeler ortaya geldi...

SORU/Sanayi devriminin sonuçları nelerdir?

*Makine gücü önem kazandı,fabrikalar kuruldu ve seri üretime geçildi.

*Fabrikalarda daha ucuz kaliteli ve bol ürün elde edildi.

*Hammadde ve Pazar ihtiyacı arttı.Ekonomik rekabet yaygınlaştı.Bu durum sömürgecilik yarışının hız kazanmasını sağladı.Sömürgecilik yıkıcı etkiler yarattı.

*Yeni bir sınıf doğdu(İşçi sınıfı).

*Sosyalizm akımı doğdu.

*Uluslar arası ekonomik ve kültürel ilişkiler arttı.

*Tekelleşme ortaya çıktı.

*Köyden kente göç hızlandı.

* Büyük sanayi şehirleri oluştu.

*Paylaşım savaşlarını yarattı.

*İnsanların refahı,rahatı ve dünya tutkusu gelişti.

SORU/Sanayi devrimin Osmanlıya etkileri nelerdir?

CEVAP/Olumsuz etkiledi.

*Kapitülasyonlar nedeniyle Osmanlıda sanayi devrimi yapılamadı.

*Osmanlı Avrupa devletlerinin açık pazarı oldu.

*Avrupa malları kapitülasyonlar sayesinde Osmanlı ülkesinde satılınca ,Osmanlıda üretimin azalmasına,küçük işletmelerin kapanmasına,işsizliğin artmasına neden olmuştur.Lonca Teşkilatları bu gelişmeler sonucunda önemini kaybetmiştir.

**************************************************************

YEDİ YIL SAVAŞLARI (1756-1763)

İngiltere ve Fransa arasında sömürgecilik ve deniz üstünlüğü için çıkmış olan politik mücadeleler sonucunda Avrupa kıtasında yeni saflaşmalar meydana çıkmıştır.

1756 yılında İngiltere ve Prusya arasında ittifak kurulmasına karşı Fransa ve Avusturya-Habsburglar arasında evlilik yoluyla hanedan bağları kurulmuştur. Böylece Almanya toprakları üzerinde Avusturya ve Prusya arasındaki rekabet belirginleşmeye başlamıştır.

Bu savaş sonunda imzalanan Paris Barış Antlaşmasıyla, Fransa, Afrika ve Amerika kıtasında ve Hindistan’da bulunan denizaşırı sömürgelerinin hepsini İngiltere’ye bırakmıştır.

Böylece hem ekonomik bakımdan hem de politik bakımdan Fransa güç kaybederken, İngiltere denizlerdeki ve sömürgecilik yarışındaki üstünlüğünü sağlamlaştırılmıştır.

ABD’NİN KURULMASI

SORU/Sömürgeciliğe karşı başlatılan ve başarıya ulaşan ilk bağımsızlık hareketi hangisidir?

CEVAP/Amerikan Bağımsızlık Savaşıdır.

SORU/Amerikan bağımsızlık savaşında sanayi üretiminin gelişmeye başladığı Kuzey-Batı eyaletleri bağımsızlığın öncüsü olmuşlardır.Tarım ekonomisinin yaygın olduğu Güney eyaletleri ise İngiltere’ye olan bağımlılığın sürmesinden yana olmuşlardır.Bunun temel nedeni nedir?

CEVAP/Güneyin tarım ürünlerinin başlıca alıcısının İngiltere olmasıdır.

*SORU/ABD'nin bağımsızlık savaşı sırasında "İnsan Hakları Bildirisi" yayımlanarak, "kaynağını halktan almayan hiçbir hükümetin meşru sayılmayacağının" belirtilmiştir.Bu ifadeyle hangi gelişmenin benimsendiği anlaşılmaktadır?

CEVAP/ Demokrasinin yeni bir "siyasal rejim" olarak benimsendiği anlaşılmaktadır.

(Avrupa’da ilk insan hakları bildirisi 1629 yılında İngiltere’de yayınlanmıştır.Bu bildiri örnek alınmıştır.)

SORU/Kuzey Amerika’da ilk sömürge kuran devlet hangisidir?

CEVAP/İngiltere krallığıdır.

SORU/İngiltere XVI Yüzyılın başında Kuzey Amerika’da kaç sömürge oluşturmuştur?

CEVAP/On üç sömürge kurmuştur.

SORU/ XVIIIYüzyılda on üç sömürgenin İngiltre’ye karşı ayaklanmasının nedenleri nedir?

CEVAP/a)İngiltere’nin Yedi Yıl Savaşlarında bozulan ekonomisini düzeltmek için ağır vergiler getirmesi.b)Sömürgelerin İngiltere parlamentosuna girmek istemelerinin reddedilmesi.

SORU/On Üç Sömürgenin ayaklanma sonuçları nelerdir?

CEVAP/*Sömürgeler başarılı oldular.

*1787 Versay antlaşması yapıldı.

*ABD devleti kuruldu.

*Eyaletlerden oluşan federal bir cumhuriyet kuruldu.

*George Washington ilk devlet başkanı oldu.

*Amerika İnsan Hakları bildirgesi ,insan hakları kavramının önem kazanmasında büyük rol oynadı.

*Kurulan demokratik rejim Avrupa’ya örnek oldu.

*ABD Avrupa’ya karşı denge unsuru oldu.

NOT:Çağdaş anlamda Cumhuriyeti ilk kez ABD hayata geçirdi.Günümüzde varlığını sürdüren ilk yazılı Anayasa ABD Anayasasıdır.Amerikan ihtilali sömürgeciliğe karşı yapılmış ve başarıyla sonuçlanan ilk bağımsızlık savaşıdır.Amerika Birleşik Devletleri ,kuruluşundan günümüze kadar yalnızca cumhuriyetle yönetilmiştir.

SORU/Amerikada kölelik ne zaman kaldırıldı?

CEVAP/1861-1865 yılları arası olan ‘’kuzey güney savaşı’’ sonrası kaldırıldı.Kuzeyliler köleliğin kaldırlmasını,güneyliler ise karşı idiler.Savaşı kuzeyliler kazandı..

YAKINÇADA AVRUPA

SORU/Yakınçağ Avrupa’nın önemli gelişmeleri nelerdir?

CEVAP/*Fransız İhtilali(1789).

*Viyana Kongresi(1815)

*Restorasyon Dönemi(1815-1830)

*1830 İhtilalleri(ilk kez Fransa’da başladı)

*1848 İhtilalleri(İlk kez Fransa’da başladı)

*Macar Mülteciler Sorunu(1848)

*İtalya ve Almanya’nın siyasi birliklerini sağlamaları(1870-1871)

FRANSIZ İHTİLALİ(1789)

*SORU/Avrupa'da büyük sosyal gelişmelerin halk hareketleri sonucu ortaya çıktığının kanıtı kanıtı olan gelişmeler nelerdir?

CEVAP/Avrupa'nın devlet ve toplum yapısının ihtilallerle değişmesidir.

*SORU/Fransız İhtilali'nin en önemli ve yakın sebebi nedir?

CEVAP/Fransız toplumundaki sınıf farklarının halkı isyana yöneltmesidir.

*SORU/Fransız İhtilali sürecinde yayımlanan "İnsan Hakları Bildirisi"nde "Hiçbir kişi ve kuruluşun milletçe verilmeyen bir hakimiyeti kullanamayacağı" hükmüne yer verilmesi neyin benimsendiğini göstermektedir?

CEVAP/Anayasal sistem ve parlamenter demokrasİ fikrinin Fransız halkı tarafından benimsendiğini gösterir.

*SORU/Fransız İhtilali fikirlerinin Avrupa'daki sosyal ve siyasal düzeni sarsması sonucu bunu önlemeye yönelik gelişme nedir?

CEVAP/1815 Viyana Kongresi'nin toplanmasıdır.

*SORU/Fransız İhtilali'nden sonra çok uluslu imparatorlukların dağılması, İhtilal'in getirdiği hangi düşüncesinin evrensel düzeyde etki bıraktığını gösterir.?

CEVAP/Milliyetçilik

*SORU/Osmanlı ülkesinde Kanun-i Esasi ilan edilerek Meşrutiyet'e geçilmesi, Avrupa'da yayılan hangi düşüncenin Osmanlı aydınlarını da etkilediğini kanıtlar?

CEVAP/Demokrasi düşüncesinin.

*SORU/Fransız İhtilali ve onun etkisiyle çıkan 1830 ve 1848 ihtilallerinin evrensel düzeyde etki bıraktığının kanıtı nedir?

CEVAP/Avrupa'da birçok ülkede parlamenter demokrasiye geçilmesidir.

*SORU/Dünya’da üretim şeklini ve miktarını değiştiren, hammadde ve pazar ihtiyacını artıran ve üretime uluslararası bir boyut kazandıran,devletlerarası ekonomik rekabetin artmasında ve büyük savaşların çıkmasında da temel bir etken olan gelişme nedir?

CEVAP/Büyük Sanayi Devrimidir.

SORU/Avrupa’daki burjuva sınıfının diğer sosyal sınıflara göre farklı özellikleri nelerdir?

CEVAP/Güçleri sınırlıydı.Vergi verirler fakat yönetimde söz sahibi değillerdi.Fransız devrimine öncülük ettiler.Avrupa’daki tüm yeniliklerin öncüleri oldular.

SORU/Fransız İhtilalinin Nedenleri nelerdir?

CEVAP/*Kralın baskıları ve ağır vergiler koyması.

*Sınıflar arası uçurum

*Yedi yıl savaşını kaybetmesi

*Burjuva sınıfının yönetime katılma isteği

*Rousseau,Voltaire,
Montesguieu ,diderotgibi aydınların fikirlerinin etkileri.

SORU/Fransız İhtilalinin sonuçları nelerdir?

CEVAP/*Yakınçağ başladı.

*Milliyetçilik,eşitlik,
özgürlük,adalaet,insan hakları,milli egemenlik, gibi ilkeler hızla yayıldı.

*Laik yönetim gerçekleşti(dinsel yönetim sona erdi).

*Liberalizm(hürriyetçilik),Nasyonalizm(milliyetçilik) ve sosyalizm(siyasi ve ekonomik eşitlik) gibi akımlar doğdu.

*Ulus devletler kurulmaya başladı.

*Burjuva sınıfı daha da güçlendi.

*Kapitalim gelişti.

*Sömürge rekabeti hız kazandı.

VİYANA KONGRESİ(1815)

SORU/Katılan devler hangileridir?

CEVAP/İngiltere,Avusturya,Rusya,Prusya

SORU/Kongrenin Özelliği nedir?

CEVAP/Fransız ihtilalinin demokrasi ve ulusal bağımsızlık ilkelerine karşı monarşi ve imparatorluk haklarını savunan kararların alındığı kongredir.

*İhtilalinin getirdiği ilkelere ve düşüncelere karşı alınan kararlar Avrupa’da Restorasyon Devrinin (1815-1830) yaşanmasına yol açmıştır.

SORU/Kongrenin amacı nedir?

CEVAP/Avrupa’da bozulan sınırları ve siyasal dengeyi yeniden düzenlemek,Fransız İhtilalinin yaydığı akımların kendilerine zarar vermesini önlemetir.

RESTORASYON DEVRİ(1815-1827)

SORU Restorasyon Devri nedir?

CEVAP/1815 Viyana Kongresinde Meternich’ın hazırladığı plan kabul edildi.Bu plana göre ,milliyetçilik akımının çok uluslu imparatorluklara zarar vermesi önlenmeliydi.Bunun içinde Avrupa’daki azınlık isyanları hiçbir koşulda desteklenmemeliydi.

Avrupa’nın düzenini yeniden esk27durumuna getirmek için harekete geçildi.Bu planı kabul eden İngiltere,Avusturya,Rusya ve Prusya 20 kasım 1815’de ‘’Dörtlü İttifak’’ı kurdular.Bu işbirliği 1830 yılına kadar sürdü.Bu nedenle Meternich Planının uygulamaya çalışıldığı 1815 ile 1830 yılları arasındaki döneme Avrupa’da ‘’Restorasyon Dönemi ‘’denir.

SORU/ Meternich’in planı amacına ulaşmadı ve bir süre sonra geçerliliğini yitirmiştir.Bunun kanıtı nedir?

CEVAP/1827 yılında İngiltere,Fransa ve Rusya’nın ,Osmanlı azınlığı olan Yunanlıları desteklemek için Navarin’deki Osmanlı donanmasını yakmaları(Navarin Olayı),Meternich Planı’nın önemini yitirdiğini gösteren bir kanıt olmuştur.

AYDINLANMA ÇAĞI(XVII-XVIII Yüzyıllar)

SORU/Aydınlanma çağının oluşmasını sağlayan nedir?

CEVAP/Aydınlanma felsefesidir.

SORU /Aydınlanma felsefesinin temeli nedir?

CEVAP/Eski yunan felsefesidir.

SORU/Aydınlanma çağının özellikleri nelerdir?

CEVAP/*İnsan hakları önem kazandı

*Deneye ve gözleme dayanan düşünce sistemi benimsendi.

*Mutlakiyetçilik reddedildi.Demokrasi benimsendi.

*Laik anlayış yaygınlaştı.

*Fen alanlarında gelişmeler oldu:Newton çekim kanunu,Lavaisler kendi adıyla anılan kütlenin korunumu kanunu buldu.

*Ekonomi alanında;İngiliz Adam Smith liberalizm’in ilkelerini ortaya koydu.

*Edebiyat alanında;Klasizm’in yerini romantizm aldı.

*Mimari alanda;Barok tarzı önem kazandı.

*Müzik alanında;Mozart önemli eserler verdi.Bach dini müzikle,Haydn ise opera ile ün kazandı.

1830 İHTİLALLERİ

SORU/1830 İhtilali ilk kez hangi ülkede çıkmıştır?

CEVAP/Fransa

SORU/1830 İhtilallerinin nedenleri nelerdir?

CEVAP/Monarşiye geçme girişimi.

SORU/1830 İhtilalinin sonuçları nelerdir?

CAVAP/*Kral değişti.

*meşrutiyet yönetimi korundu.

*Liberalizm önem kazandı.

*Meternich planı geçerliğini yitirdi.

*Milliyetçilik hareketleri hız kazandı.

*Belçika bağımsız oldu.

*İsveç ve Norveç ayrı krallık oldu.

SORU/Macar mülteci sorunu nedir?

CEVAP/Avusturya egemenliğinde yaşayan bir grup macar’ın isyan ederek Osmanlıya sığınması olayıdır.

SORU/Macar mülteci sorunun Osmanlı açısından önemi nedir?

CEVAP/Bu olay Avrupa’da Osmanlıya büyük saygınlık kazandırdı. Ve 1853 yılında başlayan Kırım Savaşı’nda ,İngiltere ve Fransanın Rusya’ya karşı Osmanlının yanında yer almasında etkili oldu.

SORU/1848 İhtilalinin sonuçları nelerdir?

CEVAP/*Fransa’da Kral istifa etmiş ve cumhuriyet ilan edilmiştir.,

*Sosyal hukuk devleti kavramı doğmuştur.

*Halka seçim hakkı tanınmıştır.

*Ölüm cezası kaldırılmış ve esir ticareti yasaklanmıştır.

*Avusturya'da toprak köleliği kaldırılmıştır.

*1848 İhtilalleri, İtalya, Avusturya, Prusya, Belçika, Hollanda ve İngiltere'de görülmüştür.

*Avrupa'da liberalizmde önemli gelişmeler olmuştur.

*İtalya ve Almanya'da siyasi birliğin kurulmasına zemin hazırlanmıştır.

*Avrupa'da krallar, uyruklarına yeni haklar vermişlerdir.

* İngiltere'de seçim hakları genişletilmiş ve işçi sınıfına yeni haklar verilmiştir.

*Avrupa'da sosyalist akımlar yayılmaya başlamıştır.

*Rusya, bu ihtilâllerden 20. yüzyılın başlarına kadar fazla zarar görmemiştir.

*20. yüzyıl boyunca Avrupa Devletleri, Osmanlı Devleti'ne karşı çifte standart uygulamışlardır. *Bu devletler, Viyana Kongresi'nden sonra monarşilerin güçlü siyasi kuruluşlar olarak devamını amaçlayan bir siyaset izlediler. Bu nedenle sert önlemler almışlar,

1830 ve 1848 İhtilâllerini kanlı bir şekilde bastırmışlardır.

SORU/Monarşi ile yönetilen devletlerin Osmanlıya yaklaşımı nasıldı?

CEVAP/Ancak kendilerindeki gibi yönetimi monarşi olan Osmanlı Devleti'ni destekleyecekleri yerde parçalanmasını ve yıkılmasını hızlandırıcı faaliyetler içine girmişlerdir.

Başta Rusya ve Avusturya olmak üzere Avrupa Devletleri, Osmanlı Devleti'ndeki azınlık isyanlarını desteklediler. Bu durum, Avrupalıların diğer ülke ve devletlere çifte standart uyguladığını göstermektedir.

MACAR MÜLTECİLER SORUNU(1848)

SORU/Macar mülteci sorunu nedir?

CEVAP/Avusturya egemenliğinde yaşayan bir grup macar’ın isyan ederek Osmanlıya sığınması olayıdır.

SORU/Macar mülteci sorunun Osmanlı açısından önemi nedir?

CEVAP/Bu olay Avrupa’da Osmanlıya büyük saygınlık kazandırdı. Ve 1853 yılında başlayan Kırım Savaşı’nda ,İngiltere ve Fransanın Rusya’ya karşı Osmanlının yanında yer almasında etkili oldu.

İTALYA’NIN SİYASİ BİRLİĞİNİ KURMASI

SORU/İtalya Siyasi Birliğini Nasıl Kurmuştur?
CEVAP/
Viyana Kongresi İtalya’yı yedi hükümete ayırmıştı. Piyemonte bunlar içerisinde en kuvvetlisi idi. Hepsi de mutlakıyetle yönetilmekteydi. Ülkenin bir kısmı Avusturya'nın işgali altındaydı. Halbuki Fransız İhtilaliyle birlikte İtalya’da milliyet ve hürriyet fikirleri yayılmağa başlamıştı. İtalyan aydınları ülkede birliği kurmak ve yabancı işgalinden kurtulmak istiyorlardı. Bu amaçla Karbonari adlı gizli cemiyetin etrafında birleşerek çalışmalara başladılar.

Fakat başarılı olamadılar. İtalya birliğinin kurulması her şeyden evvel Avusturya'nın ülkeden çıkarılmasına bağlıydı. Ancak, İtalyan şehir devletleri bunu yalnız başına gerçekleştirecek güçte değildiler. Bunun için bir dış devletin yardımına ihtiyaç vardı. Piyemonte, Kırım Savaşı'na iştirak ederek Fransa'nın desteğini sağlamayı başardı. 1859 yılında yapılan savaşta Avusturyalılar mağlûp edildi. Bu zafer İtalya siyasi birliğine giden yolu açtı.

İtalyan birliği 1870'de gerçekleşti. Roma yeni kurulan İtalya’nın başkenti ilan edildi. İtalya, siyasi birliğini kurduktan sonra sömürgecilik hareketlerine başladı. Kısa zamanda Avrupa politikasında söz sahibi devletlerden birisi oldu. Papalık siyasi gücünü kaybetti. Yalnız dinî nüfuzu kaldı.


ALMANYANIN SİYASİ BİRLİĞİNİ KURMASI


SORU/Alman Siyasi Birliğini Nasıl Kurmuştur?
CEVAP/
Viyana Kongresi'nde bir Germanya Konfederasyonu'nun kurulmasına karar verilmiştir. Merkezi Frankfurt'ta olan bu Konfederasyon, Avusturya'nın başkanlığında toplanan bir meclis tarafından yönetilecekti. Prusya bu Konfederasyon'un dışında kalacaktı.


Bu yüzden Prusya ile Avusturya birbirlerine rakip hale geldiler ve sürtüşmeye başladılar. Prusya, Alman Birliği'ne hazırlık olmak üzere Alman şehir devletlerinin iştirakiyle gümrük birliğini kurdu. Alman Birliği'nin kurulmasında Prusya başbakanlığına getirilen Bismark'ın büyük katkıları olmuştur. Bismark devlet bünyesinde gerekli ıslahatları yaparak Prusya'yı güçlü bir yapıya kavuşturdu. Alman Birliği'nin kurulması Danimarka, Avusturya ve Fransa ile yapılan savaşlar sonunda gerçekleşmiştir.

Fransa'nın Sedan'da kesin bir mağlubiyete uğratılması sonucunda Alman Birliği kuruldu (1871). Prusya Kralı l. Vilhelm Alman imparatoru oldu. Alman Birliği'nin kurulması uluslararası politika açısından önemli sonuçlar doğurdu. Viyana Kongresi'nden sonra kurulmuş olan Avrupa güç dengesi değişti. Fransa ve Avusturya etkinliklerini büyük ölçüde kaybettiler. Almanya Avrupa'nın kuvvetli devletlerinden biri oldu. Sömürgecilik hareketlerine başladı. Avrupa'da Bloklaşma başladı.

19. YÜZYILDA OSMANLI DEVLETİNİ SARSAN OLAYLAR:

1)- Sırp İsyanı(1804)

2)- 1806-1812 Osmanlı-Rus Savaşı ve Bükreş Antlaşması

3)- Yunan İsyanı

4)- 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı ve Edirne Antlaşması

5)- Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın İsyanı

6)- Kırım Savaşı(1853-1856)

7)- 93 Harbi (1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı)



II
.MAHMUT DÖNEMİ (1808-1839)

SIRP İSYANI (1804)
Sebepleri:
1)- Fransız İhtilalinin Milliyetçilik, bağımsızlık ve hürriyet gibi fikirlerinin sırplar üzerinde etkili olması
2)- Savaşların Sırbistan toprakları üzerinde geçmesi ve bu savaşlar sırasında Sırbistan'ın sık sık el değiştirmesi
3)- Sırbistan'daki Yeniçerilerin olumsuz davranışları
4)- Rusyanın kışkırtması
İsyan:
Bu sebeplerden dolayı 1804'de KARA YORGİ liderliğinde Sırplar ayaklandı.



NOT: Osmanlı Devletinde "Milliyetçilik" akımı neticesinde ayaklanan ilk topluluk SIRPLAR'dır.



Sırplarla İlgili Antlaşmalar:

1)- 1806-1812 Osmanlı Rus Savaşı sonucunda Ruslarla imzalanan BÜKREŞ ANTLAŞMASI'nda Sırplara bazı haklar verildi.

2)- 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı sonucunda Ruslarla imzalanan EDİRNE ANTLAŞMASI'nda Sırplara özerklik verildi.

3)- 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonucunda imzalanan Ayestefanos ve BERLİN ANTLAŞMASI'nda Sırbistan bağımsızlığına kavuştu.



1806-1812 OSMANLI-RUS SAVAŞI:

Sebepler:

1)- Rusların Sırp isyanını desteklemesi ve Balkan Milletlerini kışkırması.

2)- Rusya'nın Eflak-Boğdan'ı işgal etmesi.

Savaş:

* Rusların Eflak-Boğdan'ı işgal etmesi karşısında Fransa'nın etkisiyle Osmanlı Devleti Rusya'ya savaş ilan etti. Osmanlı-Fransız yakınlaşması karşısında İngiltere Rusya'nın yanında yer aldı.

* İngilizler Ruslara destek için donanmalarını İstanbul'a gönderdiler. İstanbul'a sadece denizden yapacakları bir saldırıyla başarılı olamayacaklarını anlayarak geri döndüler. Bu defa Mısır'a saldıran İngilizleri Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa püskürtttü.

* Fransa 1807'de Rusya ile "Tilsit Antlaşmasını" imzalayarak, dostluk kurdu. Yalnız kalan Osmanlı Devleti İngiltere'ya yaklaştı. İngiltere ile " Çanakkale (Kale-i Sultaniye)" antlaşmasını imzaladı.

* Bu arada Ruslar Osmanlı topraklarında ilerliyordu.

* Avrupa'da siyasi ortam yeniden değişti. Fransa ile Rusya'nın arası yeniden açıldı. Rusya'ya silahlarını çeviren Fransa bu defa Osmanlı Devleti'nin yanında yer aldı. Fransa'ya güvenemeyen Osmanlı Devleti Rusya ile BÜKREŞ ANTLAŞMASINI imzalayarak savaşı sona erdirdi.

Sonuç:

Ruslarla BÜKREŞ ANTLAŞMASI imzalandı.(1812)

1)- İki devlet arasında Tuna nehri sınır olacak.

2)- Ruslar Beserabya hariç işgal ettiği yerleri geri verecek.

3)- Sırplara bazı haklar verilecekti.



YUNAN İSYANI

SEBEPLERİ:

1)- Fransız ihtilalinin milliyetçilik, bağımsızlık gibi fikirlerinin etkisi

2)- Rusya'nın ve Avrupa Devletleri'nin kışkırtması

3)- 1804 de kurulan Etniki Eterya Cemiyeti'nin çalışmaları



İSYAN:

1821'de Mora'da başlayan isyan kısa sürede büyüdü. Osmanlı hükümeti Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa'dan yardım istedi. M.Ali Paşa yardım karşılığında II.Mahmut'tan Mora ve Girit valiliklerinin kendisine verilmesini istedi. Osmanlı ve Mısır donanması isyanı bastırdı ve NAVARİN limanına çekildi. Ancak Yunan isyanının bastırılması Batılıların işine gelmedi. İngitere, Fransa, Rusya ve Avusturya Osmanlı devleti'ne ültimatom vererek Yunanistan'a bağımsızlık verilmesini istediler. Bu istek reddedilince Osmanlı ve Mısır donanmasını NAVARİN de yaktılar. Rusya Osmanlı'ya savaş ilan etti.

NOT: Navarin olayı Osmanlı Donanmasının yaşadığı 4 felaketten biridir. Birincisi 1571 İnebahtı, İkincisi 1770 Çeşme, Üçüncüsü 1827 Navarin, Dördüncüsü 1853 Sinoptur.

19. yy Islahatları

 19.yy genel politikası denge siyasetidir.

 Avrupalı devletlerin Osmanlı üzerindeki çıkar kavgasından yararlanarak eldeki toprakları koruma yoluna gitmiştir.

 İngiltere Akdeniz çıkarlarını sürdürebilmek için Rusya'ya karşı Osmanlı toprak bütünlüğünü koruma yoluna gitmiştir.

 Bu dönem ıslahatları devletin her kademesinde gerçekleşmiştir.

 Çağdaş hukuk devleti olma yolunda önemli adımlar atılmıştır.

 Bu dönem ıslahatları da yöneticiler tarafından yapılmış halkın isteği ile olmamıştır.

 

II. Mahmut Islahatları geniş bir alana yaymıştır. Eğitim, yönetim, toplum, askeri alanları kapsar. Ayanlarla yapılan Senet-i İttifak ile kendi gücünün dışında bir gücü kabul etmiş: ancak otoritesini artırınca ayanları bertaraf etmiş.
Yönetim alanında:
Orhan Bey zamanında kurulan Divan-ı Hümayun kaldırılıp yerine nazırlıklar(bakanlıklar) kuruldu.
Kanunlara ve yeniliklere danışmalık yapmak üzere meclisler kuruldu.
Memurlara maaş bağlandı.
Tımar sistemi kaldırıldı.
Memurlara kılık-kıyafet zorunluluğu getirildi.
Müsadere kaldırıldı böylece özel mülkiyetin önü açıldı.
Padişah portresi devlet dairelerine asıldı.
Muhtarlıklar ve posta teşkilatı kuruldu.
Ülke illere ayrıldı ve merkezden valiler atandı.
Askeri alanda:
Sekban-ı cedit ve eşkinci ocakları kuruldu. (ancak yeni çeriler tarafından kaldırıldı)
1826 yılında Vakayı Hayriye denen bir gelişme ile yeniçeri ocağı kaldırıldı. Böylece yeniliklerin önündeki engel kaldırıldı ve devlet otoritesi güçlendi. Aynı zamanda Bektaşilik tarikatı da yasaklandı.
Yeniçeri ocağının yerine Asakir-i Mansure-i Muhammediye ocağı kuruldu.
Mızıka-i hümayun kuruldu.
Askeri amaçlı nüfus sayımı yapıldı.
Taşranın güvenliğini sağlamak için Redif birlikleri kuruldu.
Harbiye ve Askeri Tıp okulları kuruldu.

Eğitim alanında:

İlköğretim zorunlu hale getirildi.
Memur yetiştirmek için Mektep-i Maarif-i Adliye açıldı.
İlk kez Avrupa'ya öğrenci gönderildi.
Takvim-i Vakayı adı ile ilk resmi gazete çıkarıldı. Yenilik ve ıslahatları görülmüştür.

Abdülmecit (1839–1861)

Abdülmecit Tanzimat Fermanı ile hukukun üstünlüğü ilkesini uygulamış, herkesin kanun önümde eşitliğini kabul etmiştir. Abdülmecit Osmanlıcılık düşüncesini başlatmıştır.

Yönetim alanında:

Tanzimat ve Islahat Fermanları ilan edildi
Meclis-i Ahkâm-ı Adliye’yi etkin hale getirdi.
Ceza, memurlar ve ticaret kanunlarını düzenledi.
İl genel meclisleri kuruldu.
Askerlik vatan görevi haline getirildi.

Ekonomi alanında:
Vergiler herkesin gelirine göre alındı.
Kâğıt para ( kaime)bastırıldı.
İltizam kaldırıldı.
İlk dış borç alındı( Kırım savaşında İngiltere'den)
Bank-ı Dersaadet (ilk banka) ve Osmanlı Bankası kuruldu.
Demir yolu yapımına başlandı.

Eğitim alnında:
Meclis-i Maarif-i Umumiye kuruldu. (Eğitim işlerini düzenlemek amacı ile)
Mülkiye, öğretmen ve sanat okulları açıldı.
Yabancı okulların açılmasına izin verildi (Islahat fermanı ile)
Türkçe temel ders olarak okutuldu.

 Abdülaziz (1861- 1876)
Osmanlı tarihinde Avrupa'ya seyahat eden ilk padişahtır.
Dış borç alarak dünyanın en büyük üçüncü donanmasını kurmuştur.
Mithat Paşa önderliğinde Vilayet Nizamnamesi yayınlanır ve vilayet meclisleri açılır.
Mecelle adında medeni kanun kitabı hazırlanır. ( Ahmet Cevdet Paşa önderliğinde)
Dolma bahçe sarayı tamamlanır.
Süveyş kanalı açılır. ( böylece Akdeniz ticareti canlandı; ancak Mısır İngiltere tarafından işgal edilince buradan yararlanılamadı)
Galatasaray Lisesi, Darüşşafaka, rüştiyeler, idadiler, sultanilerle birlikte darülfünun (üniversite) kuruldu.
 Meşrutiyet yanlısı Genç Osmanlılar tarafından tahttan indirildi. Yenilik yanlısı kişilerce ilk kez bir padişah tahttan indirildi.

 II. Abdülhamit
 Meşrutiyet padişahı olarak kabul edilir. İstibdat yönetimi uygulamıştır.
 Denge siyasetinde Almanya ile iş birliği yapmış ve İslamcılık siyasetini takip etmiştir.
 ve II. Meşrutiyeti yürürlüğe koyarak parlamenter sisteme geçmiştir.  Türk tarihinin ilk ana yasası olan Kanun-i Esasi’yi yürürlüğe koymuştur.
 Duyun-u Umumiye idaresi kurularak Osmanlının gelirlerine elkonulmuştur.
 Okulların sayısı artırılmış, basına sansür uygulanmıştır.
31 Mart isyanı ile tahttan indirilmiştir

19.yy Islahatlarının Özellikleri
 Islahatlar devlet politikası olmuş, yönetim, hukuk ve eğitim alanında daha etkin bir şekilde yapılmıştır.
islahatlar dış müdahaleyi artırmıştır. Islahatlara halk desteği yoktur.
Azınlıklara tanınan haklar Müslümanların tepkisini çekmiştir.
 Osmanlı egemenlik anlayışı değişmiştir. Halk yöneyime katılmıştır ( 1. Meşrutiyet ile)
 Eski kurumlar varlıklarını devam ettirmiştir, bu da kültür çatışmasını artırmıştır.
Milliyetçiği engellemek ıslahatların yapılmasında etkilidir. Islahatlarla ulemanın etkinliği kırılmıştır.
 Islahatların etkinliği en fazla eğitim alanında görülür. Cumhuriyet kadrosunun yetişmesine büyük katkısı olmuştur.

 ISLAHAT HAREKETLERİ II

  19.yy başından itibaren iç ve dış olumsuzlukların etkilerini gidermek amacı ile padişah kendi yetkilerinden taviz vermiş, kanun üstünlüğünü kabul etmiş ve 1876 1. Meşrutiyet ile halk yönetime katılmıştır.

 Senet-i İttifak (1808
II. Mahmut döneminde ayanlarla imzalanmıştır.
İmzalanmasında ve II. Mahmut’un tahta çıkmasında Rusçuk ayanı Alemdar Mustafa Paşa etkili olmuştur.

 

AMAÇ

    Padişah açısından otoritesini sağlamak, ayanlar açısından ise fiilen sahip oldukları hakları kanunla güvence altına almak.

 

ESASLARI    

     Ayanlar taşrada padişah adına vergileri toplayacak. Asker alma işlerinde padişah emirlerine uyulacak. İstanbul'da kargaşa çıkarsa izin almadan İstanbul'a gelip sükûneti sağlayacaklar.

 

ÖNEMİ Yeniçerilere karşı bir güç olarak kullanılmışlardır. Bundan dolayı II. Mahmut’un ayanları tasfiye sürecinde yeniçeriler padişaha yardımcı olmuştur.

 Padişah taşrada bir gücün varlığını kabul ederek halk ile arasına aracı koymuştur.

 Bu belge merkezi otoritenin zayıf olduğunu kanıtlar. Ayanların tasfiyesi padişah otoritesini güçlendirmiştir. Bu belge karşılıklı imzalanan bir sözleşmedir ve karşılıklı taahhütler içerir.

 Anayasal hareketin başlangıç aşamasıdır. Fransız İhtilalı’nın ilk yansımasıdır. Osmanlıcılık düşüncesini içermez

 

Tanzimat Fermanı (1839)

 Abdülmecit zamanında ilan edilen ferman Gülhane Hattı Hümayunu olarak da bilinir.

 Mustafa Reşit Paşa tarafından okunmuştur ve padişahın halka ihsanıdır.

 Tanzimat fermanının ilanında etkili olan gelişme Mısır sorununda ( Mehmet Ali Paşa sorunu) Avrupalı devletlerin desteğini sağlamak, çok uluslu devlet yapısında milliyetçiliğin olumsuzluklarını engelleyip kaynaşmış bir Osmanlı toplumu oluşturma amacı vardır.

 Osmanlıcılık siyasetinin ürünüdür.

 Fermanın giriş bölümlerinde devletin içinde bulunduğu olumsuzluktan bahsedilmiş, bunun nedeni olarak şeriattan uzaklaşma gösterilmiştir. Bundan dolayı geçmişe özlem vardır. İslam’a vurgu yapılmıştır.

 

ÖZELLİKLERİ

  • Fermanla herkesin mal, can, namus güvenliği devlet garantisi altına alınmıştır.

  • Vergi herkesin gelirine göre alınacaktır.

  • İltizam kaldırılacak.

  • Askerlik vatan görevi haline getirilecek. Bu hükümle cizye vergisi kaldırılmış gayr-ı Müslimlere de askerlik görevi verilmiştir.

  • Herkes kanun önünde eşit kabul edilecek ve kimse yargılanmadan cezalandırılmayacak. Bu madde kanun üstünlüğü ve hukuk devleti esasını getirmiştir.

  • Müsadere ve suçlama sadece suçluya yapılacak.

  • Ferman hükümlerinin uygulamasında devlet garantisi vardır.

     Ferman ile din, dil, ırk ayrımı yapılmadan kanun önünde eşitlik ilkesi kabul edilmiş ve hükümlere padişah dâhil herkesin uyacağı ilan edilmiştir. Padişah kendi gücünün üstünde bir gücün varlığını kabul etmiştir (kanun gücü).

     Fermana Müslüman halk tepki göstermiş, gayr-i Müslimler ise askerlik uygulamasına karşı çıkmıştır (Ticari kayba uğradıkları gerekçesi ile ). Bundan dolayı ıslahat fermanı ile bedelli askerlik uygulamasına geçilmiştir. Ferman tüm Osmanlı vatandaşlarını kapsar.

 Ferman ile gelen yenilikler:

  • Can ve mal güvencesi

  • Vatandaşlık esası

  • Eşitlik, adalet, kanun üstünlüğü

  • Açık yargılama, bireysel ceza

  • Sınırlı ve vatan görevi esaslı askerlik

 

Islahat Fermanı ( 1856)

ü 1853 yılında başlayan ve Avrupa devletlerinin desteği ile Rusya’ya karşı kazanılan Kırım savaşı sonunda imzalanan Paris anlaşmasının sürecinde Avrupa devletlerinin ve Rusya'nın baskısı sürecinde ilan edilmiştir.

 Padişah Abdülmecit, hedef kitle yabancılardır. Amaç devleti dağılmaktan kurtarmaktır.

 Fransızların Osmanlı devlet adamları ile ortak hazırladıkları tasarıdır.

üUluslar arası anlaşmanın içeriğinde yer aldığı için dış müdahaleye açıktır ve bu müdahaleye hukuksal bir kimlik kazandırmıştır.

 Fermanın getirdiği düzenlemeler:

  • Azınlıklara memur olma hakkı tanınmıştır. Böylece Müslüman egemen toplum yapısı sona ermiştir.

  • Yabancılara mülk edinme, okul, kilise açma hakkı tanınmıştır. Bu da kültürel farklılıkları körüklemiştir. Misyonerlik faaliyetleri artmıştır.

  • Yabancılara meclislere girme hakkı verilmiştir.

  • Yabancılara bedelli askerlik uygulaması getirilmiştir. Eşitliğe aykırı bir durumdur.

  • Mahkemeler açık yapılmıştır. Yabancılar kendi dil ve dinlerine göre yargılanmıştır.

  • İşkence yasaklanmıştır.

    Devletin iç işlerine karışılmasını engellemek için yayınlanmış olsa da dış müdahaleye açık hale getirmiştir. Azınlık haklarını denetleme bahanesi ile müdahale artmış, toplumsal ayrım hızlanmıştır.

 

I. Meşrutiyetin ve Kanun-i Esasi

ü Meşrutiyetin ilanında etkili olan siyasal özgürlükleri savunanlar Genç Osmanlılar ( Jön Türkler ) gazeteciler ve batı etkisinde yetişen aydınlardır. Namık Kemal, Şinasi, Mithat Paşa, Ali Süavi, hareketin etkili temsilcileridir.

 Osmanlı devletini içinde bulunduğu durumdan kurtarma yolu olarak halkı yönetime katma görülmüş ve bunun meşrutiyetle olduğu savunulmuştur.

 Genç Osmanlılar düşüncelerini gerçekleştirebilmek için Abdülaziz’i tahttan indirmişler. Yerine V. Murat’ı tahta çıkarmışlardır. V. Murat’ın sağlık sorunları ortaya çıkınca meşrutiyet sözünü veren II. Abdülhamit tahta çıkmıştır.

 Meşrutiyetin ilanında Tersane (İstanbul) konferansı etkili olmuştur.

 

Meşrutiyetin Özellikleri:

  • Meşrutiyet padişah, meclis ve Kanun-i Esasi temelleri üzerine kurulmuştur.

  • Meşrutiyetle birlikte halk ilk defa yönetime katılmıştır.

  • Türk tarihinin ilk parlamentosu açılmıştır.

  • Parlamento iki meclisten oluşur: Ayan Meclisi (üyelerini padişah atar demokratik değildir), Mebusan Meclisi (üyeleri halk tarafından seçilir, kadınlara oy kullanma hakkı tanınmadığı için eşitliğe aykırıdır.)

      Meşrutiyetin ilanı ve Kanun-i Esasinin yürürlüğe girmesi Avrupa müdahalesini engellemedi, aksine artırdı. Rusya’nın tarihi emelini gerçekleştirmek için Osmanlı devletine saldırması (93 Harbi) ile padişah anayasanın kendine verdiği yetkiye dayanarak meclisi süresiz olarak fesheder.

 

Kanun-i Esasi

    Türk tarihinin ve Osmanlı devletinin ilk ana yasasıdır. Prusya ve Belçika anayasası örnek alınarak hazırlanmıştır.

Anayasanın esasları:

  • Saltanat Osmanlı ailesinin Ekber-i Erşat ferdine aittir (monarşik yapı korunmuştur).

  • Padişahın kişiliği kutsal ve dokunulmazdır. Halife unvanını taşır(teokratik yapı).

  • Başkent İstanbul’dur.

  • Eğitim, hukuk, basın kanunların öngördüğü biçimde düzenlenir ve uygulanır.

  • Devlet hizmetinde bulunanların Türkçe bilmesi şarttır.

  • Konut dokunulmazlığı esastır.

  • Kanun teklifi hükümet tarafından tapılır (meclis üstünlüğü ilkesine terstir).

  • Mebuslar dört yıl için seçilir.

  • Mebuslar tüm ilkeyi temsil eder(birlik ve Osmanlıcılık düşüncesi)

  • Yargıya müdahale edilmez.

 

Kanun-i Esasi padişaha geniş yetkiler tanımıştır:

  • Hükümeti atamak ve görevden almak

  • Meclisi açmak ve kapatmak

  • Kanunları veto etmek

  • Savaş ve barışa karar vermek

  • Komutanları atamak

  • Para bastırmak

  • Af çıkarmak

  • Kişileri sürgün etmek

NOT: Anayasanın padişaha geniş yetkiler vermesi monarşik yapıyı güçlendirmiş ve parlamentoyu etkisiz hale getirmiştir.

 

93 harbi gerekçesi ile meclis feshedilip anayasa yürürlükten kaldırılmış ve böylece “istibdat” denilen Abdülhamit’in baskıcı yönetimi başlamıştır. 1908 II. Meşrutiyetin ilanına kadar devam eden bu süreçte basına ve özgürlük hareketlerine kısıtlama getirildi.

 Bu dönemde toprak kayıpları meydana geldi: Mısır, Kıbrıs kaybedildi, Girit’e özerklik verildi, Avusturya Bosna- Hersek’i denetim altına aldı.

     Bu gelişmeler içerisinde askeri tıp okulu öğrencileri yurt içindeki ve yurt dışındaki gizli işbirliği yaparak İttihat-ı Osmanlı cemiyetini kurdular. Cemiyet daha sonra İttihat ve Terakki adını aldı. Bu cemiyet daha sonra II. Meşrutiyetin ilanında etkili oldu.

     Cemiyetin ileri gelenleri Enver Paşa, Niyazi Bey, Cemal ve Talat Paşalardı.

     Vatan ve Hürriyet cemiyetini kuran Mustafa Kemal bu cemiyete katılmış ancak ordunun siyasete karışma fikrini tasvip etmediği için cemiyetten ayrılmıştır.

    İttihat ve Terakki meşrutiyet taraftarı olup Osmanlının iç işlerine karışılmasını önlemek istemiştir. Makedonya çevresinde örgütlenmiştir. Bunun nedeni Avrupa ile etkileşimin kolay olmasıdır.

     Milli burjuva sınıfı oluşturmayı tasarlamış, Türkçülük düşüncesini benimsemiştir. Osmanlı devletinin 1. dünya savaşına katılmasında etkili olmuş, lider kadronun bir kısmı savaş sonunda yurt dışına çıkmış, kalanlarda kurtuluş savaşının örgütlenmesine katkı sağlamıştır.

 


1828-1829 OSMANLI-RUS SAVAŞI

SEBEPLERİ:

1)- Ruslar'ın sıcak denizlere inmek istemesi

2)- Osmanlının Rusya'dan Navarin'de yakılan donanmanın zararını talep etmesi

3)- Osmanlı'nın Yunanlılar ve azınlıklarla ilgili Avrupa Devletlerinin ve Rusya'nın isteklerini reddetmesi.

SAVAŞ:

Bu sebeplerden Rusya'nın saldırısıyla savaş başladı. Ancak Osmanlı Devleti böyle bir savaşa hazır değildi.

ÇÜNKÜ:

1)- Donanması Navarin'de yakılmıştı.

2)- 1826'da Yeniçeri Ocağı kaldırılmış, ASAKİR-İ MANSURE-İ MUHAMMEDİYE ordusu yeni kurulmuştu.

3)- Yunan ayaklanmasından dolayı bütün Avrupa Osmanlının karşısındaydı.

SONUÇ:

Rusların ilerleyerek doğuda Erzurum'a, batıda Edirne'ye kadar gelmeleri üzerine Osmanlı devleti barış istedi. Rusyayla EDİRNE ANTLAŞMASI imzalandı.(1829)



EDİRNE ANTLAŞMASI (1829)

Maddeleri:

1)- Eflak-Boğdan ve Sırbıstan'a özerklik verildi.

2)- Yunanistan bağımsız olacaktı.

3)- Rus ticaret gemileri boğazlardan geçebilecekti.

4)- Prut nehri sınır olacaktı.

5)- Osmanlı Devleti savaş tazminatı verecekti.



NOT: Osmanlı Devletinde bağımsızlığını elde eden ilk azınlık YUNANİSTAN'dır.

NOT: Osmanlının Yunan isyanı ve Rus savaşıyla uğraşmasını fırsat bilen Fransa 1830' da CEZAYİR i işgal etti.



MISIR VALİSİ MEHMET ALİ PAŞA'NIN İSYANI (Denize düşen yılana sarılır.)



SEBEPLERİ:

1)- Yunan isyanının bastırılmasında II. Mahmut'a yardım eden Mısır valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa'ya vaad edilen yerlerin verilmemesi

2)- Mehmet Ali Paşa'nın Navarin olayından sonra padişahtan izin almadan ordu ve donanmasını geri çekmesi.

3)- 1828-1829 Osmanlı-Rus savaşında yardım istenildiği halde Mehmet Ali Paşa'nın yardım göndermemesi

İSYAN:

II.Mahmut Mehmet Ali Paşa'yı görevden almak için hazırlanırken Mehmet Ali Paşa'nın oğlu İbrahim Paşa, üzerine gönderilen padişah kuvvetlerini yenerek Konya'ya ilerledi. Bu zor durum karşısında padişah yabancı devletlerden yardım istedi. İngiltere ve Fransa bu isteğe kayıtsız kaldılar. II. Mahmut son çare olarak (denize düşen yılana sarılır diyerek) Rusya'dan yardım istedi. Bir Rus donanması İstanbul boğazını geçerek Büyükdere önlerine demirledi. Osmanlı Rus yakınlaşması İngiltere ve Fransa'yı telaşlandırdı. Hemen devreye girerek Mehmet Ali Paşa ya baskı yaptılar. Bunun üzerine Mehmet Ali Paşa ile II.Mahmut arasında KÜTAHYA ANTLAŞMASI imzalandı.(14 Mayıs 1833)



Kavalalı Mehmet Ali Paşa




KÜTAHYA ANTLAŞMASI(14 Mayıs 1833)

1)- Mehmet Ali Paşa'ya Mısır ve Girit valiliklerine ek olarak Suriye valiliği de verilecek.

2)- Oğlu İbrahim Paşa'ya da Cidde valiliğine ek olarak Adana Muhassıllığı (O bölgenin vergilerini toplama hakkı) verilecek.

NOT: Bu antlaşma Mısır sorununu geçici olarak çözmüş fakat iki tarafta bu anlaşmadan memnun olmamıştır.

NOT: Kütahya antlaşmasına rağmen kendisini güvende hissetmeyen II.Mahmut Rusyayla HÜNKAR İSKELESİ antlaşmasını imzalamıştır.(1833)



HÜNKAR İSKELESİ ANTLAŞMASI (8 Temmuz 1833)

1)-Osmanlı bir saldırıya uğrarsa Ruslar asker ve donanma gönderecek, ancak masrafları Osmanlı ödeyecek.

2)-Rusya bir saldırıya uğrarsa Osmanlı boğazları kapatacak. (İngiltere ve Fransa'ya karşı)

3)-Bu antlaşma 8 yıl sürecek.

ÖNEMİ:

1)-Rusya bu antlaşmayla boğazlar üzerinde büyük avantaj sağlayıp, Karadeniz'deki güvenliğini artırmış oldu.

2)-Bu antlaşmayla BOĞAZLAR MESELESİ ortaya çıkmıştır.

3)-Bu antlaşma Osmanlının boğazlar üzerindeki egemenlik haklarını TEK BAŞINA kullandığı son antlaşmadır.

NOT: Osmanlı Devleti Mısır ve Boğazlar meselesinde İngiltere'nin desteğini kazanmak için İngiltere ile 1838 BALTA LİMANI Antlaşmasını imzalamıştır.Bu antlaşma ile İngiltere'ye çok geniş ekonomik haklar verilmiş, Osmanlı ülkesinde tekel sistemi ve iç gümrük yönetimi kaldırılmış böylece Osmanlı ekonomisinin çöküşü hızlanmıştır.

AÇIKLAMA: Kütahya antlaşması fazla uzun sürmedi. 1839'da Mehmet Ali Paşa bağımsızlığını ilan etti. Oğlu İbrahim Paşa üzerine gönderilen Osmanlı kuvvetlerini NİZİP'te yendi. İngiltere ve Fransa Hünkar İskelesi antlaşmasına dayanarak Rusya'nın boğazlara egemen olmasından çekindiklerinden hemen devreye girerek MISIR konusunda Londra'da uluslararası bir konferans düzenlendi.

NOT: Nizip yenilgisi haberi İstanbul'a gelmeden II. Mahmut ölmüş, yerine Abdülmecid padişah olmuştur.



II.MAHMUT DÖNEMİNDE ASKERİ ALANDA YAPILAN ISLAHATLAR:

1)-Alemdar Mustafa Paşa,Nizam-ı Cedit ordusunun yerine Sekban-ı Cedit Ordusunu kurdu.

2)-II.Mahmut Alemdar Mustafa Paşanın öldürülmesi üzerine Sekban-ı Ceditin yerine EŞKİNCİ OCAĞINI kurdu.

3)-1826'da Yeniçeri Ocağını kaldırarak (Vakayı Hayriye Olayı) yerine ASAKİR-İ MANSURE-İ MUHAMMEDİYE ordusu kuruldu.

4)-Yeni kurulan Asakir-i Mansure-i Muhammediye ordusu tümen, tabur, bölük gibi birliklere ayrıldı. Eğitimi için Prusya'dan subaylar getirildi. Avrupa'ya subaylar gönderildi.

ABDÜLMECİT DÖNEMİ (1839-1861)



LONDRA KONFERANSI (1840) (Mısırla ilgili)
Katılan Devletler: İngiltere, Avusturya, Prusya, Rusya ve Osmanlı Devleti
Maddeleri:
1)-Mısır Valiliği,babadan oğula geçmek üzere Mehmet Ali Paşa'ya verilecek, fakat hukuki yönden
Osmanlı'ya bağlı kalacak.
2)-Mısırda vergiler padişah adına toplanacak, dörtte biri İstanbul'a gönderilecek.
3)-Suriye,Adana ve Girit Osmanlı'ya geri verilecek.



NOT: Bu anlaşmayla Mısır iç işlerinde serbest, dış işlerinde Osmanlı'ya bağlı imtiyazlı bir eyalet haline geldi.



LONDRA KONFERANSI (1841) (Boğazlarla ilgili):

Hünkar antlaşmasının süresi bitince Londra'da bir konferans toplandı. Toplantıya İngiltere,

Rusya,Fransa, Avusturya, Prusya ve Osmanlı Devleti katıldılar. Londra'da imzalanan boğazlar sözleşmesine göre;

Boğazlar Osmanlı Devleti'nin olacak,ancak Osmanlı barış halindeyken boğazlar bütün savaş gemilerine kapatılacaktı.

ÖNEMİ:

1)-Bu sözleşme ile boğazlar,devletlerara sı bir statü kazandı.

2)-Osmanlının boğazlar üzerindeki hükümranlık haklarına kısıtlama getirilmiştir.

3)-Rusya boğazlar üzerindeki üstünlüğünü kaybederken, Fransa ve İngiltere Akdeniz'deki güvenliklerini artırmışlardır.



TANZİMAT FERMANI (3 Kasım 1839)

Padişah: Abdülmecid Sadrazam: Mustafa Reşid Paşa

Tanzimat Fermanının İlan Sebepleri:

1)-Avrupalı Devletlerin iç işlerimize karışmasına engel olmak.

2)-Mısır ve Boğazlar konusunda Avrupalı Devletlerin desteğini kazanmak.

3)-Devleti ve toplumu demokratik bir yapıya kavuşturma isteği

Bu nedenlerden dolayı 3 Kasım 1839 da Tanzimat Fermanı (Gülhane Hattı Hümayunu) ilan edildi.

NOT: Tanzimat Fermanının ilanıyla Osmanlı tarihinde yeni bir dönem açılmış(Tanzimat Devri) ve bu devir 1876'ya kadar devam etmiştir.

Tanzimat Fermanında yer alan konular:

1)-Azınlıkların, can, mal ve namus güvenliği sağlanacak.

2)-Vergi sistemi yeniden düzenlenerek, herkesten gelirine göre vergi alınacak.

3)-Askerlik OCAK görevinden, VATAN görevi haline getirilecek. Azınlıklarda askere alınacak.

4)-Kanunların her gücün üstünde olduğu kabul edilecek.

Tanzimat Fermanının Özellikleri:

1)-En önemli özelliği padişahın yetkilerini sınırlandırması ve kanunların her gücün üstünde olduğunun ifade edilmesidir.

2)-Tanzimat Fermanı ANAYASACILIĞA ve DEMOKRASİYE(hukuk devletine, yani hukukun üstünlüğü esasına dayanan devlet anlayışına) geçişin (BATILILAŞMANIN) ilk aşamasıdır.

3)-Bu fermanın hazırlanmasında halkın bir rolü ve baskısı yoktur. Padişah Abdülmecit, Mustafa Reşid Paşanın telkiniyle Mısır meselesinde Avrupa devletlerinin desteğini kazanmak için bu fermanı ilan etmiştir.



KIRIM SAVAŞI (1853-1856)


SEBEPLERİ:

1)-Rusyanın Osmanlı Devleti üzerindeki emelleri. (Rusya Osmanlıyı HASTA ADAM olarak nitelendiriyor ve ölmeden topraklarının paylaşılmasını istiyordu. İngiltere Osmanlının toprak bütünlüğünden yana olduğunu belirterek bu isteği reddedince Rusya tek başına hareket etti.)

2)-Kutsal Yerler Meselesi:Rusya İstanbul'a bir elçi göndererek Ortodoks kilisesinin kutsal yerlerle ilgili isteklerinin onaylanmasını istemiş,Osmanlı bu isteği reddetmişti.

3)-Rusya'nın 1848 İhtilallerinin Avrupa'da meydana getirdiği karışıklıklardan yararlanmak istemesi. (Avusturya'ya karşı bağımsızlık savaşı veren Macarlar Avusturya ve Rusya birlikleri tarafından yenilmişti. Rusya Osmanlıya sığınan bu Macarların iadesini istemişti.) Bu sebeplerden dolayı savaş Osmanlı Devleti ile Rusya arasında 1853'de başladı. Osmanlı donanması SİNOP'ta Ruslar tarafından yakıldı. 1854'te İngiltere ve Fransa Osmanlı Devleti'nin yanında yer aldı. Sivastopol kalesi kuşatılarak alındı. Yenilen Rusya ile PARİS ANTLAŞMASI imzalandı.(1856)



NOT: Kırım Savaşında İngiltere, Fransa,Sardunya ve Piyomento Osmanlı Devletinin yanında savaşa girdi. Avusturya ise Eflak-Boğdan'ı işgal ederek destek verdi.

NOT: Osmanlı Devleti ilk dış borcu Kırım savaşı sırasında İngiltere'den aldı.(1854)

NOT: Osmanlı Devleti Paris anlaşması sırasında Avrupalı devletlerin tam desteğini kazanmak için azınlıklara geniş haklar tanıyan ISLAHAT FERMANINI ilan etti.



PARİS ANTLAŞMASI(1856):

Katılan devletler: Osmanlı, Rusya, İngiltere, Fransa, Piyemento, Sardunya, Avusturya ve Prusya

MADDELERİ:

1)-Osmanlı Devleti bir Avrupa Devleti sayılacak ve toprakları Avrupa Devletlerinin koruyuculuğu altında kalacak.

AÇIKLAMA: Bu madde Osmanlının egemenlik haklarına gölge düşürmesine rağmen, bir süre Rus tehlikesini ortadan kaldırmıştır.

2)-Boğazlar konusunda 1841 boğazlar sözleşmesi geçerli olacak.

3) Rusya ve Osmanlı Devleti Karadeniz'de savaş gemisi ve tersane bulundurmayacak.

AÇIKLAMA:Kırım Savaşına katılan İngiltere'nin en büyük kazancı Rusya'nın Karadeniz'deki tersane ve gemilerinin kaldırılmasıdır. Böylece Akdeniz'i tehdit edebilecek Rusya'nın etkinliğini kırmış, çıkarlarının devamını sağlamıştır.

AÇIKLAMA:Kırım Savaşından sonra Rusya sıcak denizlere inmek için başka bir yol arayarak Balkanlarda PANSLAVİZM politikasına ağırlık vermiştir.

AÇIKLAMA:Osmanlı Devleti Savaşı kazanmasına rağmen anlaşmanın Karadeniz'le ilgili maddesi ve Islahat yapma zorunluluğu anlaşmanın olumsuz yönleridir.



KIRIM SAVAŞININ ÖNEMİ:

1)-Avrupalılar ilk defa Kırım savaşında Osmanlı Devletine tam destek verdiler.

2)-Osmanlı Devleti İlk defa dış borç aldı.

3)-Osmanlı Donanması 4. kez Sinop'ta yakıldı. (İnebahtı, Çeşme, Navarin ve Sinop)

4)-Osmanlı Devleti Islahat Fermanını yayınladı.



ISLAHAT FERMANI (1856)

Dış Gelişme: Kırım Savaşı Padişah: Abdülmecid

Paris anlaşması görüşmeleri sürerken Islahat Fermanı ilan edilmişti.(1856)

Bu Fermanla ilgili bir madde Paris Anlaşmasında da yer aldı.

AÇIKLAMA: Islahat Fermanı kaynağını ve ortaya çıkış nedenini yabancı devletlerden almaktadır.Bu Fermanın esasları Fransa'nın ısrarı ile Avusturya,İngiltere ve Fransa tarafından belirlenmiştir. Osmanlı Devleti Paris antlaşması şartlarını lehine çevirmek için bu fermanı ilan etmiştir.

ISLAHAT FERMANI'NIN MADDELERİ:

1)-Din ve mezhep hürriyeti sağlanarak azınlıklara okul,kilise ve hastane açma hakkı verilecek.

2)-Azınlık ve yabancılara küçük düşürücü sözler söylenmeyecek

3)-Azınlıklar da bütün devlet memurluklarına girebilecek.

4)-Askerlik işleri yeniden düzenlenecek,azınlıkl ardan askerlik için bedel kabul edilecek.

5)-Vergi sistemi yeniden düzenlenecek. İltizam usulü kaldırılacak.

6)-Mahkemelerde herkes inancına göre yemin edecek, karma mahkemeler kurulacak.

AÇIKLAMA: Islahat Fermanı müslümanlar ile hırıstiyanlar arasında eşitlik sağlamayı amaçlayan bir belgedir.

ABDÜLAZİZ DÖNEMİ (1861-1876)

Bu Dönemde olan önemli olaylar:
1)-Rusya'nın Balkanlarda panslavizm idealini yaymaya başlamasıyla isyanlar başlamıştır.
(Sırp, Karadağ, Bosna-Hersek, Romen (Eflak-Boğdan) ve Bulgar isyanları ortaya çıkarak "Balkan Bunalımı"na zemin hazırlandı.
2)-Girit'teki Rumlar ayaklanarak Yunanistan'a bağlanmak istediler. Avrupalıların duruma müdahalesiyle
Osmanlı Devleti HALEPA FERMANI'nı ilan etmiş ve Giritlilere vergi muafiyeti getirilmiştir.
3)-Mısır Hidivi(valisi) İsmail Paşa'nın gayretleri ve Fransa'nın desteğiyle 1869'da Süveyş Kanalı açılmış, böylece coğrafi keşiflerle önemini yitiren Mısır ve Akdeniz yeniden canlanmıştır.



NOT: Bu durum Avrupalı devletlerin Mısıra sahip olma arzunu artırmıştır.

4)-Beylerbeyi ve Çırağan sarayları yapılmıştır.

5)-Avrupalı Devletler azınlıklarla ilgili ağır istek ve tehditlerden oluşan BERLİN MEMARANDUM'unu ilan ettiler.

6)-Avrupada önemli gelişmeler görülmüş, İtalya(1870), ve Almanya(1871) siyasi birliklerini tamamlayarak siyasi güç olarak ortaya çıktılar.

7)-Abdülaziz, GENÇ OSMANLILAR tarafından tahttan indirilmiş, yerine V.MURAT getirilmiştir. (Abdülaziz tahttan indirildikten sonra Feriye Sarayı'nda hapis hayatı yaşadı. Burada damarları kesik vaziyette bulundu.)



V.MURAT DÖNEMİ


V. Murat Abdülaziz'in tahttan indirilmesi sonucu padişah oldu. (1876) Ancak sağlığının yerinde olmadığı görüldü. Bu durum karşısında başta Mithat Paşa olmak üzere önde gelen devlet adamları V. Murat'ın yerine Meşrutiyeti ilan etme sözü veren II.Abdülhamit'i tahta çıkardılar.


II.ABDÜLHAMİT DÖNEMİ (1876-1909)



I.MEŞRUTİYETİN İLANI
1876)
Padişah: II.Abdülhamit
İlanda Etkili Olan Grup: Jön Türkler(Genç Osmanlılar)
Savundukları Düşünce: Osmanlıcılık
Meşrutiyet nedir: Krallık yada padişahlıkla yönetilen ülkelerde kralın yanında bir meclisin
(parlamento) bulunmasıdır.









Meşrutiyeti ilan etmeye söz veren Sultan II. Abdülhamit verdiği sözü yerine getirerek Mithat ve Sait Paşaların hazırladığı KANUN-İ ESASİ'yi (anayasa) kabul ederek Meşrutiyeti ilan etmiştir.(23 Aralık 1876)

KANUN-İ ESASİYE GÖRE:

Osmanlı Meclisi AYAN ve MEBUSAN meclislerinden oluşacaktı. Ayan Meclisini Padişah Mebusan Meclisini ise halk seçecekti. (18 bin Yahudi bir, 107 bin hırıstiyan bir, 133 bin müslüman bir milletvekili seçecekti.) Seçilen milletvekilleri 20 Mart 1877'de toplanarak çalışmalarına başlamıştır. Bu arada Rusların bazı tavizler istemesi üzerine Meclis Rusya'ya karşı savaş ilanına karar vermiştir. Bu savaşta Osmanlı Devletinin büyük kayıplar vermesi üzerine Abdülhamit Kanun-i Esasinin 113.maddesine dayanarak 14 Şubat 1878'de meclisi kapatmıştır. Böylece "Birinci Meşrutiyet" sona ermiştir.

NOT: I.Meşrutiyetle halk, ilk olarak dolaylı da olsa yönetime katılmıştır.

NOT: I.Meşrutiyetin ilanını hızlandıran en önemli dış gelişme, 1876 da İstanbul'da toplanan TERSANE KONFERANS'ında Avrupalıların azınlıklarla ilgili isteklerine engel olunmak istenmesidir.

Namık Kemal

Mithat Paşa


Jön Türkler


Namık Kemal, Ziya Paşa ve Mithat Paşa I.Meşrutiyet'in ilanında büyük etkileri olmuştur.





İSTANBUL (TERSANE) KONFERANSI (1876) :

Rusya'nın Panslavist politikasıyla Osmanlı Devleti üzerinde baskı kurmaya başlaması İngiltere'nin çıkarlarına aykırıydı. Bu yüzden İngiltere Balkan Milletlerinin sorunlarına çözüm bulmak amacıyla İstanbul'da Milletlerarası bir konferansın toplanmasını sağladı. Konferansa Osmanlı Devletinin yanısıra İngiltere, Rusya, Fransa, Avusturya ve İtalya katıldı. İstanbul Konferansı çalışmalarına başladığı sırada Osmanlı Devleti I.Meşrutiyeti ilan ederek konferansı etkisiz hale getirmeye çalıştı.

NOT: Osmanlı Devleti bu hareketiyle, konferans kararları üzerinde olumlu bir etki yapmak amacındaydı. Çünkü meşrutiyet rejimi içinde Osmanlı vatandaşı olan Yahudi ve Hırıstıyanlar da Meclisi Mebusana temsilci göndererek yönetime katılabilecek ve haklarını arayabileceklerdi. Bu yüzden Osmanlının Balkanlar'da ıslahat yapmasına artık gerek yoktu. Ancak Avrupa Devletleri bunu ciddiye almadılar ve konferansta aşağıdaki kararları aldılar.

Tersane Konferansı Kararları:

1)-Sırbıstan ve Karadağ'ın toprakları genişletilecek,

2)-Bulgaristan ve Bosna-Hersek'e özerklik verilecek.

Osmanlı Devleti bu kararları kabul etmeyince konferans dağılmış ve daha sonra Londra'da tekrar bir araya gelen Avrupa Devletleri benzer kararlar alarak Osmanlı'nın bu kararlara uymasını istemişlerdir.



1877-1878 OSMANLI-RUS SAVAŞI (93 HARBİ)

SEBEPLERİ:

1)-İstanbul(Tersane) ve Londra Konferansı kararlarının Osmanlı tarafından kabul edilmemesi

2)-Rusya'nın Panslavist politikası ve sıcak denizlere inme çabası Rusya bu sebeplerden birincisini gerekçe göstererek Osmanlı Devletine savaş ilan etti

SAVAŞ:

Ruslar doğuda Erzurum'a kadar ilerlediler. Rus ordusu AZİZİYE Tabyalarında GAZİ AHMET MUHTAR PAŞA tarafından durduruldu. Balkanlarda ise Ruslar Tuna'yı aşıp PLEVNE önlerine geldiler. Plevne'de GAZİ OSMAN PAŞA önemli başarılar kazandı. Ancak daha sonra Plevne düştü. Ruslar Edirne'yi alarak Çatalca önlerine kadar geldiler. Osmanlı Devleti barış istemek zorunda kaldı. İki taraf arasında AYESTEFANOS (Yeşilköy) ANTLAŞMASI imzalandı.



AYESTEFANOS ANTLAŞMASI(3 MART 1878)

MADDELERİ:

1)-Sırbıstan, Karadağ ve Romanya tam bağımsız olacak ve sınırları genişletilecek.

2)- Büyük bir Bulgaristan krallığı kurulacak.

3)- Batum, Kars, Ardahan ve Doğu Beyazıt Ruslara verilecek.

4)- Girit ve ERMENİLERİN oturduğu yerlere de ıslahat yapılacak.

5)- Bosna-Hersek'e özerklik verilecek.

6)- Teselya Yunanistan'a verilecek.

7)- Osmanlı Rusya'ya 30 milyon altın savaş tazminatı ödeyecek.

NOT: Bu anlaşma Rusya'ya sıcak denizlere inme konusunda Balkan ve Doğu koridorunu açmıştır. Bu durum Avrupa devletlerin tepkisine neden olmuş, Rusya yeni bir savaşı göze alamadığından BERLİN'de bir kongre toplanmasını kabul etmiştir

NOT: AYESTEFANOS ANTLAŞMASI yürürlüğe girmemiş,bunun yerine Berlin antlaşması imzalanmıştır.

NOT: Osmanlı Devleti'nin imzalayıpta uygulamaya konulmayan iki antlaşma AYESTEFANOS ve SEVR'dir.



BERLİN KONGRESİ VE BERLİN ANTLAŞMASI (1878):

Kongreye Katılan Devletler: Osmanlı, Rusya, İngiltere, Fransa, Avusturya, İtalya ve Almanya.

NOT: Bu sırada İngiltere, Osmanlı Devletine KIBRIS'ın kendisine bir ÜS olarak verilmesi durumunda kongrede Osmanlı Devletini savunacağını söyledi. Osmanlı İngiltere'nin bu isteğini kabul etmek zorunda kaldı.

BERLİN ANTLAŞMASININ MADDELERİ (1878):

1)- Ayestefanos Antlaşmasıyla kurulan BULGAR KRALLIĞI üçe ayrıldı:

a)-Asıl Bulgaristan: Osmanlı Devletine vergi veren bir prenslik haline getirildi.

b)-Makedonya: Islahat yapılmak şartıyla Osmanlıya bırakıldı.

c)-Doğu Rumeli: Osmanlıya bağlı kalacak, ancak hırıstiyan bir vali tarafından yönetilecek.





BERLİN ANLAŞMASI


2)-Sırbistan, Romanya, Karadağ bağımsız olacak.

3)-Bosna-Hersek Osmanlı toprağı sayılacak, yönetimi geçici olarak Avusturya'ya bırakılacak.

4)-Kars, Ardahan ve Batum Ruslara, Doğu Beyazıt Osmanlı'ya verilecek.

5)-Teselya Yunanistan'a verilecek.

6)-Ermenilerin oturduğu yerlerde ve Girit adasında ıslahatlar yapılacak.

7)-Osmanlı Rusya'ya 60 milyon altın savaş tazminatı verecek.



ÖNEMİ:

1)- Osmanlı'nın dağılma süreci hızlandı.

2)- Bu antlaşma ile İngiltere de Osmanlı topraklarının parçalanmasına katıldı. Bu yüzden Osmanlının dış politikasında İngiltere'den boşalan yeri ALMANYA almaya başladı.

3)- ERMENİ MESELESİ ilk defa uluslararası bir antlaşmada yer almış, Ermeni Meselesi Ermenilerin değil Osmanlı'yı parçalamak isteyen devletlerin meselesi olarak ortaya çıkmıştır. Berlin Antlaşması, ERMENİ Meselesinin BAŞLANGICI olarak kabul edilmektedir.

4)- Osmanlının 19. yy.da en çok toprak kaybettiği antlaşmadır.

5)- Anlaşmadan en karlı çıkan, Bosna Hersek üzerinde haklar elde eden Avusturya ve Kıbrıs'ı üs olarak alan İngiltere'dir.



BERLİN ANTLAŞMASI SONRASI GELİŞMELER:



1)-KIBRIS'IN İNGİLİZLERE ÜS OLARAK VERİLMESİ: Berlin kongresi sırasında Osmanlının çıkarlarını savunması karşılığı İngiltere'ye Kıbrısta üs kurma sözü verilmişti. Berlin Antlaşmasından sonra KIBRIS üs olarak İngilizlere verildi. (1878)

NOT: İngiltere böylelikle Süveyş kanalını kontrol etme imkanına kavuşmuştur. Osmanlının I.Dünya savaşına girmesiyle İngiltere, Kıbrıs'ı toprakların kattığını açıkladı.

2)-DÜYUN-U UMUMİYE İDARESİNİN KURULMASI(1881):Osman lı Devleti dış borç ve faizlerini ödeyemeyince alacaklı devletler bu idareyi kurmuşlardır. Bu idare dış borçları doğrudan toplamak suretiyle kurulan yabancı bir mali kontroldü. Bu da Osmanlı Devletinin ekonomik bağımsızlığına gölge düşürmüştür.

3)-TUNUS'UN FRANSIZLAR TARAFINDAN İŞGALİ(1881): Fransa'nın Tunus'u işgalini Osmanlı Devleti sadece protesto edebilmiştir. (Fransa hatırlanacağı gibi 1830 yılında da Cezayir'i işgal etmişti.)

4)-MISIR'IN İNGİLİZLER TARAFINDAN İŞGALİ(1882): İngilizler Süveyş Kanalının açılmasıyla önemi daha da artan MISIR'ı 1882'de işgal ettiler.

5)-DOĞU RUMELİ'NİN BULGAR PRENSLİĞİ İLE BİRLEŞMESİ (1885): Doğu Rumeli Bulgarlarının Bulgar Prensliği ile birleşmek için ayaklanmaları sonucu yapılan görüşmelerde Osmanlı Devleti bu bölgenin Bulgar Prensliğine bağlanmasını kabul etti (1885)

6)-GİRİT SORUNU VE OSMANLI-YUNAN SAVAŞI: Yunanistan'ın Giritin iç işlerine karışması ve burada çıkan ayaklanmayı desteklemesi sonucu OSMANLI-YUNAN savaşı çıktı. Yapılan DÖMEKE MEYDAN SAVAŞINI kazanan Osmanlı kuvvetlerine Atina yolu açıldı. Ancak Avrupa Devletlerinin müdahale etmesi üzerine İSTANBUL ANTLAŞMASI imzalandı. (1897) Buna göre Girit'e özerklik verilmiş, ayrıca yönetimi Yunanlı bir Prense verilmiştir.

NOT: Bu antlaşma ile Giritin yönetimi elimizden çıkmış, II.Meşrutiyet sırasında Girit Yunanistan tarafından işgal edilmiş,Balkan Savaşı sonucu imzalanan Atina Antlaşmasıyla da Girit'in Yunanistan'a ait olduğu kabul edilmiştir.

7)-BOSNA HERSEK'İN AVUSTURYAYA BAĞLANMASI(1908): Berlin Antlaşmasında Bosna Hersek'in yönetimi geçici olarak Avusturyaya bırakılmıştı. II. Meşrutiyetin ilanı sırasında Avusturya Bosna-Hersek'i topraklarına kattığını açıkladı. Osmanlı bu durumu kabul etmek zorunda kaldı.

8)-BULGARİSTANIN BAĞIMSIZLIĞINI KAZANMASI(1908): II.Meşrutiyetin ilanı ile oluşan karışıklıklardan yararlanan Bulgarlar bağımsızlıklarını ilan ettiler. Rusya'nın araya girmesiyle Osmanlı Devleti bu durumu kabul etmek zorunda kaldı.

20 Y.YIL DA OSMANLI

9)- II.MEŞRUTİYET'İN İLANI(1908):

Padişah: II.Abdülhamit

İlanında Etkili Olan Grup: İttihat ve Terakki

Savunulan Düşünce: Türkçülük

14 Şubat 1878'de Sultan Abdülhamit'in meclisi kapatmasıyla şahsi idare dönemi başlamış ve 1908 yılına kadar 30 yıl sürmüştür. Bu dönem içinde Sultan Abdülhamit'e karşı olanlar, meşrutiyeti yeniden ilan etmek amacıyla bir takım cemiyetler kurmuşlardır. Bu cemiyetler içinde en önemlisi İTTİHAT VE TERAKKİ CEMİYETİ'dir.Selanik' te İttihat ve Terakki yanlısı subayların ayaklanması sonucu II.Abdülhamit meşrutiyeti tekrar ilan etmiştir. (1908) II. Meşrutiyetin ilanı sorunları çözmeye yetmedi. İçte ve dışta yeni sorunlar çıktı. Bu dönemde kurulan siyasi partilerin mevcudiyeti partizan çekişmeleri yarattı.





10)- 31 MART OLAYI (13 NİSAN 1909): İstanbul'da AVCI TABURLARININ başlattığı meşrutiyet karşıtı ayaklanmadır.

31 Mart Olayının Sonuçları:

1)- Mahmut Şevket Paşa komutasındaki HAREKET ORDUSU İstanbul'a gelerek ayaklanmayı bastırmıştır.

(M.Kemal bu orduda Kolağasıdır.)

2)- II.Abdülhamit tahttan indirilmiştir.Yerine V.Mehmet Reşat padişahlığa getirilmiştir.

3)- Kanun-i Esasinin bazı maddeleri değiştirilmiştir.

NOT: II.Abdülhamit'in tahttan indirilmesiyle Osmanlı Devleti Yönetiminde İTTİHAT VE TERAKKİ DÖNEMİ başlamış,bu dönem 1918'de imzalanan Mondros ateşkes Antlaşmasına kadar sürmüştür.Bu geçen 9 yıl içinde Osmanlı Devleti Trablusgarp, Balkan ve I.Dünya Savaşlarını yaşamış ve çok ağır yenilgiler almıştır.

Mustafa Kemal'in isminin geçtiği ilk olaydır.




I. VE II. MEŞRUTİYET DÖNEMİ FİKİR AKIMLARI:

1)- OSMANLICILIK: Tanzimat döneminin sonlarına doğru bazı Osmanlı Aydınları GENÇ OSMANLILAR adıyla bir cemiyet kurdular. Bunların amacı Fransız ihtilali sonucu yayılan "Milliyetçilik" akımının Osmanlı Devleti üzerinde etkisini kırmaktı. Bunun için dil,din ve ırk farkı gözetmeksizin herkesin eşit haklara sahip olmasını savunuyorlardı. Bu milletlere yönetimde temsil hakkı verilirse Osmanlı Devletinden ayrılmayacaklarını düşünüyorlardı.

2)-İSLAMCILIK(PANİSLAMİZ M): Genç Osmanlıların ( jön Türkler ) Osmanlıcılık fikrine karşı II. Abdülhamit bu düşünceyi savunmuştur. Padişahın bunda iki amacı vardı:

Dar anlamda: İmparatorluğu korumak ve devam ettirmek.

Geniş anlamda: Hilafet çatısı altında dünya İslam birliğini sağlamaktı.

Bu düşünceyi savunanlara göre din ile millet birdir. Hangi milletten olursa olsun müslümanların halifenin etrafında birleşmesi gerekir.

NOT: İslamcılık düşüncesi de Osmanlıcılık gibi Milliyetçilik akımı karşısında etkili olamamıştır. Bunun en açık kanıtı da I.Dünya savaşında Halifenin Cihad çağrısına müslüman Arapların uymamasıdır.



3)-TÜRKÇÜLÜK: İslamcılık ve Osmanlıcılık düşüncelerinin geçerli olduğu dönemlerde pek yaygınlaşamadı.Özelli kle II.Meşrutiyet döneminde güç kazandı. Türkçülük düşüncesinin öncülerine göre devlet ancak dili, soyu ve ülküsü bir olan topluma dayanılarak sürdürülebilirdi. Türkçülük akımı ZİYA GÖKALP'in katkılarıyla ilmi bir içerik kazanmışdır.




4)-BATICILIK: İlk olarak askeri alanda başlayan batılılaşma hareketi, daha sonra devlet ve toplum hayatında da etkisini gösterdi.

V.MEHMET REŞAT DÖNEMİ (1909-1918)



TRABLUSGARP SAVAŞI
1911)

AÇIKLAMA: XX. yy. başında Kuzey Afrikada sadece Trablusgarp Osmanlı egemenliğinde kalmıştı. ( Daha önce Cezayir'i ve Tunus'u Fransızlar, Mısır'ı da İngilizler işgal etmişlerdi.)

SEBEP: İtalya'nın gelişen sanayisi için hammadde ve pazar arayışı, bunun içinde Osmanlının elindeki
Trablusgarp'a asker çıkarmaları.
SAVAŞ: Osmanlı Devleti Trablusgarp'a (Libya) karadan asker gönderemiyordu. Çünkü Mısır İngilizlerin olduğundan kara yolu bağlantısı kesikti. Osmanlı Donanması İtalyan donanmasından zayıf olduğundan denizdenden de Trablusgarp'a müdahale edemedi. Bu yüzden aralarında M.Kemal ve Enver Bey'in de bulunduğu gönüllü subaylar bölgeye giderek burada İtalyanlara karşı başarılı savaşlar yaptılar. ( Tobruk, Derne, Bingazi)


Sultan Reşad


SONUÇ: İtalyanlarla UŞİ (Ouchy)ANTLAŞMASI imzalandı. (1912)

Maddeleri:

1)- Trablusgarp İtalya'ya verildi.

2)- Oniki Ada ve Rodos geçici olarak İtalya'ya bırakıldı. ( Balkan Savaşı sırasında Yunanlıların eline geçmesin diye)

NOT: İtalyanlar Balkan Savaşından sonra sözlerinde durmayarak adalardan çekilmediler. II. Dünya Savaşından sonra adalar Yunanistan'a geçti.



UŞİ ANTLAŞMASININ ÖNEMİ:

Bu antlaşmayla Osmanlı Devleti Kuzey Afrika'daki son toprağını da kaybetti.



BALKAN SAVAŞLARI:

Sebep: Rusya'nın Panslavist politikası ve sıcak denizlere inme düşüncesi doğrultusunda Balkan Devletlerini Osmanlıya karşı kışkırtması.

AÇIKLAMA: İngiltere, Osmanlı-Almanya yakınlaşmasından rahatsızlık duyuyordu. Çünkü Almanya hem Avrupa'nın güçlü bir devleti hem de İngiltere'nin sömürgelerine göz diken bir tavırda idi. İngiltere Almanya tehlikesine karşı daha zayıf durumda olan Rusya'yı kullanmaya karar verdi. 1908 yılında Estonya'nın başkenti REVAL'de yapılan görüşmelerden sonra İngiltere Rusya'yı Balkan ve Osmanlı politikasında serbest bıraktı. Yani Rusya boğazları ele geçirebilecek, İngiltere buna ses çıkarmayacaktı. Fırsatı değerlendiren Ruslar Balkan Devletlerini Osmanlı Devletine karşı kışkırttılar.



I.BALKAN SAVAŞI:

SAVAŞ: * Rusların kışkırtmasıyla Sırbistan, Yunanistan, Karadağ ve Bulgaristan aralarında anlaşarak Osmanlı Devletine savaş açtılar.

* Osmanlı Ordusunun bir bölümü savaştan önce terhis edilmişti. Bu duruma bir de subaylar arasındaki siyasi çekişmeler eklenince Osmanlı Devleti bütün cephelerde yenildi.

* Makedonya, Batı Trakya, Edirne ve Kırklareli işgal edildi. Arnavutluk bağımsızlığını ilan etti.

NOT: Balkanlarda Osmanlıdan ayrılarak bağımsız olan son devlet ARNAVUTLUK'dur.

SONUÇ: Balkanların yeni haritasını belirlemek amacıyla LONDRA KONFERANSI toplandı.(1912) Londra Konferansında Osmanlı devleti Midye-Enez çizgisinin batısında kalan topraklarını kaybetti. ( Makedonya, Batı Trakya, Edirne, Kırklareli ). Ayrıca Bozcada ve Gökçeada dışındaki bütün Ege adaları Yunanistan'a geçti.



II. BALKAN SAVAŞI:

SEBEP: I.Balkan savaşında ençok toprağı Bulgaristan almıştı. Bu durumdan memnun olmayan Yunanistan, Sırbıstan, Karadağ ve Romanya Bulgaristan'a savaş açtılar. Bu durumdan faydalanan Osmanlı Devleti'de savaşa girerek Edirne ve Kırklareli'yi Bulgarlardan geri aldı.

NOT: I.Balkan Savaşı Osmanlı Devletine karşı, II. Balkan Savaşı ise Bulgaristana karşı yapılmıştır.

SONUÇ: Osmanlı Devleti Bulgaristan ile İSTANBUL, Yunanistan ile ATİNA Anlaşmalarını imzaladı.(1913)

NOT: İstanbul ve Atina Antlaşmalarında Bulgaristan ve Yunanistan'da yaşayan Türklere "Azınlık" statüsü verildi.

NOT: Balkan Savaşlarından sonra Talat, Cemal ve Enver Paşaların devlet idaresindeki etkinliği arttı. (Üç Paşa Devri)



I.DÜNYA SAVAŞI(1914-1918)



SEBEPLERİ:

1)-EKONOMİK SEBEPLER: Almanya ve İtalya'nın gelişen sanayileri için hammadde ve pazara ihtiyaç duymaları, bu nedenle İngiltere ve Fransa'nın sömürgelerine göz dikmeleri

2)-SİYASİ SEBEPLER:

a)-Fransanın 1871'de kaybettiği Alsas-Loren Bölgesini Almanlardan geri almak istemesi.

b)-Avusturya-Macaristan imparatorluğu'nun Rusların Panslavist politikasından rahatsız olması.

c)-Devletler arası Gruplaşmalar:Savaştan önce yukardaki sebeplerden dolayı devletler birbirlerine karşı ittifaklar kurdular:



İTTİFAKLAR



ÜÇLÜ İTİLAF DEVLETLERİ ÜÇLÜ İTTİFAK DEVLETLERİ

(ANLAŞMA DEVLETLERİ) (BAĞLAŞMA DEVLETLERİ)

1-İngiltere 1-Almanya

2-Fransa 2-Avusturya-Macaristan

3-Rusya 3-İtalya



AÇIKLAMA: İtalya savaş başladıktan sonra grup değiştirerek İtilaf Devletlerinin yanında savaşa katılmıştır.

SAVAŞIN ÇIKIŞI:

Avusturya-Macaristan Veliahdı Saraybosna'da bir Sırplı tarafından öldürüldü. Bunun üzerine Avusturya Sırbistan'a savaş ilan etti, Rusya Sırbistanın yanında yer aldı,Fransa Rusya'yı destekledi. Almanya ve İngiltere'nin de katılmasıyla savaş genişledi.



OSMANLI DEVLETİNİN SAVAŞA GİRİŞİ:

İttihat ve Terakkinin ileri gelenleri Savaşı Almanya'nın kazanacağına inanıyorlardı. Onlara göre Osmanlı Devleti Almanya'nın yanında savaşa girerse Balkanlarda kaybettiği toprakların bir bölümünü geri alabilirdi. Bu nedenle Almanya ile gizli bir ittifak antlaşması imzalamışlardı.

ALMANYA'NIN OSMANLI DEVLETİNİ KENDİ YANINDA SAVAŞA ÇEKMEK İSTEMESİNİN NEDENLER:

1)- Osmanlı Devletinin katılmasıyla savaş genişleyecek, Rus kuvvetlerinin bir kısmı Osmanlı cephelerine yollanacağından Almanya kendi cephelerinde rahatlayacaktı.

2)- Osmanlı padişahının "halife" sıfatıyla yapacağı bir "cihad" çağrısı İngilizleri Müslüman sömürgelerinde zor durumda bırakacaktı.

NOT: İngiliz ve Fransızlar Osmanlı Devletinin Almanya' nın yanında savaşa girmesini istemiyorlardı.Çünkü cephelerin genişlemesini istemiyorlardı. Bu yüzden Osmanlı Devletine savaşa girmemesi durumunda KAPİTÜLASYONLARI kaldırmayı önerdiler. Osmanlı Devleti ise tek taraflı olarak kapitülasyonları kaldırdığını ilan etti.



OSMANLI DEVLETİ'NİN SAVAŞA GİRİŞİ:

İngilizlerden kaçan Goben ve Bresleu isimli iki Alman gemisi Osmanlı'ya sığındı. Osmanlı Devleti bu gemileri satın aldığını bildirerek teslim etmedi. Yavuz ve Midilli adı verilen bu gemiler Karadeniz'e açılarak Rus limanlarını bombalayınca Osmanlı Devleti de savaşa girmiş oldu. (1914)


—————————————————————————————————-
 
II.Wilhelm, Franz Joseph, I.Ferdinand, Mehmed Reşad,
1914’de Dünya savaş patladığı sırada Türkiye İmparatorluğu savaşa girmek şöyle dursun az evvel neticelenen balkan savaşının yaralarını daha saramamıştı. Jön Türk idaresinde henüz 5 yıl geçmesine rağmen devlet, ıslak ellerden kayan sabun misali, gidiyordu. Yönetimin tepesindeki trinomvira ( 3’lü idare Cemal, Talat, Enver Paşa’lar) sonunda en bedbahd kararı da alarak memleketi büyük harbe soktular.

Böylece devlet eli kolu bağlı, Alman ittifakının kucağına, asker katiyen dövüşmesi icap etmeyen cephelere atıldı. İttihatçılar memleketi hırslarına feda edercesine girdikleri savaşta millet; Mısır’ın Kafkas’ın daha bilmem nerelerin fethi gibi hülyalarla devlet ve milletin asla kudreti ve ihtiyacı olmayan bir maceraya yuvarlandı.

İnsanlığın o güne değin tecrübe ettiği, dünyanın en dehşetli harbinde propaganda da önemli bir yer tutuyordu. Kartpostallar, afişler, posta pulları birer propaganda vesilesi olarak 4 bir yana yayıldılar.

Almanya – Avusturya – Türkiye – Bulgaristan ittifakında da bu türden pek çok bildiri boy gösterdi. İşte Almanların ittifak adına bastığı bazı kartpostal, afiş ve posta pullarından bazıları ….

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

·        

OSMANLI DEVLETİNİN SAVAŞTIĞI CEPHELER:

1)-KAFKAS CEPHESİ: Enver Paşa Ruslarla SARIKAMIŞ MUHAREBESİNİ yaptı. Erzurum,Erzincan, Muş, Bitlis ve Trabzon Rusların eline geçti. Ruslar bölgedeki Ermenileri silahlandırarak Türk Halkının üzerine sevkettiler. Ancak Rusya 1917'de BOLŞEVİK ihtilali çıkınca bölgeden kuvvetlerini çekti. Rusya ile BREST- LİTOWSK anlaşması imzalandı. (1918) Buna göre Ruslar 1878 Berlin Antlaşmasıyla aldıkları Kars, Ardahan ve Batum'u Türkiye'ye bıraktılar.





2)-ÇANAKKALE CEPHESİ:

Sebepleri:

a)-Çanakkale'yi geçerek İstanbul'u almak, böylece Osmanlı Devletini savaş dışı bırakmak.

b)-Müttefikleri Rusya'ya ekonomik ve askeri yardımda bulunmak

Sonuçları:

a)- İtilaf Devletlerinin denizden ve karadan taarruzları püskürtüldü.

b)-Osmanlı Devletini savaş dışı bırakamadılar. Savaş uzadı.

c)-Müttefikleri Rusya'ya askeri ve ekonomik yardımı götüremediler. Bu durum Rusya'da 1917 ihtilalinin çıkmasına ve Rusya'nın savaştan çekilmesine yol açtı.

d)-Mustafa Kemal Anafartalar, Conk Bayırı ve Arıburnu'nda kazandığı başarılarla tanındı.

e)-Çanakkale savaşlarında iki tarafta çok sayıda insan kaybetti.

W. Churchill



İngiltere Başbakanı Çanakkale Savaşları'nın fikir babası. Savaş sonrası istifa etmek zorunda kalacaktır.




3)-KANAL CEPHESİ:

Sebepler:

Süveyş kanalını ve ardından Mısır'ı alarak İngiltere'nin sömürgeleriyle bağlantısını kesmek amacı ile Almanya'nın isteği doğrultusunda Osmanlı askerinin saldırısı ile bu cephe açılmıştır.

Sonuç: İngilizler isyancı Araplar sayesinde Türk ordusunu geri çekilmek zorunda bıraktı.

4)-IRAK CEPHESİ:

Sebepler:

İngilizler hem Irak petrollerine sahip olmak, hem de Rusya'ya karadan yardım ulaştırmak amacıyla Basra Körfezi'ne çıktılar.

Sonuç:

Osmanlılar KUTÜ'L AMARE'de bazı başarılar elde ettilerse de daha sonra Musul'a çekilmek zorunda kaldılar.



5)-YEMEN-HİCAZ CEPHESİ: İsyancı Arap ve İngilizlere karşı savaşıldı.

6)-MAKEDONYA-GALİÇYA CEPHESİ: Bu cephede müttefikimiz Avusturya ve Bulgaristan'la birlikte Rus ve Fransız kuvvetlerine karşı savaştık.

7)-SURİYE-FİLİSTİN CEPHESİ: Kanal harekatının bir devamı niteliğindedir. Bu cephede Yıldırım Orduları Grup Kumandanlığını son olarak M.Kemal Paşa yapmıştır.



I.DÜNYA SAVAŞININ SONA ERMESİ:

Rusya'nın savaştan çekilmesiyle Avusturya-Macaristan, Almanya, Bulgaristan ve Osmanlı Devleti İtilaf Devletlerine karşı üstün duruma geldiyse de bu durum fazla uzun sürmedi.

Almanya'nın İngiltere'ye silah ve hammadde taşıyan ABD gemilerine zarar vermesi üzerine ABD'de Almanya'ya karşı savaşa girdi. Bu durum savaşın kaderini değişti. Almanya batı cephelerinde çöktü. Almanya'nın yardımları ile ayakta duran Osmanlı ve Bulgar kuvvetleri zor durumda kaldılar. Sonunda İttifak devletleri aşağıdaki barış antlaşmalarını imzalamak zorunda kaldılar.



I.DÜNYA SAVAŞI SONUCU İMZALANAN BARIŞ ANTLAŞMALARI:

Almanya ile -------> VERSAY

Avusturya ile -------> SAİNT GERMEN(Sen Cermen)

Macaristan ile ------> TRİANON

Bulgaristan ile -------> NÖYYİ

Osmanlı ile -------> SEVR barış antlaşmaları ... imzalanmıştır.

·          
 
 
*******OSMANLI DEVLET ANLAYIŞI***********
Osmanlı devlet teşkilatı tarihte kurulan Türkdevlet teşkilatlarının en genişi ve en güçlüsüdür.İlk düzenli devlet teşkilatını Hun’lar kurmuştur.Devlet yonetimi ile ilgili ilk yazılı bilgilere Goktürk Yazıtlarında raslanır.İslami denemde ise devlet yonetimiyle ilgili ilk ornek Yusuf Has Hacip’in yazdığı Kutadgu Bilig adlı eserdir.Bu belgelerde belirtilen Türk yonetim felsefesi tarihteki  tüm Türk devletlerinde gorülür.
   Bu yonetim felsefesine gore Tanrı yonetme yetkisini hükümdar ve ailesine vermiştir.Buna ‘’Kut’’ denirdi.Buna gore hükümdar ailesine  Hanedan denmiştir.Hanedandan olmayan hükümdar olamazdı.
   İnsan unsuru on plana çıkarılmıştır.İnsanın eğitimi veonu yetiştiren kurumların gelişimine onem verilmiştir.Vicdani denetim sağlanmıştır.
-Devletin başında bulunan hükümdar Osmanlı hanedanına mensuptur.
-Osman Gazinin soyundan gelenler padişah olmuştur.
-Başa geçecek erkek çocuklardan hangisi belli degildi.Bu konuda bir veraset sistemi yoktu.
-Fatih padişah olunca kardeşlerini öldürme hakki tanidi.Bunu 1. Ahmet kaldirdi.En büyük ve saglikli olan hükümdar olur şartini getirdi.Ekber ve erşed olan hükümdar olur dendi.(Hanedanda en büyük ve saglikli olan).Buna Ekberiyet sistemi dendi.
-Orta Asya Türk geleneği ile Türk -İslam devletlerinin etkileri görülür.
-Geçmişten aldiklari mirasi (yönetim,askerlik,kültür ve medeniyet)yaşadiklari dönemin koşullarina uygun olarak daha da geliştirmişlerdir.                       
-Devletin sürekli olacağı anlayışı vardır.(Sonsuza kadar yaşayacak cihan hakimiyeti düşüncesi) Devlet Devlet-i Muazzama,Devlet-iAliyye gibi sıfatlarla nitelendirilmiştir.Bu ebedi devlet anlayışı (cihan devleti)daha önceki Türk devletlerinde de vardı.Osmanlı devleti de bu geleneği devam ettirmiştir.Türkiye Cumhuriyeti devletinde de bu anlayış vardır.Atatürk;’’Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır’’diyerek bunu ifade etmiştir.
-Devlet yönetimi şer’i ve örfi hukuka göre yönetilmiştir.
-Hükümdarlar devlet hayatını ve sosyal hayatı düzenlemek için örfe(töreye)dayalı kurallar koymuşlardır.Bunlara ferman (örfi hukuk)denir.
-İslam hukuk kurallarının etkisi büyüktür.Yönetim İslam hukukuna dayanmaktadır.Hükümdar icraatını İslama uygun yapardı.Dine uygun düzenlemek zorundaydı.
-Müslüman olmayan gruplara şer’i hukuk uygulanmamiştir.Onlar serbest birakilmiştir.(Islahat Fermanina kadar)
-Kişi egemenligine dayanan merkezi bir yönetim kurulmuştur.Egemenlik hakki padişahindir.Padişahin egemenligi esastir.Bu tanrinin bahşettigi bir görevdir.
-Padişahlar idari,askeri,mali, ve hukuki konularda geniş yetkilere sahipti.
-Padişahlar yetkilerini kullanirken kanun,gelenek ve göreneklere uymak zorundadir.
-Devleti genişletmek ve geliştirmek,halkin refah ve mutlulugunu saglamak hükümdarin başlica görevidir.
-Hükümdar Türk geleneklerine göre devlet işlerini divan denilen kurulda görüşüp karar alirlardi
-Osmanlı devleti 19. yüz yılda klasik dönemine son verdi.Tanzimat ve meşrutiyet dönemlerinde padişahın yetkileri yeniden düzenlendi.Meşrutiyet’e geçildi fakat yetki,karar verme padişahta oldu.Padişahlar mutlak yönetim hakkını kullanmaya devam ettiler
-Osmanlı devlet anlayışında hoşgörü vardır.Höşgörülü bir idare kurulmuştur.Azınlıklara hoşgörülü davranılmıştır.
 
         *  PADİŞAHLARIN YETKİ VE SORUMLULUKLARI*
-Her şeye egemen idiler.
-Halkı şer’i ve örfi hukuka göre yönetmek.
-Sınırsız şekilde kural koyma yetkisine sahiptiler.
-Sosyal ve devlet hayatını düzenlemek.
-İktidarı temsil etmek.
-Halkın can,mal ve namusunu korumak,aç ve açıkta insan bırakmamak.
-Orduya başkomutanlik etmek
-Divana başkanli etmek.(Fatih ile uygulanmamiş sadrazam başkanlik etmiştir.)
-Padişahlar,bulunduklari görevi ,kendilerine tanri tarafindan verilmiş bir emanet olarak görürlerdi.
-Hükümdar halk ile bütünlük sağlardı.
-Padişahlar adalete dayali bir yönetim oluşturmaya ve ülkenin güvenligini saglamaya önem verirlerdi.En önemli görevi adaleti saglamakti.
                                    *     MERKEZ YÖNETİMİ     *
-Merkezi yönetim ,başkentte idari bilimlerden oluşturulan merkez teşkilati ile yapilirdi.
-Devletin başinda padişah bulunurdu.
-Devletin yönetimi saraydan yapılırdı.
-Sarayda bulunan Divan teşkilati devleti idare ederdi.
 
                      *SARAY:*
-Padişahin ozel yaşantisinin geçtigi ve devlet işlerinin grüldügü yerdir.
-Osmanlıda ilk saray Bursa’da hisar içinde kurulmuştur.Daha sonra Edirne’de ve İstanbul’da kurulmuştur.
-Fatih İstanbul’da Topkapı sarayını yaptırmıştır.  
-İlk osmanlı sarayı Bursada hisar içinde yapılmıştır.
-Edirne başkent olunca oradada yapilmiştir.
-İstanbul başkent olunca bir süre bugünkü istanbul üniversitesinin binası saray olarak kullanılmış,Fatih Topkapı sarayı yaptırınca oraya taşınılmıştır.
-Osmanlının son dönemlerinde batı tarzı saraylar yapılmıştır(Yıldız.,Dolmabahçe)                    
  ********MERKEZ TEŞKILATI*************
  *DİVAN (DİVAN(DİVAN-I  HÜMAYUN)*
*ÖZELLİKLERİ:
-Devlet işlerinin görüşüldüğü ve halkın şikayetlerinin dinlenildiği kuruldur. yerdir.
-Merkez teşkilatinin temelidir.Merkez örgütünün en önemli kurumudur.
-Devlet işlerinin gorüşülüp karar verildigi ve halkin şikayetlerinin dinlenildigi kuruldur.
-Siyasi,idari,orfi,şer'i,adli,mali konular ve şikayetler gorüşülüp karara baglandigi yerdir.
-Padişahin danişma orgütüdür.
-Gördüğü işlere göre çeşitli adlar verilmiştir;Ayak divanı,ikindi divanı,galebe divanı gibi.
-Orhan Bey zamanında kurulmuştur.
-İlk kurulduğunda üyeleri:Padişah,Vezir,Bursa kadısıdır.
-1.Murat zamanında Vezir-Azamlık oluşturulunca sayısı arttı.
-Yükseliş doneminde üye sayisi artti.
-Fatih'e kadar divana başkanlik hükümdarlar yapmiştir.Fatihten itibaren Vezir-i Azamlar yapmiştir.Padişahlar ''kafes arkasi''denilen yerden
toplantıları izlemişlerdir.
-Dian toplantıları saray'ın içinde ''Kubbealtı''denilen yerde yapılırdı.
-Divan toplantıları Fatih'e kadar haftada her gün yapılırdı.
-Fatih haftada dorde indirmiştir.
-17. Y.yüzyılın ortalarında divan toplantıları ikiye indirilmiştir.
-Divan 2. Mahmut zamanında 1826'da kaldırılmıştır
 
*ÜYELERİ:        
-Padişah
-Vezirler              
-Defterdar         
-Kazasker       
-Nişanci     
-Kaptanı Derya (Yükseli döneminde oldu)  
-Yeniçeri ağası(vezir rüdbesinde olan)
-Şeyhülislam(yükseliş döneminde oldu)    
*PADİŞAH:
-Her şeye egemen idiler.
-Halkı şer’i ve örfi hukuka göre yönetmek.
-Sınırsız şekilde kural koyma yetkisine sahiptiler.
-Sosyal ve devlet hayatını düzenlemek.
-İktidarı temsil etmek.
-Halkın can,mal ve namusunu korumak,aç ve açıkta insan bırakmamak.
-Orduya başkomutanlik etmek
-Divana başkanli etmek.(Fatih ile uygulanmamiş sadrazam başkanlik etmiştir.)
-Padişahlar,bulunduklari görevi ,kendilerine tanri tarafindan verilmiş bir emanet olarak görürlerdi.
-Hükümdar halk ile bütünlük sağlardı.
-Padişahlar adalete dayali bir yönetim oluşturmaya ve ülkenin güvenligini saglamaya önem verirlerdi.En önemli görevi adaleti saglamakti.
-Devleti temsil eder ve  yönetir.
-Tek yetki sahibidir.
-1. dereceden memurların tayinini yapar.
-Savaşlarda ordulara kumandanlik yapar
-Divana başkanlik yapar
-Fatih'ten itibaren başkanligi Vezir-i Azam'a birakmişlardir.Kendileri Divan toplantilarini ''kafes arkasi'' denilen yerden izlerlerdi.
-Şehzadelikleri döneminde lalalar tarafinda yetiştirilir ve sancaklarda gorev alarak(1.Ahmet’e kadar)devlet deneyimi kazanirlardi
 
*2)VEZİR-İ AZAM*     
-padişahin vekilidir
-Padişahtan sonra tüm devlet işlerinden sorumlu olan ikinci şahistir.Bugün başbakan’in görevlerini üslenmiştir.
-Seyfiye sınıfının divandaki temsilcidir.
-Padişahin mührü bulunur.
-İlk olarak 1.Murat doneminde oluştulmuştur.
-İlk Vezir-i Azam Çandarlı Halil'dir.
-Fatihle birlikte Divan'a başkanlik yaptilar   
-Padişah seferi çikmadigi zamanlar ''Serdar-i Ekrem unvani ile sefere çikarlar
-Kaldıkları saraya Paşa kapısı ve sonraları Bab-ı Ali denmiştir.
-Gorevden uzaklaştirilmalari mührün alinmasiyla olurdu.
 
*3)VEZİRLER(Sadrazam)*
 -Vezir-i Azam'ın emrindedirler.
-Vezirlik kurumu Orhan bey dneminde oluşturuldu
-İlk vezir Alaaddin Bey 'dir.
-Vezir olmak için sırasıyla sancak beyi,beylerbeyi,,Rumeli beylerbeyi olmak gerekirdi.
-1.Murat'a kadar bir tane idi.1.Murat dneminde 3'e çıkarıldı.16.y.yılın sonlarına doğru sayısı 7'ye  çıkarıldı.Bunlara ''kubbealtı  vezirleri''denmiştir.
-Vezirler divanda rütbece sıralanırdı(kubbenişin vüzere).
*4)KAZASKER(KADIASKER)*
-Adalet ve hukuk işlernden birinci dereceden sorumludurlar.
-Ayrıca diyanet ve eğitim işlerine bakarlardı.
-Divanda büyük davalara bakarlar
-İlmiye sınıfının divandaki temsilcidir.                   
-Kendi bolgelerinde bulunan kadı ve  müderrislerin atamalarını yaparlardı.
-1.Murat zamanında Bursa'da kurulmuştur.
-1480 yılına kadar bir tane idi.Fatih doneminde sayısı 2'ye çıkarıldı(Anadolu kazaskeri,Rumeli kazaskeri).
 
*5)DEFTERDAR*
-Mali işlere bakarlar
-Kalemiye sınıfının  divanda temsilcidir.
-İlk sıralar bir tane iken sonraları sayısı artmıştır.
-Rumeli defterdarı baş defterdardır.
-İstanbul'un gelir ve giderlerine,yalıların vergilerine bakan Şıkk- Sani denilen defterdardır.
 
*6)NİŞANCI(Teki-i Tuğraii)*
-Kalemiye sınıfının divandaki temsilcidir.
-Padişah fermenlerini yazarlar.
-Ferman ve beratların üzerine padişah Tuğrasını çekerler.
-Fethedilen araziyi kayda geçirip,has,zeamet,tımar dağıtırlardı
-Tahrir defterlerindeki düzeltmeleri yaparlar.
-Tapu ve kadastro işlerine bakarlardi.
*7)REİSÜLKÜTTAP*
-Divan üyesi değildir.
-Önceleri Nişanciya bagli iken 16.y yilda diivan üyeleri arasina girmiştir.Bugünkü dişişleri bakaninin işlerini yapardi.
-Divan katiplerinin başidir
-Divan kararlarını yazarlar.
-Devletin bürokrasi işlerini yürütürler.
-Ülkenin dış ilişkilerine bakarlar.Tercüme işlerini yürütürler.
-2.Mahmut döneminde nazırlıklar oluşturulunca hariciye nazırlığına dönüştürülmüştür.
*8)KAPTAN-I DERYA(KAPTAN PAŞA)*
-Donanma ve denizcilik ile ilgili işlerden sorumludur.
-Divan üyesi değildir.
-İstanbulda bulunduğu zamanlar divan toplantılarına katılır.donanmayla ilgili bil verir.
-16. yüz yıldan itibaren divan üyeliğine kabul edilmiştir.
-İlk  divan üyesi olan kaptan-ı derya, Barboros Hayreddin Paşadır.
*9)ŞEYHÜLISLAM*
-Baş müftüye 17. Y. Yildan itibaren bu unvan verilmiştir.
-Kanuniden itibaren divanın doğal üyesi olmuştur.
-Dini işlerden sorumludurlar
-İlmiye sınıfının divandaki temsilcidirler(Gerileme dneminde olmuşlardır)
           -Divan üyesi oluınca ilmiye sınıfının başkanı olmuşlardır.Kazaskerlerin üstünlüğüne son vermişlerdir.
-Devlet işlerinde karalarin şeriata uygunluguna kara verirlerdi.Verdikleri kararlara ''Fetva''denirdi.
 
*10)YENİÇERİ AĞASI*
-Yeniçeri askerlerinin başidir.
-Vezir rüdbesi  olan divan üyesi olurdu.
-Arz günü onceden Padişahin huzuruna çikar yeniçeriler hakkinda bilgi verirdi.
-İstanbul’un güvenliğinden sorumludur.
                              *
*İSTANBUL'UN YONETİMİ(Başkent'in Yonetimi)*
-İstanbul'un yonetimine onem verilirdi.
-Osmanlıların İstanbul'a verdikleri adlar:-Dersaadet,İslambol,Der-i Aliyye
-Yeniçeri ağası:İstanbulun güvenliğinden sorumluydu.
-Muhzzır Ağa:Yeniçeriler arasındaki güvenliğe bakardı.
-Sübaşi:Gündüz polisinin başidir.Sivil halkin güvenliginden sorumludur.
-Asesbaşi:Gece polisinin başidir.Sivil halkin gece güvenliginden sorumludur.
-Şehremini(Şehir Emini):belediye hizmetlerinden sorumludur.
-Mimarbaşi:Yapilardan sorumludur. Mimarbaşinin onayi olmadan
İstanbul'da bina yapılamazdı.
-Muhtesip:İstanbulda her çeşit sinayi ve ticari faaliyetlerin düzenlenmesinden sorumludur.
-İstanbulda en büyük mülki amir taht kadısıdır.İstanbul’un adalet işlerinden sorumluydu.
-İstanbul'un ihtiyaçlarının karşılanmasından birinci derecede sorumlu  olan Divan-ı Hümayun, daha sonra İstanbul Taht Kadıasıdır.
-Divan üyelerinin temsil ettikleri sınıflar: Seyfiye,İlmiye Kalemiye
-Seyfiye sınıfının  Divandaki temsilcileri:Veziriazam,vezirler,Kaptanpaşa,Yeniçeri agasi(vezir rüdbesinde olan)dır.                   
-İlmiyeyi sınıfının Divandaki temsilcileri:Kazasker,Şeyhülislamdır.
-Kalemiyeyi sınıfının Divandaki temsilcileri:Nişanci,Defterdardır.
                                      DİVAN                             
                                  * PADİŞAH 
 
      *                         *                     *
SEYFİYE             İLMİYE      KALEMİYE
-Vezir-i Azam    -Müderris      - Defterdar
-Vezirler               -Kadı              -Nişancı
-Sancakbeyleri    -Müftü(Baş
-Beylerbeyleri       müftüye şeyhülislam denir)
-Alaybeyleri
-Kaptan-ı Derya
-Yençeri Ağası
-Sipahiler                                   
 
*SEYFİYE SINIFI (Ehl-i Seyf ,Ehl-i Örf ,Ümera)
Mensulari:Veziriazam,vezirler,beylerbeyleri,sancakbeyleri,
Alaybeyleri,Kaptanı derya,tımarlı sipahiler,yeniçeriler.
a)Ozellikleri:              
-Yürütme gücünü temsil eder
-Orf uygulayıcısıdır.Bundan dolaayı ''Elh-i Orf ''denmiştir.
-Silah taşima e kullanma yetkisine sahiptirler.Bundan dolayi ''Ehl-i Seyf''denmiştir.
-Buyurma yetkileri vardır.
b)Görevleri:Görevleri:İdari ve askeri görevleri vardır.Bulundukları yerin  idaresini ve güvenliğini sağlarlar.
-Ynetim grevinde bulunan her derecedeki grevli ''Bey'',''Paşa'' unvanlari ile taşrada grev alirlardi.
-Bey ve paşalar kadi ile birlikte idare  etmek zorundadir.
 
*İLMİYE SINIFI(Ulema)
Mensupları:Kadı,Müderris,Müftü.
Görevi::Devletin temel ideolojisini savunan ve kuşaktan kuşaga  aktaran gruptur.
-Üç gorevi vardır.
-Tedris(Bilgi aktarma (eğitim-oğretim):Müderrisler yapar
-Kaza(Hüküm verme(Yargı):Kadılar yapar.
-İfta(Kararların  şeriata uygunluğunu beyan etme yetkisi(Fetva verme):Müftüler yapar.
-Ozellikleri:
-Medrese tahsilidirler
-Aralarında ince bir denge vardır.Gorev değişikliği yapabilirler.
-Divandaki temsilcileri:Kadıasker,Şeyhülislam
  *KADILAR*
*Kadıların Gorevleri:
-Yargıç olarak islam hukukunu uygularlar.
-Adalet işlerini yürütürler.
-Kişiler arasi anlaşmazliklari  çozümlerler.
-Miras,ticaret,nikah işlemlerini  karara baglarlar.
-Yonetici gorevleri vardır.
-Avarı vergilerinin toplanmasını sağlarlar.
-Kararlarını şeri  hukuka gore verirlerdi.
-Bulundukları yerlerin belediye  başkanı gibidirler.
-Hükümet emirlerini yerine getirirler
-Ticari ve ekonomik faaliyetleride denetlerler.
-Kadıaskerler:İlmiyenin zlük işlerini düzenlerler.İşleri ''ruznamçe'' denilen kayıt deterlerine yazarlar.Divanda ilmiye sınıfını temsil eder ve divanda büyük davalara bakarlar.
-Toprak Kadıları:16 y.yılın sonlarına kadar seyyar kadılar vardı.Bunlara denirdi.
Kadılarla ilişkili olanlar:
-Naib:Kadının yerine bakan vekildir.
-Kassam:Miras  işlemlerini  yneten grevlidir.
-Muhzırlar:Mahkemelerde kadılara  bağlı çalışırlar.Davalıları mahkemeye getirmek,davacının hakkının  alınmasında yardımcı olurlar.
-Subaşilar:Kamu davasinda suçluyu mshkemeye getirirler.
Sicil-i Mahfuz:Mahkeme kayıtlarının yazıldığı  defterlerdir.
-İlam:Kadıların  verdikleri kararlardır.
 
*C-KALEMİYE SINIFI*
-Osmanlının idari ve mali bürokrasisisini oluşturur.
-Divandaki temsilcileri:Defterdar,Nişancidir.
-Mali grevini defterdar'a bağlı kalemler yapar.
-Mülki grevi   Nişanci ve ona bagli reisküttap ve de ona bagli kalemler yapar.
 
      *****   OSMANLIDA TAŞRA  YÖNETIMI******
 
                 TAŞRA TEŞKILATI
-Eyaletler:Beylerbeyleri yönetir.
-Sancaklar:Sancakbeyleri yönetir.
-Kazalar:Kadılar ile birlikte bey ve paşa’lar yönetir.
-Köyler:Köy kedhüdası.
     
                                        Ülke
                                                *
    *                   *                    *                          *                             *   
*Eyalet      *Sancak           *Kaza                *Nahiye                    *Köy         
(Beylerbeyi) (Sancak beyi)   (Kadı,subaşı)  (Tımarlı sipahi-   (Tımarlı sipa-     
                                                                        hiler)                     hiler,nahipler)                  
 
-Subaşilar:Güvenlikten sorumludurlar.
-Kadı ve nahipler:adalet işlerinden sorumludurlar.
        
 
 
                                                             EYALETLER
                                                                    *
             *                                                     *                                                                            
*Merkeze Bağlı Olanlar                   *Özel Yönetimi Olanlar                     *Ayrıcalıklı Eyaletler
-Yöneticileri merkezden atanır.         Bu eyaletlerin valilerine                     -İç işlerinderbest ,dışişlerinde
-Dirlik sistemi uygulanırdı.              ve askerlerine salyane denilen              Osmanlı devletine bağlıdırlar.
-Saliyanesiz eyaletlerdir.                 maaş verilirdi.                                      Her yil vergi ödemek ve asker
-Anadolu ve Rumeli eyaletleri         -Saliyaneli eyaletlerdir(yıllıklı )              yollamak zorundadırlar.
yönetimi bu şekildeydi.                  -Gelirleri yillik olarak iltizam usulü       -Yöneticileri kendi  halkindan seçilir.                                           ile,mültezimler (tahsildar) tarafından     ve padişahin onayi ile atanır 
-Dirlik sistemi bu eyaletlerde            (Eflak,Boğdan,Erdel,Kırım,Le-                         
                                                     histan gibi)
                                                                                                                              
                                 
                                          Eyaletlerde uygulanan Teşkilat ve idari sistemler
                                                                              *
         *                                     *                                        *                                   *                                 *
Tımar sistemi         *İltizam sistemi         * Kaza-i İdari sistem       * Lonca teşkilatı      * Köy ve mahalle     
-Hizmet karşiligi       -Özel Yönetimi olan       -Kadilar:Adalet işle-          -Esnaflarin oluş-          -Köy kethüdasi
toprakların gelir         eyaletlerde uygulanı       rine bakarlar.                   turduğu teşkilattır.         -Yiğitbaşı
lerinin verilmesidir.  -Devletin alması gere-     -Subaşılar güvenli-           -Mesleki haklarını        -İmam
-Tımar alanlar atlı      ken vergi mültezimlere    ğe  bakarlar.                    korumak,geliştirmek     -Son dönem-
asker beslerler            müzayede ile verilir.        -(Bey ve paşalar)             amaciyla kurulmuş-      lerde muhtar                                  -Bu sistem merkeze   -Mültezimler vergiyi        .                                         tur.Ahlaki egitimide     *Cemaat yöne-
bağlı eyaletlerde uy-   devlete peşin öderler.                                                önem vermişlerdir.        timleri vardır.
lanır.                            -Saliyaneli eyaletlerde
-Dirlik adı altında uy-     uygulanır.
lanır.
-Dirlikler 3’e ayrılır
-Has,zeamet,tımar
                                        
 
 ****OSMANLIDA ORDU TEŞKILATI****
 
                                                                         ORDU
                                      .                                      *                                                                                                                                                           *Kara ordusu(Ordu-yu Hümayun)                                  Deniz Donanması(Donanma-yu Hümayun)
                                                                                                       (Deniz kuvvetler
 ..............*  .............                                ......* .........            ............. *.............
Kapukulu Askerleri                             Eyalet Askerleri         Yardımcı Kuvvetler
                                                             -(Tımarlı sipahiler)      -Akıncılar
.......*.........               ..... *.......                                                   -Azaplar
Piyadeler                 Süvariler                                                   -Deliler
-Acemi oğlanlar      -Sipahi                                                      -Gönüllüler
-Yeniçeriler            -Silahtar                                                    -Derbent muhafızları
-Topçular                 -Sağ Ulufeciler                                         -Bağlı beylik ve devletlerin   
-Top arabacıları      -Sol Ulufeciler                                           gönderdiği askerler.
-Cebeciler               -Sağ Garipler                                            -Yörükler -müsellemler.
-Humbaracılar        -Sol Garipler
-Lağımcılar    
           
 
 
 
 
 **************OSMANLI TOPLUMU*********************
-Toplum:Orgütlenmiş gruplar  halinde yaşayan insanlarin oluşturdugu bütündür.
-Toplumun en küçük birimi ailedir.En orgütlenmiş biçimi de devlettir.
-Devlet:Bir arada yaşayan insanlarin oluşturdugu en üst düzey orgütlenme biçimidir.
-Devletin kurulma şartlari:-Halk
                                          -Ülke
                                          -Egemenlik
-Osmanlı toplumu denildiğinde;Ülke sınırları içinde yaşayan sosyal grupların bütünlüğü anlaşılır.
-Osmanlı toplum yapısı denildiğinde;Devletin sınırları içinde yer alan sosyal grupların etnik(ırk),                           
  dinsel ,ekonomik ve siyasal bakımdan nasıl orgütlendikleri ve aralarındaki ilişkilerin niteliği anlaşılır.
-Osmanlı toplumu ırk'a (etnik) gore değil ,inanç ve düşünce temeline gore orgütlenmiştir.
 
 
 
***** OSMANLI TOPLUM ANLAYIŞI**********
(Toplum Düzeninin Ve Yonetim Felsefesinin Temel Düşünceleri)
*Osmanlı sosyal sistemi;Batının aksine çelişkilere dayanan sınıflaşmadan değil,ilkelerden hareket eden nizam fikrinden kaynaklanmıştır.Soy asaleti,zellikle bencilliğin bertaraf edildiği Türklerde,yerini     yetenek ve erdemin ,üstünlüğüne bırakmıştır.
*Osmanlı toplum anlayışına gore insan;yaratılanların en üstünü ve en değerlisidir.Yaradılışı gereği sosyal bir varlıktır.Başkalarıyla yaşamak zorundadır.Bu ozellikler ve zorunluluklar gereği toplumsal yaşam ve ulus yaşamı oluşmuştur.
*Toplumsal yaşamin saglikli olmasi ve sürmesi için de;
-Her birey yetenek ve niteliklerine gore toplumda yerini almalıdır.Yetenek ve bilgi birikimine gore uygun iş yapmalıdır.
-İşbolümü toplumsal yaşayışta zorunludur.Bu durum zorunlu olarak toplumsal sınıfları doğurur.Bundan dolayı toplumda tabakalaşma zorunludur.
 Buna Gore;
*Topluma sahip çıkılmalı,haksızlıklara meydan verilmemeli,kotülükler onlenmeli,adaleti ve güvenliği, huzur ve mutluluğu sağlamalı,toplumsal barışın sağlanması için din kurumlarına onem verilmeli,adil ve hoşgorülü bir yonetim oluşturmalı.Bunun ve devamı için de devlete,dolayısiyle hükümdara gereksinim vardır.
*Osmanlı Toplum Yapısının Dayanakları*
Adalet
Devlet
Din
Egemenlik
Ordu
Servet
Halk
 Bunlardan biri olmazsa devlet varlığını sürdüremez.
 
 
    **************OSMANLI TOPLUM YAPISI*********
 
*1-ETNİK YAPIYA GORE:
-Devletin ilk yıllarında nüfusun çoğunluğu Türk (Türkmenler)idi.
-Fetihlerle ülke genişleyince,etnik yapi da çeşitlilik gorüldü.
-Zamanla Osmanlı toplumu içinde şu gruplar yer aldı;
-Rumlar
-Sırplar
-Bulgarlar
-Romenler
-Slavlar
-Ermeniler
-Arnavutlar
-Araplar
-Acemler.
-Devlet,etnik gruplara karşi;Dil,din,irk ayrimi yapmadi.Tüm gruplara karşi hoşgrülü ve
  adaletli davrandı.Boylece uzun yıllar barış içinde yaşamalarını sağladı.
 
*2-DİNİ YAPIYA GORE:
Osmanlı toplumu millet sistemine gore orgütlenmiştiR.Millet ırk anlamında değil toplum anlamında kullanılmıştır.
-Millet sisteminin temeli dini esaslara dayanır.Buna gore ülke de yaşayanlar müslim ve gayri müslim olarak orgütlenmiştir.Egemen olan Müslimlerdir.
 
*a)Müslimler(Müslümanlar):
-Toplumun çoğunluğunu oluşturur.
-Devletin kurucusu ve sahibi müslüman Türklerdir.
-Müslüman halkın çoğunluğu Türkler ve araplar idi.Bunlardan başka ;
Arnavutlar(Müslüman)
Boşnaklar(Hristiyanligin Bogomiller mezhebi mensubu olan sirplarin müslüman olmalariyla aldiklari isim.)
Acemler (İranlılar)vardı.
-Müslümanlar arasında sünni mezhepler ve tarikatlar vardı.Bazı tarikatlar(Bektaşi,Bayrami,Mevlevi,Kadiri,Nakşibendi, ve Yesevi gibi)yonetimde etkili olmuşlardı.
 
*b)Gayri Müslimler:
-Hristiyanlar,musevilerdir.
-Din ve düşünce temeline gore orgütlenmişlerdir.
-Dini liderlerinin başkanliginda cemaat yonetimi oluşturmuşlardir.
-Din ve inançlarında serbest bırakılmış,belirli bir ozerklik tanınmıştır.
-Kendi dinlerinin hukuklarını uygularlardı.
-Topluma karşi işledikleri suçlarda kadilar karar verirdi
-Müslüman olma koşuluyla devlet hizmetlerinde  gorev alabilirlerdi
-Devlete vergi verirlerdi.
-Askerlik yapmazlardı.1856 İslahat fermanıyla askerlik mecburiyeti getirildi.Müslümanlarla olan ayrılıklara son verilmiştir.
 
*HRİSTİYANLAR:
-Osmanlı toplumunun 3/4 nü oluşturular.
-Çoğunluğu ortodoks mezzhebindendir.Başkanları istanbuldaki patriktir.
-Ortodoks Gruplar:
Rumlar(Ortodoksların içinde çoğunluğu oluştururlar).
Ermeniler(Hiristiyanlığın Monofizizm mezhebindendirler.Tanrılıkla insanlığın isada birleştiğine inanırlar).
Sırplar
Bulgarlar
Romenler
Arnavutlar
Habeş halkinin bir kismi
Mısır halkının bir kısmı.Eflak -Boğdan halkı.
Az sayıda da;
Süryani
Yakubi
Nesturi
Maruni hiristiyan vardır.
 
*MUSEVİLER(Yahudiler)
-1492 de İspanyada iltica edenler
-Bohemya ,Avusturya,Polonyadan iltica edenler.
 -İstanbul,Bursa,Selanik,Halep,Bağdat da otururlardı.
-Ticaretle uğraşırlardı.
-Dini liderlerinin başkanliginda oluşturduklari cemaat yonetimiyle yaşadilar
-Hoşgorülü ve adaletli osmanli yonetimi altinda kaldilar.Osmanliya ihanet etmediler.
    
        *3-SOSYAL YAPIYA GORE:
-Klasik osmanlı düzenine ve devlet ideolojisine (resmi tasnif)gore toplum ikiye ayrılır.
a)ASKERİ:
-Yoneten sınıftır.
-Millet-i Hakimiye de denir.
-Padişahin dini ve idari yetki tanidigi devlet gorevlileridirler.
-Hem sivil hem de askerlik ile ilgili gorevleri yaparlar.
-Reayadan ayıran temel nitelik vergi vermemeleridir.
Mensupları;
-Saray halkı
-Seyfiye:Kul statüsündedir.
,İlmiye:Kul sıtatüsünde değildirler.Türk ve müslüman kokenlidirler.En fazla servet edinen sınıftır.Oldüklerinde devlet mallarına el koyardı(müsadere usulü)
-Kalemiye:Kul statüsünde değildirler.
B)REAYA
-Yonetilen sınıftır.
-Millet-i mahkume de denir.
-Askeri sınıfın dışında kalan halk oluşturur.
 
 
      ************OSMANLI EKONOMİSİ*************
*Ekonomi:Üretim,dağıtım ve tüketim ile ilgili etkinliklerin tümüne birden denir.
*Ekonominin dayandığı sektörler:Tarım,hayvancılık,sanayi,ticaret ve madenciliktir.
*Ekonominin dayandığı temel kaynaklar:
-İnsan
-Toprak
*Ekonomide üretici unsur;Reaya dır(Köylüler,konar-Göçerler,esnaf ve zenaatkarlar).
*Ekonomi politikalarının amacı:Halkın refahını sağlamaktır.
 
*Osmanlının iktisat anlayışı:
--Osmanlı 18. y.yıla kadar güçlü bir ekonomi yapıya sahipti.
-Osmanlının sınırları genişleyince ticarette önem kazanmıştır.
-Devlet ve toplum felsefesiyle yakından bağlantılıdır.
-Devlet ekonomik faaliyetleri denetim altına almıştır.
-İktisadi siyasette devletin mali ihtiyaç ve kaygıları önemli yer tutuyordu.
-Daire-i adalet ‘e göre ülke içinde temel mallar yeterli miktarda olacak,hazine gelirlerinin mümkün mertebe artırılmasına dikkat edilecek,toplumda adalet ve huzur sağlanıp halkın çok üretim yapması sağlanacak.Böylece,devletin hazine gelirleri çoğalacak,dolayısiyle de ordu ve devletin güçü artacaktır.
-Ekonomik faaliyetlerin tümü reayanın sıkıntıya düşmeden ,bolluk içinde yaşamasını sağlamak amacıyla düzenlenmiştir.Devlet;talep kadar arz yaratmak ,şayet arz ,talebi karşılamıyorsa ticaret sayesinde açığı kapatmanın önlemlerini almak zorundaydı.
-İthalata sınırlama getirilmemiştir.
-Hububat gibi temel ihtiyaç mallarının  ve silah yapımında kullanılan madenlerin ihracatı ise yasaklanmıştır.
-İstanbul’un ve diğer büyük şehirlerin gıda ,yakacak ihtiyaçlarının karşılanmasına önem verilirdi.
 
 
**********OSMANLI  İKTİSADİ DÜZENİ(sistemi)**********************
Özellikleri:
-Selçuklu ekonomisinin temelleri üzerinde şekillenmiştir.
-Orta Asya ve Orta Doğu 'nun     tecrübe birikimi, Anadolu'nun  ve fethedilen bolgelerin mahalli gelenekleri islam çerçevesinde yoğrularak ozgün bir sistem oluşturulmuştur.
 -Sistem liberal değildir.Diğer iktisadi sistemlerle etkileşimde bulunmuş olmasına rağmen ,kendine has orijinal bir sistemdir.Egemenliğin bir kişide olması,bolünmemesi ilkesi, devlete rakip  iktisadi güçlerin belirlenmesini engellemiştir.Toprakta ilke olarak devlet mülkiyeti kabul edilmiş,sanayi ve ticaret kesimlerinde de servet ve mülkiyetin belli ellerde toplanması ve aşırı zenginleşme yani toprak aristokrasisi ile burjuvazinin oluşması engellenmek isten-miştir(Batıda iç ve dış somürü olduğundan sermaye birikimi oluştu.Merkantilizm polikalar
lanmasıyla daha büyük sermaye birikimi oluıştu.Bunun sonucu olarakda sanayi devrimi oldu.Osmanlıda ise bu gelişmeler gorülmemiştir.Geleneksel olarak sermayenin  belli ellerde toplanması ve birleşmesi müsadere kullanılarakta onlenmiştir).
-Toprak devletindir, işletme hakki koylünündür,vergiyi toplama hakki da sipahinindir.
Koylünün toprağını kendi toprağı gibi  işletmesi,tüccar ve küçük sanayicinin güven içinde çalışmaları sağlanmıştır.
-Belli kişilerin teşviki ve zenginleşmesi yerine sosyal   refah gozetilmiştir.
-Emeği ile geçinenler ayrı bir zümre oluşturmamışlardır.
-Fakat yabanclara tanınan kapitülasyonlar nedeniyle osmanlı büyük sanayi devrimini yapamamıştır.Mevcut olan küçük sanayisinide kaybetmiştir.
*Atatürk''Siyasi,askeri zaferler ne kadar büyük olrsa olsunlar,ekonomik zaferler ile taçlandırılamazlarsa elde edilen zaferler kalıcı olmaz,kısa zamanda sner.''diyerek ekonomik gelişmenin onemini vurgulamıştır.
 
*Osmanlının Piyasa Mekanizması:
-Kendine has bir ozelliği vardır.
-Tam rekabet sağlanmaya çalışılırken rekabetin rekabeti oldürmesi engellenmek istenmiştir.Bunun içinde etkili bir piyasa denetimi sağlanmıştır.
-Tekellerin oluşmasina izin verilmemiştir.
-Fiyat istikrarına nem verilmiş ve bunu sosyal refah için gerekli gorülmüştür.
-Ekonomik faaliyetler büyük anlamda planlanmıştır.
-Dış ticaret teşvik edilmiş  fakat ithalat ilke olarak kısıtlanmıştır.
-Transit ticarete verilen geleneksel onem sürdürülmüştür.
 
*Bu  sistemde;
-Devlet yatırımcı değildir.
-Devlet ticaretle uğraşmaz.
-Devletin harcamaları genellikle ;iç ve dış güvenlik,adalet ile bürokrasi alanlarını kapsar.
-Ticaret ve sanayi serbesttir.
-Hakimiyet alameti olarak para bastırılmış fakat yabancı paraların tedavülde(dolaşımda) bulunmasına engel olunmamıştır.
-Devlet düzenleyicidir.
-Devlet kalite,fiat ve şehirlerin beslenmesinde emredici konumdadir.
-Bazı kısıtlayıcı hükümler getirilmiştir(Hububat,silah yapımında kullanılan maddelerin ihracatı yasaklanması gibi).
-Osmanlı ekonomisinin bu ozellikleri esnekliğini zamanla kaybetmeye başlamış ve batılaşma zihniyeti ve yapısı opnuın yerini almaya başlamıştır.Bu yeni süreç içinde başvuru kaynağı batı olmuştur.Bu yüzden sosyal refah kavramının yerini kalkınma;güçlü orta sıonıf fikri yeriniş  büyümenin moturu olacak bir avuç burjuvazininoluşturulması;adil gelir dağılımı  yerini  servet birikimi almıştır.Bununla beraber kültür farklılığı bu yeni zzihniyet ve yapının da Batı anlamda oluşmasına imkan vermemiştir(PROF.Dr.Ahmet Tabakoğlu,Türk iktisadi tarihi,ist.1984.)
***OSMANLI EKONOMİSİNİN TABİİ KAYNAKLARI***************
1-İNSAN
*Üretici unsur ,genel olarak reaya nın içinde yer alan köylüler,konar-göçerler,esnaf ve zanaatkarlardır.
-Osmanlıda nüfus müdürlüğü olmadığından,nüfus sayımları 19. y.yıldan önce yapılmamıştır.
-15 ve 16 y.yıllarda tahrir(Tımar sisteminin uygulandığı sancaklardaki  vergi yükümlüsü  nüfus ile bunların ödemekle yükümlü oldukları vergi kayıtlarının bulunduğu defterlerdir) defterlerinden yararlanarak tahminlerde bulunulmuştur.Tahrirlerde sayım  yazım işlemleri fetih sonucunda alınan yerler ve 200-30 yıllık aralarla yapılırdı.
*Tahrir Defterlerine gore Osmanlı nüfusu şoyledir:
-16 y.yılda topraklar arttığı için nufusta artmıştır.
-16. Y. Yılın ikinci yarısında  nüfus iki kat artmıştır(sağlanan huzur ve güven yanında sağlık alanında ki ilerlemeler nedeniyle.
-17 y.yılda nüfus azalmış,goçebeliğe eğilim gorülmüştür.Nedeni;celali isyanları,açlık,kıtlık vb.
-Devlet planlı iskan politikaları uygulamıştır.
-Şehirlerin yiyecek ihtiyaci çevre koylerden karşilanmiş,ancak büyük şehirlerin beslenmesi için ülkenin degişik  yerlerinden yararlanma yoluna gidilmiştir.
 
*2-TOPRAK
-Ekonomi büyük olçüde tarıma dayanırdı.
-Tarım üretiminin ana kaynağı miri topraklardır.
-Miri arazi rejimi oluşturlmuştur.
*Bu rejime gore ;
-Toprak devletindir.
-Toprağı işletme hakkı reayanındır.Koylü üç yıl toprağını ekmezse çift bozan cezası uygulamıştır.Bunun nedeni üretim kaybını onlemek idi.
-Vergi toplama hakkı ise dirlik sahiplerinindir.Delet tımar sistemi ile üreticiyi koruyor ve üretimin sürekliliğini sağlıyordu.17. y. Yıldan itibaren sistem bozuldu
Tanzimat dneminde tımar sistemine son verildi.Toprak,devletin kontrolünden çıktı.Beylerin ayanların eline geçti.1858 Arazi kanunnamesiyle toprağın zel mülkiyete geçişi sağlandı.
-16 y.yılda nüfus artığı halde ekilebilir toprakların alanı artmamıştır.Bunun nedeni ise tımar sisteminin bozulmuş olmasıdır.
*Topraklar*
-Çift-hane sistemi:Bir çift sahibi haneye denir.
*İki baştan  sistem:Beyliklerden alınan   yerlerde uygulanmıştır.Buna gre bir koyden elde edilen şrün bir kısmı(genellikle yarısı)malikane hissesi olarak mülk sahibine,diğer kısmı ise divani hişssesi olarak dirlik sahiplerine verilir.Buı sistemin uygulandığı yerlerde halk şür'ü onda bir değil beşte bir olarak oderdi.şrün bu ikiye paylaşımından dolayı iki baştan
sistem denmiştir.
Mülk topraklar:Kişilerin mülkiyetine verilen topraklardir.Modern dnemde uygulanmaya ve yayginlaşmaya başlamiştir.
-Tımar sisteminin bozulması,çift hane sisteminin bozulmasın da sağladı.Mültezimler etkin duruma geldi.Koylülerin ve sipahilerin terkettikleri toprakları aldılar.19 y. Yılda büyük çiftlikler kurdular.
19 .y yılda ayanların gücü kırılşdı.Devlet bunların denetimindeki toprakları alıp küçük üreticilere dağıttı.
      -1858 Arazi kanunnamesi ile ozelleşme donemi başladi.Topragi uzun süre                 
       tasarrufunda bulunduran sahibi oldu.(zilliyet hakkı)
                       TOPRAK  BOLÜMLERİ
1-Mülk arazi:-Oşri
                      -Haraci
 
2-Miri arazi:-Dirlik:Has,zeamet,tımar diye üçe ayrılır.
 
********OSMANLIDA ÜRETİM**************
1-TARIM:
-Okonomik hayat büyük lçüde tarıma dayanıyoy.
-Nüfusun çoğunluğu koy e mezralarda yaşıyor.
-Tarım belli bir sistem içinde yapılırdı
-Tımar sistemi:Merkeze yakın eyaletlerde uygulanırdı.
Miri topraklar hizmet karşiligi asker beslemek şartiyla
dirlik adı altında verilirdi.Koylüler üç yıl topraklarını
ekmediklerinde çift bozan cezasına çarptırılırdı.Topra-
ğını terk eden çiftçi 15 yıl içinde bulunursa yerine gon-
derilirdi.
-Tarımda en çok susuz  hububat ekimi yapılırdı.
-Buğday
Arpa
Darı
Pirinç
Pamuk
Mısır:16.y.yıl sonlarında yetiştirilmeye başlanmıştır.
-Baklagiller,
Soğan
Sarımsak
Çeşitli bahçe ürünleri yetiştirilirdi.
-17.18 y.yıllarda çiftlikler kurulmaya başlanmıştır.
-18.y.yılın ikinci yarısında batı kesiminde ihracata
yonelik tarım üretiminde artış gorülmüştür.
 
2-HAYVANCILIK:
-Ekonomik faaliyetlerin dallarından biridir.
-Hayvanların gücünden yararlanılırdı
Taşimada,ulaşimda yararlanilirdi.(At,eşek,oküz,katir ve deve beslenirdi.)
 -Ordunun ağırlıkları hayvanlarla taşınırdı.
-Hayvanların etinden ve sütünden yararlanılırdı.
-Hayvanların yünleri, derileri sanayide  kullanılırdı.
-Hayvan besleyen konar-goçerlerin okonomiye onemli katkıları olmuştur.
-Arıcılık yapılırdı
-İpekçilik ile uğraşılırdı.Ozellikle Bursada onemli bir yere sahipti.
 
3-SANAYİ:
a)ESNAF TEŞKILATI:
-Zanaat ile uğraşanlar esnaf Lonca teşkilatları oluşturmuştur.
-Loncalar iktisadi hayatın temeli konumundaydı.
-Üretim loncalar ile denetlenirdi
-Standardizasyona onem verilirdi.Kalite on planda idi.
-2. Bayezid tarafından çıkarılan ferma ilk yazılı belge niteliğini
taşimaktadir.
-Fiyat tespitinde loncaların rolü büyüktü.
-Narh onceden belirlenirdi.Fiat tespiti yapılmadan satışa izin verilmezdi.
-Toptancı hallerine (Kapan)gelen mallar nitelik belirlemesinden geçirilirdi.
-Tüketicilerin korunması için kadı ve muhtesipler onemli gorev ve yetkilerle donatılmışlardır.
 
b)-ÜRETİM DALLARI:
-Dokumada;Bursa'nın ipek ve kadifeleri,
Ankara'nın sof'u,
Kütahya,Uşak,Gordes'in halilari,
Selanik'in kumaşlari vb onemliydi.
-Pamuklu dokumacılıkta;Kıbrıs,Bursa, Akhisar,Konya, İsparta,
Bolu,Antalya,Adana gibi yerlerde gorülürdü.
-Üretici esnaf arasında iş blümü vardı
-Ham maddeden yarı mamul üretenler,yarı mamullerden
mamul üretenler ayrı meslek gruplarıydı.
-Her üretim alanınının  alt basamaklarını oluşturan kademe-
lere zanaatlar(hirfet)denirdi.
-Her hirfet grubu kendine ait malı işlerdi.
 
4-TİCARET:
Ticaret:Bir malın kar amacıyla üreticiden tüketiciye kadar olan
aşamalarinda yapilan tüm etkinliklere denir.
-Türkler ticarete onem vermişlerdir.
-Türkler tarih sahnesine çıktıklarından bu yana ticaret konusunda duyarlı olmuşlardır.
-İslamiyette de ticaret onemlidir.
-Türk islam devletlerin de ticarete ayrı bir onem verilmiştir.
-Devlet ticaret yapmazdı.Ticaret ile uğraşanları destekler,korurdu.
-Ticaret ile ilgili yeni düzenlemeler batılaşma doneminde yapılmıştır.
Ticaret yollarının denetim   ve güvenlik esas alınmıştır.
-Osmanlı zamanında doğu- batı milletlerarası yol şebekesi güvenli ve işlek hale gelmiştir.
Devlet Derbent teşkilatini(Güvenlik),Mekari(taşima) ve menzil  (haberleşme) teşkilatlarini kurmuştur.kurmuştur.
-Şehirlerde han(konaklama),hamam(temizlenme),ve bedestenler(aliş veriş yerleri) kurulmuştur.
-Ticaret yolları;
-ipek yolu:Çinden gelip karadeniz ve akdeniz limanlarında son bulurdu.
-Kürk yolu:Orta Asyadan karadeniz limanlarına uzanırdı.Tamamen Türklerin elindeydi.
-Baharat yolu:Hindistandan başlayip Akdeniz limanlarinda son bulurdu.
-Deniz Yolları:Tuna ve Fırat nehirlerinden ulaşımda yararlanılırdı.
-Türk limanları:Karadenizde;İstanbul,Azak,kefe,Akkirman,sinop,Trabzon,
 Tunada;Ruscuk,Vidin,Budapeşte,
-Akdenizde;İzmir,Antalya,Alanya,Yakacık,Lazkiye,Beyrut,,İskenderiye,
Kandiye,Tunus,Ceayir.
-Fıratta:Birecik,Diyarbakır,Bağdat,Basradır.
-Osmanlının en çok bağlantı kurdukları Avrupa limanları;Venedik,cenova,marsilyadır.
-Ticari emtia(satılacak mal,ticaret malı) iki nitelilteydi.
-Ülke içi ticaret,milletlerarası ticaret.
 
*Bazı ticari emtialar:
-Ankaranın sof'u(Ankara keçisinin kılından yapılır)
-Bursanın ipekli kumaşları
-Selaniğin çuhası
- Dıyarbakır ve kastamonuda bakırcılık
-Sivas,konya,kırşehirde boya üretimi
-İrandan alınan ham ipeğin Bursada işlenmesi vb gibi onemliydi.
 
  *****KAMU EKONOMİSİ****
Osmanlıda kamu hizmetleri çoğunlukla devlet tarafından grülmezdi.Tımar ve vakıf sistemleri ile yerine getirilirdi.
*Kamu ekonmisinde kamu hizmetleri   üç gruba ayrılırdı
-Divan'ın hizmetleri
-Taşra yoneticilerinin yürüttükleri hizmetler
-Vakıfların yürüttükleri hizmetler(Eğitim,sağlık,din,bayındırlık, vb gibi)
-Saray grevlileri,kapıkulları,bürorasi vvb gibi ulufe denirdi.
*Kamu Gelirleri:
-Tarım,hayvancılık,sınai üretim,ve ticaret yapan reayadan toplanan vergiler,
-Maden,tuzla ,orman  işletiminden elde edilen gelirler.
-Transit ticaretten elde edilen gelirler.
********Osmanlıda Vergi Çeşitleri************
a)ŞER'I  Vergiler:Oşür,Aşar,Haraç,Ispençe,Cizye
b)ORFİ Vergiler(Raiyyet rüsumu):
-Çift Resmi:
-Bad-ı heva:Evlenme ,cinayet gibi durumlarda alınan vergiler
 -Niyabed:Sancak beyi,Zaim ve subaşilardan alinirdi.
Çift resmi:Bir çifti olanlardan alınan vergidir.
-Ağnam vergisi:Koyun vergisidir.
-Avarız vergisi:Olağanüstü durumlarda halktan alınan vergidir.
-Gümrük resmi(Bac) vergisi:Pazardaki malların  vergi alınırdı.
*******OSMANLIDA PARA VE FİAT HAREKETLERİ*******
-Klasik donem osmanlı maliyesişnde maliye teşkilatının başı Başdefterdardır.
-19 y.yıla kadar dünyanın en geniş ve en düzenli maliye teşkilatıdır.
-Hazine gelir ve giderleri büyük bir titizlikle kaydedilirdi.
-Para ve çeşitli kiymetli eşyanin saklandigi yere hazine denirdi.
-Hazine ikiye ayrılırdı:
a)İç hazine(hazine-i Hassa):Padişahin şahsina ait hazinedir.
b)Devlet hazinesi(Maliye,Hazine-i Hümayun):Orfi,şer'i vergiler,ganimetlerin beşte biri,ve diger devlet gelirlerinden oluşurdu.
*Osmanlıda kullanılan paralar:
17 y .yılın ilk çeğreğine kadar osmanlı parası;altın,gümüş,bbakır vve diğer madenleri ihtiva eden SİKKE idi.
-Temel para birimi:Gümüş akçe dir(Osman ve orhan beyler donemlerinde ilk kesilmiştir).
- Mangır(pul).Bakır para
-İlk altın para Fatih bastırdı(Sikke-i hasene).
-Bir altı:60 akçedir.
-Milletlerarası ticarette kullanılan para sikke-i hasene idi.
-Para:1623'de bastırıldı.
-Bir para:4 akçedir.
-Guruş:40 paraya eşitti.
-Kaime(kayme,Kaime-i Nakdiyye-i Mutebere)):1840'da basılan ilk kağıt paradır.
*1842de tashih-i ayar adıyla yeni madeni para düzenlenmesi yapıldı Buna gore;
-Kuruş:Bir gram saf gümüşü bulunan birimdir.
-Bir kuruş:40 akçedir.
-Mecidiye:Yirmi kuruş'a eşit gümüş paradir.Abbdülmecid doneminde çikarildi.
-Lira:100  kuruş degerindeki altina denir.
-Osmanlının para birimleri kuruş ve mecidiye olmuştur.
-Paralar: Darphanede basılırdı.  
****OSMANLIDA TÜKETİM****
-Tüketim:ekonomik faaliyetlerin temel unsurudur.
-İnsanlar temel ve lüks ihtiyaçlarını karşılam için t,üketirler.
*Osmanlı klasik doneminde;
- toplumun ihtiyacı kadar üretimde bulunulduğunda üretilen kadar tüketiliyordu.
-Varlıklı kişilerin halktan farklı bir yaşam tarzları yoktu.
-Toplum lüks eşya tüketimine yonelmemiştir.
-İnsanlar kanaatkardı
-Tasarruf anlayışı tüketimi hızlandırmaktan uzaktı.
-İkram'a onem verilirdi.
*Osmanlı modern donemde;
-Varlıklı kişiler lüks tüketime yonelmiştir.
 
*******DÜNYANIN GELİŞEN ŞARTLARI KARŞISINDA
     OSMANLI    EKONOMİSİ***************
-17.18 Y.yıllarda yeni gelişmelere goreBatı Avrupada tarım üretimi arttı.
-Milli ekonomiler ortaya çıktı.
-Merkezi devletler kuruldu.
-Merkantilist ekonomi siyaseti ilediler.
-Kendi aralarında rekabet başladı.Bu durum   kapitalizm'in gelişmesine yol açtı.
Osmanlı bu gelişmelerden olumsuz etkilendi.
 
 
*******OSMANLIDA ULAŞIM VE HABERLEŞMEDE************
                                    GELİŞMELER
*ULAŞIMDA:
-1830'DA  PROJELENDİRİLEN DEMİRYOLU YAPIMINA 19. Y.YILIN  ORTALARINDA YAPIMINA BAŞLANDI.
-İzmir ve samsun gibi limanların onemi arttı.
-Bir çok yol yapılarak yapılan yeni limanlara bağlandı.
Demiryolları ekonomi ve sosyal alanlarda etkili oldu.Merkezi  hükümetin ülke üzerindeki kontrolünü sağlamaya yaradı.
-İlk demiryolu yapımını ingilizler başlattı.Bunu Almanlar izledi.
--2.Abdülhamit donemi demiryolları  şebekelerinin gelişmesinin çok hızlandığı donemdir.İç batı Anadolu ,Bağdat ve Hicaz demiryolları onun zamanında yapılmıştı.
*HABERLEŞME:
-2.Mahmut doneminde yeniliklere başlandi.
-1834'de Üsküdar- İzmit arasında arabalarla posta  taşımacılığı başlandı.
-1840 'da posta Nezareti kuruldu.(Geleneksel ulak-menzilhane teşkilatlari kaldirildi).
-İlk telgraf(1835'de icat edildi.Frz,İng kullandı) hattı İngilizler tarafından (İst-Varna-Kırım hattı) yapıldı.Bu hat kırım savaşında kullanıldı.
-Osmanlının kendi hesabına kurduğu hatlar ist-Edirne,Edirne-Şumnu(1855)
-1871'de posta ve telgraf hizmetleri posta ve telgraf Nezareti  altında birleştirildi.
-1881'de telefon şebekeleri kurulmaya başladi.
-1911'de posta ve telgraf nezareti ''posta ,telgaraf ve telefon   nezareti olarak değiştirildi.''
 
**TİCARİ DENGELERDE BOZULMALAR**
-Ulaşim ve haberleşmedeki gelişmeler çerçevesinde Avrupa mallari osmanli ülkesine girdi.
-Osmanlı esnafı,yeni şartlara ayak uyduramadı.Rekabet edemedi.
-Hammadde kaynakları Avrupaya akmaya başladı.
-Osmanlı hammadde ihraç eden ülke oldu.Mamul ürüler ithal edilmeye başlandı.
-Dış ticaret hacmi 1840 tan itibaren ozellikle 1879 'dan  sonra Osm-Rus savaşının etkisiyle büyümüştür.
-1897   Osm-Yunan savaşi bitimide batidan   talep nedeniyle hammadde ihracaati yeniden artmiştir.
 
**KAPİTÜLASYONLARDA DEĞİŞİMLER***
-Kapitülasyonlar Osmanlı güçlüyken  aleyte etkisi grülm3emiş fakat zayıflayınca olumsuz etkileri grülmeye bbaişlanmıştır.
-Osmanlı tüccarları yabancı tüccarlara karşı üstünlüklerini zamanla kaybettiler.
-Osmanlı 1838 de İngilizlerle Balta limanı antlaşması imzaladı(ticari antlaşma).Bunu diğer ülkelerle imzalanan ticari sozleşmaler izledi. Verilen bu ticari kapitülasyonlarla Osmanlı
ekonomik bağımsızlığıı kaybetti.Avrupa devlerinin açık bir pazarı haline geldi.
-Avrupa bu antlaşmaya dayanarak sürekli Osmanli ekonomisine müdahale de bulunmuştur.
-Kapitülasyonlar 24 Temmuz 1923'de Lozan Antlaşmasiyla kaldirilmiştir.
 
***PARA VE BANKACILIKTA DEĞİŞİMLER***
-Tanzimat dneminde bankacılık başladı.
-İlk girişim 1830'da Galata bankerleri ve yabancı sermaye yaptı(Banker:para ve altın alışverişi yapan kişidir).
-Osmanlı bankerleri gayri müslim kişilerdi.
-İlk kurulan banka 1847'de Bank-ı Der Saadettir.Kırım savaşı oncesi iflas etmiştir.
-1856'da Bank-ı Osman kuruldu.1865'de İng-Frz sermayeleriyle yeni işlevler yüklenerek düzenlendi ve Osmanlı bankası adını aldı.
-Koylü  ve tarım kesiminin sorunlarını çozüme yonelik olarak;  
Memleket sandıkları kuruldu(1867).
Emniyet sandığı kuruldu(1868-ist).
1888'de Ziraat bankası olarak yeniden teşkilatlandırıldılar.
 
**KAMU EKONOMİSİNDE DEĞİŞİMLER**
 
-18 Y.yılda;
-Tımar sistemi onemi yitirdi.
-Malikaneler yaygınlaştı(1695 uygulamaya başlandı)
-İltizam sisteminde değişiklilere gidildi.
-Gelir-gider de değişimler grüldü.
*BÜTÇEDE DEĞİŞİMLER:
-Tımar toprakları ilemez olunca miri mukataalara donüştürldü.Gelirleri iltizam usulüyle toplandı.
-Mukataalar omür boyu  peşin parayla kişilere satilamaya bbaşlandi(malikane sistemi)
-1775'de Esham (iç borçlanma)ya gidildi.Galata bankerlerinden kısa vadeli borçlar alındı.
-Yeni hazineler oluşturuldu(3.selim doneminde ordunun ihtiyaçlarini karşilamak için irad-i cedit gibi).
-Dış borçlanmaya gidildi.İlk ke dış borç kırım savaşı sırasında İngiltereden alındı.
-1875'e gelindiğinde dış borç miktarı 200 milyon sterline ulaştı.
-Osmanlı 1876 da borç odemeyi durdurdu.
-İng,frz,Austurya  ,Alman,ve diğer alacaklı ülkeler 1881 de Osmanlıyla Muharrem Kanunnamesi imzaladılar.Bununla dış borç miktarı indiriliyor ve odeme şartları yeniden
düzenleniyor.Buna karşilik borçlarin odenebilmesi için Duyun-i Umumiye idaresi  oluşturuluyor.Osmanli maliyesinin tuz,tütün tekelleri,damga resmi,balikçilik ve alkollü içkilerden alinan vergiler,ham ipekten toplanan Oşür ile dogu Rumeli vilayetinin
odediği yıllık vergiye el koyarak borçlarını tahsise yoneldiler.
-Dış borçlanma 1.dünya savaşına kadar sürmüştür.
-1914 yılında dış borç miktarı 160 milyon sterlin civarındadır.
 
**TÜKETİMDE DEĞİŞİMLER***
 
Batı tesirinden ve iktisadi canlılıktan uzak yerlerde yaşayanlar ,asgari ihtiyaçlarını karşılamaya yonelik bir tüketim tarzını sürdürmüşlerdir(Alaturka yaşam).
-Saray mensupları,yonetici tabaka ve zengin tüccarlar arasında yeni hayat tarzı benimsenmeye başlamış ,Avrupa kaynaklı mamul malların ve çeşitli lüks tüketim  malları tüketilmiştir.Alafranga bir yaşama geçilmiştir.
 
2-Serbest Kültür Değişmeleri:
     Bir toplumun yabancı bir toplumdan hiçbir baskı olmaksızın bazı kültür unsurlarını alıp benimsenmesidir.Bu durum toplumların ilişkileriyle olur.Örneğin:Türklerin Batı edebiyatından roman almaları gibi.
                             ****OSMANLIDA KÜLTÜR*****
*KÜLTÜR:Toplumun maddi ve manevi değerlerinden (her çeşit bilgi,görüş,tavır,davranış ve alışkanlıklar)oluşmuş bir bütündür.
*Kültür,bir toplumu diğer toplumlardan ayıran ve o topluma  ait özel bir yaşama tarzıdır.Bundan dolayı milleti meydana getiren en önemli ve başlıca unsurdur.
*Kültür oluşumu itibariyle tarihi bir üründür.
-Kültür toplumun ortaklaşa yaratmasidir.
-Kültür millidir.
-Kültürün milletten millete geçişi kolay degildir.
-Hiçbir kültür tamamen ortadan kaldırılamaz.
-Kültür bir tavırdır
Örnek:
-Sokakta simit yemek iyi bir davranış değildir.
-Otomobile binmek, ve inmek,direksiyon kullanmak ve kullanırken gösrerilen tavır gibi..
 
-Kültür unsurları başka hiçbir şeyin aracı değildir.
 
*MEDENİYET:İnsanlığın ortak maddi ve manevi ortak değerleridir.
-İnsanın yaşamasına etki eden şartları denetlemek üzere yürüttüğü çalışmaların  sonucunda ortaya koyduğu sistemdir.
-İnsanların özel ve maksatlı çalışmaları sonucunda oluşur.
-Milletlerarası özelliğe sahiptir.
-Toplumun ortak yaratıcılığından değil insanın amaçlı çalışması sonucunda oluşur(sunidir).
-Medeniyet bir yapabilme gücüdür.
-Medeniyet unsurları insanları belli bir faydaya götürecek araçlardır.
Örnek:
-Sokakta simit yemek sağlığa zararlıdır.
-Otomobil imal etmek,planını çizmek ,çeşitli hesaplarını yapmak gibi.
 
*MEDENİYET UNSURLARI:
-Teknik ve sosyal teşkilatlanmalar(yönetim).
-Ticaret ve ulaşim sistemleri
 
*KÜLTÜR UNSURLARI(Kültürü oluşturan etmenler):
*Kültür unsurları çeşitli etkileşmelerle ve tarih boyunca toplum tarafından oluşturulur ve nesilden nesile aktarılır.
                       
-Örf ve adetler(Gelenek ve görenekler)
-İnanç biçimleri
-Üretim ve tüketim biçimleri
-Aile yapısı
-Sağlık ve beslenme  düzeni
-Giyim ve kuşam
-Dil ve din ürünleri
-Eğitim-öğretim
-Müzik
-Güzel sanatların her çeşidi.
-Bilgi ve bunlara dayayalı uygulamalar.
 
*KÜLTÜR DEĞİŞİMİ:
-Bir toplumun mevcut sosyal ve siyasi düzenini,sahip olduğu şekilden başka bir şekle dökülmesi sürecidir.
 
Örneğin;
-Toplumun idari ve siyasi yapısındaki değişiklikler
-        //        eğitimindeki                           //
-         //       tavır ve davranışlarındaki     //
-        //        üretim ve tüketim  şeklindeki      //
-        //        inanç ve bilgi sistemlerindeki      //
-        //        hukuk sistemindeki                     //
-        //        iktisadi işleyişindeki degişiklikler
-        //        teknik araç ve gereçleri ile bunların kullanışındaki     / /    gibi.
 
-Toplum dinamik olduğu için kültür değişimleri hem zaruri hem de gereklidir.
 
*Kültür değişimleri iki şekilde olur;
1-Mecburi(empoze) kültür değişimi:
a)Bir toplumun başaka bir topluma kendi kültür unsurlarinin tamamen veya bir bölümünü baski ile kabul ettirmeye çalişmasi.Amerikanin keşfinde Avrupalilarin yerli halka kendi kültürlerini zorla kabul ettirmeleri gibi.
b)Bir toplumda siyasi gücü elinde bulunduranların topluma zorla bir yabancı kültürü kabul ettirmeye çalışmaları.Örneğin;Uygur kağanlarının maniheizm’i halka zorla benimsetmeleri.
 
**Osmanlı Kültürünün Dayandığı Unsurlar:
a)Türk töresi:
    Altay dağlarında Akdenize uzanan coğrafyada yüzyıllarca süren yolculuktan sonra oluşmuştur.Kökü Hun geleneklerine dayanır.İlk meyvelerini Göktürkler zamanında vermiştir.Bu yolculuk sırasında Türk kültürü pek az değişikliğe uğruyarak  Türkiye’ye  ulaşmıştır.Bunun kanıtı Türkiye Türkçesinin Göktürk Türkçesine en yakın oluşudur.
 
b)İslam dini:
      İslamiyet Türk kültürünü derinden etkilemiş ve şekillendirip bütünleşmiştir.
     
c)Coğrafi alan:
       Türkler değişik coğrafyada farklı kültürlerle ve medeniyetlerle  iç içe yaşamış bazen de savaşmıştır.Onlara kendi kültür unsurlarından bir şeyler vermiş,hatta onlara kendi damgasını vurmuştur.
 
*Osmanlı kültürü; 16 yüz yılda klasikleşmiş
                              17. yüz yılda  durağanlaşmış
                              18 . yüz yılda şiddetli kültür değişimlerine uğramıştır.
 
A)KLASİK DÖNEM  (1299-1780)
 
*1-Düşünce Hayati:
       Temelini İslam dininin toplumun ihtiyaçlarına göre yorumlanması oluşturur.
-Yönetim :Türk töresine ve İslam dinine göre oluşturulmuştur.Ulama  yorumlama işini yapar.
-Ulema İslami kuralları Hanefi mezhebinin analayışına yorumlamışlardır.
-Ulema teorik çalışmalarla değil daha çok uygulamalarla uğraşmışlardır.Kuruluş döneminde teorik çalışmalar yapan ilmiye mensupları vardı.
Bunlar,
-Mercimek Ahmet,
-Kemalpaşazade,
-Şeyh Bedreddin gibi
-.Zembilli Ali Cemali,
-Ebussuud Efendi fetvalarıyla tanınmış kişilerdir.
*Mutasavvıflar,tarikat şeyhleri,dervişler Osmanlı düşünce hayatının şekillenmesinde büyük rol oynamışlardır. 
 
*2-Din:
    Tanım:’’Din,Bir toplumun  oluşmasını sağlayan ayin ve inançlar sistemidir.’’
-‘’Din,En yüksek sosyal değerlerin şuurudur’’.
-‘’Din,Mutlak itaat duygusundan ibarettir’’.
-‘’Din,akıl sahiplerini peygamberin bildirdiği şeyleri kabule çağıran ilahi bir kanundur’’
-‘’Din,Tanrı ile kul arasındaki muameledir’’(Gazali)
-‘’Din,mecburi bir inanç biçimidir.’’
-Dinin esasını iman oluşturur.
-Din,toplumların şekillenmesinde,kültürün oluşmasında toplumlara arası ilişkilerde önem kazanmaktadır.
- Toplumları geniş çerçevede etkileyip ,sayısız tarihi olgu ve olayların kaynağını oluşturduğundan Türk toplumunda da yeri ve önemi büyük olmuştur.
-İslamiyet Türklerin idari ve hukuki yapısını şekillendirmiştir.
-İslamiyet Türklere belli bir dünya görüşü kazandırmıştır.
-İslamiyet Türk kimliğinin de oluşumunda en büyük etkenlerden bir olmuştur.
.Türkler İslamiyeti yorumlamada ,İslami kuralları uygulamada Araplardan ve Farslardan ayrılır.Türkler İslamiyeti bir baskı unsuru olarak değil,sevgi,hoşgörü ve adalet rehberi olarak görmüşlerdir.
-Osmanlı bütün kültür unsurlarında İslamiyet’in izleri bulunmaktadır.(Şiir,musiki,mimari gibi.)
-Dinin siyasi hareket aracı olarak kullanılmasına kesinlikle izin verilmemiştir.
*3-Bilim ve teknoloji
*4-Yazı,dil ve edebiyat
*5-Güzel Sanatlar
*6-Mimari
*7-Spor ve Eğlence
 
B)MODERN DÖNEM (Kültür değişmeleri)
1-Düşünce Hayatinda:
2-Dini hayatta:
3-Dil ve Edebiyatta:
4-Güzel Sanatlarda:
5-Mimaride:
6-Eğlence ve sporda:
7-Yeni Hayat Tarzı:
 
 
OSMALI DEVLETİNDE BİLİM
 
Osmanlı Devleti’nde Yapılan Çalışmalar ve Yetişen Bilim Adamları
Osmanlı tarihçiliği 15. yüzyılda başlamıştır.
 
 
 
Ahmed-i
Destan-ı Tevah-i Ali Osman(ilk eser)
Kâşifi
Gazaname-i Rum
Enveri
Dusturname
Âşık paşazade
Tevarih-i Ali Osman
                                16.Yüzyıl
Hoca Sadettin
Tacut-Tevarih
                                17.Yüzyıl
Kâtip Çelebi
Fezleke, Takvimü’t Tarih+Cihannuma(Genel Dünya Coğrafyası)
 
BİLGİ
18. yüzyıl’da resmi devlet tarihçiliği kurulmuştur.
İlk resmi tarihçi: Naima’dır.
Naima adlı bir eseri vardır.
Resmi devlet tarihçilerine Vakanüvis denilir.
 
Bilim adamları:
1)Kadı Zade-i Rum       :Astronomi- Matematik
 
2)Molla Fenari  : Osmanlının ilk Şeyhülislamı
 
3)Akşemsettin              :Din ve pozitif bilimlerde uzmandır.
                                   Fatih Sultan Mehmet’in hocalığını yaptı.
 
4)Ali Kuşçu                  : Uluğ Bey’in öğrencisi, matematikçi Fatih döneminde yetişti.Eseri: Fethiye’dir
 
5)Seydi Ali Reis           :Portekizleri Hint Deniz seferinde yenmiştir.
                                      Coğrafyacıdır. Ünlü türk denizcisidir.
1. Mirat-ı Matematik en ünlü eseridir. Memleketin aynası anlamına gelir.+2.Mühit
 
6)Piri Reis                   :Ünlü Türk Denizcisi ve Coğrafyacısıdır.
    1.Kitab-ı Bahriye(denizcilerin el kitabı) en ünlü eseridir.2.Dünya Haritası
 
7)Evliya Çelebi :En ünlü Eseri Seyahatnamedir. Seyyah
 
8)Matrakçı Nasuh         :Geometri-Tarih-Coğrafya
Osmanlının ünlü minyatür sanatçısıdır. Aynı zamanda Silahşor+Hattat ve Ressamdır.
TARİHÇİLER
Devletin resmi tarihçilerine Vakanüist denir.
Ø  Âşık Paşa Zade;
Ø  Kemal Paşa Zade;
Ø  Hoca Saadettin
Ø  Naimaèİlk vakanüis
 
 
                                    COĞRAFYA
                                  15.YÜZYIL
Yazıcızade Ahmet
Acaibu’l Mahlûkat(ilk eseridir)
                                  16.yüzyıl
Piri Reis
Kiab-ül Bahriye
Seyd-i Ali Reis
Miratul Memalik, MiratulKainat ve Muhit adlı eseri vardır.
Takıyüddin Mehmet
Astronomdur. İstanbul’da ilkRasathane (Gözlem evi) kurmuştur
                                 17.yüzyıl
Evliya Çelebi
Seyahatname
Kâtip Çelebi
Cihannüma, Mizanul Hak, Keşfüzzünün
Lagari Hasan
İlk Roket örneğini icat ederek uçmayı başarmıştır.
Hezarfen Ahmet Çelebi
Galata kulesinden atlayıp uçarak boğazın karşı yakasına geçmiştir.
 
 
Matematik astronomi
Fatih döneminde yetişen Ali kuşçu ile matematik okulunu açmıştır.
Ali Bin Hibetullah
İlmi Hesap adlı bir eser yazmıştır.
Takiyuddin Mehmet
III . Murat döneminde İstanbul’da ilk rasathaneyi açmıştır
Hazarfen Ahmet Çelebi
Vücuduna taktığı kanatlarla uçma denemesi yapmıştır.
İshak Efendi
Mecmu-a Riyaziya adlı bir eser yazmıştır.
 
 
TIP ALANINDA YAPILAN ÇALIŞMALAR
Mumin Bin Mukbil                                           Zahire-i Muradiye
Sabuncuoğlı Şerafettin                                     Cerahname-i İlhan
Ömer Şifai                                                          Miracul Şifa
Ek Olarak;
 
Osmanlı Devleti klasik dönemde her alanda olduğu gibi bilim ve teknoloji alanında daçağdaş olan Avrupalı devlet­lerden daha üstündü. Bu üstünlüğü 17. yy.’a kadar devam etmiştir. Osmanlı Devleti’nde medreselerde İslami bilimler ile pozitif bilimler bir arada okutuluyordu.
 
Osmanlı Devleti’nde bu iki alanda da çok önemli bilginler yetişmiştir. Önemli bilim adamları şunlardır:
 
Kadızade-i Rumi: Matematik ve astronomi alanında çalış­malar yapmıştır. Ali Kuşçu, Kadızade-i Rumi’nin öğrencisidir.
Molla Fenari: Osmanlı Devleti’nin ilk şeyhülislamıdır. Man­tık, Matematik, Astronomi ve dini bilimler alanlarında önemli çalışmalar yapmıştır.
Ali Kuşçu: Ünlü Matematik ve astronomi bilginidir. Semerkant’ta doğmuştur. Timur’un torunu Uluğ Bey’in hükümdarlığı sırasında Semerkant’ta bulunan rasathane’nin (gözlemevi) Müdürlüğünü yapmıştır. Uluğ Bey’in ölümünden sonra Fatih Sultan Mehmet’in daveti ile İstanbul’a gelerek Ayasofya Medreselerinde matematik ve astronomi dersleri vermiştir.
 
En önemli eserleri: Risale fi’l Fethiye (Fetih Risalesi), Risale-Hisap (Matematik Risalesi), Risale Fi’l Hey’e (Astronomi Risalesi)’dir.
 
Piri Reis: Ünlü Türk denizcisi ve coğrafyacısıdır. “Kitab-Bahriye (Denizcilik Kitabı)” adlı eseri ve çizdiği dünya haritaları ile bilinen Piri Reis, OsmanlıDonanmasında komutan olarak görev yapmıştır. Hint-Deniz Seferlerine katılan Piri Reis Portekizlilere karşı savaştı. 1554 yılında donanmayı Basra Körfezi’nde bırakıp döndüğü için suçlu görülerek idam edildi.
 
Piri Reis’in 1513 ve 1528 yıllarında çizdiği iki dünya harita­sında Amerika Kıtası‘nı, Atlantik Okyanusu’nu, Afrika kıyıla­rını ve diğer pek çok ayrıntıyı büyük bir isabetleçizmiştir. Ayrıca Antarktika Kıtası‘nı keşfinden yaklaşık 350 yıl önce haritasında belirtmiştir.
 
Seydi Ali Reis: Ünlü Türk denizcisidir. Osmanlı Donanma­sında komutan olarak görev yapmıştır. Hint-Deniz Seferle­rinde Portekizlileri mağlup etti. Yoğun fırtına sebebiyle Hindistan kıyılarına kadar sürüklendi. Askerleri ile yaya olarak uzun süren bir yolculuktan sonra İstanbul’a döndü. Bu yolculuğu sırasında gözlemlediklerini ve yaşadıklarını "Mir’at’ül Memalik" (Memleketlerin Aynası) adlıeserinde toplamıştır.
 
Kâtip Çelebi: Tarih, coğrafya, astronomi alanında yaptığı çalışmaları ile tanınan 17. yy.’ın en önemli Türk bilginlerin­den biridir. Çalışmalarında pozitif bilimlerin önemini vurgu­lamış, medreselerden fen bilimlerinin çıkartılmasını eleştir­miştir.
 
En önemli eserleri: Keşfü‘z-Zünun (Bibliografya), Fezleke (Tarih), Cihannüma (Coğrafya), Tuhfetü‘l Kibar fi Esfar’l Bihar (Denizcilik Tarihi)
 
Evliya Çelebi: Ünlü Türk gezginidir. IV. Murat döneminde devlet hizmetine girdikten sonra yaklaşık elli yıl boyunca Anadolu, Rumeli, Mısır, Kırım, Hicaz, Irak, Suriye, Arnavut­luk, Bosna-Hersek, Eflak-Boğdan, Begrat, Azerbaycan gibi Osmanlıtoprakları ile komşu ülkeleri gezmiştir. Bu gezile­rinde gözlemlerini ve yaşadıklarınıon ciltten oluşan "Seya­hatname" adlı eserinde toplamıştır.
 
Matrakçı Nasuh: Matematik, geometri, tarih ve coğrafya alanında çalışmaları ileünlü Türk bilginidir. Aynı zamanda Osmanlı Devleti’nin ünlü minyatür sanatçılarından biridir.
 
Kemal Paşazade (1468-1534): Tarih alanında yaptığı çalışmaları ile bilinen Osmanlı şeyhülislamıdır. En önemli eseri "Tevarih-i Ali Osman"dır.
 
Akşemsettin: Fatih Sultan Mehmet’in hocasıdır. Hem dini hem de pozitif bilimler alanlarında önemli çalışmalar yap­mıştır.
 
Ünlü Tarihçiler
 
*        Kemal Paşazade
*        Âşık Paşazade
*        Naima
*        Hoca Saadettin
 
Naima (Tarih): Osmanlı Devleti’nde devletin resmî tarihçi­sine "Vakanüvis"denirdi, ilk Osmanlı vakanüvisi Naima Efendi’dir.
Osmanlı Döneminde yetişen diğer bilim adamları:
 
*        Sinan Paşa à Matematik
*        Takiyüddin àAstronomi
*        Altunizade à Tıp Cerrah
*        Mehmet Paşa à Tıp
*        Âşık Paşazade àTarih
**************OSMANLIDA YAZI*****************
-Türkler İslam oncesi kullandıkları alfabeler:Goktürk,uygur alfabeleridir.
-İslamiyete geçiş ile de Arap alfabesini kullanmışlardır.
-Osmanlılarda  Arap alfabesini kullanmışlardır.1928 yılına kadar kullanılmıştır..1928 de Harf devrimiyle latin alfabesi( Yeni Türk Alfabesi) kabul edilmiştir
-Osmanlılarda yazı bir sanat türü olarak kabul edilmiştir.Çeşitli yazı şekilleri kullanılmıştır.Güzel ve süslü yazı yazmak konusunda titizlik gosterilmiştir.
 
************OSMANLIDA DİL***************
-Osmanlı  toplumu çeşitli etnik  unsurlardan oluşmuştur.Her etnik unsur cemaat adı altında orgütlenip kendi dilini ,alfabesini kullanıyordu.İlmi ve edebi eserleri Arapça  veriyorlardı.Ancak devletin resmi dili Türkçedir.Yazışmalarda Türkçe kullanılıyor,kayıtlar Türkçe tutuluyor,mahkemelerde,resmi dairelerde Türkçe kullanılıyordu.
-Edebiyat dili Farsça idi.
-Din ve ilim dili ise Arapça idi.
-15. y.yıldan itibaren Türkçeye Arapça ve Farsça kelimler yoğun olarak girmeye başladı.Bu üç dilin karışımında Osmanlıca diye bir yapay ve karma bir yazı dili ortaya çıkmıştır.Türkçe ikinci plana düşmüştür.Osmanlıca daha çok saray çevresinde gelişme gostermiştir.
-19.y.yıla kadar Osmanlıca topluma egemen olmuştur.
 
*TÜRKÇENİN SADELEŞTİRME ÇALIŞMALARI:
-İlk olarak Tanzimat doneminde başlamıştır.
-Abdülaziz doneminde daha büyük bir hızla sürdürülmüştür.
-1851 yılında Tarihçi Cevdet Paşanın  girişimiyle Encümen-i Daniş adıyla bir akademi kurulmuştur.Bu akademi Türk dilinin geliştirilmesi için çalışmalar yaptı.Akademinin verdiği ilk karar''Türkçe gramerinin hazırlanıp basılması,Türkçe bir sozlüğün hazırlanması ve herkesin anlayabileceği bir dil ile Türk tarihinin  yazılması''dır.
-Akedeminin omrü kısa olduğu için yalnız Cevdet Paşanın on iki ciltlik ''Osmanlı Tarihi'' eseri hazırlanmıştır.
-Tanzimat doneminde ilk kurulan devlet okullarında Türkçeye Arapça ve Farsçadan sonra ikincil bir yer verilmiş fakat zamanla bunun sakıncaları olduğu gorülünce oğretimin Türkçe olması istenmiştir.
-Tanzimat doneminde açılan Mekteb-i Mülkiye-i Şahane(siyasal bilgiler fakültesi)  fakültesinde oğretimin Türkçe olması kabul edilmiştir.
-Abdülaiz doneminde Ali Suavi Türkçenin en ateşli savunuıcusu olmuştur.Türkçenin dünyanın  en eski ve en engin dillerinden biri olduğunu savuınarak Türkçeden Arapça ve Farsça kuralların kaldırılmasını,yazıda kısa cümlelerin kullanılmasını teklif etmiştir.
-Türkçenin sadeleştirilmesi ve kendi kimliğine kavuşması ancak Cumhuriyet doneminde Atatürk'ün dil devrimi sayesinde olmuştur.
*OSMANLIDA EDEBİYAT:
Osmalıda edebiyat üçe ayrılır:
a)DİVAN EDEBİYATI:Osmanlıda saray ve medrese çevresinde Arap ve Fars edebiyatlarının etkisiyle gelişen bir edebiyattır.
-Kaside,gazel ve mesnevi gibi nazım şekilleriyle bir çok şiir yazılmıştır.
-Şiirlerde konu;aşk,güzellik ve dini tasavvuf tur.
-Bu edebiyat adını şairlerin şiirlerini topladıkları kitaplara divan denirdi.Bu ad edebiyatın adı olmuştur.
-Bu edebiyat türünde düşünceden çok duygu,içerikten çok biçim ağır basar.
-Anadoluda ilk divan şiiri orneklerini sunanlar:Mevlana,sultan veled,Ahmet Fakih ve Hoca Dehhanidir(13.y.yıl).
-Ahmedi,Şeyhoğlu Mustafa(,Kadı Burhaneddin,Nesimi14 y.yıl şaiirleri).
-Bursalı Ahmet Paşa,Şeyhi,Ahmet-i Dai,Süleyman Çelebi(15.y.yıl şairleri).
--Baki,Fuzuli,TaşlıcalıYahya,Zati ve Bağdatlı Ruhı(16.y.yıl şairleri:Bu yüz yılda divan edebiyatı en gorkemli çağına ulaşmıştır).
-Nef'i,Nabi,(17.y.yıl).Bu asırda nesir alanında eser vermiş kişiler vardır.Koçi Bey'in  4.Murat sunduğu Risalesi akıcı ve sade bir Türkçe ile kaleme alınmıştır.Yine Nergisi ve Veysi süslü nesir ornekleri vermişlerdir.
-Nedim(18.y.yıl)
-17. y.yılda Divan edebiyatı duraklamaya girmiştir.Nef'i klasik şiire ahenk ve ve müzik kazandırmıştır. Nabi ise düşünce şiiri(hikemi tarz) çığırını açmıştır.Şiirlerinde heyecandan çok düşünceye yer vermiştir.18. y.yılda divan şiirinde mahalli ve günlük konular yer almış ve dilde sadeleşme başlamıştır.Lale devrinin ünlü şairi Nedim bile hece olçüsüyle şiirler yazmıştır.
-Osmanlı padişahları da edebiyata ozellikle şiire ilgi duymuşlardır.Bunlar:Fatih,2. Bayezid,Kanuni,2.selim dir.
-18. Y.yılda sefaretname denilen yeni bir edebi tür ortaya çıkmıştır.Padişah tarafında gorevlendirilen elçiler yolculukları sırasında,bulundukları yerler ve yaptıkları işler hakkında yazılar yazmışlardır(sefaretname)
 
b)HALK EDEBİYATI:
-Bu Edebiyatın temeli Ozan(aşık)lar tarafından atılmıştır.Şairler halkın duygu ve düşüncelerini sade bir Türkçe ile anlatmışlardır.
-Şairler:Kul Ahmet,Koroğlu,Pir Sultan Abdal,Gevheri,Karacaoğlan,Kul Mustafa ve Aşık Omer
-16. ve 17. y.yılllarda güçlü şairler yetişmiş fakat 18. y.yılda yetişmemiştir.19. y.yılda ise halk şiirinin en parlak donemi olmuştur.
-19.y.yıl şairleri:Bayburtlu Zihni,Erzurumlu Emrah,Dertli ve Dadaoğludur.Bu y.yılda şairler eserlerini aruz olçüsüyle yazmışlardır.Konularında genişleterek doğa,aşk, ve sevginin yanında siyasal,sosyal devrimleri ve dünyadaki gelişmeleri de işlemişlerdir.
-19 y.yılda halk edebiyatında zayıflama gorülür fakat Aşık Veysel gibi güçlü şairler de yetişmiştir.
 
c)TASAVVUF(TEKKE)EDEBİYATI:
-Dini konulara ağırlık veren bir tarzdır.Tekke,dergah ve tarikat çevresinde gelişmiştir.Bu Tarzın ünlüleri:Yunus Emre,Hacı Bektaş Velidir.
-14. Y.yılda Osmanlılarda bu tarz edebiyat türü Eflaki Dede ile başlamıştır.
15.y.yıl da bu edebiyat türünü geliştirenler:Hacı BayramVeli,Eşrefoğlu Rumi,Kaygusuz Abdaldır.
16.y.yılda bu edebiyatta ün kazananlar:Pir Sultan Abdal,İbrahim Gülşeni,Ümmi Sinan dır.
17.yıl İlahilerin yayıldığı donemdir.Aziz Mahmut Hüdai,Kul Mustafa ahenkli ve coşkun bir şekilde ilahiler okudular.
18.y.yılda Tekke edebiyatı durakladı.İbrahim Hakkı n plana çıktı.Marifetname adlı eseri ''ilimlerin ansiklopedisi''niteliğindedir.
-Divan Şairlerinden Şeyh Galipte bu edebiyat türünde eserler vermiştir.En meşhur eseri Hüsn ü Aşk tır.
-Çağdaş şairlerimizden Rıza Tevfik ve Yahya Kemal'de bu edebiyatın şiir türünde eserler vermişlerdir.
-Tekke şairleri ciddi eğitim-oğretim gormüşler,ilim ve tasavvufta ilerleme sağlamışlardır.Arapça ve Farsça bildiklerinden divan şairlerine benzerler.
 
***BATI ETKİSİNDE GELİŞEN TÜRK EDEBİYATI
*Tanzimat Donemi:
-Fransız edebiyatından etkilenilmiştir.
-Batıdan roman,hikaye,tyatro ve makale gibi türler alınmıştır.
-Dilde sadeleşme on plana çıkmıştır.
-Batıdan alınan ilk tür tyatro olmuştur.
-İlk Türk tyatro eseri Şinasinin Şair Evlenmesidir(1860)
-İlk Türk romanı Şemsettin Saminin ''Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat adlı eseridir.
-İlk tarihsel roman Namık Kemal'in yazdığı Cezmi adlı eserdir.
-Sami Paşazade Sezainin ''Sergüzeşt'i,Recaaizade Mahmut Ekrem'in Araba Sevdası,Nabizade  Nazım'ın İlk koy romanı olan Karabibik'i romanları diğer  orneklerdir.
 
*Servet-i Fünun Donemi:
-Derginin adıdır.
-Şiirde aruz olçüsünü kullanmışlardır.
-Çoğunlukla bireysel konuları işlemişlerdir.
-Şairler şiirlerini sanat,sanat içindir anlayışına gore yazmışlardır.
-Şairleri:Tevfik Fikret,Cenap Şahabettin,Süleyman Nazif,Halit Ziya,Mehmet Rauf,Hüseyin Cahit.
 
*Fecr-i Ati Donemi:
-Servet-i Funun'un kapatılnması üzerine Ahmet Haşim ve Refik Halit gibi aydınlar tarafından bu topluluk oluşturulmuştur.Bir süre sonra dağılmıştır.
-Diğer şair ve yazarlar:Hamdullah Şuphi,Yakup Kadri,Neyzen Tevfik
*Milli Edebiyat Donemi:
--1911-1923  arası dnemdir.
-Türk Derneği kuruldu(1908) -Yusuf Akçura   onderliğinde kuruldu.
-Türk Yurdu(1911) derneği kuruldu.
-Türk Ocağı(1912)derneği kuruldu
-Genç kalemler,Türk yurdu,Halka doğru adlarıyla gergiler çıkarıldı.
-Türk edebiyatının artık taklitten kurtulup yaratıcı olmasına çalışıldı.
-Türk halkının yaşantısına yonelmesine çalışıldı
-Şirler:Ziya Gokalp,Mehmet Emin Yurdakul,Yusuf Akçura,Omer Seyfettin,Ali Canip, Ahmet Ağaoğlu,Yahya Kemal,,Mehmet Akif Ersoy.
 
*Cumhuriyet Donemi:Cumhuriyet donemi gelişmelerini kapsar.
 
***********OSMANLIDA BASIN VE YAYIN*******************
-Basın:Belirli bir zamanda basılıp her çeşit düşünce ve haberi topluma ulaştıran yayın organlarına denir.
-Yayın Organları:Gazete,dergi,kitap ve benzerleridir.
-Basının en onemli oğesi matbaadır.
-Bugünkü modern matbaanın kurucusu JeanGütenberg(Jan Gutenberg)(1450) dir.
-Osmanlı ülkesine ilk matbbaayı İspanyadan goç eden eden Yahidiler getirmiştir(David ve Samuel kardeşler).İstanbulda ilk basım evini kurmuşladır.Bastıkları ilk kitap Hz Musanın Beş Kitap adlı kutsal kitabıdır(1494)
-16. Y.yılda Osmanlı ülkesinin değişik yerlerinde azınlıklar tarafından basımevleri kuruldu.
-Osmanlılarda ilk matbaa 1727 yılında lale devrinde Sait Efendi ve İbrahim Müteferrika tarafından İstanbulda kurulmuştur.Basılan ilk kitap Vankulu sozlük kitabıdır.Dini kitapların basımı yasaklanmıştır.
-Matbaanın kurulmasıyla düşünce hayatı gelişmiştirç.İlmiye sınıfının dışında yeni bir osmanlı aydını doğmuştur.Bu aydınlar milliyetçilik ve hürriyet gibi kavramları işlemişlerdir.
 
*OSMANLILARDA GAZETECİLİK:
-İlk Çıkarılan gazete' Bulletin des Nouvelles' dir.İstanbulda Fransızlar tarafından ,Fransız ihtilalinden sonra çıkarılmıştır.Kısa omürlü olmuştur.
-İlk resmi gazete:'Takvim-i Vekayidir'.1831 de 2. Mahmut doneminde çıkarılmıştır.Türkçe ve Fransızca olarak haftada  bir defa yayınlanması düşünülmüştür.Devlet çalışmalarını halka anlatmak,yabancı devletlerin müdahalelerine cevap vermek için çıkarılmıştır.Cumhuriyet donemine kadar varlığını sürdürmüştür.
-Türkçe olarak çıkarılan diğer bir gazete de 'Ceride-i Havadis (1840)dir.İngiliz William Churchil(Çorçil)in siyasi baskısı ile günlük gazete olarak çıkarılmıştır.
-İlk ozel Türk gazetesi:Tercuman-ı Ahvaldır.1860 da Agah Efendi ve Şinasi tarafından çıkarılmıştır.
-Şinasi 1862 de Tasvir-i Efkar adında bir fikir gazetesi çıkardı.
-Muhbir Gazetesi(1866):İlk olarak Ali Suavi Mısırlı Prens'Mustafa Fazıl Paşa'dan sonra  bu gazetede laisizmi ciddi şekilde işledi.Sansür uygulaması başlayınca bu gazete kapatıldı.Ali Suavi Kastamonuya sürgün edildi.Ardından Tasvir-i Efkar kapatıldı.Namık Kemal ve ziya Paşa sürgüne gonderildiler.
-2. Meşrutiyet doneminde basın ve yayın hayatında canlanma oldu.Hüseyin Cahit,Tevfik Fikret ve Hüseyin Kazım TANİN gazetesini çıkardılar.
-İttihat ve Terakki yonetimine karşı olanlar VOLKAN gazetesini çıkardılar.31 Mart olayı nedeniyle kapatıldı.
-1. Dünya savaşı çıkınca basın hayatı durgunlaştı
-1.D ünya savaşının sonuna doğru YENİGÜN, AKŞAM, İKDAM, GÜLERYÜZ adlarıyla gazeteler çıkarılmıştır.
 
*OSMANLILARDA DERGİCİLİK:
İlk dergi:'Mecmua-i Fünun'dır.Münif paşa tarafından çıkarılmıştır.
-İlk resmi dergi 'MİR'AT' tır Mustafa Refik tarafından 1862 'de çıkarılmıştır.
-İlk mizah dergisi Diyojendir.Teodor Kasap tarafından 1872 'de çıkarılmıştır.
-Hayal ve Çıngıraklı Tatar.
-Meşrutiyet doneminde: Hokkabaz  Hoca Nasreddin,Geveze ,Aydınlık,Aydede mizah türü  dergiler çıkarılmıştır.
 
********OSMANLIDA BİLİM VE TEKNOLOJİ***************************
Bilim:Deney ,gözleme ve araştirmaya dayanan bilgi bütünlügüne denir.
Bilimin Konusu:Evren,insanlar ve insanların oluşturduğu eserlerdir(Bilime konu olmayan hiçbir şey yoktur).
-Evrenin ,olayların ve olguların tümünü ya da bir kısmını konu edinip gözlem ve deney yollarıyla olay ve olgular arasındaki ilişkileri bulma çabasıdır.
-Evrende olup biteni öğrenme ihtiyacından doğmuştur.
*KLASİK DÖNEM:
Bilim iki kola ayrılır.
1-Nakli İlimler(İslami İlimler):Fıkıh,kelam,,tefsir gibi İslami bilimlerdir.
(İslam dininin açıklanması,yorumlanması, ve kavratılması ile ilgili konuları kapsar).
2-Akli Bilimler:Matematik,astronomi,mantık,tıp ve coğrafya gibi araştırmaya ve gözleme ve akıl yürütmeye dayalı bilimler.
*Bilimin öğrenme ve öğretme ve aktarma  yeri medreselerdir.
*Kuruluş ve yükseliş dönemlerinde bilim ve kültür hayati korunmuştur.
****BİLİMSEL ÇALIŞMALAR***
*X1V.y.yılda:
-İlk Osmanlı medresesi İznikte Orhan Bey zamanında açılmıştır.
-Tasavvuf,kelam,mantık,matematik,astronomi,tıp gibi alanlarda çalışmalar yapılmıştır.
*XV.y.yılda:
-Kültür ve uygarlık bakımından gelişme ve ilerleme dönemidir.
-Fatih bilime ve bilim adamlarına önem vermiş,bilimsel çalışmalara destek olmuştur.
-Akli bilimlerde önemli ilerlemeler sağlanmıştır.
-Fatih’in İstanbul’un fethinden hemen sonra Fatih külliyesini kurması gösterilebilir.Bu kültür merkezi çağın en önemli bili/m adamlarını bir araya getirmiştir.
-Fatih külliyesinin en önemli kuruluşu Sahn-i Seman medresesidir(Devrin en gelişmiş medresesidir).
*Bilim adamları:
-ALİ KUŞÇU:Fatih tarafından Semerkanttan İstanbul’a getirilmiş,Fatih külliyesinin öğretim programını hazırlamıştır.Ayrıca Osmanlılarda matematik öğretiminin kurucusudur.Astronomi bilginidir.
-SİNAN PAŞA:Fatih devrinin ünlü matematikçilerindendir.Daha çok geometri(hendese)ile uğraşmıştır.
-MOLLA MÜFTÜ:Matematik,yunan felsefesi,mantık ve kelam ile uğraşmıştır.
-FENARİ ALAEDDİN:/Mtematikçidir.Semerkant Şahruh medresesinde müderrislik yapmıştır.
--SABUNCUOĞLU ŞERAFETTİN:Tıp alanında  çalışmalar yapmıştır.
-ALTUNİZADE:Tıp alanında çalışmalar yapmıştır.
-AMASYALI  ŞÜKRULLAH:Tarihçi.
-TURSUN BEY:Tarihçi.
XVI y.yılda:
-Fatih dönemine göre azalmalar görülür.
-Akli bilimlerde duraklama görülmesine rağmen coğrafya alanında gelişmeler olmuştur.
-PİRİ REİS:Haritacılıkta ön plana çıkmıştır.Büyük bir Türk coğrafyacısıdır.
Eserleri:a)Dünya haritası:Güneybatı,Batı Afrika ve Güneydoğu Amerika sahillerini gösteren harita.
b)Kuzey Amerika haritası
c)Kitab-ı Bahriye enizcilere rehber kitaptır.Kızıldeniz,Akdeniz ve Hint Okyanusu konusunda bilgi verir.
*XVI y.yıda:
-Kanuni dönemini oluşturan bu dönemde önemli bilimsel çalişmalar yapilmiştir.
-Kanuni bilime önem vermi,bilginleri ve sanatçıları korumuştur.
-Kanuni öğreti//m kurumlarının en büyüğü olan süleymeniye medresesi////ni açmıştır.
-SEYDİ ALİ REİS:Denizci,dejniz coğrafyacısı,astronomicidir.
Eserleri:Muhit ve Mirat’l Memalik
-MATRAKÇI NASUH:Kara coğrafyacısıdır.Kanuninin Belgrat seferi hakkında tarihi bilgi verir.Matematik ve tarih alanlarında da çalışmalarda bulunmuştur.
TAKİYUDDİN BİN MEHMET:En büyük Osmanlı astronom ve matematikçisi olarak bilinir.Astronomi çalışmaları onun ile zirveye çıkmıştır.3.Murat’ın izniyle bir rasathane kurdu(1579).Rasathanenin açıldığı günlerde veba salgını çıkar ve bir çok insan ölür.Bunun sebebi  olarak devrin şeyhülislamı rasathanenin açılmasını gösterir.Rasathane bir yıl sonra ‘’uğursuzluk’’ gerekçesiyle yıktırılmıştır.Bu rasathane son gözlemevi olmu
 
                       ***************OSMANLIDA SANAT***********************
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
                    ********OSMANLIDA EĞİTİM VE OĞRETİM****
*EĞİTİM ANLAYIŞI;
          Eğitim;Kişinin zihni,bedeni duygusal,toplumsal yeteneklerinin,davranışlarının istenilen doğrultuda           
      geliştirilmesi, ya da ona bir takim amaçlara dönük yeni yetenekler,davranişlar,bilgiler kazandirilmasi 
      yolundaki çalışmaların tümüdür.Öğretim ise;Teşkilatlı ve düzenli olarak,genellikle bir öğretim
      kurumunda(okul vs.) öğretmenler tarafından,öğrencilere,araç-gereç kullanılarak bilgi aktarılması ve  
      oğretilmesi çalışmalarının tümüdür.Öğretim,eğitimin   içinde ve onun bir parçasıdır.Öğretilen şeyler,kişinin
      davranışlarında olumlu değişiklikler meydana getirmişse eğitim haline dönüşürler.
-Osmanlı eğitim sisteminin temeli,eğitim-oğretim kurumlarıyla ile devlete bağlı insan yetiştirmekti.
-İnsan ,bulunduğu mekanda yaşamaya yonlendirilmiştir.
-Okuma yazma halkta zorunlu bir ihtiyaç değildi.
-İnsan bulunduğu mekanda yaşayarak oğrenmek zorundaydı.Çünkü ulaşım ve haberleşme alanında teknoloji yok denecek kadar sınırlıydı.
-Oğretime ve eğitime terbiye ve talim denirdi.
-Askeri sınıfın büyük bir çoğunluğu okuma yazma bilirdi.
-Ulama sınıfı ilimle uğraştığından okuma-yazma,bilgiyi  sürekli ve düzenli olarak kullanma ozelliğine sahipti.
-Türk milletinin tarihten beri ;bilgili,beceriklicesur,dayanışmacıdayanıklı,vefalı ve itaatkar insan tipini hedeflemiştir.
-İslamiyet;in kabulünden sonra bu ozelliklere dindarlıkta eklenmiştir.(Ancak ,dindarlık Türk toplumunda bir kimlik niteliği olarak  algılanmış,yobazlık,baskı vvee   saldırganlık aracı olarak  kullanılmamıştır.Bu bakımdan Türk dindarlığı  samimi duygulara dayalı,sevgi ile beslenen bir dindarlık anlayışıdır.
-Devlet iyi insan,iyi meslek sahibi,mesleğini  iyi yapan,geleneğe bağlı ve itaatkar özelliklere sahip insan tipini hedeflemiştir.18.y.yıldan itibaren çağdaş,idealist insan tipi olarak değişime uğramıştır.
-Avrupadaki teknolojik gelişmeler Osmanliya yansiyinca  Avrupada egitim gorenler devletin 19. Ve 20. Y.yillarinda egitim,ilim,kültür ve sanat alanlarinda kalkinmasinda oncülük ettiler.Boylece toplumun sorunlarina duyarli bir insan tipi oluştu.Bunda ozellikle matbaa  ile birlikte okuma yazmanin yayginlaşmasi da etkili oldu.Okuma yazma askeri sinifla sinirlanmasi kalkti.Sivil egitim ogretim kurumlariyla bati tarzi okullarin açilmasiyla   yayginlaşmiş oldu.
*Osmanlı Eğitim Sistemi:
 Eğitim sistemi  dendiği zaman ise,konunun hem eğitim hem de öğretim boyutunu ele alıp incelemek       
     gerekir.
-Eğitim omür boyu sürer.Planlı ve tesadüfi olur.Kişi ailede,toplumda ve teşkilatlı birimlerde eğitilir.Aile ve çevrede gerçekleşen eğitim planlı değildir.Eğitim birimlerindeki çalışmalar planlı eğitimi meydana getirir.
-Eğitimin -öğretimin temel amacı dinidir.Dindar,,itaatkar,kendi kendine yeterli olan,şevkat li ve dayanişmaci,vefali bedenen ve ruhen temiz insan yetiştirmektir.Egitim buna gore programlanmiştir.
-Eğitim-öğretimde izlenen yöntem;çağın koşullarına göre bir eğitim yöntemidir.Örgün eğitim kurmlarında esas olarak nakilci ve ezbercidir.Halk eğitiminde hem işbaşında eğitim hem de sınıf içi eğitim yöntemini uygulamışlardır.
-Orhan bey zamanında açılan medereseler çok yaygın ve güçlü duruma gelmiş ve toplumu derinden etkilemişlerdir.
-Enderun denilen saray okulunun kurlmasıyla azınlık çocuklarının devlet adamı yetiştirilmesi sağlanmıştır.
-Eğitim-öğretimde yenileşmelere 1773 yılından itibaren başlamıştır.
-Yenileşme önce askeri sonra sivil okullarin açilmasiyla başlamiştir.Fakat medreseler işlevlerini sürdürmüşlerdir.
-Klasik dönemde İlkokul üstündeki örgün  eğitim kurumlarında kızların okumalarına izin verilmemiştir.
-Halk eğitimi modern dönemde de ,eskisi gibi ,ahlakçı yazarlar,şairler ile camiler,kütüphaneler gibi kurumlar tarafından sürdürülmüştür.
-Osmanlı denilen suni(yapay)bir dil gelişmiş ve aydınlarla halkın dili arasında uçurum derinleşmiştir.Bunun  eğitim ve kültür alanında olumsuz etkileri olmuştur.     
 
*0smanlı eğitim sistemi ikiye ayrılır.
a)Halk Eğitimi(Yaygın)
b)Orgün Eğitim:
-Bütün eğitim kurumları şeyhülislama bağlıydı.Tanzimattan sonra bağlılık sona erdi.
*a)HALK EĞİTİMİ:
-Orgün eğitim dışında kalan eğitime denir.Okullarda vverilen ,kişiyi bir sonraki eğitim birimine veya hayata  hazırlayan ve planlı olarak yürütülen eğitimdir.
-Esnaf,koy ve mahalle halkının eğitildiği kurumlardır.
-Kurumlar;Cami,mescit,darü'l mesnevi,tekke ve zaviyeler,ulema evleri,kahvehaneler, ve Türk ocaklarıdır.
*Camiler:
-Vakıf kuruluşlarıdır.
-Hem ibadet hem de okul  olarak kullanılırdı.
-Kı ,erkek çocukları burada okuma -yazma,dort işlem oğretilirdi.
-Camiler halka ulaşma yerleriydi
-Cami cemaatine tefsir,hadis,fıkıh,ses,hat, ve tezhip hakkında eğitim verilirdi.
-Halk her türlü güncel konuları camilerde gorüşür ve tartışırdı.
*Tekke ve Zaviyeler;
-Tarikat kurumlarıdır.
-Tarikat mensuplarının toplandığı yerlerdir.
-Tekkelerde tefsi,hadis,fıkıh,Arapça, ve Farsca ğretilirdi.
-İslami ve ahlaki bilgiler verilirdi.
-Dışarıdan gelenlerin misafir edildikleri yerlerdi.
-Okçuluk,pehlivanlık,eğitimi yanında tasavvuf,edebiyat ve müzik gibi sosyal ve kültürel faaliyetleride yürütürledi.
*Kahvehaneler;
-1555 yılında ilk kahve ist da açılmıştır.
-Birer okul işlevindeydiler.
-İnsanlar arasında bilgi alış verişin yapıldığı yerlerdi.
-Kitapların okunduğu ,kahramanlık destanlarının anlatıldığı yerlerdi.
*ORGÜN EĞİTİM;
-İlk,orta ve yüksek oğretim kurumlarının bulunduğu  eğitimdir..
*İlkoğretim;
-Osmanlıda temel eğitim mahalle mekteplerinde verilirdi.
-Fatih doneminde şehirlerde sibyan denilen mahalle mektepleri açildi.Bunlar ilkokul niteligindeydi.
-Dort ve altı yaş grubunda bulunanlar başlardı.Kız ve erkek karışıktı.
-Çocuklar okula amin alayı denilen torenle ile başlardı.
-Hoca denilen  erkek oğretmenler ders verirdi.Sağlam karakterli,çocukları seven,şefkatli,merhametli ve sorumluluk taşıyan kişilerdi.
-Hocanın oğrenci üzerinde yetkisi çok büyüktü.
-Hocaların maaşını vakıflar karşılardı.
-Tanzimattan sonra hocalara muallim,bayan oğretmenlere de  muallime denmiştir.
-Eğitim karma ve parasızdı.
--Temel dersler:okuma yazma,dini bilgiler,Arapça ve Farsça idi.Musiki ve hat yazma eğitimi de verilirdi
(meşhur bestekarlardan Ismail dede(dede efendi)  ile Haci Arif Bey  sibyan da okurken dikkat çekmişler ve musiki egitimine tabi tutulmuşlardir)..
-Padişah 2. Mahmut Ilkogretimi mecburu yapti(yalniz istanbul için).
-1847'de sıbyan Talimnamesi yayınlanarak ilkoğretim 4 yıl oldu.
-Oğencilerin okula devam etmesi mecburiyeti getirildi.
-1869'da Maarif-i Umumiye  Niamnamesi ile her koy ve mahallede sıbyan mektebi açılması kararlaştırldı.Boylece ilkoğretim ülkenin dort bir yanına yayıldı.
--Tanzımattan sonra Avrupa orneği yeni ilkoğretim okulları açıldı.
-İptidailer,rüştiyeyeler(ortaokul) açıldı.
*ORTA VE YÜKSEK OĞRETİM;
-Kurumlar:Medreselerdir.
-Medreseler müftü,kadı,müderris,doktor,astronom,matematikçi ve din bilginleri başta olmak üzere osmanlı aydınlarını yetiştirirdi.
-Medreselerde okutulan dersler:Kur'an,hadis,fıkıh,kelam(islam felsefesi)tefsir(Kur'anın açıklaması),siyer(Hz Muhammed'in hayatı) ile pozitif bilimler(kimya,matematik,tıp,tarih,,coğrafya,felsefe ve astronomi) dir.
-Müderris:Medreselerde ders veren hocadır.
-Muid:Müderris'in yardımcısına denirdi.
-Medrese oğrencilerine danişmend,softa(suhte) denirdi.
-Medreselerde oğretim parasızdı.Her türlü masrafları vakıflar karşılardı.
-İlk osmanlı medresesi İznikte ,orhan ey zamanında açıldı.
-İlk müderris Davvud-ı Kayseridir.
-Fatih doneminde devrin en mükemmel bilim yuvası olan sahn-seman medresesi açıldı.
-Kanuni doneminde Süleymaniye medresesi kuruldu.Boylece zirveye ulaşildi.
 
--Osmanlı medreseleri zamanla bozuldular .Bunların nedenleri:
-Poitif bilimlerden uzaklaşildi.
-İlmiye mensuplarında hak etmeyenlerin terfi edilmesi
-Rüşvet ve iltimas ile müderris atanmasi
-Medrese oğrencilerin iş bulamayıp celali isyanlarına katılmaları
-Memuriyet için okunmuş olunmasi.
*Medreselerdeki bozulmanın onüne geçmek için padişah 3.selim ve devrin bilgini koçi bey tedbirler almışlar fakat onleyememişlerdir.
-Tanzimat doneminde devletin açtığı okullara gayri müslim oğrencilerde alınmıştır.
-1869'da Maarif Umumiye Nizamnamesi ile azınlıklara ozel okul açma hakkı tanınmıştır.Bu durum eğitimde ikilik yaratmıştır.
-2.meşrutiyet doneminde medreselerden pozitif bilimler kaldirilmiş,din adami yetiştiren  bir konuma gelmiştir.
-1924 yılında Tevhide-i tedrisat kanunuyla eğitimde ikiliğe son verilmiş çağ dışı kalan medreselere son verilmiştir.
 
**OSMANLIDA EĞİTİMDE İLK YENİLEŞME HAREKETLERİ(1773-1839)**
-Eğitim-öğretimde yenileşmelere 1773 yılından itibaren başlamıştır.
*-1773-Mühendishane-i Bahri-i Hümayun(Deniz  subay okulu):Padişah 3. Mustafa  tarafindan deniz subayi ve mühendisi yetiştirmek amaciyla açilmiştir.Bu okulun adi Cumhuriyet döneminde Deniz Harp Okulu adini almiştir.
*1793- Mühendishane-i Berri-i Hümayun(Kara  subay okulu):3. Selim döneminde açılan bu okul kara subayı yetiştirmek amacıyla açılmıştır.1.dünya savaşına kadar devam etmiştir.
*1827-Tıphane-i Amire ve cerrahhane-i Mamure (Tıp askeri okulu):2.Mahmut tarafından ordunun doktor ihtiyacını karşılamak için açılmıştır.
*2.Mahmut-Mekteb-i Fünun-ı Harbiye(1834):
Subay okulu(Harp okulu);2. Mahmut kurduğu Asakir-i Mansure-i Muammediye  ordusuna subay yetiştirmek için açıldı.
-1835’de Harp okuluna öğrenci yetiştirmek için askeri liseler açıldı.
-1875-Askeri liselere öğrenci yetiştirmek için askeri ortaokullar açıldı.
*2.Mahmut-İlkoğretim zorunlu yapıldı(1824- 2.mahmut yalnız İstanbul için  ilköğretimi zorunlu yaptı.Süresi 4 yıl olarak belirlendi.).Okuma yazmanın   yaygınlaştırılmasının
gereği resmen kabul   edilmiştir.
*2.Mahmut-Batıya ilk kez öğrenci gönderildi(1830)
 
**TANZİMAT DÖNEMİNDE EĞİTİMDE DEĞİŞMELER(1839-1876)**
-Çeşit ve sayi olarak pek çok okul açilarak ,örgün egitim geliştirilme yoluna gidilmiş ve çok geliştirilmiştir.
-Rüştiyeler(sibyan mektebinin üzerinde)açildi(1839)
-1839-Lise düzeyinde ,idadiler,sultaniler açıldı.
-1848-Darülmuallimin (Öğretmen okulu):Öğretmenlerin bir meslek okulunda ve bu iş için yetiştirilmesi amacıyla açılmıştır.İstanbul’da açılan bu okulun ilk müdürü Ahmet Cevdet Paşadır.
-Darülmaarif:1849 ‘da Rüştiyelerle Darülfünun arasinda ki kademede,bugünkü liselerin dengi sayilabilecek  ve ayni zamanda devlet memuru yetiştirmek için açildi.
 
-Darulfünun açıldı(1870-üniversite)
-1859’da Mekteb-i Mülkiye(bugünkü Siyasal Bilgiler Fakültesi-Ank.)
-1868-Galatasaray Sultaniyesi(Bugünkü Galatasaray Lisesi)
-1869’da Maarif-i Umumiye Nizamnamesiyle sıbyan mektepleri mekteb-i İptidaiye (ilkokul)adını aldı.  
 
-Kızlar ilkokul üzerinde  (Rüştüye düzeyinde)öğrenim görmeye başlamışlardır.
-1870’de  kız rüştiyelerin açılmasıyla, bayan öğretmen yetiştiren Darülmuallimat okulu açıldı.
-Mesleki ve teknik eğitimin temelleri atılmıştır.
-Programalara  pozitif ilimler girmeye başladi.
-Öğretimin   yöntemlerinde ,öğretim araç-gereçlerinde yenileşmeler yapılmış ‘’usul’i Cedit hareketi  başlatılmıştır(Atatürk’ün ilkokul öğretmeni Şemsi Efendi bu karekterin    selanikteki öncülerindendir)..
*Usul’i Cedit Hareketine göre;Okuma öğretiminde heceleme bırakılıp ses yöntemine geçilmiştir.Kara tahta,öğrenci sırası,harita gibi araç gereçler kullanılmaya başlanmıştır.
 
-Disiplin anlayışına göre dayağın eğitim öğretimde aracı  olamaz.Geleneksel falaka kağıt üzerinde olsa da  1847 de kaldırılmıştır.
-EğitimciSelim     Sabit Efendi yayınladığı Rehnümayı Muallimin (öğretmenlere rehber) eserinde ceza konusunda öğretmenlerin uyması gerekli gördüğü iki değerli ilkesi şudur;
a)Öğretmen ,cezaya layık gördüğü  öğrenciye hemen değil,öfkesi geçince ceza vermelidir.
b)Bir sınıfın tüm öğrencileri ,kimin yaptığı bilinmeyen bir kabahatten dolayı tümüyle cezalandırılamazlar
-Eğitim teşkilatı geliştirilmiş ve 1857 ‘de Maarif Nezareti(Eğitim Bakanlığı )kurulmuştur.
-1869’da da Maarif Umumiye Nizamnamasi adıyla eğitimi düzenleyen çok önemli bir yasal belge yayınlanmıştır.
**MUTLAKİYET DÖNEMİ EĞİTİMDE GELİŞMELERİ(1876-1908)
-1876 da Meşrutiyet ilan edildi.
-2.Abdülhamit Osmanlı Rus savaşını bahane ederek 1878 ‘de meşruti idareye son verdi.Böylece 33 yıl mutlakiyet yönetimine dönüldü.
-Eğitimde nicelik bakımından önemli gelişmeler kaydedilmiş,bir çok meslek ve sanat okulu açılmıştır.Ancak,nicelik yönünden gözlenen başarılar,eğitimin niteliğini yükseltmek gibi bir amaçla beraber yürütülmemiştir.
**MEŞRUTIYET DÖNEMINDE EĞİTİMDE DEĞİŞMELER(1908-1918)
-Eğitimin Genel Özellikleri:
-Sansür 1908 kaldırılmıştır.
-1912 1913 Balkan savaşlari sonucunda toplumda egitime ilgi artmiştir.Egitim sorunlari ögretmen dergileri ve gazetelerde ilk kez geniş ölçüde tartişilmiş ,yeni görüşler ortaya çikmiştir.
-Maarif Nazırı Emrullah Efendinin Gürüşü:Eğitimde yenileşme ve düzenlemelere aşağıdan(ilköğretimden) değil,yukarıdan(üniversiteden)başlanmalıdır.Cennetteki Tuba ağacının kökleri yukarıda,dalları ve yaprakaları aşağıdadır.Bizim eğitimimiz de tepeden aşağı gelişebilir.Çünkü bizde önce bilimsel zihniyeti kurmak gerekir.Ayrıca ,ilköğretim gibi çok geniş bir alandan başlamak zaman alır vs(Ziya Gökalp  de bu görüşü benimsemiştir).
-Eğitimci Satı Bey Tuba Ağacı Nazariyesinin aksi tezini savunmuştur.
-Bir görüşte:Balakan savaşlari ve feleketlerinden sonra toplumda,çökmekte olan devleti egitim ve ögretmenler kurtaracaktir’’şeklindedir.,fakat bu görüş genellikle bir slogandan görünümünden ileri gidememiştir.
-Örgün eğitimde özellikle nicelik bakımından bazı gelişmeler olmuştur.
-Kızlar için ilk kez bir yüksek öğretim kurumu açılmıştır.
-1908 de Öğretmenler ilk kez mesleki cemiyetler kurmuşlardır.
-Öğretmen yetiştirme,özellikle 1909-1912 yılları arasında İstanbulda eğitimci Satı Bey tarafından önemle ele alınmıştır.
-Medreselerin ıslahı için  fikirler ve teşebbüsler yaygınlaşmıştır.
 
irfan GEZER
Şükrü Şankaya Anadolu Lisesi
Tarih Öğretmeni
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 



=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=