BAKARSAN BİR ŞEY GÖRÜRSÜN,GÖRMEK İÇİN BAKARSAN ÇOK ŞEY GÖRÜRSÜN
  BAK,GÖR,İNCELE.
irfgzr2 - ULUSLARARASI İLİŞKİLER(2.Dön.çalışm.soru)

  SLAYT SHOW(Türkiye)
  => irfgzr
  => Tarih İLE İLGİLİ
  => KONUŞMA
  => YAZMAK
  => İLETİŞİM
  => BEDEN DİLİ
  => COŞKU
  => DOSTLUK
  => MUTLU OLMAK
  => VİDEOLAR
  => AKILLI TAHTA(SMART BOART)
  => 18 MART (ÇANAKKALE ZAFERİ)
  => 23 NİSAN
  => 19 MAYIS
  => Osm Dev (Ders Notları)
  => HARİTALAR
  => OSMANLI TARİH(soru-cevap)
  => OSMANLIDA İLKLER
  => Tarih Çağları(genel özellikleri)
  => İNK.T.DERS NOTLARI
  => TEST-T. İNK.T.ve ATA
  => İNK T(soru-cevap)
  => 24 KASIM(Atatürk'ün Öğretmen Yönü)
  => CUMHURİYET BAYRAMI
  => Albert Einstein’in Atatürk’e yazdığı mektup
  => AB DESTEKLİ BÖLGESEL KALKINMA PROGRAMLARI
  => AB EĞİTİM VE GENÇLİK PROGRAMI
  => Atatürk'ün Kimlik No'su
  => Atatürk'ü Koruma Kanunu
  => Atatürk'ten AnılarYeni sayfanın başlığı
  => Atatürk Oratoryosu
  => Atatürk'ün Vasiyeti
  => ATATÜRK'ÜN SOY AĞACI
  => Dokuz Taş(Dokuz Kumalak)
  => Tarih Terimleri(sözlük)
  => TEST-LİSE 9.sın.
  => Tarh Öğrtm Ana Kaynak
  => SİYASİ PARTİLER
  => KOCA YUSUF
  => GÜZEL VE ÖZLÜ SÖZLER
  => PİRİ REİS VE HARİTASI
  => Aile Soy Ağacı
  => TÜRKİYE VE AVRUPA
  => EYC(Avrupa Gençlik Mrk)
  => ETİK EĞİTİMİ
  => EYF (Avrupa Gençlik Vakfı)
  => GENÇLİK HİZMETLERİ DAİRE BŞK
  => TEST(LİSE 10)
  => İlk Kadın Öğretmen(Refet Angın )
  => SINAV STRESİ
  => RİSK YÖNETİMİ
  => Tarih Programları
  => Türklerin ilginç icatları
  => SÖZLÜK(ulslararası ilşkl
  => Büy.sanayi.devr
  => EDİRNE
  => ÇAĞ.T.VE.DÜN.T
  => ÇTDT(2.dönem çalışma soruları)
  => çiçeklerin anlamı
  => 10 ALTIN ÖĞÜT VE ÜÇ ŞEY
  => Uluslararası İlişkiler(ders notları)
  => Biyografi
  => ULİLŞ(çalıma soruları)
  => II.DÜNYA SAVAŞI (ÇALIŞMA SORULARI)
  => BÂCİYÂN-I RUM
  => Türk Kadını(Milli Mücadelede)
  => Etik hikayeler
  => GÜNLÜK GAZETE HABERLERİ
  => FOTOĞRAFLARLA ATATÜRK
  => TÜRKİYE
  => Resimler(Osm)
  => Osman Bey-Şeyh Edebali
  => OĞUZLAR
  => Osm.dev.yerine kurulanlar
  => Osm.dev.yklş
  => Osm-ALBÜM
  => TARİH (Lise 10-Günlük Plan)
  => Osmanlı'dan ABD'ye Deve Yardımı
  => TARİHÇİLER(Osmanlı)
  => Tarihte OsmXRus Savaşları
  => Kıssadan Hisse
  => Hürrem
  => İnsan
  => ULİLİŞ(2.DÖN.ÇALŞ.SOR)
  => MECLİS(İç Tüzük)
  => DEVLET BAŞKANLARI
  => Kur.sav.karş.sorunlar
  => 6 Şapkalı Düşünme Tekniği
  => KARİKATÜR
  => Etik Sözler
  => ANILAR
  => ANNELER GÜNÜ
  => Arkadaşlık
  => ATATÜRK
  => ATATÜRK İLKELERİ
  => ATATÜRK-İLETİŞİM
  => Atatürk'ün Bursa Gezileri
  => Atatürk'ten Alacağımız Feyizler
  => Atatürk ve Doğa
  => Atatürk'ün çıkardığı gazeteler
  => ATATÜRK'ÜN SON RÜYASI
  => Atatürk'ün Laikliğe Bakışı
  => ATATÜRKÇÜLÜK
  => Atatürk'e suikast
  => ATATÜRK'TEN ANILAR
  => ATATÜRK(Yakın Arkadaşları)
  => Bilim Adamları ve Buluşları
  => Atatürk'ün Türk Tanımı
  => ATATÜRK'ÜN YAZDIĞI KİTAPLAR
  => Atatürk Madame Tussauds Müzesinde
  => ABD'ye ilk Atatürk heykeli dikiliyor
  => Atatürk'ün Çift Alfabeli İmzası
  => Atatürk Devrimleri
  => Atatürk'e Ait Eşyalar
  => Atatürk Takvimi
  => AMERİKANIN VERGİ ÖDEDİĞİ TEK DEVLET
  => Aklın Yolu Birdr.
  => BECERİ
  => DÜNYADA GAZETENİN TARİHÇESİ
  => DÜNYANIN ''EN'' LERİ
  => OFKE VE ÖFKE KONTROLÜ
  => ULUSLARARASI İLİŞKİLER(2.Dön.çalışm.soru)
  => GİYİM VE KUŞAM(Osm dev. kadın
  => Pusula,Barut,Kağıt ve Matbaa
  => ALINTILAR
  => 2.DÜNYA SAVAŞI
  => LİSE-9(Ders Notları)
  => İLGİNÇ BİLGİLER
  => İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ
  => PROTOKOL
  => TARİH ÖĞRETİM YÖNTEMİ
  => METE HAN(Oğuz Kağan)
  => TARİH ŞERİDİ
  => ERMENİLER
  => MY MOTHER
  => MEVLANA
  => 1.Meclis
  => Mehmet Akif Ersoy
  => Mimar Sinan
  => SÖZLÜK(Dini kelime ve deyimlerin anlamları)
  => HAYALİ CİHANA DEĞER
  => LİDER
  => Wikileaks Nedir?
  => 1 Nisan şakası
  => ATATÜRK VE TARİH
  => ATATÜRK’ÜN KARLSBAD’A GİDİŞİ
  => ATATÜRK'ÜN HUKUKA BAKIŞI
  => ATATÜRK'ÜN EĞİTİME BAKIŞI
  => ATATÜRK VE AHLAK
  => ATATÜRK'ÇÜ DÜŞÜNCE
  => SOYKIRIMLAR TARİHİ
  => ATATÜRK VE MİLLİYETÇİLİK
  => ATATÜRK’ÜN GENÇLİĞE BAKIŞI
  => ATATÜR VE DEVLETÇİLİK
  => ATATÜRK VE ÇAĞDAŞLAŞMA
  => ATATÜRK VE CUMHURiYET
  => ATATÜRK VE İNSANLIK SEVGİSİ
  => ATATÜRK VE LAİKLİK
  => Atatürk'ün Araştırma Yöntemi
  => ATATÜRK VE İNKILAP
  => ATATÜRK VE HALKÇILIK
  => ATATÜRK VE BAĞIMSIZLIK
  => Atatürk'ün sevdiği şarkılar
  => AFFETME
  => BİR ERGENDEN MEKTUP
  => BİR ŞEY
  => BURSA'DA İLKLER
  => HAYAT
  => Telafisi olmayan
  => Teknoloji(Videolar)
  => TARİH (TARİH ŞERİDİ)
  => HOŞGÖRÜ
  => Araştırma Yöntemi
  => TAKVİMLER
  => TÜBİTAK
  => TİMSAH YÜRÜYÜŞÜ
  => Mnzr
  => MARŞLAR
  => MESLEKLER(Tarih ile ilgili)
  => NUTUK
  => RESİMLER(OSM.MED.)
  => SARI ZEYBEK
  => MÜZİK
  => ÖLÇÜ BİRİMLERİ
  => ÖNYARGI
  => 1.DÜNYA SAVAŞI
  => 10 KASIM(Tören Konuşması)
  => İSTANBUL RESİMLERİ
  => 100 TEMEL ESER
  => TARİH(soru-cev)
  => İŞGALLER(İllere Göre)
  => YAZMA ESERLER
  => VİDEO 2
  => DEVŞİRME(OSM)
  => 100 Türk Edebiyatçısı
  => ÜNLÜ TARİHÇİLER
  => 14 ŞUBAT
  => Sürgündeki Hânedan
  => OSMANLI KÜLTÜR VE UYGARLIĞI
  => TARİHİ YAPILAR
  => ANDIMIZ
  => İlginç Şeyler
  => Üç çeşit insan
  => BİLİYOR MUSUNUZ?
  => SLAYT> 1.dünya sav
  => TAVLA
  => KONUŞAN HEYKELLER
  => İstanbul İsimleri
  => Arkadaş
  => Dünya'nın Enleri
  => Yapılandırma Sistemi
  => BULUŞ YOLUYLA ÖĞRENME
  => ALO
  => PROJE NEDİR,NASIL HAZIRLANIR?
  => Performans
  => LİSE 9(DERS NOTLARI)
  => TARİH KAYNAKLARI
  => Kur.sav.Kahraman,yapıt
  => Tarih Dersine Nasıl
  => LİSE 10(17-18 YY)
  => TARİHTE İLK
  => EYLÜL AYI MESLEKİ ÇALIŞMA RAPORU
  => YGS
  => YGS-LYS Tüm sorular
  => LYS
  => YGS-İNK TARİHİ SORULARI
  => ÖSYM-LYS
  => TEST(Karma)
  => ÇTDT
  => SEVGİ VE SAYGI
  => 9.SIN KİTAP CEVAP
  => MİLADİ VE HİCRİ YILI BİRBİRİNE ÇEVİRME
  => İlk Milletler Arası Dili Bir Türk İcat Etmiş
  => ANKA KUŞU
  => OSMANLICA
  => ÇTDT(Test)
  => ADAKALE
  => BİLİMSEL ARAŞTIRMA
  => “Tarihe Geçen Hazırcevaplar”
  => FIKRALAR
  => ARMA(Osm)
  => TARİH HARİTALARI
  => GİZLİ KAHRAMANı
  => MAKALELER
  => MESAJ (ŞŞAL MEZUNLARINA)
  => Makale(Halil İnalcık)
  => KAYNAKÇA
  => BAŞARILI HİKAYELER
  => Savaş ve Barış
  => PROJE HAZIRLAMA
  => İcatlar ve Keşifler
  => YÜRÜYEN KÖŞK
  => RAPORLAR
  => KUT-ÜL AMARE ZAFERİ
  => TÜRK BÜYÜKLERİ(ALFABETİK SIRA)
  => TÜRK BÜYÜKLERİ SERİSİ
  => Sınavlara Hazırlık
  => PROJE
  => TÜRK BÜYÜĞÜ(257)
  => BİLİM KADINLARIı
  => TÜRK BÜYÜKLERİ
  => TARİH ÇEVİRME KLAVUZU
  => GÜVENME
  => ATATÜRK ALBÜMÜ
  => EN GÜZEL GEZİLECEK YERLER
  => LİSE 3(Seç.T) DEVLET TEŞKİLATI
  => LİS-3(seçT)DEV.YÖN
  => TARİHTE BUGÜNı
  => Lis 3-seç.T.(Hukuk)
  => TOPLUM GELİŞİM
  => LİSE 3 (EKONOMİ)
  => LİSE 3(EĞİTİM-ÖĞRETİM)
  => soru-cevap(osm .dev.)
  => osm.Tarh(soru-cevap)
  => Kavram Haritaları
  => DERS ÇALIŞMA
  => DİNLEME
  => ANTLAŞMALAR(Osm)
  => KİTAP KAMPANYASI
  => LİSE 3(SANAT)
  => lise 3(seç.T-sorular)
  => ATATÜRK (ANILAR)
  => irfgzr2
  => HİÇ HAYALLERİNİZDEN SIFIR ALDINIZ MI?
  => ZÜMRE(İLÇE-2017-2017-SENE BAŞI
  MÜZE
  İLK DERS
  TARIH ARAŞTIRMA SITESI
   
 


 

Türkiye
   
 





ULUSLAR ARASI İLİŞKİLER DERSİNİN
ÇALIŞMA SORULARI(2.Dön.2.y)
S.)Dünyanın en önemli medeniyetlerine kaynaklık eden medeniyetin doğduğu yer neresidir?
C.)Orta Doğu
S.)İlk yerleşim alanlarının ortaya çıktığı coğrafya neresidir?
C.)Mezopotamya’dır.
S.)İlk devlet, ilk siyaset, ilk toplumlar, ilk askeri düzen, ilk buluşlar ve nehir eksenli ilk medeniyetlere örnek teşkil eden bölge neresidir?
C.)Ortadoğu
S.)Tarih hangi coğrafyada başlamış ve yazılmaya başlamıştır?
C.)Ortadoğu
S.)Orta Doğu’da tarihten günümüze gelen sorunlara baktığımızda ise iktisadi anlamda öne çıkan üç sorun hangisidir?
“ C.)   * Kalkınma Sorunu
         * Petrol Sorunu
        * Su Sorunu
 
S.)Ortadoğu bölgesinin hangi özellikleri onu  dünya  açısından çok önemli kılmakta ve tüm dünyanın gözlerinin bu bölge üzerinde yoğunlaşmasına sebep olmaktadır.
C.)* Petrol kaynaklarının büyük bir bölümünü barındıran coğrafya olması
* Çok önemli bir geçiş noktası olması.
*Kutsal toprakların bulunduğu coğrafya olması.
*Önemli su yollarının bulunması.
*Dünyanın en önemli medeniyetlerine kaynaklık eden medeniyetin doğduğu yer olması.
*İlk yerleşim alanlarının ortaya çıktığı coğrafya olması.
*İlk devlet, ilk siyaset, ilk toplumlar, ilk askeri düzen, ilk buluşlar ve nehir eksenli ilk medeniyetlere örnek teşkil etmesi.
* İlk yazılı hukuk belgeleri, tarım, ticaret ve şehircilik burada ortaya çıkması.
*Medeniyet denildiğinde akla gelen en önemli unsurlardan biri de yazıdır ve yazının bulunduğu coğrafya olması.
*İlk alfabe, ilk rakamlar ve ilk yazılı anlaşma Orta Doğu coğrafyasının birer ürünü olması.
S.)Dünyanın en önemli su yollarının bulunduğu coğrafya neresidir?
C.)Ortadoğu


S.) 1923-1938 yılları arasında uygulanan Türk dış politikasının özelliği nedir?
C.) *Mustafa Kemal Atatürk tarafından formüle edilmiştir. Atatürk'ten sonra da devam etmiştir.
*O’nun gözetiminde uygulanmıştır.
*Barışçı esaslara dayanır.’’Yurtta Sulh Cihanda Sulh’’ ilkesiyle ifade edilmiştir.
*Dürüstlük ve dikkatli olmak ve davranmak esastır.
*Memleketimizin güvenliğine ve gelişiminin korunmasına dikkat esastır.Dış siyasetimizde dürüstlük, memleketimizin güvenliğine ve gelişiminin korunmasına dikkat, hareket tarzımıza kılavuz olmaktadır.
* Memleketin dokunulmazlığını, güvenliğini, vatandaşların haklarını herhangi bir tecavüze karşı bizzat savunabilmek ESASTIR.
*Başka devletlerin içişlerine karışmamak ve onları kendi içişlerimize karıştırmamak,
 Diğer bir değişle;
. Dış politikada milli çıkarlarımızın emrettiği yolu seçmek hiçbir şekilde macera yolunu tutmamak, mümkün olduğu kadar çıkar gruplarının etkisini yurttan uzak tutmak,
*Dış politikada milli çıkarlarımızın emrettiği yolu seçmek hiçbir şekilde macera yolunu tutmamak, mümkün olduğu kadar çıkar gruplarının etkisini yurttan uzak tutmaktır( D..    Y)
*
. Daima barıştan yana olmak, böyle bir barışın biricik çaresi, bütün dünyanın huzur ve sosyal adalet içinde olması görüşünü ön planda tutmaktır.
*Daima barıştan yana olmak, böyle bir barışın biricik çaresi, bütün dünyanın huzur ve sosyal adalet içinde olması görüşünü ön planda tutmaktır.( D-------   Y )
 
. Atatürk'ün yaşamı boyunca savunduğu “Yurtta Barış, Dünyada Barış” ilkesine dayalı bir dış politika bunun ifadesidir.
. Emperyalizm ve sömürgecilik karşıtıdır,
. Misak-ı Milli'yi hedef almıştır, 
. Dış ilişkilerde Batı'ya öncelik tanır, Türkiye'nin çağdaş uygarlık düzeyine kavuşturulmasını öngörür. Batı'ya öncelik tanınması Atatürk tarafından şöyle ifade edilmiştir: “Bizim, siyaset-i hariciyemizde, herhangi bir devletin hukukuna tecavüz yoktur. Biz, ecnebilere karşı hasmane bir his beslemediğimiz gibi, onlarla samimane münasebetler tesis etmek arzusundayız. Türkler, bütün milletlerin dostudur.”
. Akılcıdır,   
. Uyguladığı dış politika dogmatik değil, gerçekçidir. Yani sabit fikirlere göre hareket etmez, daima gerçeği arar.
 *Atatürk’ün uyguladığı dış politika dogmatik değil, gerçekçidir. Yani sabit fikirlere göre hareket etmez, daima gerçeği arar.(   D---      ---Y)
 
 
S.) Atatürk döneminde izlenen Türk dış politikasının ilk hedefi NEYDİ?
C.) Kendi kaderine hakim milli bir devlet kurmaktı. Türk unsurunu kapsayan milli sınırlar içinde bir Türk devleti kurmak, Milli Mücadele'nin öncülüğünü yapan Mustafa Kemal'in başlıca amacıydı. “Milli Türk Devleti” fikri ilk önce bu mücadele sırasında bilinçlenmiştir.
 
 
S.) Atatürk'ün dünya görüşünü oluşturan ilkeler nelerdir?
C.)  “Tam bağımsızlık”, “Ulusal Egemenlik” ve ”Batılılaşmak”
 
S.)Atatürk döneminde dış politikada öncelikler neler olmuştur?
C.) Lozan Antlaşması'nın (1923) genç Türk devletine sağladığı yeni uluslararası kimlik ve hakların uygulanarak pekişmesi, dış ilişkilerin geliştirilip çeşitlendirilmesi, eski düşmanlarla dostane ilişkiler sayfası açılması, uluslararası çok taraflı siyasi faaliyetlerde bulunulması, iktisadi ilişkilerin geliştirilmesi ve silahlı kuvvetlerin modernleştirilmesini hedefleyen çalışma ve bağlantıların geliştirilmesi şeklinde özetlenebilir.
 
 
S.)Dış politikada hedefler neler olmuştur?
C.).  Milli Bir Devlet Kurmak
. Bağımsızlığın Korunması
 . Lozan Dengesinin Korunması
 . Barışın Korunması
 . “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh”
 . Hukuka Bağlılık İlkesi  
 . Batılılaşma ve Demokratlaşma
 
 
S.)1923-1938 dönemi dış politikasını nasıl değerlendirmeliyiz?
C.)20. yüzyıl başlarında uluslararası sistemde ortaya çıkan büyük değişiklikleri göz önünde tutmak gerekir. Milli Mücadele'nin Atatürk tarafından Anadolu'da başlatılması bu zaman dilimine denk gelir. Fransız İhtilali'nin ürünü olan “özgürlük, eşitlik, kardeşlik” ilkelerinin Avrupa'ya Napoleon tarafından tohumlarının saçıldığını ve 19. yüzyılda Avrupa'yı kasıp kavuran ulusçuluk akımının doğal olarak Milli Mücadele'ye hareket verdiğini söylemek mümkün.
     İstiklal Savaşı'ndan galip çıkmış, yeni Türk devletinin tartışmasız lideri Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve kurduğu tek parti CHP (1935'e kadar Cumhuriyet Halk Fırkası idi) milletin ve devletin kaderine tam olarak hükmetmişti ve dış politikada Atatürk'ün görüş, etki ve ağırlığı belirgin olarak hissediliyordu.
     Bu dönemde Yunanistan'la yaşanan pürüzlerin giderilmesi, askıda bırakılan Musul meselesinin bir çözüme ulaşması, Sovyetlerle ilişkilerin devamı ve güçlendirilmesi, sınır bölgelerinde işbirliği ve siyasi dayanışma sistemleri oluşturulması, (Balkan Antantı ve Sadabad Paktı) Boğazlar üzerinde tam hakimiyet ve kontrolün sağlanması (Montreux Sözleşmesi) Hatay'ın Fransız yönetiminden çıkıp bağımsızlığını kazanması, (Atatürk'ün vefatından sonra da Türkiye'ye katılma kararı uygulanmıştır) ve Akdeniz havzasında beliren Mussolini İtalyası'nın oluşturmaya başladığı Türkiye'ye de dokunan tehdide karşı diplomatik destekler ve dayanışmalar aranması, önemli faaliyetler ve olaylar olarak belirtilmelidir. Bu arada 1928-38 yılları arasındaki on yıllık dönemde Atatürk'ü ziyarete gelen yabancı devlet adamları (kral, cumhurbaşkanı, başbakan, komutan gibi) ve Başvekil İsmet Paşa'nın bazı yabancı ülkelere yaptığı resmi ziyaret ve temaslar (Yunanistan'a, İtalya'ya, Sovyetler Birliği'ne) dış ilişkilerin önemli adımları olarak sayılabilir. Bu dönemin bir özelliği olarak Atatürk'ün yabancı bir ülkeye ziyarete gitmediğini de belirtmek gerekir.
     Atatürk 15 yıllık Cumhurbaşkanlığı döneminde, başta birkaç yıl hariç (1923-24 İsmet Paşa ve sonra kısa bir süre Şükrü Kaya) 1925'ten ölümüne kadar 13 yıl kesintisiz Dr. Tevfik Rüştü Aras'ı Dışişleri Bakanlığı'nda tutmuş ve dış ilişkileri büyük ölçüde etkisi altında bulundurmuştur.
S.) Atatürk, 15 yıllık Cumhurbaşkanlığı döneminde  dış ilişkileri büyük ölçüde etkisi altında bulundurmuştur.(   D… Y   )
 
S.)*Fransız İhtilali'nin ürünü olan “özgürlük, eşitlik, kardeşlik” ilkelerinin Avrupa'ya Napoleon tarafından tohumları saçılmıştır.(   D..      Y   )
S.)Lozan Antlaşması sonrası gelişmeler ve karşılaşılan güçlükler neler olmuştur?
C.) Siyasal yapılanması Batı modeli üzerine kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Lozan Barış Antlaşması'ndan sonra dönemin büyük kabul edilen Batı devletlerine karşı “yansız bir politika” izlemeye çalışmıştır. Lozan'dan sonra Türkiye'nin Batı devletleriyle ilişkilerini “eşitlik ilkesi” içinde düzenlemesi kolay olmamıştır. Atatürk'ün dış politikada titizlikle tutunmuş olduğu bir ilke de eşitlik, yani Türkiye ile egemen devletler arasında, hukuki bakımdan mutlak eşitlik olması idi. 1930'a kadar geçen bu dönemde Türkiye, uluslararası alandaki tüm gelişmelerle de ilgilenmekle birlikte, esas olarak Lozan'dan kalan bazı pürüzlerin çözümüyle de uğraşmıştır. Lozan'dan kalan başlıca konular; İngiltere ile Musul, Fransa ile borçlar ve Suriye sınırı, Yunanistan'la ahali mübadelesi meseleleri ve kapitülasyonlara ilişkin bazı hususlardı.
      Musul dışındaki konular genellikle Türkiye'nin istediği gibi çözülmüştür. Musul konusunda ise, Lozan Barış Antlaşması'nın öngördüğü Türk-İngiliz görüşmelerinden sonuç alınmadığı için, mesele yine antlaşma gereğince Milletler Cemiyeti'ne götürülmüş ve burada İngiltere'nin lehine bir karar çıkmıştır.
     Türkiye, 1930'a gelindiğinde, dış ve iç meselelerini büyük ölçüde çözüme kavuşturmuş olarak, uluslararası alana daha aktif bir biçimde girebilecek durumdaydı. Bu tarih, uluslararası alanda işbirliğinin gittikçe daha fazla zorlaştığı, o ölçüde de gerekli hale geldiği bir dönemin başlangıcıydı. Türkiye, Batı ülkeleriyle pürüzlerini büyük ölçüde gidermiş olarak -başta İngiltere olmak üzere- bu ülkelerle yakınlaşmaya çalıştı. 1930 yılında Atatürk'ün çok partili siyasi hayat yolunda girişimde bulunması da bu gelişime uygun düşüyordu. Nitekim Türkiye, Temmuz 1932'de Milletler Cemiyeti'ne girdi. Türkiye'nin Cemiyete üyeliği, uluslararası alanda işbirliğine olan ilgisini ortaya koyduğu gibi, Fransa ve İngiltere'nin etkili olduğu bir kuruluşa katılması nedeniyle, Batı'ya yaklaşmasının da dolaylı bir işaretini oluşturuyordu.
     Türkiye ayrıca 9 Şubat 1934'te Balkan Antantı'nın kuruluşunda Yunanistan'la birlikte öncülük yaptı. Böylece, Kurtuluş Savaşı sırasında İngiltere ve Fransa'nın yanında yer almış olan Yunanistan'la kurulan yakınlık, Türkiye'nin batılılarla yakınlaşmasının yeni ve somut bir göstergesi oldu. Ayrıca Balkan Antantı'nın üyelerinden Romanya ve Yugoslavya, Küçük Antant içinde Fransa'nın müttefiki durumunda olduklarından, Türkiye ile Fransa ve dolayısıyla İngiltere arasında yeni bir yakınlaşma halkası daha kurulmuş demekti.
     1935-38 yılları arasında Avrupa'daki bloklaşma hareketleri şiddetlenmeye başlamıştı. I. Dünya      Savaşı'nın getirdiği düzeni korumak isteyen anti revizyonist Batı (başta İngiltere ve Fransa) ile statükoyu değiştirmek isteyen revizyonist ülkeler (Almanya, İtalya ve diğerleri) arasındaki ilişkiler gittikçe sertleşmekteydi. SSCB ise savaş sonrası düzenlenmesinden hoşnut olmamakla birlikte, Nazi Almanyası'na karşı batı demokrasileriyle diyalog içinde görünüyor, aynı zamanda bu ülkeyle gizlice temaslara girişiyordu.
     Avrupa'daki bu bloklaşma çabaları içinde Türkiye, kendi sınırlarından hoşnut bir devlet olarak batı demokrasilerine yakınlaşmaya yönelmekle birlikte, Almanya'nın sıkıntılarına da belirli ölçüde hak veriyordu. Türkiye, batı ile yakınlığını artırırken, Almanya tarafıyla diyaloğunu sürdürüyor, SSCB ile ilişkilerini belirli bir seviyenin altına düşürmemeye çalışıyordu.         Türkiye, bütün bu gelişmeler karşısında çok yönlü politika izlemeye gayret ediyordu. Dost ülkeler kazanmak, Türkiye'ye karşı oluşturulacak olan tehlikeleri önlemek, diplomatik yollarla ülkenin güvenliğini artırmak, komşu ülkelerle güvene dayalı ilişkiler kurmak, kurulan iyi ilişkileri antlaşmalar yaparak sürekli kılmak, Atatürk'ün uyguladığı dış politikanın özelliklerindendi.
 
     Türkiye 1930'lu yıllarda otuzdan fazla devletle siyasi, iktisadi, kültürel ilişki içine girerek, komşuları ve dünya devletleri ile ilişkilerini geliştirmek niyetinde olduğunu göstermiştir. Türkiye, Milletler Cemiyeti'nin dünya barışını sağlamakta etkili olmadığını görünce, Balkanlar'a gelecek dış tehlikeyi ortaklaşa önlemek ve bu devletlerle siyasi, iktisadi ve kültürel ilişkilerini geliştirmek ve bölge barışına katkıda bulunmak için Balkan Antantı'nı imzalamıştı. 1934 yılında komşuları olan İran-Irak ve İran-Afganistan arasındaki sınır anlaşmazlıklarında hakemlik yapması istenmiş ve yapmıştır. Bu da, komşuları tarafından Türkiye'ye verilen önemin ve güvenin bir göstergesidir.
 
     Türkiye, bu dönemlerde diğer ülkelerle ilişkilerini geliştirmiş, bütün ülkelerle dost geçinme ilkesine bağlı kalmaya çalışmıştır. Türkiye, 1919-38 yılları arasında hiçbir ülke ile bir diğer ülke veya ülkeler aleyhine ittifak kurmamıştır. Doğal olarak bazı ülkelerle güvenlik ve işbirliği anlaşmaları yapılmıştır ve bu anlaşmalar da askeri müzakerelerle sonuçlanmıştır. Türkiye'nin uyguladığı dış politika, ne bir ülkenin düşmanı ne de özel dostu olmaya yönelikti. Türkiye'nin doğu, güneydoğu ve İstanbul'un batısındaki sınırlarının güvenliği kendisi için oldukça önemliydi. Tek taraflı silahlanmaya karşı olan Türkiye, yapılan barış anlaşmalarına bakılmaksızın, her ülkenin eşit olarak silahlanması gereği üzerinde önemli durmuştur. Çünkü ülkeler arasında denge sağlanırsa, kendi dışındaki ülkelerde barış ve huzur ortamı oluşacak, böylelikle Türkiye'nin çağdaşlaşması için gerekli reformları yapma imkanı elde edilmiş olacaktı.
 
S.) Türkiye, 1919-38 yılları arasında hiçbir ülke ile bir diğer ülke veya ülkeler aleyhine ittifak kurmamıştır.( D     Y)
 
S.) Türkiye, Temmuz 1932'de Milletler Cemiyeti'ne girdi( D….    Y ).
 
S.)Siyasal yapılanması Batı modeli üzerine kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Lozan Barış Antlaşması'ndan sonra dönemin büyük kabul edilen Batı devletlerine karşı “yansız bir politika” izlemeye çalışmıştır.( D..   Y)
 
S.)1923-1930 yılları arasında nasıl bir ekonomi politikası uygulanmıştır?
C.)Liberal ekonomi politikası uygulanmıştır.
 
S.) 1923-1930 yılları arasında Liberal ekonomi politikası uygulandığı halde bundan niçin vaz geçilerek devletçilik politikasına geçilmiştir.
C.)Ülkede üretim düşmüş, ihracat ve ithalat büyük ölçüde azalmıştır.
 
S.)Sakarya Meydan Savaşı’nın kazanılmasından sonra Atatürk’e, “Bizim sistemimiz Amerikan demokrasisi mi, yoksa Sovyet Sosyalizmine mi benzeyecek?” diye sorarlar. Atatürk buna verdiği cevap ne olmuştur?
C.)“Biz ikisine de benzemeyiz, biz Türkiye’nin gerçeklerine benzeriz.”
 
S.)Ülkemizde 1933-1937 yılları arasında ekonomi alanında ne gibi gelişmeler olmuştur?
C.)*Sanayinin çeşitli alanlarında 11 KİT açıldı.
*1925 yılında Kayseri’de bir uçak fabrikası da kuruldu.
*T.C., bu dönemde % 9 kalkınma hızını yakaladı.
*Denk bütçe yapılarak dış ticaret açığı ortadan kaldırıldı.
 
S.)Türk tarihinde uygulanan Anayasalar hangileridir?
C.)*1876(Kanun-i Esasiye-1909 da yeniden düzenlendi)
*1921(Teşkilat-Esasiye-Yeni Türk devletinin ilk Anayasası)
*1924 Anayasası
*1961 Anayasası
*1982 Anayasası
 
S.)Cumhuriyet döneminin ilk seçimleri  ne zaman yapılmıştır?
C.)1923 yılında yapılmıştır.
 
S.)Ülkemizde 1923-1938 arasında yapılan  gelişmeler nelerdir?
C.)*Cumhuriyet döneminin ilk seçimleri 1923 yılında yapılmış ve II. T.B.M.M. 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet ilanı ile birlikte çalışmalarına başlamıştır.
*1924 yılında Anayasa hazırlanmıştır.
*1924 yılında ilk bütçe hazırlandı.
*Çok parti hayata geçiş denemeleri yapılmış başarılı olunamamıştır.
*İkinci seçim 1927’de
*Üçüncü seçim 1931 yıllarında yapılmıştır.
*Kadınlar, 1930’da belediye seçimlerine, 1933’te muhtar ve köy heyetine, 1934 anayasa değişikliği ile milletvekili seçme ve seçilme hakkına  kavuştular.
1924 yılında ilk bütçe hazırlandı.
*Dış borç alınmadığı gibi Osmanlı’dan kalan Duyun-u Umumiye borçları ödendi ve kapitülasyonlara son verildi.
*Köylüye toprak, makine, tohumluk dağıtıldı.
*Yüksek Ziraat enstitüsü açıldı,
*Ziraat Bankası ile köylüye kredi verilmeye başlandı. Yeni demiryolları yapılırken yabancıların elindeki demiryolları bedelleri ödenerek kamulaştırıldı.  
*Petrol, tuz, tütün, şeker, kibrit tekelleri devlet tekeli haline getirildi.
*Üretim ve tüketim kooperatifleri kuruldu.
*Dış ticaret devletleştirildi.
*Azınlıklardan oluşan tüccarlara ağır vergiler getirildi.
* *Kabotaj hakkı millileştirildi.
*Aşiretlerin bir kısmının toprakları kamulaştırılarak topraksız köylüye toprak dağıtıldı.
*Enerji santralleri, barajlar, şeker, çimento ve tekstil fabrikaları kuruldu.
*Yeni üniversiteler açıldı.
*Madenler devletleştirildi.
*Ormanlar, göller kamulaştırılarak korumaya alındı.
*Ayrılıkçı isyanlar bastırıldı.
*Karşılıksız para basılmadan denk bütçeler yapıldı.
*Toprak envarteri çıkarılıp kadastro  örgütü kuruldu.
*Radyo, telefon ve telgraf işletmeleri kuruldu.
Devlet posta örgütü yeniden kuruldu.
*Vatandaşları okur-yazar kılmak için millet mektepleri açıldı.
*Medeni kanun kabul edildi. Yeni Ticaret Yasası kabul edildi ve çağdaş ticari kurumlar kuruldu.
*Ulusal bankacılık geliştirilerek 40’tan fazla milli banka kuruldu. 
*Türk tarih ve dil kurumları oluşturuldu.
*1930 yılında Türk Parası’nın Değerini Koruma Kanunu çıkarıldı
*Öte yandan Atatürk, Merkez Bankası kurulması konusunda görüşlerini almak üzere Alman Merkez Bankacısı Dr. Schacht’ı ve yardımcısı Karl Müller’i ülkeye çağırır. Onların bankanın kurulmasını erken olduğunu söylemelerine rağmen Atatürk, 30 Haziran 1930’da Merkez Bankası’nı kurar.
*Sığır vebası ve şarbon hastalıklarına karşı aşılar bulunarak uygulandı.
*Hayvancılık geliştirildi ve Tavukçuluk Enstitüsü kuruldu.
*Türkiye sivil havacılık alanında inanılmaz başarılar elde etti ve 8 kişilik yolcu uçaklarını Danimarka’ya satmayı başardı.
*1926 yılında Hava Kuvvetleri Komutanlığına bağlı uçakların bakım ve onarımlarını yapmak üzere Eskişehir’de bir Uçak Bakım Atölyesi açıldı.
Atatürk’ün ölümünden sonra 11 Kasım 1938’de Cumhurbaşkanı seçilen İnönü, Atatürk’ün resimlerini paralardan, devlet dairelerinden kaldırarak onun yerine milli şef sıfatıyla kendi resimlerini koydurmuştur. 
 S.) Atatürk'ün dünya görüşünü oluşturan ilkeler nelerdir?
C.)  “Tam bağımsızlık”, “Ulusal Egemenlik” ve ”Batılılaşmak”
 
S.1923-1930 yılları arasında Liberal ekonomi politikası uygulandığı halde bundan niçin vaz geçilerek devletçilik politikasına geçilmiştir.
C.)Ülkede üretim düşmüş, ihracat ve ithalat büyük ölçüde azalmıştır.
 
S.)1939-1950 Arası Gelişmeler Nelerdir?
C.)•       *1939 seçimlerinde ilk defa bağımsızlara da aday olma hakkı tanınmıştır. Seçilen 423 milletvekilinin 13’nü kadınlar oluşturmuştur
•         *1941 yılında Etimesgut’ta bir uçak fabrikası daha kuruldu. Ayrıca Türk Hava Kurumu, 1946 yılında Gazi Çiftliğinde bir uçak motor fabrikası kurdu.   
•          * 1942 yılında çıkarılan 4320 sayılı  Seçim Yasası, her ilin bir seçim bölgesi olmasını getirmişti. 1943 yılında yapılan genel seçimlerde C.H.P., tek parti olarak seçimlere girmiştir. Bu seçim tek partili dönemin son seçimleridir.
•        *1942’de gazete ve dergilerdeki her türlü dini yayın yasaklanırken.1949’da Ankara’da bir İlahiyat Fakültesi ile İmam-Hatip Okulları  açılmıştır.
•       *Türkiye, 24 Ekim 1945’te  kurulan B.M.’e üye olmuş ve yine aynı yıl ABD’nin isteği üzerine çok partili hayata geçerek sayısını bilmediğimiz çok sayıda ikili anlaşmayı A.B.D. ile yapmıştır.
•       *Türkiye hiçbir inceleme yapmadan 22 Nisan 1947’de ABD’nin Truman Doktrini, 4 Temmuz 1948’de Marshal Planı’na katıldı.
•        *1946 yılında Celal Bayar, Adnan Menderes, Refik Koraltan ve Ord. Prof. Dr. Fuat Köprülü tarafından D.P. kuruldu. 
•       *1946 seçimleri açık oy, gizli tasnif ilkesine göre yapıldı. Seçimlere D.P., Çiftçi ve Köylü Partisi, Türkiye Sosyal Demokrat Partisi ve Türkiye Sosyalist Partisi girdi. C.H.P. 395, D.P.66, Bağımsızlar 4 sandalye kazandı.
•         *Mareşal Fevzi Çakmak, 12 Ocak 1944 tarihinde yaş haddinden emekli olurken 1946 seçimlerinde D.P.’den bağımsız milletvekili seçildi.
*Mayıs 1948’de Mareşal Fevzi Çakmak, Hikmet Bayur ve Osman Bölükbaşı’nın içinde yer aldığı bir grup tarafından Millet Partisi kurularak hem C.H.P’ye hem de D.P.ye karşı muhalefet yapmaya başladı.
•       *Gerçek demokrasiye uygun olan gizli oy, açık tasnif sistemini getiren Seçim Kanunu 9 Temmuz 1948 yılında Mecliste kabul edildi. Ancak yargı güvencesi getirilmediği için 17 Kasım 1948’de yapılan milletvekili ara seçimlerine  D.P. katılmadı.
•       * Demokrat Parti, 1950 yılında yapılacak seçimlerde çoğunluk sisteminden vazgeçilip nisbi temsil usul ve yönteminin getirilmesini istedi. Fakat çoğunluk
 
*Eylül 1951'de Türkiye ile Yunanistan'ın NATO'ya üye olarak davet edilmesine karar verildi. TBMM 18 Şubat 1952'de Kuzey Atlantik Antlaşması'nı onayladı. Bu şekilde Türkiye NATO'ya üye olarak Sovyet tehdidine karşı Batı savunma sistemindeki yerini aldı(    )
*Türkiye'nin Batı'nın özgürlükçü düşünce yapısına bağlılığını açıkça ortaya koymak, NATO'ya üyelik sürecinde ABD'nin desteğini sağlamak amacıyla Kore Savaşına katılmıştır(     )
*1954'ten sonra Türkiye'yi meşgul eden temel konular, Kıbrıs ve TürkYunan ilişkileridir. 1974'ten sonra ise Ege Denizi sorunu ortaya çıkmıştır.(    )
*12 Eylül döneminde(1980-83)Dış politikadaki en önemli gelişme, NATO Başkomutanı'nın adıyla anılan "Rogers Planı"nın MGK yönetimi tarafından kabulü ve ülkenin uzun süredir izlediği politikaya aykırı olarak Yunanistan'ın NATO'nun askeri kanadına dönmesine izin verilmesiydi.(   )
*Türkiye, II. Dünya Savaşı sonunda galip devletlerin yanında yer almıştır.(     )
 
 
 
S.)1950-1960 Arası Gelişmeler Nelerdir?
C.)
•      1950’de D.P. iktidar olunca İnönü döneminde başlayan siyasal bağımlılığı, bir tehdit durumunda ve çağrı üzerine A.B.D.’ye Türkiye’ye müdahale etme yetkisi verilmesine kadar götürmüştür.
*Yine D.P. İktidarı, orduda tasfiyelere girişerek Atatürk’ün arkadaşlarını emekliye sevketmiştir.
*Buna karşılık 1951 yılında 5816 sayılı “Atatürk’ü Koruma Kanunu”nu çıkarıldı. Bu iki tutumun, birbiriyle çeliştiği söylenebilir. 
•       *Bir partizanlık örneği olarak D.P., 1953’te tek parti döneminde haksız biçimde elde edildiği gerekçesiyle C.H.P.’nin binalarına, yayın organı Ulus Gazetesi’nin yönetim ve yayın tesislerine el koydu.
•      *1954 yılında yapılan genel seçimlerde D.P. oyların % 58’ini alarak 488 milletvekili, C.H.P., oyların % 35’ini alarak 31 milletvekili,  Cumhuriyetçi Millet Partisi  oyların yaklaşık % 5’ini alarak 5 milletvekili çıkardılar. Bağımsızlar  ise 2 sandalye kazandı.
•       *Bu dönemde Türkiye 1952’de NATO’ya üye oldu.
*1960’da OECD’ye  üye oldu.
*Fas, Tunus ve Cezayir’in bağımsızlık savaşlarında Türkiye, bu ülkelerin değil Batı’nın yanında yer aldı.
*Süveyş Kanalını millileştiren Nasır’a karşı İngiltere’yi destekledi.
*Yabancı sermayenin özendirilmesi için kapitülasyon koşullarına benzeyen “Yabancı Sermayeyi Teşvik Kanunu ve Petrol Kanununu çıkarıldı.
•      *Yoğun bir biçimde dış borç alındı.
*1958 yılında dış borçlar ödenemez duruma geldi ve % 320 oranında bir devalüasyon yapıldı *27 Ekim 1957’de yapılan seçimlerde D.P. oyların % 48’ini alarak 424 milletvekili çıkardı. C.H.P. 178, C.M.P. 2, H.P.2 milletvekili kazandılar.
•       *D.P. Programı özelleştirmeci olup K.İ.T.’lerin satışını amaç edinmesine rağmen bunun tam tersini yaparak Türkiye Petrolleri  A.Ş., Et ve Balık Kurumu, Devlet Malzeme Ofisini kurmuş ve bu dönemde hiçbir özelleştirme yapılmamıştır.
•       *1959 yılında Londra ve Zürih anlaşmaları imzalanarak  İngiltere, Yunanistan ve Türkiye’nin garantörlüğünde Kıbrıs Cumhuriyeti  kuruldu.
*Bu anlaşmalara dayanarak Türkiye, 1974’te Kıbrıs’a müdahale etmiştir
•       *D.P., muhalefeti susturmak için Tedbirler Kanunu’nu çıkardı. Bu kanunla kurulan Tahkikat Komisyonu, cumhuriyet savcısı, sorgu hakimi, adli ve askeri amirlere verilen bütün yetkileri kendisinde topladı.
*Ayrıca her türlü yayını yasaklamaya, matbaaları kapatmaya, her çeşit gösteri faaliyetleri için tedbir almaya yetkili idi.
*19 Nisan 1960 tarihinde yaptığı konuşma sebebiyle İsmet İnönü’ye 12 oturum meclisten çıkarılma cezası verildi.
*Aynı şekilde Tahkikat Komisyonu, 23 Nisan 1960’da Fethi Çelikbaş ve Osman Bölükbaşı’ya T.B.M.M oturumlarından uzaklaştırma cezası verdi.
•      *D.P., bu tutumu ile adeta 1960 darbesine davetiye çıkarmış oluyordu.
•       *Prof. Taner Timur’e göre 1950-1960 döneminin temel tartışma ve mücadele konusu, biçimsel özgürlüklerdi: Basın özgürlüğü, üniversite özerkliği, mahkemelerin bağımsızlığı v.b. konular, örgütlü veya örgütsüz bütün muhalefetin ve  bütün mihrakların  sloganları haline gelmişti. Hatta bu mücadele, basın mensuplarına tanınacak ispat hakkı vesilesiyle D.P. saflarına da sirayet etmiş onları da bölerek “Hürriyet Partisi”nin kurulmasına yol açmıştır.
•       *1945-1960 arasındaki çok partili hayat, Türkiye’de beklenen demokrasiyi değil halkın fırkalara bölünerek birbiriyle çatışmasını getirmişti. Çünkü ülke içinde camiler, kahveler  ve mahalleler ayrılmıştı. Gerçekten de ülkede tam bir cepheleşme yaşandı. İktidar, üniversiteler, yargı ve basınla zıtlaştı. Ayrıca Bu dönemde iktidar ve muhalefet arasında uzlaşmaya ve hoşgörüye dayanmayan tamamen çatışmacı bir politika izlenmiştir. Nitekim Demokrat Parti, “vatan cephesi” diye bir cephe kurmuş buraya girenler  radyodan ilan edilmiştir.
•      *Başbakan Adnan Menderes A.B.D.ye teslimiyet politikasının ülkeyi iyi bir noktaya getirmediğini gördükten sonra Rusya ile ilişkileri geliştirmek üzere orayı ziyaret için  gerekli randevuları alır fakat ziyaretten 40 gün önce 27 Mayıs Darbesi gerçekleşir.
•       *İnönü darbeden çok kısa bir süre önce D.P.lilere, “sizi ben bile kurtaramam” demiş ve haklı çıkmıştır. 
•      *27 Mayıs 1960 günü  Türk Ordusunun subaylarından oluşan Milli Birlik Komitesi, ülkede birlik ve bütünlüğü sağlamak ve kardeş kavgasını önlemek iddiasıyla yönetime el koydu. 
S.) Bu dönemde Türkiye 1952’de NATO’ya üye oldu.
*1960’da OECD’ye  üye oldu. ( D     Y )


S.) 1945-1960 arasındaki çok partili hayat, Türkiye’de beklenen demokrasiyi değil halkın fırkalara bölünerek birbiriyle çatışmasını getirmişti.(   D     Y )
 
S.) 1959 yılında Londra ve Zürih anlaşmaları imzalanarak  İngiltere, Yunanistan ve Türkiye’nin garantörlüğünde Kıbrıs Cumhuriyeti  kuruldu.
*Bu anlaşmalara dayanarak Türkiye, 1974’te Kıbrıs’a müdahale etmiştir( D    Y   )
 
 
 
S.)1960-1971 ARASI GELİŞMELER NELERDİR?
C.)
*29 Eylül 1960’da D.P. yasal süresi içinde kongresini toplayamadığı gerekçesiyle kapatıldı.

*Cumhurbaşkanı, Başbakan, bakanlar ve milletvekilleri Yassı Ada’da olağandışı mahkemelerde yargılandılar.

*Cumhurbaşkanı Bayar, Başbakan Menderes, Dışişleri Bakanı Zorlu ve Maliye Bakanı  Polatkan idama mahkum edildiler.

*Celal Bayar’ın yaşı ileri olduğu gerekçesiyle infaz edilmedi fakat diğerleri asıldılar.
 *27 Mayıs Yönetimi, ordu içinde bir tasfiye hareketine girişerek  260 generalden 235’inin yanı sıra 5000 civarında subayı emekliye sevketti.
*15 Ekim 1961 tarihinde yapılan seçimlerde AP oyların %34.8 adı.
* Hak ve özgürlüklere geniş yer veren bir Anayasa 27 Mayıs 1961 tarihinde Temsilciler meclisinden geçirildi ve yapılan halk oylamasında %39.6 hayır oyuna karşılık %60.4 evet oyu ile kabul edildi. Bu anayasa yasama, yürütme ve yargıyı üç eşit erk olarak kabul ediyordu. Yasama organını, Anayasa Mahkemesi’nin denetimine tabi kılıyor, yürütmeyi bir yetki olarak değil bir görev olarak tanımlıyordu.

*T.B.M.M. yanında Cumhuriyet Senatosunu da içine alan iki yapılı bir meclise yer verildi. 

* Planlı ekonomiye geçilerek Devlet Planlama Teşkilatı kuruldu ve 5 yıllık kalkınma planları yapılması zorunlu hale getirildi.
* 1961  seçimlerinden sonra CHP-AP Koalisyonu, 1962’de CHP-YTP ve CKMP Koalisyonu, 1963’te C.H.P. ve bağımsızlardan oluşan azınlık hükümetleri hep İnönü’nün başbakanlığında kurulmuştur.
*İnönü’nün 12 Şubat 1965’te başbakanlıktan istifa etmesi üzerine bağımsız senatör Suat Hayri Ürgüplü’nün başkanlığında bir koalisyon hükümeti kuruldu.

*TBMM, kendisini yenilemek için genel seçimlerin yapılmasına kararlaştırdı
*10 Ekim 1965 tarihinde yapılan seçimlerde A.P. oyların % 52.87’ini alarak 240 milletvekili iktidar oldu.

*1965 seçimlerinde AP tek başına iktidar oldu.

*Bu dönemde Rafineriler, boru hatları, demir çelik tesisleri ve Keban Barajı yapıldı.

*Ayrıca Başbakan Demirel, başta  İskenderun Demir-Çelik olmak üzere İzmir Aliağa Rafinerisi, Seydişehir Alüminyum Tesisleri, Bandırma Sülfirik Asit Fabrikası ve Artvin Yonga Fabrikaları gibi 7 büyük sanayi tesisini kurmak için Batı’dan kredi istedi, onların vermemesi üzerine Sovyetlerden bunu sağlayarak bu projeleri gerçekleştirdi.
*1968’de Fransa’da başlayan öğrenci hareketleri Türkiye’ye de yayılmış ve toplumu huzursuz eden terör olaylarına dönüşerek 12 Mart 1971 tarihindeki askeri muhtıranın gerekçelerinden birisi olmuştur. 
 * 12 Ekim 1969 tarihinde yapılan seçimlerde A.P., oyların % 46.5’ini alarak 256 milletvekili ile iktidar oldu.
*  Seçim sonunda Demirel’in yeni hükümette Sadettin Bilgiç ekibinden kimseyi almaması A.P. içinde tartışmalara yol açtı. Bunun üzerine A.P.den milletvekili ve senatörlerden oluşan  72 kişi  Başbakan Demirel’e bir muhtıra vererek tarafsız davranmasını istediler. Buna verilen cevap, bazı milletvekili ve senatörlerin partiden ihracı oldu.
*İnönü’nün 12 Şubat 1965’te başbakanlıktan istifa etmesi üzerine bağımsız senatör Suat Hayri Ürgüplü’nün başkanlığında bir koalisyon hükümeti kuruldu.

*TBMM, kendisini yenilemek için genel seçimlerin yapılmasına kararlaştırdı
*10 Ekim 1965 tarihinde yapılan seçimlerde A.P. oyların % 52.87’ini alarak 240 milletvekili iktidar oldu.

*1965 seçimlerinde AP tek başına iktidar oldu.

*Bu dönemde Rafineriler, boru hatları, demir çelik tesisleri ve Keban Barajı yapıldı.
*Ayrıca Başbakan Demirel, başta  İskenderun Demir-Çelik olmak üzere İzmir Aliağa Rafinerisi, Seydişehir Alüminyum Tesisleri, Bandırma Sülfirik Asit Fabrikası ve Artvin Yonga Fabrikaları gibi 7 büyük sanayi tesisini kurmak için Batı’dan kredi istedi, onların vermemesi üzerine Sovyetlerden bunu sağlayarak bu projeleri gerçekleştirdi.

*Bunun üzerine bu gruptan 41 milletvekili muhalefetle birlikte bütçenin reddi yönünde(224 red, 214 kabul)  oy kullandılar. Bunun üzerine A.P. Sadettin Bilgiç başta olmak üzere 26 milletvekilini partiden ihraç etti.

*Bu grup partiden istifa edenlerle birlikte sonradan Demokratik Partiyi kurdular.
 *Daha önce Odalar Birliği Genel Sekreteri olan Prof. Dr. Necmettin Erbakan 1969 Odalar Birliği seçimlerinde Genel Başkan seçildi. Başbakan Süleyman Demirel tarafından seçim sonucu kabul edilmediği için görevi bırakmak zorunda kaldı.
*Bu arada A.P.den Konya’dan senatör adayı olmak istedi, bu isteği Süleyman Demirel tarafından kabul edilmeyince Konya’dan bağımsız milletvekili seçildi ve Milli Nizam Partisi’ne girerek Genel Başkan oldu.
 *12 Mart 1971 tarihinde Genel Kurmay Başkanı ve Kuvvet komutanları  Başbakan Demirel’e muhtıra vererek hükümetin düşmesine yol açtılar.
1971-1980 ARASI GELİŞMELER
 *Muhtıradan kısa bir süre sonra Necmettin Erbakan’ın Genel Başkanı olduğu Milli Nizam Partisi, 21 Mayıs 1971 tarihinde laikliğe aykırı çalışmalar yaptığı gerekçesi yle ve Türkiye İşçi Partisi ise 20 Temmuz 1971 tarihinde bölücülük yaptığı gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi tarafından kapatıldı. 
 *1971-1972 yılları arasında CHP’li Nihat Erim Başkanlığında iki koalisyon hükümeti kuruldu.

*Askeri müdahaleye İnönü taraftar iken Ecevit karşı çıkmıştır.

*1972 yılında CHP’de Ecevit’in Genel Başkan seçilmesi, CHP’nin de parçalanmasına yol açtı ve bu parti içinden Turhan Feyzioğlu’nun Genel Başkanı olduğu Güven Partisi çıktı.
*14 Ekim 1973’te yapılan seçimleri sonucunda  C.H.P.-M.S.P. Koalisyon Hükümeti kuruldu.

*Bu dönemde Türk ordusu tarafından Kıbrıs Barış Harekatı gerçekleştirildi. Bunun sonunda adanın Kuzeyine Güneydeki Türkler göç etti ve böylece Kıbrıs Türk ve Rumlardan oluşan iki kesimli hale geldi.

*Başbakan Ecevit, hem harekatın sonuçlarını oya dönüştürmek  hem de koalisyon ortağı M.S.P. ile düştüğü anlaşmazlık sebebiyle istifa etti.

*1973’te A.P.-M.S.P.-M.H.P. ve C.G.P.’den oluşan I. Milliyetçi Cephe  Hükümeti kuruldu.
 * 5 Haziran 1977 seçimleri sonucunda da AP-MSP-MHP’den oluşan II. Milliyetçi Cephe Hükümeti kuruldu.
*1978’de CHP ve bağımsızlardan oluşan Hükümet, Ecevit’in Başbakanlığında kuruldu.
*1979 ara seçimlerinin sonunda Demirel, AP ve bağımsızlardan oluşan azınlık hükümetini kurdu.
*24 Ocak 1980 Ekonomik İstikrar Kararları, Türkiye ekonomisi için bir dönüm noktasıdır. Çünkü bu kararlar ile T.C., tarım, ticaret ve sanayide milli hedefleri bıraktı. Ayrıca TL’nin değer kaybetmesi, ithalatın serbestleştirilmesi, KİT.lerin özelleştirileceği ve tarıma desteğin kaldırılacağı açıklanıyordu.

*Programın etkisi kısa sürede kendisini göstermiş, 1980 başında 47 lira olan 1 ABD doları yıl sonunda 90 liraya çıkmıştır.
 *Başbakan Demirel, azınlık hükümeti ile ülkeyi idare etmeye çalışırken  yine anarşik olaylar büyük boyutlara ulaştı.
*Üstelik Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’ün görev süresi 22 Mart 1980 tarihinde sona ermiş fakat mevcut partiler bir aday üzerinde anlaşarak Cumhurbaşkanını seçemediler.

*Bu durum 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi’nin gerekçelerini oluşturmuştur.
 
 
 
S.)Atatürk döneminde dış politikada öncelikler neler olmuştur?
C.) Lozan Antlaşması'nın (1923) genç Türk devletine sağladığı yeni uluslararası kimlik ve hakların uygulanarak pekişmesi, dış ilişkilerin geliştirilip çeşitlendirilmesi, eski düşmanlarla dostane ilişkiler sayfası açılması, uluslararası çok taraflı siyasi faaliyetlerde bulunulması, iktisadi ilişkilerin geliştirilmesi ve silahlı kuvvetlerin modernleştirilmesini hedefleyen çalışma ve bağlantıların geliştirilmesi şeklinde özetlenebilir.
 
 
S.) "Soğuk Savaş" deyimi ilk kez ne zaman kim tarafından kullanılmıştır?
C.)"Soğuk Savaş" deyimi ilk kez 1947 yılında ABD'li Bernard Baruch tarafından kullanılmıştır.
 
 
 
 
S.)1980 ve SONRASI GELİŞMELER NELERDİR?
C.)
*S.12Eylül hareketine Avrupanın ve ABD’nin tepkisi ne olmuştur?
C.) ABD ve İngiltere hem de AB tasvip etmiştir.
 
S.)1980 ve sonrası gelişmeler nelerdir?
C.)Liberalleşme dönemine girilmiştir. 
*Bütün partiler kapatıldı ve yöneticileri tutuklanarak Zincirbozan’da ikamete mecbur edildiler.
*Dernekler kapatılarak başkanları tutuklandılar. Türkiye’de bütün özgürlükler askıya alındı.
*Yaklaşık 100 bin kişi gözaltına alınıp sorgulandı.
*1982 yılında yeni anayasa yapılarak 1961 Anayasası yürürlükten kaldırıldı. Bu anayasada darbecilere yaptıklarından dolayı dava açılamayacağı  ifadesi de yer aldı.
*6 Kasım 1983’te yapılan seçimler sonunda ANAP’si oyların % 45.15’ini alarak iktidar oldu.
*Askeri yönetim döneminde Başbakan Yardımcısı olan Turgut Özal, 1983 seçimlerini ANAP’ın kazanması üzerine genel başkan  sıfatıyla Başbakanlığa atandı.
* Halkçı Parti Kongresinde Necdet Calp Genel Başkanlığı, Aydın Güven Gürkan’a bıraktı
*H.P. ile SODEP birleşerek S.H.P. adını aldı. Genel Başkan Aydın Güven Gürkan görevden ayrıldı ve yerine Erdal İnönü geldi.
*Kasım 1985’te Rahşan Ecevit tarafından Demokratik Sol Parti kuruldu.
*1985’te  İstanbul’da Menkul Kıymetler Borsası kuruldu
* ve 1990’larda Özel TV. Kanalları açıldı.
*14 Nisan 1987’de AET tam üyelik için Özal başvurdu, AET üyelik başvurusunu reddetti ve Türkiye’nin tam üyelik konusunu birliğin gündeminden çıkardı. Buna karşılık Başbakan Turgut Özal, “Türkiye Avrupa Birliğine alınmasa da Gümrük Birliğine gireceğiz” dedi.Nitekim A.B. ile Gümrük Birliği  Anlaşması 1995 yılında imzalandı.
*2000 ve 2001 yıllarında borsa krizi nedeniyle Türk ekonomi çöktü.

*     Atatürk’le başlayan Türkiye’nin sanayileşmesi, özelleştirme iddiasıyla iktidara gelen Demokrat Parti ve Adalet Partisi hükümetleri dönemlerinde de sürdürülmüştür. Özal döneminde ise ekonomi dışarıya açılmış, sanayi ürünlerinin ihracatımız içindeki payı % 70’lere kadar çıkmıştır. Fakat bu dönemde sadece alt yapı yatırımları ile iletişim alanında gelişmeler kaydedilmiş buna karşılık ciddi sanayi yatırımları yapılmadığı gibi var olan kamu ekonomi kuruluşları da özelleştirilmeye başlanmıştır. 
*Süleyman Demirel olmak üzere diğer siyasilerin affı, Eylül 1987 tarihinde yapılan referandumda % 65 hayır oyu çıkmasıyla gerçekleşebilmiştir. Y.S.K.referandum kararını 12 Eylül 1987 tarihinde resmi gazetede yayımladı. Böylece Demirel D.Y.P., Ecevit, D.S.P.’nin başına geçti.
  *Referandum sonunda Özal baskın seçim kararı aldı. Bu arada milletvekili sayısını 400’den 450’ye çakardı. Seçim yasasını kendi çıkarlarına göre düzenledi ve ön seçimi yasakladı.

*Anayasa mahkemesi ön seçim yasasını iptal edince seçim, 29 Kasım 1987 tarihinde yapıldı.
*Seçimler sonunda ANAP oyların %36.29’unu alarak 292 milletvekili, S.H.P. oyların  %24.76’sını alarak 99 milletvekili, D.Y.P.ise oyların %19.16’sını alarak 59 milletvekili çıkardı.
 *9 Ağustos 1989’da Türk parasının kıymetini koruma kanununda bir değişiklik yapılarak Türk lirası tamamen  konvertıbl hale getirildi.. 
 *12 Eylül darbesinden sonra çıkarılan Partiler Kanunu, liderlere büyük yetkiler vererek milletvekili adaylarının tespitini onlara bırakmıştır. Bu kanunun ilk uygulamasını Özal yaparak 1983  seçimlerinde partisinin adaylarını kendisi ve çevresin
deki birkaç kişi ile birlikte belirlemiştir.
*Çıkarcı ve köşe dönmeci zihniyet devlet kademelerinde 
görülmüş ve bunlar  hayali ihracat ve yolsuzluk yapılmasına zemin hazırlamışlardır.Birçok yolsuzluk ve hayali ihracaat olaylarına şahit olunulmuştur.
 *Bu arada  Cumhurbaşkanı Kenan Evren’in  görev süresinin dolması sebebiyle Başbakan Turgut Özal, 31 Ekim 1989’da T.B.M.M.de üçüncü tur seçimde Türkiye’nin 8. Cumhurbaşkanı seçildi.

*Özal’ın Cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra ANAP Genel Başkanlığı’na seçilen Yıldırım Akbulut Başbakan oldu.
 * 20 Ekim 1991 tarihinde yapılan seçimler sonunda oyların %27.3’ünü alan D.Y.P  Süleyman Demirel’in Başkanlığında D.Y.P. S.H.P. Koalisyon Hükümeti kuruldu.

*17 Nisan 1993 yılında Cumhurbaşkanı Özal’ın ölümü, yönetim kadrosunda önemli değişikliklere sebep oldu.
*16 Mayıs 1993’te Demirel’in Cumhurbaşkanı seçilmesi üzerine D.Y.P. Genel Başkanlığı’na gelen Tansu Çiller başbakan oldu. Kabine’de Başbakan yardımcısı ve Dışişleri Bakanı olan Erdal İnönü’nün görevinden ayrılması üzerine Genel Başkanlık ve Dışişleri Bakanlığına  Murat Karayalçın geldi.
 *D.Y.P.-S.H.P. döneminde 6 Mart 1995’de Türkiye-AB arasında Gümrük Birliği Anlaşması imzalandı. 
 *3 Temmuz 1992’de 12 Eylül yönetiminin kapattığı  partiler yeniden açıldı.

C.H.P.’in Genel başkanlığı’na Deniz Baykal seçildi.

*Uzun görüşmeler ve pazarlıklardan sonra T.B.M.M.’deki sol partilerden S.H.P. C.H.P.’ye katıldı ve Hikmet Çetin Genel Başkan oldu.
9 Eylül 1995’te C.H.P. kurultayında Deniz Baykal, Genel Başkan oldu ve hükümetten çekildi. Baykal erken genel seçim koşulu ile Çiller ile koalisyon kurmayı kabul etti.

*1995 seçimleri sonunda oyların % 21.4’ünü alan  R.P.158 milletvekili, ANAP % 19.65 oyla 132 milletvekili, D.Y.P. ise % 19.18 ile 135 milletvekili, % 14.6 oyla D.S.P. 76 milletvekili, C.H.P. ise % 10.7 ile 49 milletvekili  çıkardılar.
 *Seçimden sonra  gerçekleşen kısa süreli ANAP-DYP Koalisyonundan ardından RP-DYP koalisyon Hükümeti kuruldu.

*Bu hükümet, denk bütçe yapma, havuz sistemini getirme ve I.M.F.’den borç almama politikası izledi.
*Bu arada RP’li üyelerin tarikatlarla giriştiği ilişkiler, 28 Şubat 1997 tarihinde M.G.K.’da ele alındı. Bunun üzerine Başbakan Erbakan, görevin ortağı Çilleri verilmesi için istifa etti.

*Fakat Cumhurbaşkanı Demirel, görevi Çiller yerine ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz’a verdi ve ANAP, D.S.P. ve D.Y.P.den ayrılan D.T.P. tarafından bir koalisyon hükümeti kuruldu ve bu hükümeti C.H.P. dışarıdan destekledi. 
 
* Bill Clinton, Mayıs 1997’de Yeni Bir Yüzyıl İçin Ulusal Güvenlik Stratejisini imzaladı. Belgede bölgemiz ve Türkiye için şu ifadeler yer aldı: “ Kendi petrol kaynaklarımız tükeneceğinden Türk cumhuriyetleri, Kafkaslar, İran, Kuzey Irak, Doğu ve Güneydoğu Anadolu kaynaklarına ulaşmak A.B.D.’nin yaşamsal çıkarlarından birisidir.” 
*Bunun üzerine Türk Genel Kurmayı, 1997’de Milli Askeri Strateji Konsepti (MASK)ni değiştirdi. Bu konsepte, bölgenin bağımsızlığı, T.S.K.nin modernize edilerek bağımlı olduğu noktaların saptanması ve iyileştirilmesi kararlaştırıldı. Kararların Brüksel ve Washington yerine Ankara’dan alınması A.B.D.yi çok rahatsız etti.
 *Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 21 Mayıs 1997’de Refah Partisi’nin laiklik ilkesine aykırı eylemlerin odağı haline geldiği gerekçesiyle kapatılması için Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu ve mahkeme bu partiyi 17 Ocak 1998 tarihinde kapattı.

*Baykal seçimden önce hükümetin istifa etmesini şart koştu. 11 Ocak 1999’da Ecevit D.S.P. azınlık hükümetini kurdu.
 *18 Nisan 1999 seçimleri sonunda D.S.P. % 22.17 oyla 136. M.H.P. % 17.98 oyla 129, F.P. % 15.4 oyla 111, ANAP % 13.22 oyla 86, D.Y.P. 12.03 oyla 85 milletvekilliği kazandılar. T.B.M.M.’ne 3 bağımsız üye seçildi.
 *1999 seçimlerinden sonra RP’den milletvekili seçilen Merve Kavakçı, meclise başörtüsü ile girmeye kalkıştı, buna izin verilmediği gibi A.B.D. vatandaşı olduğu için milletvekilliği görevi sona erdirildi.

*Bu olay, RP’nin yenilikçi ve gelenekçi olarak ikiye bölünmesine daha sonra yenilikçilerin A.K.P.’yi kurmasına yol açtı. 
 *1999 seçimleri sonucunda DSP-MHP ve ANAP’tan oluşan bir iktidar kuruldu. 
*ABD’nin ırak’a müdahalesine karşı çıktığı için 2000 ve 2001 yıllarında iki ekonomik kriz çıkartılmak suretiyle yıpratıldı. Sonuçta  2002’de yapılan seçimlerde  bu partiler, meclis dışında kaldılar.
 *Bu krizin sebebi olarak M.G.K.’da Cumhurbaşkanı Sezer ile Başbakan Ecevit’in  tartışmaları gösterildi. Krizden sonra Kemal Derviş ABD’den getirilerek Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı yapıldı.
* Bu arada mevcut hükümetin düşürülmesi için dışarıdan bir manipülasyon yapıldı.Şöyle ki, 2002 yılında Kemal Derviş Başbakan’ın haberi olmadan yurtdışına çıktı ve dönüşünde İsmail Cem’in başını çektiği bir ekip D.S.P.’den istifa ederek yeni bir parti kurmaya karar verdiler.Fakat bu gerçekleşmedi.
*Bunun üzerine MHP Genel Başkanı Devlet  Bahçeli Ekim ayında erken genel seçimlerin yapılması gerektiğini söyledi ve kısa süre sonra meclis erken seçim kararı aldı.
 *Milli Görüş  Fazilet Partisi’ni kurdu . Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 7 Mayıs 1999’da kapatılan bir partinin devamı olduğu gerekçesiyle  kapatma davası açtı.

*Bu arada  parti yenilikçi ve gelenekçi olarak ikiye ayrıldı. Yenilikçilerin lideri Abdullah Gül, Genel Başkan Recai Kutan’a karşı aday olduysa da seçimi kaybetti.

*22 Haziran 2001 tarihinde  laik cumhuriyet ilkesine aykırı eylemleri sebebiyle F.P. kapatıldı.
*21 Temmuz 2001’de Saadet Partisi kuruldu.Gelenekçiler bu partide kalırken  yenilikçiler A.K.P.yi kurdular  ve Genel Başkan  Recep  Tayyip Erdoğan oldu.
*3 Kasım 2002 tarihinde yapılan seçimlerde oyların %34.2’sini alan A.K.P. 363 milletvekili kazanarak tek başına iktidara geldi. 
 *Atatürk, ''azami tasarruf milli prensibimiz olmalıdır'' demesine rağmen Atatürk’ten sonra uygulanan, gelirden fazla harcamaya dayanan savurgan politikalar ve bunun için yapılan borçlanmalar,  ülke ekonomisinin çökmesinde büyük etken olmuştur.
*A.K.P., dış politikada Milli Şef İnönü ve DP iktidarından çağdaşlaşma mücadelesini sürdürmüştür.
*22 Temmuz 2007 tarihinde yapılan genel seçimlerde A.K.P. oyların % 46.6’ını alarak 341 milletvekili çıkarıp iktidar oldu.
 
S.)Türkiye’de  2000 ve 2001 krizleri,dış faktörlerin etkisiyle çıkmıştır) D ….   Y   )
  KORE SAVAŞI
S.)Türkiye’nin Kore savaşına katılma nedenleri nelerdir?
C.) Sovyet baskısına karşı müttefikler arayan ve bu sebeple NATO'ya girmek isteyen Türkiye, bu isteklerini daha kolay elde etmek ve Amerika'ya yakınlaşmak amacıyla Kore Savaşı'na bir tugay yollamıştır.
S.)Kore savaşına gönderilen kuvvetler nelerdir?
C.)
Tuğgeneral Tahsin Yazıcı komutasındaki 259 subay, 18 askeri memur, 4 sivil memur, 395 astsubay, 4414 erbaş ve er olmak üzere 5090 kişilik 1. Türk tugayı, 17 Eylül 1950'de İzmir'den hareket ederek 12 Ekim 1950'de öncü takım Pusan limanına ulaştı ve 17 Ekim'de ana birliği de Pusan'dan karaya çıktı. Aynı gün Pusan'dan hareket ederek 20 Ekim'de Taeg'a varıp Birleşmiş Milletler ordularına iştirak etti. 10 Kasım'da Taeg'dan hareket ederek 21 Kasım'da Kunuri'ye vararak Amerikan 9. Kolordusu'nun sağ kanadında konuşlandırıldı.
S.)Kore savaşında Türk kuvvetlerine verilen görev nedir?
C.)Kore Savaşı'nda çok kiritik noktalarda görevler üstlenen Türk Tugayı 6 Ocak 1951'de Chonan'da 20 gün ihtiyatta kaldıktan sonra savunma mevziinin bir bölümünü elde geçirmekle görevlendirildi. Bu görev için 24 Ocak'ta Chonan'dan hareket eden Türk Tugayı'nın yapacağı muharebenin mahiyeti, düşman mevziine cepheden taarruz etmekti ve netice süngü ile alınacaktı.
S.)Kore savaşında Türk kuvvetlerinin başarıları nelerdir?
C.)26 Ocak 1951'de Kumyangjangni kasabası, 156 rakımlı tepe ve 25 Ocak 1951’de de düşmanın direniş gösterdiği 185 rakımlı tepe ele geçirildi. Bu başarılı muharebelerinden dolayı Türk Tugayı'na Amerikan Kongresince Mümtaz Birlik Nişanı ve beratı verildi. Ayrıca Türk Silahlı Kuvvetlerine Güney Kore Cumhurbaşkanlığı Birlik Nişanı verildi.
S.)Kunuri Savaşı kimler arasında yapıldı?Türk kuvvetlerinin bu savaşta başarıları nelerdir?
C.)Kunuri Savaşı: Türkiye'nin Kore Savaşı'nda Çin ve Kuzey Kore birliklerine karşı direndiği savaş. 4 gün süren bu muharebeler - 26 Kasım 1950’de Kuzey Kore'nin Çin (Mançurya) sınırı yakınındaki Kunuri’den Tockchon istikametine başlayan intikale müteakiben icra edilen; 28 Kasım 1950’de Wavon, 29 Kasım 1950’de Sinim-ni, Kaechon ve Kunuri Boğazı Muharebeleri ile 30 Kasım 1950’de Sunchon Boğazı muharebesi- Kunuri ile Tokchon arasında cereyan etmiştir. Kore’ye geleli henüz bir ay olan Türk Tugayı bu muharebeler ile; o zamana kadar savaşa müdahale etmeyen çok üstün sayıdaki Çin Ordularının 25 Kasım 1950’de baskın şeklinde başlayan saldırısından, geri çekilmeye başlayan Birleşmiş Milletler (BM) Kuvvetlerinin yan ve gerilerini korumuş, düşmanı oyalayarak bu kuvvetlerin emniyetli bir şekilde geri çekilmeleri için yeterli zamanı (3 gün) kazandırmıştır. Bu suretle BM kuvvetleri emniyetli bir şekilde geri çekilmiş ve K.Çin Ordusu tarafından kuşatılarak imha olmaları önlenmiştir. Bu arada Türk Tugay’ı da kendisini çepeçevre kuşatan düşman çemberini yararak, çok zayiat vermesine rağmen imhadan kurtulmayı başarmıştır. Bu muharebede Tugay’ımızın toplam zayiatı; 767 subay, astsubay ve er’dir. (218 şehit, 455 yaralı ve 94 kayıp)[1]               Türk Tugayının bu ilk muharebesinde süngü süngüye savaşarak gösterdiği cesaret, Birleşmiş Milletler ordularına kuvvet veren diğer ülke birliklerinin de moralini yükseltmiş ve onların da süngü takarak yakın muharebe yapmalarını teşvik etmiştir. Türk kuvvetlerinin süngü muharebesinde telef olan Çin ve Kuzey Kore askerlerinin cesetlerinin durumu ise düşman askerlerinin savaşma azmini kırmıştır.
S.) Aşağıdakilerden hangisi 1923-1938 yılları arasında uygulanan Türk dış politikasının özelliklerinden biri değildir?                                                                                                                                                                  

AAkılcıdır                                                                                                                                                                 B) Musafa Kemal Atatürk tarafından formüle edilmiştir.                                  
C) Barışçı esaslara dayanır.                          
D) Emperyalizm ve sömürgeciliğe karşı değildir.                                                                                                                                                                  
E) Misak-ı Milli'yi hedef almıştır,

S.)
I- Kore Harbine Katılma
II- BM’ye giriş
III- Cento’ya katılma
Yukarıdakilerden hangileri Türkiye’nin NATO’ya girişine sebep olan gelişmelerdendir?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) Yalnız III
D) I-III
E) II-III


S.) Kore savaşında Türk kuvvetlerinin başarıları nelerdir?
C.)26 Ocak 1951'de Kumyangjangni kasabası, 156 rakımlı tepe ve 25 Ocak 1951’de de düşmanın direniş gösterdiği 185 rakımlı tepe ele geçirildi. Bu başarılı muharebelerinden dolayı Türk Tugayı'na Amerikan Kongresince Mümtaz Birlik Nişanı ve beratı verildi. Ayrıca Türk Silahlı Kuvvetlerine Güney Kore Cumhurbaşkanlığı Birlik Nişanı verildi.
 
S.)Savaşa katılan Türk birlikleri ve kayıpları nelerdir?
C.)1. Türk Tugayı (Tugay Komutanı Tuğgeneral Tahsin Yazıcı, dönüşte DP milletvekili)
*241. Piyade Alayı (Alay Komutanı Albay Celâl Dora, alay lağvedildikten sonra Tugay komutan yardımcısı, dönüşte CHP milletvekili)
*1. Tabur (Tabur Komutanı Binbaş İmadettin Kuranel)
*2. Tabur (Tabur Komutanı Binbaşı Miktat Uluünlü, 18 Mayıs 1951'de şehit Mezartaşı)
*3. Tabur (Tabur Komutanı Binbaşı Lütfi Bilgin, 24 Mayıs 1951'de şehit Mezartaşı)
1. Türk Tugayı'nın toplam kaybı şöyledir: 721 şehit, 2111 yaralı, 175 kayıp , 234 esir (POW) , 298 belirsiz
 
S.) 12 Eylül Harekatı ne zaman ,kim tarafından ve neden yapılmıştır?Sonuçları nelerdir?
C.)Tarih:12 Eylül 1980 de yapıldı.
Amaç:Ülkedeki "anarşi ve terörü önlemek ve akan kanı durdurmak
Yapan: Türk Silahlı Kuvvetler
 Sonuçları: Türk Silahlı Kuvvetleri bir kez daha yönetime el koydu. Tüm yurtta sıkıyönetim ilan edildi. Genelkurmay başkanı Kenan Evren başkanlığında, Kara Kuvvetleri komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Hava Kuvvetleri komutanı Tahsin Şahinkaya, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Nejat Tümer ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sedat Celasun'dan oluşan Milli Güvenlik Konseyi yürütmeyi eline aldı. Siyasi parti liderleri "gözetim altına" alındı.
 
S.)12 Eylül rejimi dönemi(1980-1983) gelişmeleri nelerdir?
C.) Askeri müdahale, ordunun 12 Eylül 1980 sabahı, emir ve komuta zinciri içinde yönetime el koymasıyla gerçekleşti. Genelkurmay başkanı Orgeneral Kenan Evren ve Kuvvet Komutanları'ndan oluşan Milli Güvenlik Konseyi (MGK), TBMM'yi ve hükümeti feshetti. Tüm ülkede sıkıyönetim ilan edildi; AP, CHP, MSP ve MHP genel başkanları gözaltına alındı. Müdahaleden sonra yasama ve yürütme yetkilerini bünyesinde birleştiren MGK, Konsey'in başkanı olan Orgeneral Kenan Evren'i Devlet Başkanlığı'na getirdi. Yeni hükümet Oramiral Bülent Ulusu başkanlığında kuruldu. Yeni hükümette son AP Hükümeti'nin Başbakanlık Müsteşarı ve 24 Ocak Kararları'nın mimari Turgut Özal da Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı olarak görev aldı.
       Bu dönemde, Demirel Hükümeti tarafından başlatılan ekonomik istikrar politikası aynen sürdürüldü. Dış politikadaki en önemli gelişme, NATO Başkomutanı'nın adıyla anılan "Rogers Planı"nın MGK yönetimi tarafından kabulü ve ülkenin uzun süredir izlediği politikaya aykırı olarak Yunanistan'ın NATO'nun askeri kanadına dönmesine izin verilmesiydi.
      Yeni bir anayasa hazırlanması için Haziran 1981'de, MGK ve Danışma Meclisi'nden (DM) oluşacak yeni bir "Kurucu Meclis" oluşturulması kararı alındı. DM üyelerinin açıklandığı gün daha önce etkinlikleri yasaklanmış olan tüm siyasi partiler MGK tarafından kapatıldı ve mal varlıklarına el kondu.
      DM Anayasa Komisyonu tarafından hazırlanan yeni anayasa 7 Kasım 1982'de halkoyuna sunuldu ve %91.2 "evet" oyuyla kabul edildi. Yeni anayasanın kabulü ile Kenan Evren "Cumhurbaşkanı" sıfatını aldı. Siyasi Partiler Yasası 24 Nisan 1983'te yürürlüğe girdi ve yeni siyasi partilerin kurulması için siyasal faaliyetler kademeli olarak serbest bırakıldı.
        Merkez sağda emekli Orgeneral Turgut Sunalp başkanlığında, "12 Eylül ruh ve felsefesinin devamı" olduğunu açıklayan Milliyetçi Demokrasi Partisi (MDP) kuruldu.      MGK tarafından pek de hoş karşılanmayan ikinci parti kurma girişimi de 1982'de Ulusu Hükümeti'nden ayrılmış olan Turgut Özal'dan geldi ve 24 Ocak Kararları ile başlayan liberalleşme ve ekonomik istikrar programının sürdürülmesi için iktidar talebinde bulunan Anavatan Partisi (ANAP) kuruldu.
      Kurulan üçüncü parti, merkez sol eğilimli olması amaçlanan Halkçı Parti'ydi (HP). HP'nin genel başkanlığını Bülent Ulusu'nun Başbakanlık Müsteşarlığını yapmış olan Necdet Calp üstlenmişti. Bunların yanında AP'nin devamı olarak bilinen Doğru Yol Partisi (DYP) ve İsmet İnönü'nün oğlu Erdal İnönü'nün başkanlığında Sosyal Demokrasi Partisi (SODEP) kuruldu. MGK yeni kurulan partilerin kurucu listelerini incelemeye aldı ve bunlardan büyük bir bölümünü veto etti. En çok vetoyu SODEP ve DYP listeleri almış ve iki parti de öngörülen süre içinde kurucu yeter sayısını tamamlayamadığı için genel seçimlere katılma hakkını elde edememişti.
     6 Kasım 1983 seçimlerine yalnızca ANAP, MDP ve HP katıldı ve yüzde 45.1'lik oy alan ANAP tek başına iktidar oldu. 24 Kasım 1983'te toplanan TBMM'de başkanlık divanının oluşmasıyla MGK'nın görevi sona erdi. MGK'nın dört üyesi "Cumhurbaşkanlığı Konseyi Üyesi" olarak göreve başladı. 13 Aralık'ta ise Turgut Özal başkanlığında I. ANAP Hükümeti kuruldu.
S.)Soğuk Savaş Olayı nedir?
C.) II. Dünya Savaşı sonrasında Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyetler Birliği arasında sürdürülen sürekli gerginlik ve sınırlı çatışma biçimidir. Soğuk savaş, 1917'den başlayan Doğu-Batı çekişmesinin bir ürünüdür. Bu çekişme II. Dünya Savaşı'ndan sonra daha belirgin hale geldi.II. Dünya Savaşı'ndan galip çıkmış ABD, SSCB ve bu iki gücün çevresinde toplanan diğer devletler arasındaki anlaşmazlık ve rekabetin, silahlı çatışma yaşanmaksızın sürdürüldüğü döneme verilen isimdir.
Bu yeni süreç II. Dünya Savaşı sonrasında yirmi yıl boyunca sürmüştür. Bu yirmi yıllık sürecin oluşumu temelde SovyetABD güvensizliğine ve karşılıklı çekişmesine dayanır.
 
S.) "Soğuk Savaş" deyimi ilk kez ne zaman kim tarafından kullanılmıştır?
C.)"Soğuk Savaş" deyimi ilk kez 1947 yılında ABD'li Bernard Baruch tarafından kullanılmıştır.
 


SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİNDE TÜRK DIŞ POLİTİKASI
 S.)SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİNDE TÜRK DIŞ POLİTİKASI NASILDI?
C.)
     Türkiye, II. Dünya Savaşı sonunda galip devletlerin yanında yer almış, buna karşın savaştan hemen sonra önemli sorunlarla karşı karşıya kalmıştır.
      Bu dönemde toprak bütünlüğünü güvence altına almak Türk dış politikasının esasını oluşturdu. Türkiye, bu amaçla bazı ittifakların kuruluşunda aktif rol aldı. 1954'ten sonra Türkiye'yi meşgul eden temel konular, Kıbrıs ve TürkYunan ilişkileridir. 1974'ten sonra ise Ege Denizi sorunu ortaya çıkmıştır.
 
S.)TÜRKİYE  SOVYETLER BİRLİĞİ İLİŞKİLERİ NASILDI?
C.)
      Sovyet yönetimi daha II. Dünya Savaşı'nın başında Türkiye'den Boğazlar statüsünde değişiklik yapılmasını istemişti. Türkiye tarafından reddedilen bu istekler Rusya'nın yayılma politikalarının habercisiydi. Türkiye, bu nedenle II. Dünya Savaşı'nda Batı Avrupa devletlerinin yanında yer aldı. Ancak, Sovyetlerin Türkiye'den istekleri son bulmadı. Sovyet yönetimi şu isteklerde bulunuyordu:
     TürkSovyet sınırında, Sovyetler lehine bazı düzeltmeler yapılması,
     Sovyetler Birliği'ne Boğazlarda deniz ve kara üsleri verilmesi,
     Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nde değişiklikler yapılması
      Türk hükümeti bu istekleri kesin bir dille reddetti. Bunun üzerine SSCB, 1945 yılının ortalarından itibaren Türkiye üzerinde ağır bir siyasi baskıya kurdu. Kars ve Ardahan'ı talep etti. Türk-Sovyet ilişkilerindeki bu gerginlik nedeniyle Türkiye, dengeyi sağlayabilmek üzere ABD'ye yaklaşmaya başladı.
S.)TÜRKİYE  ABD İLİŞKİLERİ NASILDI?
C.)
    Türkiye, Şubat 1945'te Almanya ve Japonya'ya savaş ilan ederek Müttefiklerin yanında yer almıştı. Bunun üzerine Nisan 1944'te kesilmiş olan Amerikan askeri yardımı yeniden başladı.
    Ağustos 1946'da Sovyetler Birliği'ne bir nota veren ABD, Boğazların savunmasında sadece Türkiye'nin sorumlu olmasından yana olduğunu bildirdi. Arkasından da Akdeniz'e donanmasını gönderdi. 1947'de Truman Doktrini ilan edildi. ABD Kongresi Türkiye'ye Yardım Kanunu'nu kabul etti. Marshall Planı ile yapılan yardımın miktarı çoğaltıldı.
    1948'de ABD ile Türkiye arasında "Ekonomik İşbirliği Anlaşması" imzalandı. ABD ile ilişkilerin bu şekilde gelişmeye başlamasından bir süre sonra Türkiye NATO'ya ve Avrupa Konseyi'ne üye oldu ve Kore Savaşı'na katıldı.
S.)Türkiye'nin Avrupa Konseyi'ne Nasıl ve ne zaman girmiştir
C.)
    Avrupa Konseyi, II. Dünya Savaşı'ndan sonra SSCB tehlikesine karşı Brüksel Anlaşması ile 1949'da kurulmuştu. Başlangıçta Türkiye'yi üyeliğe almayan Avrupa Konseyi, 8 Ağustos 1949'da Türkiye, Yunanistan ve İzlanda'nın üyeliğe davet edilmesine karar verdi.
    Türkiye, bu üyelikle birlikte dünya dengelerinin yeniden oluştuğu II. Dünya Savaşı sonrası dönemde, Sovyet tehdidi karşısında Batı ile ilişkilerini daha geliştirmiş ve Batı Bloku içerisinde yerini almıştır.

S.)Türkiye'nin Kore Savaşı'na Niçin,Ne Zaman ve nasıl katılmıştır?
C.)
   Türkiye, Batı savunma sistemindeki yerini güçlendirmek amacıyla Mayıs 1950'de NATO'ya ilk katılım başvurusunu yaptı.
   Ancak, Türkiye'nin bu isteği İngiltere başta olmak üzere diğer NATO ülkeleri tarafından desteklenmedi. Bu dönemde Kore Savaşı başlamış ve BM, üyelerini Güney Kore'ye yardıma çağırmıştır.
   1950'de iktidara gelen Demokrat Parti NATO'ya girme çabasına hız vermiş ve bu amaçla Kore Savaşı'ndan yararlanmak istemiştir. Nitekim 29 Haziran 1950'de BM'nin yardım çağrısını kabul eden Türk Hükümeti, Güney Kore'ye yardım için 4.500 kişilik bir askeri birlik göndermeye karar verdi.
   Türk Hükümetin bu kararında şu düşünceler önemli rol oynamıştır:
    Türkiye'nin Batı'nın özgürlükçü düşünce yapısına bağlılığını açıkça ortaya koymak
     NATO'ya üyelik sürecinde ABD'nin desteğini sağlamak
   12 Ekim 1950'de Kore'ye ulaşan Kore Türk Tugayı, bölgede BM Barış Gücü Komutanlığı bünyesinde başarıyla görev yapmıştır. Türkiye, Kore'ye BM çatısı altında asker göndermeyi kabul eden 17 devlet arasında yer alıyordu. Bu şekilde cumhuriyet tarihinde ilk defa yabancı bir ülkeye Türk birliği gönderilmiş ve askeri mücadelelere girilmiştir.
S.)TÜRKİYE NATO'YA NİÇİN VE NE ZAMAN ÜYE OLMUŞTUR?
C.)
       Ø Türkiye, kurulduğundan beri NATO'ya katılmaya çalışmış, ancak SSCB'nin tepki göstereceğinden çekinen İngiltere bu girişime karşı çıkmıştır. Haziran 1950'de Kore Savaşı'nın patlak vermesi planları değiştirdi. Türk hükümetinin Kore'ye asker göndermesi ve Türk birliklerinin buradaki başarıları Türkiye'nin NATO üyeliğine yapılan itirazları giderdi.
       Ø Bu arada Sovyet Rusya'ya yakın üslere gerek olduğu için Türkiye'nin NATO'ya alınması konusu önem kazandı. Eylül 1951'de Türkiye ile Yunanistan'ın NATO'ya üye olarak davet edilmesine karar verildi. TBMM 18 Şubat 1952'de Kuzey Atlantik Antlaşması'nı onayladı. Bu şekilde Türkiye NATO'ya üye olarak Sovyet tehdidine karşı Batı savunma sistemindeki yerini aldı.
S.)Aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır.
A)Ülkemiz 1950 ‘den günümüze kadar kırdan kente büyük bir göç hareketi olmuştur.
B)Şehirlerimizde sanayileşme göç ile aynı hızla gelişememiştir.
C)Göç eden insanlara yeterli sosyal konut üretilememiştir.
D)Ülkemizde 1980 yılına kadar ihracata yönelik bir ekonomi politikası uygulanmıştır.
E)İhraç ikameci sanayileşme dışa açık ekonomi modeline dayalıdır.
 
S.)Türkiye Atatürk Döneminde en çok hangi devlet ile yakın ilişkiler kurmuştur?
A) Sovyet Rusya
B) İngiltere
C) Fransa
D)Afganistan
E) ABD


BALKAN PAKTI
     NATO'ya üyeliğin ardından Türkiye, Orta Doğu ve Balkanlarda daha aktif bir dış politika izlemeye ve güvenlik sisteminin güçlendirilmesi için çaba harcamaya başladı. Balkan Paktı, bu çalışmaların bir sonucudur.

S.)Balkan Paktı Neden Ve Zaman Kurulmuştur?
C.)
    II. Dünya Savaşı'nı izleyen yıllarda Balkanlardaki Sovyet etkinliği, Türkiye ve Yunanistan'ı endişeye düşürdü. Ayrıca Türkiye'nin NATO'ya katılması, Sovyet baskısını daha da artırdı. Yugoslavya 1948'de Sovyetlerden uzaklaştıktan sonra Batı'ya yöneldi. Bulgaristan, Romanya, Macaristan tarafından çevrilmiş durumda bulunan Yugoslavya, Türkiye ve Yunanistan ile işbirliğine gitti.
    Bulgaristan ve Arnavutluk ile ilişkileri kötü olan Yunanistan da, Türkiye ve Yugoslavya ile işbirliği yapmaktan yanaydı. Diğer bir deyişle SSCB ve ona yakın Balkan devletlerinin izledikleri politikalar Türkiye, Yunanistan ve Yugoslavya'yı birbirine yaklaştırdı.
    Türkiye, Yunanistan ve Yugoslavya arasında 28 Şubat 1953'te Balkan Paktı imzalandı. Balkan Paktı'na göre,
♦          Ekonomik ve kültürel işbirliği yapılacaktı.
♦          Sorunlar barışçı yollarla çözülecekti.
♦          Taraflar birbirlerinin çıkarlarına aykırı herhangi bir ittifaka girmeyecekti.
♦          Ortak savunma konusunda işbirliği sürdürülecekti.
     Üye devletler arasındaki görüş ayrılıkları, paktın uzun ömürlü ve işlevsel olmasını engelledi. TürkYunan gerginliği ve Yugoslavya'nın farklı politik görüşleri Balkan Paktı'nın resmen ortadan kalkmasa da, fiilen işlemez hale gelmesine yol açtı.
* Türkiye’de 1980 ve sonrası Liberalleşme dönemine girilmiştir. (    )
*  
27 Mayıs 1960 günü  muhalefet partisi, ülkede birlik ve bütünlüğü sağlamak ve kardeş kavgasını önlemek iddiasıyla yönetime el koydu.  (    )
*Ağustos 1959'da Bağdat Paktı'nın adı CENTO (Merkezi Antlaşma Örgütü) olarak değiştirildi.( )
*24 Şubat 1955'te Bağdat Paktı olarak bilinen "Türkiye ile Irak Arasında Karşılıklı İşbirliği Antlaşması" imzalandı.(   )
* Mart 1979'da Pakistan ve İran'ın da çekilmesiyle CENTO da fiilen sona erdi. (   )
*Türkiye, Yunanistan ve Yugoslavya arasında 28 Şubat 1953'te Balkan Paktı imzalandı.(    )
 
 
S.)BAĞDAT PAKTI (CENTO) NEDEN VE NE ZAMAN KURULMUŞTUR?
C.)
    Ø 1954 Ekim ayında Türkiye ile Irak, Orta Doğu'da bir güvenlik örgütü kurmaya karar verdiklerini açıkladı. Ancak bu girişim başta Mısır olmak üzere diğer Arap devletleri tarafından tepkiyle karşılandı.
    Ø 24 Şubat 1955'te Bağdat Paktı olarak bilinen "Türkiye ile Irak Arasında Karşılıklı İşbirliği Antlaşması" imzalandı. Pakta göre,
♦          İki devlet birbirlerinin içişlerine karışmayacak ve aralarında meydana gelecek anlaşmazlıkları barış yoluyla çözecekti.
♦          Pakt, Arap Birliği üyesi devletlerle, bölgenin güvenliğiyle ilgili ve taraflarca tanınan her devlete açık bulunacaktır.İngiltere 5 Nisan 1955'te Bağdat Paktı'na resmen üye oldu. Böylece Orta Doğu'daki çıkarlarını koruyacak yeni bir imkana kavuştu. Pakistan'ın 23 Eylül 1955'te katılımıyla Bağdat Paktı'nın üye sayısı dörde, İran'ın katılımıyla da beşe yükseldi.Pakt'a üye olmayan ABD, üye devletlere askeri ve teknik yardım yapmaya devam edeceğini, ekonomik girişimleri destekleyeceğini açıkladı.
 
S.)Bağdat Paktı'nın kurulmasI sonrası gelişmeler nelerdir?
C.)
♦          Türk  Sovyet ilişkilerini daha da gerginleştirdi.
♦          Aynı zamanda Türkiye'nin, Arap devletleriyle olan ilişkilerini olumsuz yönde etkiledi.
♦          Arap devletleri arasında savunma ve askeri amaçlı anlaşmaların yapılmasına yol açtı.
     Irak, Mart 1959'da Bağdat Paktı'ndan çekildiğini açıkladı. Ağustos 1959'da Bağdat Paktı'nın adı CENTO (Merkezi Antlaşma Örgütü) olarak değiştirildi. CENTO, savunma amacıyla kurulmuş olmakla birlikte daha çok ekonomik, kültürel ve teknik işbirliğine yöneldi. Mart 1979'da Pakistan ve İran'ın da çekilmesiyle CENTO da fiilen sona erdi. 
 
 
S.) Aşağıdaki ifadelerin karşısına doğruysa (D),yanlışsa (Y) yazınız.
*Dünyanın en önemli su yollarının bulunduğu coğrafya Avrupa’dır(    )
*
"Soğuk Savaş" deyimi ilk kez 1947 yılında ABD'li Bernard Baruch kullanılmıştır.(   )
A.B. ile Gümrük Birliği  Anlaşması 1995 yılında imzalandı. (   )                                                        
 
S.) Aşağıdaki boşlukları doğru olan sözcüklerle tamamlayınız.
a) Soğuk Savaş, II. Dünya Savaşı sonrasında ………………..ve…… devletleri arasında sürdürülen sürekli gerginlik ve sınırlı çatışma biçimidir.
 
b)12 Eylül Harekatı …..……… tarihinde….. ,……..……….. tarafında Ülkedeki ……………………………………………. ….amacıyla yapılmıştır.
c) Atatürk döneminde izlenen Türk dış politikasının ilk hedefi…………………………………………………….idi.
 d )Atatürk…………………………………………….………….. ilkesine dayalı bir dış politika izlemiştir.
 
 
e) 1959 yılında Londra ve Zürih anlaşmaları imzalanarak………………..  İngiltere…….., ………..Yunanistan………… ve……… Türkiye’…………nin garantörlüğünde Kıbrıs Cumhuriyeti  kuruldu. Bu anlaşmalara dayanarak ………..Türkiye…………………., 1974’te Kıbrıs’a müdahale etmiştir
S.)
I- Nato
II- Varşova Paktı
III- BM
IV- Milletler Cemiyeti
V- Balkan Antantı

Yukarıdakilerden hangileri II. Dünya savaşı sonucu kurulmuşlardır?

A) I-III
B) I-II-III
C) I-II-IV
D) II-IV-V
E) II-III-IV


 



 
 


=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=